.

İSTANBUL ÜZERİNDE DÜŞÜNÜLEN KENTSEL DÖNÜŞÜM HİKAYELERİ


Kentsel Dönüşüm Planı Hazır

İstanbul(İÜHA)- İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi (İMP) tarafından hazırlanan “İstanbul Çevre Düzeni Planı” kamuoyuna açıklandı. Planla Karadeniz maden ocakları, Cebeci taş ocakları, Küçükçekmece ve Avcılar ile Maltepe’deki kötü görüntü yerine yeni yeşil alanlar oluşturulacak. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Planla İstanbul her şeyiyle dünyanın etkilendiği bir kent olacak ” dedi.
Saraçhane Belediye Sarayı’nda gerçekleşen basın toplantısında konuşan İBB Başkanı Kadir Topbaş, Temmuz ayında tamamlanması planlanan 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı’na büyük ölçüde kaynaklık edecek olan ‘İstanbul Çevre Düzeni Planı’ için ilk defa bilim ve siyaset dünyasının İMP’de bir araya geldiğini söyledi.
İstanbul’un her şeyiyle dünyanın etkilendiği bir kent olacağını belirten Topbaş, “Bugün hep birlikte İstanbul’un geleceğini şekillendiriyoruz, gelecek nesillere çok önemli bir tarih düşüyoruz. İstanbul artık planlı ve kurallı bir şehir oluyor. Böyle bir gelişmenin sorumluluğunu taşıyoruz ve onurunu duyuyoruz” dedi.
Topbaş, AB’ye uyum sürecinde İstanbul’daki sektörel yapının mutlaka değişmesi ve İstanbul’un bilgi ile hizmet üreten modern bir dünya kentine dönüşmesi gerektiğini kaydetti.
Çevre Planı ile şehri besleyen doğal su kaynaklarının korunmasını ve deprem riski göz önüne alınarak yerleşim eşiklerinin aşılmamasını sağlayacağını belirten Topbaş, “İstanbul’da bugün tüm gelişmelere rağmen azman bir sanayinin olumsuzlukları yaşanıyor. Bu olumsuzlukları, ekonomimizi daraltmadan ortadan kaldırmalıyız. İstanbul 20 yıl içinde mutlaka yapısal bir değişimden geçerek bilgi ve hizmet üreten küresel bir merkez olmalıdır.”dedi.
Topbaş, “Hazırladığımız Çevre Planı’nı bitmiş bir plan olarak görmeyin. Planı web resmi sitemizde yayınlayarak kamuoyuna açacağız. Akademisyenlerin, mimarların, sivil toplum kuruluşlarının ve halkımızın görüşlerini alacağız. Burada bu planı tartışmaya açtığımızı ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
İstanbul Çevre Planı’nın detaylarını açıklayan İMP Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Kaptan da planı hazırlarken bütün Bakanlıklarla, Marmara Bölgesi ve İstanbul’daki yerel yönetimlerle, valiliklerle, İTO, İSO, TÜSİAD gibi meslek ve sivil toplum kuruluşlarıyla ve akademisyenlerle temas kurarak görüş aldıklarını kaydetti.
İstanbul’un mekansal gelişiminde belirleyiciliği olan arazi kullanım kararlarının stratejik değerlendirmeleri ile birlikte ele alındığını belirten Kaptan, “İstanbul’u, Göller Arası, Büyükçekmece Gölü ile Küçükçekmece Gölü Arası,
Küçükçekmece Gölü-Tarihi Yarımada Arası, Tarihi Yarımada ve Merkezi İş Alanı, Batı Koridoru ve Anadolu Yakası alt-bölgelere ayırdık” diye konuştu.
Tanıtım toplantısına İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Şaban Erden, Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay ile planı hazırlayan IMP bünyesindeki diğer uzmanlar katıldı.
Plan, sivil toplum örgütleri ile üniversitelerin ve İstanbulluların görüşlerinin alınmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin onayına sunulacak.

