Yargının varlığı içinden çıkılmaz durumlarda hakem olmak ,haksızlıkları engellemek,çıkmaza giren durumu yola koymak olması gerekirken bu sefer böyle olmadı. Yargının başı kendisine verilen mutlak hakimiyet yetkilerini durumu içinden çıkmazlığa götürdü. Anayasa mahkemesi aldığı son kararla TBMM  in üzerinde bir hüküm vererek, halkın temsilcisi olan meclisi devre dışı bıraktı.
Anayasa Mahkemesi Köşk seçimini kilitledi, düğümü millet çözecek

Anayasa Mahkemesi, Köşk seçimleri konusunda CHP'nin yaptığı başvuruyu kabul etti. Böylece Cumhuriyet tarihinde ilk kez cumhurbaşkanlığı seçimi yargı tarafından durduruldu. Tartışmalara yol açan karar için Sami Selçuk, Hikmet Sami Türk gibi önemli hukukçular 'siyasî bir karar' yorumunu yaptı.
İlgili Haberler
[Haber Yorum - Mehmet Kamış] Yargıtokrasi!
'Umarım aymazlık yapmazlar' diyen Kanadoğlu, çok mutlu
Sonucu dün akşam saatlerinde kamuoyuna duyuran Başkan Vekili Haşim Kılıç, Meclis'teki ilk iki tur oylamaya 367 milletvekilinin katılması gerektiğini söyledi. 27 Nisan'da gerçekleştirilen birinci turun içtüzük değişikliği niteliğinde görüldüğünü belirten Kılıç, 9'a-2 oy-çokluğuyla yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğini söyledi. Bu görüşe, Haşim Kılıç ile üyelerden Sacit Adalı muhalefet etti. Mahkemenin verdiği son karar, Meclis'in cumhurbaşkanı seçmesini neredeyse imkansız hale getirdi. 1. tur iptal edildiği için bugün yapılması beklenen ikinci tur oylama gerçekleşmeyecek. Meclis'in seçim sürecini yeniden belirlemesi halinde 16 Mayıs'a kadar 4 turun yapılması gerekecek.

Mahkeme kararından sonra hükümet kanadından ilk açıklamayı Cemil Çiçek yaptı. Artık Meclis'teki 1. ve 2. tur oylamada 367 şartının aranacağını belirten Çiçek, erken seçim konusunda herhangi bir çekinceleri olmadığını vurguladı. Sivil toplum da kriz yaşanmaması için harekete geçti. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun da aralarında bulunduğu sivil toplum temsilcileri, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine imkan sağlanması ve erken seçime gidilmesi için liderler turuna çıktı.

Muhalefetin Meclis'i boykot etmesinin yol açtığı düğümü, millet sandıkta çözecek. Hukukçuların 'fantezi' olarak nitelendirdikleri eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun 367 tezinin Yüksek Mahkeme tarafından benimsenmesi tartışmalara yol açtı. Genelkurmay Başkanlığı'nın cumhurbaşkanı seçiminin birinci turunun yapıldığı 27 Nisan günü gece geç saatlerde internet sitesinde yayımladığı açıklamanın Anayasa Mahkemesi'ni etkilediği yorumları da yapılıyor. Hükümet, bu bildirinin yargıyı etkilemeye yönelik bir girişim olarak algılanacağına dikkat çekmişti.

11 üyeli mahkeme heyeti, cumhurbaşkanı seçiminin birinci turunu 9'a karşı 2 oyçokluğu ile iptal etti. Başkan Vekili Haşim Kılıç ve üyelerden Sacit Adalı, CHP'nin başvurusunun reddedilmesi gerektiği görüşüyle karara muhalefet etti. Karar uyarınca cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Meclis'in üçte iki çoğunlukla yani 367 milletvekiliyle toplanması zorunlu olacak. Birinci tur iptal edildiği için bugün yapılması beklenen oylama da gerçekleşmeyecek. Meclis'in yeni bir karar alması durumunda 16 Mayıs tarihine kadar sonuçlandırmak koşuluyla cumhurbaşkanı seçimine birinci turdan itibaren yeniden başlanacak. Ancak, mahkemenin toplantı yeter sayısının 367 olduğuna karar vermesi sebebiyle Genel Kurul'da bu sayıda milletvekili bulunmazsa seçime başlanamayacak ve ikinci tura geçilmesi söz konusu olmayacak.

