.

 

.BEYAN DERGİSİ ÖZEL HABER

GİZLİ İSLÂM DÜŞMANLARINDAN Mahmut Efendi Hazretlerine iftira! İslam dinine karşı olanlar; bu zihniyetlerini hiçbir zaman açıkça ortaya koyamamışlardır.


Bu gizli İslam düşmanları, İslam için söz söylediklerinde "ama" kullanmayı ihmal etmezler… Yanı zehirlerinin üzerine şeker sürerek insanlara verirler. Üstünü tatlı gören insan, içinde zehir olduğunu bilmeden verilen tatlı yer.
Özellikle Ülkemizdeki İslam düşmanlarını izlediği metot budur.

* * *
Ülkemizde kadın pazarlayarak varlığını devam ettiren medya organları vardır. Bunlar gazetelerinin en önemli sayfalarını çırılçıplak kadın resimlerine ve alakasız haberler ayırırlar. Bu gazetelerden biride “Hürriyet Gazetesi”dir. Dikkat ederseniz; bu gazeteden birinci sayfasının sağ üst köşesinde her gün muhakkak bir çıplak kadın resmi bulunur. Çıplan kadının altına haber olarak "şu rejimi yaparak zayıfladı." "sevgilisinde ayrıldı", "yeni bir sevgili buldu" gibi abuk–sapuk sözde haberler…
Bu kadın pazarlamacı (kadının cinselliğini kullanarak rant elde eden) gazete Nisan ayının son haftasında kendine göre çok önemli haberler imza atmış…


ÖNCE HAKAN ŞÜKÜR
Hakan Şükür, yaklaşan derbi maçı için şöyle bir açıklama yapmış:
"Fenerbahçe ile oynayacağımız derbi maçı "Kutlu Doğum Haftası"na rastladı. Dileğim odur ki; kutlu doğum'un yakışır centilmenlik ve kardeşlik içinde bir maç olur."
Hakan Şükür ne kadarda güzel söylemiş…
Ne yaptı bu kadın pazarlayan gazete; "Hakan Şükür dini futbola alet etti."
Yıllardır Hakan Şükür'ün milli ve manevi değerlere olan ilgi ve yakınlığını her fırsatta kötülemeyi adet haline getiren bu din karşıtı yayın organları, Hakan Şükür'ü yine ağır bir şekilde eleştirdiler.


MAMMUD EFENDİ HAZRETLERİNE İFTİRA
Aynı gazetenin 24 Nisan Tarihli nüshasının birinci sayfasında "Bu da Villalı Mahmut Hoca" başlığı ile verdiği yalan ve iftiralarla dolu bir haber.
Bu haberde amaçlanan Efendi Hazretlerinin Villaları (zaten böyle bir villa yok) değil, amaç İslam dinine besledikleri kını dışarı vurmak, İslamiyet'i aşağılamak, İslamiyet'i kötülemektir…
Bu ve benzeri gazetelerin ilgililerine sorsanız hemen şunu derler:
"Bizde Müslüman'ız ama…"
"Benim de annemin başı örtülü ama…"
"Benim de dedem hoca idi ama…"
Önce doğruyu söyler araya bir "ama" yerleştirerek hakaret ve kinini kusmaya başlarlar.

