|
İÜ öğrencilerinden, 'Aradığın şey
çantamda değil, kafamda'
İstanbul Üniversitesi
yönetiminden Öğrenciler üzerine psikolojik baskı, büyük
tepkiye sebep oldu. Birileri Ortalığı karıştırmak istiyor
Rektör Y.Söylet seyrediyor, İki yıldır yönetimin başında
olan Söyletin hala üniversiteye hakim olamaması,
kendi memurlarının kışkırtıcı eylemlerine seyirci
kalması, yönetimde büyük zafiyetin olduğunu ortaya
koymaktadır.
İstanbul
Üniversitesi yönetiminin talebiyle, İstanbul 1. Sulh Ceza
Mahkemesi’nce alınan karar neticesinde Fatih ilçesi
sınırlarında bulunan üniversitelerde polis aramalarına tam
yetki verilmesi İstanbul Üniversitesi öğrencileri tarafından
okul önünde protesto edildi. ‘’Aradığın şey çantamda değil,
kafamda’’, ‘’İstanbul Üniversitesi yarı açık cezaevi’’ yazan
pankartları okulun giriş kapılarına asan öğrenciler
sloganlarla İstanbul Üniversitesi Rektörü Yunus Söylet’e
tepki gösterdi ve istifaya çağırdı. Öğrenciler adına basın
açıklaması yapan Oğuz Yüksek, alınan kararın sıradan bir
karar olmadığını belirterek, ‘’Bu karar üniversitede bilime,
akademik özgürlüğe vurulmuş bir darbedir. Karar hukuken
incelendiğinde de açıkça hukuka aykırıdır. Bu denli bir
karar açık bir şekilde üniversiteyi cezaevine çevirerek ve
bütün öğrencilerin İstanbul Üniversitesi’nde okuyan on
binlerce öğrencinin polis tarafından baskı altına alınması
ve özel eşyaları dahi aranarak taciz edilmesi anlamına
gelecektir ’’ dedi.

Açıklamanın ardından öğrenciler, fakültelerine kadar
yürüyerek ve sloganlarla protestolarını sürdürdü. Üst
araması yaptırmadan ve kimlik göstermeden toplu şekilde
okullarına giriş yaptı.
REKTÖR, ARAMA KARARINI TWİTTER'DA SAVUNDU
İÜ Rektörü Yunus Söylet, polise 1 yıl boyunca üniversite içi
ve yakınında istediği kişiyi arama yetkisi veren kararı
savunarak, “Bu kadar 5 yıldır her sene imzalanıyor” dedi.
Söylet sorunun bu sene ilanın duvara asılması olduğunu
belirterek, ilanı asan kişiyi de bulacaklarını vurguladı.
İstanbul Üniversitesi’nin Beyazıt'taki fakülte, yüksekokul
ve idare binalarında polise 1 yıl boyunca istediği an ve
istediği şekilde arama yapma yetkisi veren kararla ilgili
olarak Rektör Yunus Söylet, dün akşam Twitter’dan
açıklamalarda bulundu.

Açıklamasında Twitter’ın da etkisiyle solcu öğrencilere
karşı pervasız ifadeleri dikkat çeken Söylet, bu kararın 5
senedir her sene tekrarlandığını vurguladı. Bu sene önceki
senelerden farklı olarak kararın fakülte kapılarına
asıldığını belirten Söylet, kararı astıran kişinin kellesini
isteyeceğini düşündüren bir ifade de kullandı.
Söylet, öğlen saatlerinde de Twitter’daki açıklamalarını
özetleyen, daha resmi dille yazılmış yazılı bir açıklama
yaptı.
Söylet'in Twitter’daki açıklaması şu şekilde:
“Bu aksam Irak' tan dondum, zaten 2 gündür telefonum
susmadı. Polis araması ile ilgili sürekli değişik kanallar
aradılar”
“Beni takip edenler icin bu aksam söyleyebileceklerim
şunlar: Bu mahkeme kararları 2005 yılından sonra her yıl
tarih geldiğinde rutin alinmiş”
“Mahkeme kararlarını başlatan önceki rektörümüz ! 2 yıldır
biz de devam etmişiz, bu yıl benim imzam yok, imza yetkili
R.Yard. yazıyı yollamış”

“Bu yazının amacı sürekli kontrol değil, çok acil durumlarda
hazır karara dayanarak polisten acil yardim talep etmek”
“Simdiye kadar da İstisnai olarak amaca uygun kullanıldı,
fakat ilk kez duvarlara asilmiş. Astıran güvenlikte sorumlu
olan genel sekreter”
“Ancak yarin sabah etraflı bir değerlendirme yapacağım,
hukukçu arkadaşları da çağırdım. Çoğunluğun güvenliği bir
yanda, özgürlük kısıtlaması diğer yanda”

“Ben 1974-1980 arasında üniversitede okudum, terörün
ortasında idik, binlerce genç insan öldürüldü, kullanılıp
atıldılar, yazık oldu”
“Dengeyi ve orta yolu arayacağız, bize emanet edilen 74.000
öğrenciyi 40-50 profesyonel eylemcinin şerrinden korurken
özgürlüğü de tepelememeli”
“Lütfen yarını bekleyin,yanlışımız varsa düzeltiriz,masum
öğrencilerimizi tedirgin eden uygulama varsa yaptırmayız,
hukuki yanını tam anlamalıyım”
“5 yıldır her yıl rutin olarak mahkemeden alınan kararın
duvarlara astırılması ve öğrencinin tahrik ve rencide
edilmesi de çok ilginç”
“Ogrenciler üzerinden senaryo gayretleri varken duvarlara 5
yıldır olan bir kararı asarak bu tahrik ve aşağılamanın niye
yapıldığını mutlaka anlayacağım, iyi geceler”
'NOEL BABA KAPİTALİZMİN OYUNCAĞIDIR'

Bu arada, TGB üyesi öğrencilerin eylemi sürerken hemen yanı
başlarında toplanan ve yanlarında getirdikleri şişme ''Noel
Baba''yı süsleyen Anadolu Gençlik Derneği (AGD) üyesi bir
grup, yılbaşı kutlamalarını kınadı.
Grup adına açıklama yapan Güven Gündüz, ''Noel'' adı altında
tertiplenen kutlamalara Müslümanların teveccüh etmemesini
isteyerek, şunları söyledi:
''Fatihlerin neslinin İstanbul'un sokaklarında, Taksim
Meydanı'nda, büyük şehirlerin ana caddelerinde Noel
kıyafetleri ile sabahlara kadar yeni yılı kutlamaları
asırlarca dünyanın liderliğini yapmış fetih ruhuna
yakışmamaktır. Ayrıca bu gecenin Hz. İsa'nın doğum gecesi
olduğu iddiasının da gerçekle alakası yoktur. Noel baba bir
hurafeden ibarettir. Batı, Noel'i dağılmış ve dinlerinden
kopmuş Hristiyanlar için tekrar bir heyecan oluşturmak
amacıyla yaygınlaştırmaktadır. Noel Baba kapitalizmin
oyuncağı olmuştur.''
Grup, açıklamanın ardından şişme ''Noel Baba''yı sprey
boyayla siyaha boyayıp delerek havasını indirdi. |