|
EMİNÖNÜ ÖLDÜ YA HALKI NE OLACAK?
Eminönü resmen öldürüldü.
Halkının 800 binden 770 bini sürgüne gönderildi. Ama geride daha
30 bin insan var.
Onlar için henüz darağaçları kurulmadı ama insan gibi ölmemiz
için de ilgilenen yok görülüyor.
Hal bu ki Eminönü’nü tarihten, coğrafyadan, haritadan silen veya
silinmesine sebebiyet veren bizler yani Eminönülüler değiliz.
O halde ölmek üzere olanlarla henüz yıkılmamış ayakları üzerinde
durmakta olanlar da insandan sayılmalıdır.
Ta 30,40 yıl önce Fatih ve Eminönü elimizden alınacak deniyordu.
Böyle bir hayalin gerçek olacağına hiç kimse ihtimal vermiyordu.
Hiç bir milyon insan ve onların okulları, camileri, parkları,
bahçeleri, kütüphaneleri, evleri ocakları yok edilebilinir mi?
Hiç bu kadar insanın ortadan kaldırılması mümkün mü?
Nasıl olur da Yunan gelip İstanbul’a el koyar?
Bir defa İstanbul’un nüfusu Yunanın nüfusunu üçe katlıyor.
Neyi ile girecekmiş? ..
Bu ve benzeri savunmalar da oluyordu…
İktidarlarda da genellikle sağ partiler bulunuyorlar. İstanbul
Belediyelerinin de yüzde doksanı sağcıların elinde.
Bizim bildiğimize göre de sağcılar daha çok dindar, muhafazakâr,
toprağı için ölümü şehitlik kabul eder. Şehit olma imkânına
kavuşmak için her şeyi göze alır.
Sonra sağcıların en bariz vasıflarından biri de Müslüman
olmayanlara karşı oluşlarıdır. Kısaca neresinden bakarsanız
bakınız İstanbul veya Eminönü veya Fatih’in kâfirlerin,
gâvurların, gayrimüslimlerin, kısmen ya da tamamen eline geçmesi
gibi bir tehlikenin olması Allah’ın izni ile mümkün olamaz
deniyordu.
Birden bire turizmcilik hortladı.Otel babaları kuyruğa
girdiler.Yan yana 10 ar 15 er binayı satın alıp bir otel
yaptılar.
On binanın her birinde en azından 4 er daire olsa 40 daire eder
mi? Evet..Peki..40 dairenin her birinde 4 kişi olsa,160 kişi
eder mi? Evet..Eminönü ne 1058 otel yapılmış ise kısaca BİN
OTEL-Pansiyon..160x1000 Eder mi 160 bin nüfus…
İşyerlerini saymıyorum.Demek ki bir otel demek en az 160-200
insanın Eminönü’nden kovulması demektir.
Öyle oteller var ki 20,30 binanın canına mal oldu…
Peşinden iş yerlerinin kapatılmasına sıra geldi. Kimine sen
siyanür kokusu yayıyorsun, kimine ayakkabı boyasının kokusundan
turistlerin rahatsızlığına mahal veriyorsun, kimine sen ses
çıkarıyorsun kimine yolun yoğunluğuna, trafiğin aksamasına sebep
oluyorsun…
Daha binlerce sebeplerle iş yerlerinin yüzde doksanı
kapattırıldı.
Sonra en gözde okulu neresi? GEDİKPAŞA..Sattılar.Yediler..
Ha bu arada bir müjde vereyim,İdare Mahkemesi satışı iptal
etti.Başka bir yol bulunmazsa elhamdülillah Milletin
mektepleri,medreseleri,camileri inşallah yağmaya gitmeyecek
inşallah..
Soruyoruz ..niçin memleketin mekteplerine medreselerine
saldırıyorsunuz diye?
Diyorlar ki:” efendi Eminönü ahalisi bitti..Okul yeri çok
değerli..satalım ve parası ile fakir fukaranın bulunduğu yerlere
bir çok okul yapalım.
