|
.
5366 YASA, İSTANBUL'DAKİ YENİLEME
PROJELERİNDE KÜLTÜR BAKANLIĞINI DEVRE DIŞI
BIRAKTI!
Fatih
ilçemizde ve birçok ilçede tarihi mekanların restorasyonu
konusunda hayata geçirilmeye çalışılan, adına "yenileme"
denilen, "TAMAMEN YIKIP YERİNE, TARİHİ GÖRÜNÜMLÜ BETONARME"
binaların yapımı şeklinde uygulanmak istenen, bu arada
mevcut parsellerin birleştirilerek ada bazında projeler
üreterek semtin tarihi kimliğini tamamen yok eden, sahte
tarihi yapılaşmaya imkan verdiği söylenen 5366 sayılı
yasanın arkasına sığınılarak İstanbul'un Dünya kültür mirası
listesinden silinmesine sebep olacak uygulamaları hayata
geçirmeye çalışan belediyelere Kültür bakanlığından tam
yetki.
İstanbul'un imar tarihi belediyelerin yüzkarası belgeleri
ile doludur. Cumhuriyetin ilk yıllarında hayata geçirilen
planlı şehirleşme 1950'li yıllardan sonra terk edilerek,
İstanbul'u Dünya kültür başkenti yapan yapıların %80'i
yakılarak, yıkılarak yok edildi, yerine hanlar, oteller,
sanayi siteleri inşa edildi. Kaçak yapılaşma ve
gecekondu mantığı İstanbul'u en kötü taşra kenti haline
getirdi.
Peş peşe çıkarılan İmar afları ile bu gecekondu yapılaşması
yerini imarsız, yüksek katlı çarpık betonlaşmaya bıraktı.
İmar konusunda bu denli suçlu ve sabıkalı olan
belediyelerimize kültürel yapılarımızın korunması
konusunda ucu açık, sınırsız özgürlük veren 5366 sayılı yasa
çıkarıldı. Dün yakılıp, yıkılan tarihi kültür mirasımızın
yerine konan çarpık yapılaşma bu kanunla yeni bir boyut ve
uygulama alanı kazandı. Şimdi eski İstanbul'un orijinal
kalan birkaç semti bu kanunla yok edilerek sahte, imitasyon
betonarme villalara, rezidanslara, alışveriş merkezlerine
dönüştürülmek isteniyor.
Bu kültürel yıkımı önlemek için İstanbul'da onlarca dernek
kuruldu, Bu derneklerden biri,
Fener-Balat-Ayvansaray Mülk Sahipleri ve Kiracılarının
Haklarını Koruma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği'nin
02/10/2009 Tarihinde kültür bakanlığına uygulamalar ile
ilgili Başvurusuna bakanlığın verdiği cevap tamamen
teslimiyeti ifade ediyor.
Bakanlık adına
verilen cevapta;5366 sayılı
Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek
Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkındaki kanunun
Uygulamaya ilişkin 3. maddesinde; "Yenileme alanları olarak
belirlenen bölgelerde il özel idaresi ve belediye tarafından
hazırlanan veya hazırlatılan yenileme projeleri ve
uygulamaları ilgili il özel idareleri ve belediyeler eliyle
yapılır veya kamu kurum ve kuruluşları veya gerçek ve özel
hukuk tüzel kişilerine yaptırılarak uygulanır" hükmü
bulunmaktadır.
Bu kapsamda, söz konusu talebin ilgili Belediye
Başkanlığınca değerlendirilmesi hususunda gereğini rica
ederim.
Ülkü Solmazel Saygılı
Bakan adına, Genel müdür Yardımcısı
İstanbul'da Belediyeler bu konuda
çılgınca projeler üretip kültürel mirasın son örneklerini de
yok etmek için olağanüstü gayret gösteriyorlar. İlçemizde
tarihi mekanları işgal eden binlerce gecekonduyu
rehabilitasyon yapması beklenen Fatih belediyemiz, buralara
dokunmazken ilçemizin tarihi kültürünün yaşamsal
örneklerinin hayatta olduğu Balat, Fener, Yalı mahallesi,
Kumkapı, Cankurtaran gibi, on yıllarca kültürel yapı
gerekçesiyle çivi çaktırılmayan, bir çoğu bu nedenle
metrukleşen tarihi meskenleri yok ederek, orijinal
parselleri birleştirip ada bazında projeler üreten
belediyemiz buralarda rezidanslar, oteller, alışveriş
merkezleri, lüks konutlar yapmayı planladığını görüyoruz
BAKINIZ
Kentimizin tarihi, kültürel
kimliğini tamamen yok edecek bu uygulama hayata geçecek
olursa bütün kültür dünyasının tepkisi İstanbul
üzerinde olacaktır.
İstanbul'un bütün ilçelerinde uygulanmak istenen bu projeler
acilen durdurulmalı, mevcut binaları yok edecek olan Ada
bazında projelere izin verilmemeli, tarihi anıt binalar
betonarme olarak değil, orijinal malzemesi ile orijinal
planı üzerinden yenilenmelidir. medeni dünyada böyle
olmaktadır.
Dünyanın gözünde tarih katliamı gerçekleştiren bir
millet olmamak için yaşayan kültürümüzü korumalıyız. Bu
eserlerimizi ne mülk sahiplerine nede buralardan nemalanacak
sermayeye ve buradan rant bekleyen belediyelerimize
bırakmayalım.
Dünya kültür başkenti İstanbul'a gelecek turist sadece döviz
değildir, kültürümüzü, medeniyetimizi sergileme imkanıdır.
Asya'nın 3. dünya ülkesi olmak istemiyorsak tarihi
İstanbul'u ranta teslim etmeyelim. |