|
KENT KÜLTÜRÜNÜ
KORUMA ve GELİŞTİRME DERNEĞİ
Fatih ilçemizde yaşayan, İlçeye ve burada oluşan
komşuluklara aşık vatandaşlar, ilçenin istikbali üzerine
oynanan oyunlardan korunmak, maddi manevi rantçılara fırsat
vermemek, ilçenin yaşayan kültürünü, mimarisini, tarihi
eserlerini yok olmaktan korumak amacıyla sivil toplum örgütü
kuruyorlar.
Bir pazar sabahı, semtlerinde bir Kafede kahvaltı
düzenleyen semtin kanaat önderleri, kahvaltıdan sonra bir
yol haritası çizmek için istişare yaptılar. Başta inşaat
sektörünün ilçede tarihi yapıyı tehdit ettiği, son elli
yılda ilçemizin çok değerli mimari yapısının %80ini yok
ettikleri, kalanını kurtarmak için topluca bir ses olmanın
vaktinin geçmekte olduğunu, Siyasilerden beklenen tepkinin
hiçbir zaman gerçekleşmediğini, İktidar belediyelerin RANT
uğruna üç imparatorluğa başkentlik yapmış bu ilçenin
kültürünü koyamamışlar.
1950 li yıllara kadar kent kültürüne
dokunulmamış, bu tarihten sonra ilçemizde hayata geçirilen
modern yapılaşma ve adeta sanayi, imalat ve pazarlama kenti
durumuna düşürülmüş olmamız nedeniyle bu eşsiz kültürel
varlık yok oldu.
Şimdilerde belediyenin hayata geçirmeye çalıştığı kentsel
dönüşüm yenileme projeleri ile Fatih 21yy. kenti durumuna
getirilmek istendiğini görüyoruz, Onaylanan bazı projelerde
2. derece anıt eserlerin dahi DEPREM gerekçe gösterilerek
yok edilmek istemesi karşısında infiale kapılan birçok
duyarlı vatandaş İlçemizin bu kültürü ve doğal
çevreyi korumak amacıyla güç birliği yapmaya karar verdi.
Kurulan sivil toplum örgütü bütün ilçeyi muhatap
alarak, bünyesinde toparlayacağı Hukukçu, Mimar, Mühendis,
Kültür Sanat tarihçileri, Akademik uzmanlardan oluşacak
üyeleri ile yürürlükteki kanun ve mevzuatın eksiksiz
uygulanmasını, mevzuatın yeterli olmadığı durumlarda
Anayasamızdan, İnsan hakları evrensel beyannamesinden, AB
normlarından, AİM karalarından alacağı güç ile yasal
eylemlerle politikacılarımızı doğru olanın gereğini
yapılması için zorlamaya çalışacaklarını beyan ettiler.
Bizlerde Fatihhaber
olarak haklı davalarında en büyük özveriyle destekçileri
olacağımızı taahhüt ederiz, Günümüzde görüyoruz ki kimse
kimseye hak vermiyor, haklar ancak istenildiğinde
alınabiliyor. Bu çatışma kültürü batıdan ithal edildi, adına
özgürlük ve demokrasi deniyor. Bu kültürü Türk ve İslam
kültürü ile yoğurup, batının yakalamadığı gerçek hoşgörü
demokrasisini siyasi hayatımıza katmak ilk hedefimizdir.
Bu kültüre aslında yabancı değiliz, en fazla bir iki
asır geriye gidersek bunun en veciz örneklerini sıkça
bulabiliriz, Bu asil kültürü yaşayan ve egemen olduklarında
Dünyanın en barış asırlarını yaşadığı zamanların tekrar
tesis edilmesine çalışmak en büyük ibadet olduğuna inanan
bir gönüldeş olarak yola çıktık.
Surda bir gedik
açtık; mukaddes
mi mukaddes!
Ey kahpe rüzgâr,
artık ne yandan
esersen es! ..
|



|