Eminönü’nün çocuklarını da taşımalı sistem ile yani minibüslerle
Avcılar’a,Bağcılar’a,Esenler’e gönderelim…”
Binlerce yıldan beri Osmanlı ve Cumhuriyet devirlerinde
liseleri, Üniversiteleri okumak için Rumeli ve Anadolu’nun
dağından bayırından, köyünden kasabasından, şehirlerinden kalkıp
buraya okumaya geliyorduk.
Bütün dünyada okullar merkezi yerlerdedir. İstanbul’un bilim
merkezi İstanbul Üniversitesidir. Şimdi durup dururken-büyük
vurgunlar için niye her şeyi tersine çeviriyorsunuz?
Vakıflar yasası değişti. Bundan sonra Fatih’te 360,Eminönü’nde
129 bina sanıyorum ki kiliselerin mülkiyetine geçecek.. Sonra
“Kentsel Dönüşüm Projesi,, furyası başlayacak.. Tek tük kalan
Türk vatandaşı var ise onlar da bir başka yollarla kovulacak.
Ardından yabancıların Turizm amacı ile bu otelleri satın alması
faslı başlayacak.. Bir hafta,bir ay bir yıl geçmeden bakmışsınız
ki Eminönü ve Fatih’te Türkçe konuşulmuyor.
Ardından, 450 milyon Ortodoks alemi için inanç turizmi patlaması
vaadi ile EKÜMENLİK-MANEVİ DEVLET- gelecek..
Sonra SURİÇİ ismi yerleşecek.Sur içine giriş vizeye,izne
bağlanacak..
Girmek isteyenden niçin,neden,,paran,işin,yerin,tanıdığın var
mı? Gibi ahret sualleri sorulacak.
Kısaca: Rum ve Ermeni değil isen giremezsiniz.. demenin Arapçası
ile karşılaşacağız.
Perşembenin gelişi, çarşambadan belli oluyor.
İlgililer,sorumlular,okumuşlar..okumamışlar..hepimiz gözlerimizi
dört açmalıyız.Gidişat iyi değil.
Eskiden iyi kötü bir Belediye yazan binamız vardı. Eminönü diye
bir tabelamız vardı. Hani bir tek tuvalet bile yapmayı
beceremeyen zavallı türden otel ayakçısı insanlar Belediye
başkanı olarak gelip ocağımıza incir dikip gittiler. Ama zabıta
vardı, araçlar vardı. O canım araçların tamamı peşkeş çekildi.
Gitti.
Her şeyimizi kaybettik..ediyoruz..En acısı da vatandaş olarak g
ö r ü l m e m e m i z oldu.
Parti başkanlarımız,parti teşkilatlarındaki
insanlarımız,yönetimdekileriniz,Ak Parti Eminönü Teşkilatını
bizzat kuran ve yıllarca el emek verenler..hepsi hepsi sanki
VATAN HAİNİ kabul edilip adı sanı silinmiş gözüyle bakılır oldu.
Ak Partiyi Eminönü’nde kurmak için gece gündüz
koşturanlar,çalışanlar,çocuklarını bu yönde seferber
edenler,para pul ,zaman,emek harcayanlar..hep silinip atıldı.
Eminönü halkı olarak biz Ak Parti Fatih İlçe başkanımızı daha
bismillah ..hiç görmedik..
Biz Fatih’e gidemiyoruz.Onlar da buralara,buradaki konferans
salonlarına,Kadırga Kültür Sarayına gelmiyorlar.
Ak parti öyle de Saadet veya M.H.P ve diğer parti teşkilatları
farklı mı? Hayır..
Ağız birliği ile Eminönü ismini akıllarından,gönüllerinden
dünyalarından silmişler gibi..
Bir şeyler yanlış..bir şeyler ters..
Herkesin maddi ve manevi değerlerini bilmesi, tanıması, sevmesi,
koruması gerekir.
Allah’a emanet olunuz.
25-02-2010 Av.Yaşar Metehanoğlu

|