Internetajans.com
------------------------------------

İstanbul'un 2015 yılındaki konut ihtiyacı 2.1 milyon

GYODER tarafından hazırlanan araştırma raporuna göre İstanbul'un ihtiyaç duyduğu konut adedi 2015 yılında 2.1 milyona ulaşıyor. Konut ihtiyacının 1.2 milyonu nüfus büyümesinden kaynaklanıyor.


Nüfus artış hızı bugünkü oranlarda devam ederse emlak ihtiyacı deyim yerindeyse patlayacak. Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) tarafından geleceğe projeksiyon olması için hazırlanan "Gayrimenkul Sektörü Araştırma Raporu"na göre sadece İstanbul'un 2015 yılına kadar 2.1 milyon konut ihtiyacı olması öngörülüyor. Bu potansiyel yerli yabancı bütün yatırımcıların ve finansman sağlayacak bankacıların ilgisini çekiyor. Gayrimenkul sektörüne ilgi duyanların büyük kısmı dün başlayan 6. GYODER Zirvesi'ndeydi. Bugün açıklanacak raporun ön bilgileri
bile sektörün geleceğini göstermesine yetti. Bu raporda konut ihtiyacının dört kaynağı olduğu bildiriliyor. Buna göre 1.2 milyon konut hane sayısındaki artıştan başka bir deyişle nüfus artışından kaynaklanıyor. Kullanımdan çıkacak konutların yerine yapılması gereken yenileme amaçlı konut ihtiyacı ise 10 yıl için 171 bin olarak belirtiliyor. Deprem risk kaynaklı konut ihtiyacı ise 182 bin konuta ulaşıyor. Ruhsatlı ve en azından asgari kalite ve standartta konutların üretimini hedefleyen kentsel dönüşüm kaynaklı konut ihtiyacı ise 600.000 olarak öngörülüyor.

KONUTLARIN % 50'Sİ UYGUN DEĞİL
Rapora göre gayrimenkul sektörü yine önceliğini korumaktadır. Türkiye de bu çerçevede hızla gelişen piyasaları ile gelişmekte olan piyasalar içinde giderek cazip hale geliyor. Nitekim ULI / PWC kurumlarının 2005 yılı gelişen gayrimenkul piyasaları raporunda İstanbul riskler hariç 27 metropol arasında gelişme olasılıkları sıralamasında birinci sırayı alıyor. İstanbul'da 2005 yılı itibari ile toplam 3.43 milyon konut bulunuyor. Ancak bunların yüzde 50'sinin ruhsatlı olmayan, standardı ve kalitesi düşük konutlardan oluştuğu kaydediliyor.
--------------------------
Yağma Yasallaşır   10/10/2006  

 

Kamuoyunda Kentsel Dönüşüm Yasa Tasarısı olarak bilinen Dönüşüm Alanları Yasa Tasarısı, bugün Meclis'te görüşülmeye başlanacak. Şehir plancıları, 'yağmaya yol açar' iddiasıyla yasaya karşı çıkıyor. Tasarı, 12 ekim 2004 tarihinden önce yapılan gecekondular ile ruhsatsız yapıların sahipleri ve kiracılarına, 20 yıla kadar ödeme şartı ile kentsel dönüşüm alanları içinde yapılacak sosyal konutlardan ev alma hakkı tanıyor.

Tasarı ne diyor?
Tasarı'nın kamu yararından çok ayrıcalıklı inşaat şirketlerinin çıkarları için hazırlandığı iddiasında bulunan şehir plancıları, yasaya itiraz ediyor. Tasarı, imar planı bulunsun ya da bulunmasın, kırsal ve kentsel alanlarda, afet ve kentsel risklere duyarlı dönüşüm alanlarının konut, sanayi, teknik altyapı, sosyal donatı alanları ve diğer yatırım ihtiyaçları için proje geliştirilmesi, proje ortaklıkları kurulması ile finansal destek sağlanması konusunda yapılacak işlemleri kapsıyor.

Tasarıya göre, dönüşüm alanları, 5 hektardan küçük olmayacak. Dönüşüm alanlarının imar planı belirleninceye kadar, bölgedeki tüm yapım faaliyetlerine geçici olarak son verilecek. Dönüşüm alanlarında sadece kamulaştırma bedeline itiraz edilebilecek.

