Başörtüsü Atatürk Ve Latife Hanım
--------------------------------------------------------------------------------
Ülkemizin iki numaralı devlet adamı Atatürkün’ün koltuğunda oturan TBMM başkanı bile bu ülkede eşiyle başının yazmalı olmasından dolayı istediği kuruma giremiyorsa vay bize demek geliyor içimden acı acı.Evet ülkemizin bir çok problemi var elbette ama ben derimki en büyük problem başörtüsüne karşı oluşan bu ideolojik yapının olayı cumuhuriyet düşmanlığına perçinlemeye çalışmasıdır.Halbuki bu sözde vatanseverler birkaç yıl öncesine kadar lelinin yolunda can veren sosyalist kafalardır.Bunlar sosyalistde olamaz.Burda kanunları uygulamak zorunda kalanları kastetmiyorum tabi. Arkasında birçok yanlışı gizleyen; karanlık odakların yönetimdeki etkinliğini, oligarşik odakların varlığını ifade eden, kanunsuz, hukuksuz bir yasağı her ortamda ballandıra ballandıra savunanlardır.Fakat başörtüsünü bahana ederek ülkeyi kasıtlı karıştıranlarda engelleyenlerde aynı ortak çalışan bir grup diye tahmin ediyorum...Tabi gerçek mağdurlara olan oluyor..

Başörtüsüne karşı olanlar sırtüstü yatıp vatandaşı köle gören bir zihniyettir ve bunların başı açık başı kapalı farketmez hepsinin sırtından geçinirler bunlar.Başı açık başı örtülü herkesindir bu vatan böyle biline!Ve bir gün bu utançları bunları toplumdan koparacak kelaynak kuşu gibi nesilleri tükeniyor zaten.Benim ailemde başı açıkta kapalıda var bunlara ne oluyorki bu toplumu bu ayrımcılığa reva görüyorlar.
Bu yasak sürdükçe, demokrasi, hürriyet, kadın hakları, hukuk gibi temel mefhumlar başta olmak üzere, birçok şey anlamını kaybetmektedir.Anlamakta zorluk çekmiyorum aslında bir yandan hadi"kızlar okula" çağrısı öbür yandan "başınız kapalı okuyamazsınız" görüntüleri acı, acı olduğu kadar düşündürücü.
Bu yasak sürdürenlerin insani, vicdani ve medeni seviyelerini ele veriyor aslında bu iki yüzlülüklerini
BM'in bu yasağaı çözün diyor.Dünya seyrediyor bu acı ve utanç verici yasağı. Diğer yanda tarihimize bakıyoruz araştırmacı Prof .T.Kafadar :
"Cumhuriyet filminin hazırlıklarını yaparken, Atatürk ve çevresindeki insanlarla ilgili binlerce fotoğraf ve belgeye ulaştıklarını" "bir yıl süren çalışmalar sırasında Cumhuriyet'in ilanını bire bir yaşadıklarını" vurgulayan Kafadar, "insanların başı açık ve başı kapalı olarak sınıflandırılmasını 'korkunç' diye nitelendirirken, bu konuda Atatürk ve Latife Hanım'ın örnek alınmasını istiyor. Prof. Kafadar, Latife Hanım'ın Atatürk'le evli olduğu süre içinde bütün resepsiyonlara başörtülü olarak ev sahipliği yaptığını belirtiyor." "Paris'teki Sorbonne Üniversitesi'nde okumuş, 4 dil biliyor, ata biniyor, tenis oynuyor, yüzüyor? Latife Hanım daha önce başörtüsü kullanmıyordu. Atatürk, Türkiye'deki herkes kapalı ve çarşaflı diye hemen eşinin başını kapattırmış. Örnek alınsın istemiş. Başı bağlanmış ama yurt gezilerinde, at üstünde bile Atatürk'ün yanında olmuş. Atatürk, 'Başı bağlı da olsa kadın, eşinin yanındadır ve onunla her yerdedir' imajını vermeye çalışmış ve her yerde birlikte olmuş. Bu önemli bir mesajdır" Diyor.

Evet bu ülkeyi kuran Mustafa Kemal Atatürk, adını kullanan bu zihniyeti görseydi çok merak ediyorum Atatürkün yüzüne nasıl bakacaklardı.Latife Hanım’ın başörtülü yüzüne nasıl bakacaklardı!Zübeyde Hanımın yüzünede bakabileceklermiydi.Bunu tahminde ediyorum aslında bunların erkekleri bile başörtüsü takarlardı hoş görünmek için ve başı açıklara yasak bile uygulayalım diyecek kadar küçülürlerdi.
Başını örten analarımıza kardeşlerimize örümcek kafa diyecek kadar arsızlaştılar.Evet başı açıkta başı kapalıda bu vatanın sahibidir ve istesenizde bozamıyacaksınız bu huzuru ve inanıyorum ki TSK ve diğer kurumlarımız hükümetlerle en makul çözümü ayrımcı kafalara rağmen bulacaklardır.Okuması engellenen bir başörtülü kardeşimin acısını şiirimle dile getireyim:

Örümcekmişim

Vatanımda garip öksüz tekmişim,
Bizi nasıl bilmem yok etseniz ki?
Ve adam değilmiş, örümcekmişim,
Utan! Mevlana’dan ya da Yunus’tan
Örümcek iftira, Pir Sultanım ben.

Sürün bizi sürün gâvur dağına,
Düşmüşüz bir defa kin kucağına,
Yâda Sibirya’ya taş ocağına,
Utan! Mevlana’dan ya da Yunus’tan
Örümcek iftira, sür eldenim ben.

Madem sizin ülke siz karar verin,
Getirin irtica ülkeyi gerin,
Sen! Şehit oğlusun! Var mı haberin?
Utan! Mevlana’dan ya da Yunus’tan
Örümcek iftira, nur yoldanım ben.

Şeyh Şamil’le ben aynı kafadan,
Suçumuz kulluktur Rab'be ifadan
Akıl fikir versin size yaradan
Utan! Mevlana’dan yâda Yunus’tan
Örümcek iftira, zor gündenim ben.

Sanmayın bu devran böyle sürecek,
Bu dava büyüktür kim söndürecek,
Şahlanacak ülkem! Âlem görecek,
Utan! Mevlana’dan ya da Yunus’tan
Örümcek iftira, mor güldenim ben.

Selam derim selam! Gitmez hoşuna,
Gümüş mü yüzüğün bakmaz yaşına,
Bu nasıl anlayış düşman başına,
Utan! Mevlana’dan ya da Yunus’tan
Örümcek iftira, bar verenim ben.

Ömer Ekinci Micingirt

iletişim:micingirt@hotmail.com
http://www.sairistan.com/site/14/default.asp?site=197&islemler=yazilar&cagir=yazibak&islem=&kimlik=16&sayfa=1