.
 
İSTANBUL METROSU, HALİÇ GEÇİŞ KÖPRÜSÜ TARİHİ SİLUETİ YOK EDİYOR

Üç imparatorluğa başkentlik yapmış, Dünya kültür başkenti İstanbul'un tarihi silueti tarih oldu, Haliç Metro geçiş köprüsü ile Tarihi siluet bir kalemde silindi, Yeni köprü İstanbul'u UNESCO ve ICOMOS nezdinde "Tehlikedeki Kültür mirası listesine sokacak "şekilde devam ediyor. Başkan Kadir Topbaş, Karadenizli inadı ile hatasından dönmemekte ısrar ederek Dünyanın Utanç duyacağı bir mimari ucubeyi Tarihi haliç'in ortasına dikmekten vazgeçmiyor.

Artık Tarihi İstanbul Silueti Kadir Topbaşın Metro köprüsü ile anılacak
Dünyadaki tarihi kentlerde köprüler var, pariste kaç köprü yapıldı, hiçbirisi şehrin kimliğini değiştirme tehdidi oluşturmadı, Bu haliyle İstanbul Sahte, Sanal otantik şehir, Dubai olma yolunda ilerliyor.
UNESCO, ICOMOS korumasında olan mahallelerimizdeki tarihi sivil mimarlık örnekleri bir iki katlı binalar "Deprem Gerekçe" gösterilerek yıkılıyor,yerlerine betonarme apartmanlar yapılıyor, Dalga geçer gibi yüzeyleri ahşap görünümle kaplanıyor, Ve adına tarihi koruyarak yaşatıyoruz diyorlar.

Kendileri bu yalana inanıyorlar mı acaba?
İlçenin Turistik caddelerine plastik köpük dekorlarla kaplanması mülk sahiplerine dayatılıyor, 50-60 senelik 4-6 katlı bu binaların betonu, demiri çürümüş acil yenilenmesi gerekirken, belediyemiz bu çürük binaların ön görünümünü sanki yıkılmayacaklarmış gibi yeniliyor, Sulukule gibi UNESCO korumasında Tarihi tescilli binaların yoğun olduğu mahallede yenileme projesi adı altında yapılan uygulama tek kelime ile "Dönüşüm projesi" Hani kanun vardı? SİT alanlarında gönüşüm olamaz, yenileme olur diyordu 5366 sayılı kanun...!
Sulukule'de ortaya konulan yapılaşmaya kim yenileme derse desin, eserleri ortada, 5366 sayılı yasada ortada, Bu uygulamaya yenileme diyenler ancak kendilerini kandırıyorlar halkı kandıramadıklarının bilinmesini isteriz.

Son aşamaya gelen Ayvansaray Toklude de civarı yenileme projesi, Tıpkı Sulukule gibi geliştirildi, uygulanması için her türlü hukuki zorlamaya devam ediliyor, Planlardan, projelerden gördüğümüz şekli ile burada yapılacak olan binalarda tarihi orijinal şekli ile değil, betonarme ahşap kaplı turistik konaklama ve rezidans binalar.

Başkan Mustafa Demir Fatih Eminönü gibi olmayacak, Fatihin nüfusunu koruyacağız, otel ve işyeri haline dönüştürmeyeceğiz diye beyanatlar veriyor, Bu boş beyanlarına bizim inanmamızı bekliyor, Boş beyan diyoruz, Çünkü 5366 sayılı yasa gereği Fatih'in tamamının Turizm-Ticaret-Konaklama alanı olarak ilan eden gene kendileri.
Tarihi tescilli binalarını onarmak isteyen vatandaşlardan "taahhütname" adı altında Yürürlükte olan ve ileride ilan edilecek olan yenileme projelerine uygun kullanacağım, şeklinde mülk sahiplerinden taahhütname aldıklarını görüyoruz.

 
 

Açık seçik, ayan beyan fatih ilçemizde hayata geçirilen nerede ise bütün projelerin içeriğine baktığımzıda karşımıza Turizm-Ticaret-Konaklama projeleri çıkıyor.
Ve inanıyoruz ki Bu projeler uygulanacak olursa Fatih'in yerleşik nüfusu 50 binden fazla olmayacak, Bu nüfus ise milyonluk mülklerde oturanlardan oluşturacak.
Başkan Mustafa Demir, CNN TURK'te Ali Ağaoğlu ile katıldıkları bir programda (Sitemizde yayındadır) Fatihteki binaların ömrünü tamamladığını, çoğunluğunun yıkılması gerektiğini yeni projelerin uygulanması ile ilçenin nüfusunun 150 binlere ineceğini açıkça beyan etmiş iken Son zamanlarda karşılaştıkları hukuki zorluklar nedeni ile söylemlerini değiştirmiş, Fatihin nüfusunu koruyacağını vaat eder olmuştur.
Halbuki ilçenin nüfusu her gün kan kaybetmeye devam ediyor. Son birkaç yıldır birçoğu vakıflarımıza ait alanlardaki evler yıkılmış yerlerine park yapılmıştır.
İlçede yoğun oradan otopark sorunu varken neden gezi alanı park yapılıyor? Aynı sokakta iki park hangi sosyal sıkıntıyı giderecek diye soruyoruz.

Fatih ilçemizin bilhassa Eminönü bölgesinde kaçak olduğunu gördüğümüz nice otel, turistik tesis inşaatı yasalara aykırı bir şekilde devam ederken müdahale olmuyor, biz haber yapıyoruz, olmadı, Bakanlıklara savcılıklara şikayette bulunuyoruz durdurma ve yıkma işlemlerinin hayata geçtiğini göremiyoruz.
Küçük Ayasofya mahallesi ve civarında böyle onlarca tesis varken belediyemizin bunları görmemiş olması düşünülemez. Birkaç ay evvel yıkımı gündem gelen devasa bir otelin teras katı yıkılmış, kurulum alanında tescilli sivil mimarlık örnekleri olan bu binadaki yıkım aylardır durmuş durumdadır.
Cankurtaran Sahilde Sur ve tarihi kalıntılar üzerinde otel yapılıyor, bakanlık soruşturma açıyor turistik tesis inşaatını engellemek mümkün olmuyor, Burada tarihi tescilli sivil mimarlık örneği ahşap binalar betonarme yapılıyor gören yok, sesimizi duyan yok.

Bunlar gibi nice yanlış uygulamalarla bu yönetim Fatihin 8400 yıllık tarihini yok etmek için adeta bütün imkanları zorluyor, Bu uygulamalara Kim Dur Diyecek?, Soruyoruz, Bekliyoruz.

Abdullah Gözaydın fatihten@gmail.com 0535 7465548

BENZER HABERLER:
HALİÇ METRO KÖPRÜSÜNDE İNATLAŞMA SONUCU BU OLMUŞ OLDU