1982 Anayasası hazırlanırken cumhurbaşkanı seçiminin kolaylaştırılması amaçlanmıştı. Ancak Anayasa Mahkemesi'nin bu kararıyla cumhurbaşkanı seçmek neredeyse imkansız hale getirildi. Artık Meclis'te bir partinin seçimi boykot etmesi halinde cumhurbaşkanı seçilemeyecek. Dün gerçekleştirilen toplantının ardından basına açıklama yapan Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Haşim Kılıç, 27 Nisan'da gerçekleştirilen cumhurbaşkanı seçiminin birinci turunun içtüzük değişikliği niteliğinde görüldüğünü belirterek, oyçokluğu ile yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğini söyledi. Kılıç, karar uyarınca cumhurbaşkanı seçimine devam edilip edilmemesinin Meclis'in kararı olduğunu, ancak seçime başlanabilmesi için en az üçte iki çoğunluk yani 367 milletvekili bulunmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

Karara imza atan üyeler: Başkan Tülay Tuğcu (Süleyman Demirel tarafından atandı), Fulya Kantarcıoğlu (Süleyman Demirel tarafından atandı), Ahmet Akyalçın (Ahmet Necdet Sezer tarafından atandı), Mehmet Erten (Ahmet Necdet Sezer tarafından atandı), Abdullah Necmi Özler (Ahmet Necdet Sezer tarafından atandı), Serdar Özgüldür (Ahmet Necdet Sezer tarafından atandı), Osman Alifeyyaz Paksüt (Ahmet Necdet Sezer tarafından atandı), Serruh Kaleli (Ahmet Necdet Sezer tarafından atandı), Şevket Apalak (Ahmet Necdet Sezer tarafından atandı).

Karşı oy kullanan üyeler: Başkan Vekili Haşim Kılıç (Turgut Özal tarafından atandı), Sacit Adalı (Turgut Özal tarafından atandı).

[HUKUKÇULAR TEPKİ GÖSTERDİ]
Prof. Dr. Ergun Özbudun: Artık azınlık çoğunluğa hükmedecek
Cumhurbaşkanlığı seçimini kilitleyen, talihsiz bir karar. Bu karar, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde üçte birlik azınlığın, üçte iki çoğunluğa tahakküm etmesine yol açacaktır. Anayasa'nın ne lafzi, ne tarihi ne de amaçsal yorumuyla bağdaşmamaktadır. Bu bakımdan demokrasinin ödediği ağır bir bedeldir. Kamuoyunun geniş kesimlerinde bu kararın hukuki gerekçelerle değil, siyasi saiklerle alındığı görüşü hakim olacaktır. Bunun da Anayasa Mahkemesi'nin toplumdaki saygınlığına, itibarına, güvenilirliğine zarar vereceğini düşünüyorum. Üzüldüğüm husus budur. Çünkü Anayasa Mahkemesi demokrasinin vazgeçilmez bir unsurudur. Onun üzerine titremek gerekirdi. Bunda bir sarsılma olursa demokrasimiz ağır bir fatura ödeyecektir.

Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk: Hukukî açıdan doğru değil
Hukuki bakımdan doğru değil. Anayasa'mızda toplantı yeter sayısı 3'te birdir. Anayasa Mahkemesi sanıyorum Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi krizden çıkmak için siyasi bir karar almıştır. TSK'nın yaptığı muhtıra gibi açıklamadan sonra bu konuda kilitlenme olmuştur. Anayasa Mahkemesi, siyasi çözüme temel oluşturdu.

Prof. Dr. Mustafa Kamalak: Anayasa işlemez hale geldi
Bu karar Anayasa'yı işlemez hale getirir. Bu durumda Türkiye'nin öncelikle bir anayasa yapma zorunluluğu doğmuştur. Artık bir bakanı Yüce Divan'a gönderebilmek için 367, af çıkartmak için en azından 330 milletvekili, cumhurbaşkanının 'vatana ihanetle' suçlandırılabilmesi için 413 milletvekilinin salonda hazır bulunması lazım. Bu da Anayasa'yı önemli kararlar bakımından kilitler. Sistem tıkanır. Artık yeni bir anayasa yapmak zorunlu.

Dr. Levent Korkut: Karar Anayasa'ya müdahale
Karar Anayasa'ya dayanan bir karar değil. Anayasa'ya müdahaledir. Anayasa'yı değiştiren bir karardır. Hukuki bir temeli yok. 1982 Anayasası yapılırken, cumhurbaşkanı seçimi için rasyonelleştirilmiş bir çözüm getirilmişti. Ancak bu kolaylaştırıcı mantık kırılmış durumda. Son durum şunu gösteriyor: Belli bir milletvekili sayısı olan parti, cumhurbaşkanı seçimini bloke edebilir. Asıl rejim krizi denilen şey böyle ortaya çıkıyor. Yapılacak ilk seçimlerde Meclis'in anayasa değişikliğine gitmesi gerekir.