.
ÖRNEK VALİ ÖRNEK MEMUR BÖYLE OLUR‏

YENİ MALATYA VALİMİZE NÜFUS MÜDÜRÜNE MEMURLARINA TEŞEKKÜR ARZIDIR

Geçen yıl Malatya’ya bir iki dava ve silayı rahim için eşimle ve özel arabamla gitmiştim. Duruşmadan, taşınmaz satışı işleminden çıktık. Taşınmaz satışı üç gün sonra olacaktı. Fırat kenarında Karakaya Barajında yemek için yola koyulduk. Bir saat kadar gitmiştik. İki trafik ekibi yolumuzu arkadan gelip keserek. hız bahanesiyle, sigorta geçmiş iddiasıyla arabamızı bağladılar. Bizi yollara ıssız yerde vurdular. Biz ilerilerde bir köy evleri gördük. Tarlalardan ilerledik.

Köye girmek üzereydik. Uzaktaki soşe yolda bir siyah araba durdu. Üç iriyarı insan indi. Elleri ile bizi işaret ediyorlardı. Biri kurşun gibi bize doğru koşmaya başladı. Biz anarşistlere yakalandık diyerek kaçmaya köy evlerine girip imdat istemeye karar verdik.

Tam kurtulduk dedik ki peşimizden gelen dev yapılı ağzında ciklet,üzerinde daha çok militanların giydiği cepli yazlık siyah giysi olduğu halde ellerini havaya kaydırarak:”Yakaladım sizi,, diyerek üstümüze atıldı.

Ben artık kurtuluş imkanımızın olmadığını anladım ve eşimi arkama alıp elimi silahımın üzerine koyarak : Bir adım daha atarsan silah var,savunma yapacağım.Dur olduğun yerde..diye bağırdım.Hanım çığlık atıyordu.

Saldırgan çivilendi. Silahı fark ediyordu. Geri dön ve defol başıma bela olmadan çek git bize yaklaşma dedim. Elleri havada olduğu halde geri döndü ve hızla kaçtı…

Biz bir araba kiraladık.Şehre geldik.Parkta dondurma yerken 40-50 çevik kuvvet polisi bizi sardı.Silahımı aldılar.Bizi anarşistlerin götürüldüğü arabaların hücresine bindirip resimler çektirmeye,parmak izlerine,sorguya suale götürdüler.Ben bir oyuna getirildiğimizi polis eli ile tuzağa düşürüldüğümüzü anladım.Tuvaleti bahane ile ansızın Malatya savcısı Hasan Beyi arayıp durumu bildirdim ve o bize arabasını gönderip kurtardı.

Şimdi işin akılları durduran tarafına bakın. Bizi dağlarda takip eden, çılgın gibi üzerimize gelen anlaşıldı ki M a l a t y a E m n i y e t M ü d ü r l ü ğ ü T r a f i k T e s ç i l Ş u b e s i M ü d ü r ü H A K A N Y I L D I R I M O Ğ L U imiş. izim üzerimize 50-60 terör suçları polisi gönderen ise terör Şube Müdürü G A L İ P K A H Y A diye bir şahıs imiş…

Aradan bir buçuk yıl geçti.Eski vali gitti.Yeni valimiz geldi.Ben yine Malatya ya duruşmalara gittim.Nüfus ta da bir işim vardı.Nüfusta hayatta görülen Fikriye diye bir kardeşimin nüfustan düşürülmesi gerekiyordu.Bunun için 2 şahit istenilmişti.:en Malatya Yukarı Banazı adlı köyümüzün eşraflarından Hacı Tarık Büyükkaya ve Hacı Veysel Yiğit beyleri alıp Malatya nüfusuna götürdüm.

Müdür bey havale etti. Bir şef bize yol gösterdi. Tutanaklar, yazılar, imzalar ifadeler için bir masaya gittik. O bitti ötekine geçtik. Bir iş takipçisi değil de sanki nüfus müdürlüğüne misafir gitmişiz gibi bize yakın ilgi gösteriliyordu. İçerisi kalabalıktı. Ama en yaşlı olanlar bizlerdik. Üstelik yanımdaki iki tanığım sakallı idiler.

Masa başında dineldik.Bir boş sandalyeye buyur edildik.Ben en yaşlımız olan Hacı Tarık Hoca’nın oturmasını salık verdim.İkinci sandalye koşuşturularak getirildi.Onu da Veysel Hocanın altına vermelerini arz ettim.Ben ayakta da olsam olurdu.Nihayet iş sahibi idim.Baktım ki bir ince,ürkek ses :”Hacı Amca buyurun,, döndüm ki bir sandalye de bana yetiştirilmiş.Oturdum.Yazdık..çizdik..Ben ileride ayakta duran 20,22 yaşlarında peygamber çocuğu gibi hürmetkar,,kibar, utangaç ,memure olan kız çocuğuna baktım ki ayakta çalışıyor.Bilgisayarda yazması gereken yazıları ayakta yazıyor.Dünyam değişti.Hayretler içinde kaldım.Bu asırda Malatya da bu kadar yüce bir medeniyet emaresi olabilir miydi?Bizleri bilen tanıyan yoktu.Ben 40 yıldan beri Malatya’dan ayrılmış bilinmez.,tanınmaz biriydim.

Ben bu olağanüstü kibarlığa, nezakete, efendiliğe, asalete, temizliğe, dürüstlüğe, büyüğü küçüğü bilmeye, bu edebe bu hayâya bu Müslümanlığa akıl sır erdirememiştim. Bir yılda bütün bunlar nasıl olurdu? Daha bir buçuk yıl önce Malatya memurlarından gördüklerimiz ile bu tutum ve davranışlar arasında cennetle cehennem arasındaki fark kadar fark vardı.

İşimiz bitti.Valiye koştum.Yoktu.Yardımcılarına gördüklerimi ve minnettarlıklarımızı,şükranlarımızı anlattım.Vali Yardımcılarına geçtim.Donlar da yoktu.Vakit geçti ve çıkmışlardı.Onlara da teşekkürlerimizi arz ettim.Malatya nüfus Müdürüne teşekkür edememiştim.İstanbul dan aradım ve bu hayranlığımı ve şükranlarımı arz ettim.

İyi bir vali demek iyi bir idare demekmiş..Yeni Malatya valimize ve Malatya Nüfus Müdür ve şef ve mensuplarına hele hele altındaki sandalyeyi bile bizlere ikram edip ayakta çalışacak kadar örnek insan olduğuna şahit olduğumuz asil kızımıza buradan teşekkürlerimizi dualarımızı sunuyorum.

Hay senden babandan annenden atandan ceddinden Allah Muhammet S.A.V.razı olsun.

İşte özlenen memur örneği bu olmalı..

Av.Yaşar metehanoğlu

Sultanahmet – İstanbul 
yasarmetehanoglu@hotmail.com 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

.YORUMLARINIZ: