|
İstanbul
Sözleşmesi
Bu sözleşmeyi imzalayanlar olarak İstanbul’un gelişimi,
yönetimi ve geleceği ile ilgili kararlar konusunda söz ve
sorumluluk sahibi olmak istiyoruz. Kentimize sahip çıkıyoruz
ve İstanbul’u yönetmek için aday olanlardan da İstanbul’a
sahip çıkmalarını talep ediyoruz. Kent yönetimi için
seçilecek aday hangi partiden olursa olsun, aşağıda
açıkladığımız temel ilkelere uygun çalışmasını sağlamak için
elimizden geleni yapacağız.
· Kentler merkezden değil yerinden yönetilmelidir. Yerel
yönetimlerin güçlü ve etkin kılınmaları için gereken, mali
kaynaklara erişimleri başta olmak üzere, yasal ve anayasal
düzenlemelerin bir an önce yapılması gerekir.
· Her düzeydeki kent yönetimi, şeffaflığı ve hesap
verebilirliği sağlamakla yükümlü olmalı.
· Merkezi ve yerel yönetimler kentlilerin paydaş olduklarını
kabul etmeli, iletişimi güçlendirmeli ve yaşadığımız
mahalle, ilçe ve ilimizle ilgili tüm kararlara gerçek
anlamda katılımımızı sağlamalı.
· İstanbul, parça parça çeşitli projelerle değil, doğal,
tarihi, sosyo-ekonomik, mimari ve insani tüm değer ve
özelliklerini bir bütün olarak düşünen, çevre-insan
dengesini merkezine alan master planlarla yönetilmeli.
Master plan kararlarına uyulmalı ve düzenli aralarla kentin
tüm paydaşları, uzmanlar, sivil toplum kuruluşları ve
üniversitelerin dahil olduğu katılımcı bir süreçle planlar
güncellenmeli.
· Kentin bugününü ve geleceğini doğrudan ilgilendiren su
havzaları, tarım alanları, denizi, ormanları, tarihi ve
doğal varlıkları, tüm canlıları ve beşeri nitelikleri
korunmalı İstanbul’un varlığını tehdit eden tüm projelerden
vazgeçilmeli.
· Kentsel dönüşüm ve yenileme projeleri, bölgesinin sosyal,
kültürel, peyzaj dokusu ve mülkiyet hakları korunarak, orada
yaşayanların katılımıyla ve kimse yerinden edilmeden birer
iyileştirme çalışması olarak gerçekleştirilmeli.
· Kentte yaşayan çocuk, yaşlı, yaya, bisikletli, engelli
herkesin dilediği yere zamanında, tehlikesiz ve sağlıklı
ulaşımı için çözümler bulunmalı.
· Farklı kimlik, dil, inanç ve kültüre sahip insanlar
kendilerini güven içinde hissetmeli, her İstanbullu
kendisini özgürce ifade edebilmeli ve her tür ayrımcılık ve
şiddet ile mücadele edilmeli.
· Parklar, limanlar, kıyılar, meydanlar, yeşil alanlar ve
askeriyeye ait alanlar gibi, hep birlikte kullandığımız ya
da kullanabileceğimiz kamu mülkleri yerel yönetimlere
devredilmeli, imara açılmamalı, korunarak tüm
İstanbulluların dinlenme, kültür-sanat, yaratıcı ve zanaat
faaliyetlerine vakfedilmeli.
· Yoksulları gözeten sosyal politikalar geliştirmeli ve
uygulamalı.
· Kadınların çalışma hayatına katılımı, kamusal alanda
güvenliğin sağlanması, aile içi şiddetin önlenmesi, şiddet
mağduru kadınların ve çocukların korunması gibi konularda,
ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte önlemler
alınmalı ve uygulamalar hayata geçirilmeli.
· İstanbul’u ve yaşamımızı etkileyen her türlü proje, hayata
geçirilmeden önce olumlu ve olumsuz bütün etkilerinin
değerlendirildiği Etki Değerlendirme çalışmaları ile ele
alınmalı ve sonuçları paylaşılmalı.
· Kentliler her türlü afet riskine karşı bilinçlendirilmeli,
doğacak risk ve zararın en aza indirilmesine yönelik acil
eylem planları oluşturulmalı, düzenli denetimler sağlanmalı.
· Yerel yönetimler kent kültürünün yaratıcı ve çok sesli bir
şekilde geliştirilmesinden sorumludur. Kentlilerin ve kâr
amacı gütmeyen kurumların önereceği kamusal nitelikli
projeler teşvik edilmeli, sanat eğitimi, üretimi ve
sunumunun desteklenmesi amacıyla belediye bütçelerinde pay
ayrılmalı.
Bu SÖZLEŞMEYE imza atan İstanbullular olarak biz, bu
sözleşmenin benimsediği yönetim tarzı ve anlayışını mahalle,
ilçe ve kent düzeyinde her fırsatta savunmak, takipçiliğini
yapmak; yerel seçimlerde aday olacak siyasilerin bu anlayışı
benimsemeleri için uğraşmak, seçilecek yöneticilerin bu
zihniyete uygun olarak çalışmalarını takip etmek için
elimizden geleni yapacağımızı ilan ederiz.
|