MAHMUD EFENDİ HAZRETLERİNİN VİLLASI YOK
Hadise şu; Mahmud Efendi Hazretleri on yılı aşkın bir zamandır çok ciddi sağlık sorunları ile mücadele etmektedir. Çoğu zaman, hastalıkları o kadar ileri gitmiştir ki; Cuma ve vakit namazlarında cemaate katılamamıştır. Mahmud Efendi Hazretleri için; Cuma ve vakit namazlarında cemaate katılmak, hayatı öneme haiz bir meseledir. Bu kadar önem verdiği bir işi yapamıyorsa, anlayın ki Efendi Hazretleri çok ağır hastadır.
Son on yıl içinde çok defa hastanelere kaldırıldı. Aylarca hastanede yattığı oldu. İstanbul'da bulunan değişik hastanelerde yatırıldı.
Her hastane çıkışında doktorun şu tavsiyesi oldu: "Mahmut Hocayı, stres, gurultu ve hayatın sıkıntılarından uzak bir ortamda birkaç ay dinlendirin."
Doktorların bu tavsiyesini yakınları yerine getirmeye çalışır. 2001'de, hastaneden tahliye olduğunda, doktorun bu tavsiyesini yerine getirdiler. Aile dostlarının Üsküdar Çamlıca’da bulunan evinde(köşk) üç ay istirahat etti. Bu zaman içinde, dostları, sevenleri imkan dâhilinde ziyaretine geldi. Bu ziyaretlerde zaman zaman izdiham yaşandığı da oldu.

* * *
Aradan zaman geçti 2005 yılında tekrar hastaneye kaldırıldı. Bu defa da hastane çıkışında Bursa'ya istirahata çekildi. Efendi Hazretlerini bir dost Bursa Uludağ'daki evine davet etti. Yaklaşık üç ay orada kalındı. Bursa'da da aynı durum oldu. Efendi Hazretlerinin dost ve yakınları ziyarette bulundu, yine izdiham yaşandı.


KADIN PAZARLAYAN GAZETENİN YALANI
2007 yazında İstanbul Maltepe'de ki bir hastaneye yatırılan Efen-
di Hazretleri, birkaç ay Hastanede yattı. Hastane çıkışında, sevenleri onu Beykoz, Çavuşbaşı'nda misafir ettiler. Efendi Hazretleri dostlarından birinin Çavuşbası'nda ki evinde dinlenmeye çekildi. Geçmişte de olduğu gibi, Efendi Hazretlerini sevenleri yalnız bırakmadı. Çavuşbaşı'nda istirahat ettiğini öğrenen dostları, oraya akın etti. Sevenin sevdiğini görmesi, ziyaret etmesinden daha doğal ne olabilir?
Efendi Hazretlerini kaldığı ev (villa) bir Müslüman'a aittir. Evin Efendi Hazretleri ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi yok. Sadece birkaç aylığına istirahat ettiği bir yerdir.

GİZLİ İSLAM DÜŞMANLARININ AMACI
Başörtüsü; Başörtüsünü köylü, işçi, çiftçi, hademe, hizmetli kullanabilir. Ama memur, okumuş makam mevki sahibi biri, yâda üst düzey bir bürokratın hanımı asla kullanmaz.
Villa; Villa ve köşklere ancak, ayrıcalıklı jakobenler oturabilir. Müslümanlar kimdir ki; pahalı lüks yerlerde oturabilsin..
Ülkemizin imkânlar; dindarlar bu ülkenin ikinci sınıf vatandaşıdır. İkinci sınıf insanlar, jakobenlerin imkânları ile hiçbir olabilir mi?
Bürokrat–Yönetici; Dindarlar bu ülkede yönetici, yâda bürokrat olamaz. Bu ülkenin yönetimi, jakoben ve onların istediği kişilerde olacak.
Sonuç; Mahmud E-fendi Hazretleri; çağımızın en önde gelen İslam âlimlerinden biridir. Malum çevreler, bir İslam âliminin, villada istirahat etmesine bile tahammül edememektedirler.
Sözün özü; bu ülkede dindarlar diğer insanlarla eşit hakları sahip değildir. Dindarlar ülkenin siyah insanları olarak görülmektedir. Bir gün bir Kur'an Kursu talebesine iftira ederler, bir başka gün bir futbolcuya, bir gün de Mahmud Efendi gibi bir İslam âlimine…
Müminler gönlünüz rahat olsun, bu zihniyetin son çırpınışlarıdır, miatları doldu, layık oldukları yere gitmeleri yakındır.

http://www.beyan.com.tr/arsiv/sayi105/beyanozhab.html
 

İnanç Dünyamız ana sayfasına dön