'Gecekondu affından daha kötü'

Eyüp Muhçu - Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı
"Tasarı, aynen yasalaşırsa kamu arazilerinin yağmalanması yasallaşmış olacak. Bu yağma, gece kondu aflarından daha büyük çaplı gerçekleşecek. Burada oluşacak rant da kamuya geri dönmeyecek. Çünkü gecekondusu 25 - 40 milyara kamulaştırılan insanlar, aynı yerde inşa edilip ve fiyatları 500 bin dolara kadar ulaşacak olan evlere 20 yıl vade ile sahip olamaz."

'Bazı şirketlerin çıkarı için yapılıyor'

Pınar Özden - Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube İkinci Başkanı
"Dünyanın hiç bir yerinde gecekonducu bu şekilde ödüllendirilmez. Bu yasa bazı imtiyazlı firmaların çıkarları için yapılıyor ve tüm vergi muafiyetleri de inşaat firmalarına tanınıyor. Hükümetin konut yapmayı teşvik yerine kiralık sosyal konut anlayışını tartışmaya açması gerekiyor. Dönüşüm alanlarında tüm inşaatların durdurulması da mülkiyet haklarına aykırı."

Milliyet Gazetesi

---------------------------------
İstanbul ile ilgili tarih ve nostalji sayfalarını dolaştıkça başta Boğaziçi ve Suriçi olmak üzere birçok yerin sit alanı ilan edilerek,sağlıklı kentsel dönüşüm çalışmaları yapılarak(asla rantsal dönüşüm değil)İstanbul'un tarihi,doğal ve nostaljik yapısının korunmasının ve geliştirilmesinin ne kadar önemli olduğunun bir kez daha farkına varıyorum.İstanbul'a ransal temelli değil,bilimsel temelli imar altyapı ve ulaşım planları gerekli.Keşmekeş sona ermeli.Nerelerin sanayi,ticaret,iş merkezi,ulaşım terminali,yerleşim alanı olacağı çok iyi tespit edilmeli.
*İstanbul'un tarihi,doğal,kültürel özelliğini ön plana çıkaracak,İstanbul'u sevdirecek,turizmi geliştirecek çalışmalar yapılmalı.Örneğin Haliç'in temizlenmesi,Feshane'nin restore edilip kültür merkezine dönüştürülmesi,Miniatürk gibi projeler çok güzel.Ama Galataport,Dubai Towers gibi rantı ön plana çıkaran,kentin dokusuna uymayan projeleri protesto ediyorum.Örneğin Karaköy Sahili yıkıntılardan temizlenip çevre düzenlemeleri ve yeşillendirmeler yapılarak Galata Kulesi çiçek gibi gözükebilir.Boğaziçi'nde çevre düzenlemeleri ve yeşillendirmelerle çok güzel bir siluet ortaya çıkabilir.Yani turistler için liman ve otel yapılması gerekiyorsa illa ki Galata Kulesi'nin dibini,Haydarpaşa'yı Boğaziçi siluetini katletmeye gerek yok.Bunlar daha uygun yerlere de yapılabilir.
*Su havzaları ve yeşil alanlar mutlaka korunup geliştirilmelidir.
*Çarpık kentleşme deyince illa ki gecekondular akla gelmemeli.Yeşil alan bırakılmadan,kentsel siluet düşünülmeden,ulaşım aksları planlanmadan yapılan gökdelen,alış-veriş merkezi gibi yapılar İstanbul'u boğuyor.
*İstanbul'un değeri emlak fiyatlarıyla ölçülemez.İstanbul başlı başına bir değerdir.Devletin başlıca görevi emlak-arsa spekülatörlüğü değil,sosyal devlet olmaktır.
*Gecekondular konusunda en temel çözüm Anadolu'yu kalkındırmak,göçü durdurmak,hatta teşvikler uygulayarak tersine göç başlatmaktır.

--------------------
 

 

 

YORUMLAR:--------------------------------------------------------------------------------

Haber, Yorum, Resim göndermek için İrtibat: fatihten@gmail.com