.

 

.Kosova’daki Müslümanların sorunları nelerdir?

Bazı çevreler, her ne kadar Osmanlıyı karalamaya çalışıyor görünseler de gerçek amaçları İslam’ı karalamaktır.


Bu çevreler Osmanlı’ya saldırırken, sürekli Balkanlar’ın kılıç zoruyla Müslümanlaştırıldığı yalanını öne sürüyorlar.

İnsani Yardım Vakfı (İHH) tarafından düzenlenen Balkanlar’da kültür, siyaset, örgütlenme ve işbirliği alanlarının tartışıldığı “Balkan Sempozyumu”na katılan Kosova’nın önde gelen yazarlarından Ajni Sinani ile ülkesini ve Arnavutluk’u konuştuk.

*Kosova’daki Müslümanların sorunları nelerdir?

Ekonomik sıkıntılarımız bulunmakta. Yanı sıra siyasi alanda da sorunlarımız var. Kosova’nın kuzeyinde yaşayan Sırplar, problemler çıkarıyorlar. Ama zamanla bunun çözülebileceğine inanıyorum.

*Dini bakımdan ülkenizde dağılım nasıl?

Kosova Arnavutlarının yüzde doksan dokuzu Müslümanlardan oluşuyor, yüzde biri ise Katolik. Etnik köken olarak, Arnavutların yanı sıra Kosova’da Türk ve Boşnaklar yaşıyor; yüzde beş de Sırp nüfus var. Sosyalist Arnavut yazarlar, İslam’a karşı çok olumsuz bir duruş sergilemekteler. Osmanlı hakkında çirkin iddialar ortaya atıyorlar. Bunlar solcu Arnavutlardan oluşuyor… Katolik ve Ortodoks Arnavutlar ise; sadece ismen Müslüman olan solcu Arnavutlardır. Onlar komünizm döneminden etkilenmişler.

Kosova’da Müslüman bir kesim var. Bu kesim, İslam ve Osmanlı hakkındaki gerçekleri ifade etmeye çalışıyor. Diğerleri ise her ne kadar Osmanlıyı karalamaya çalışıyor görünseler de gerçek amaçları İslam’ı karalamaktır. Bu çevreler Osmanlı’ya saldırırken, sürekli Balkanlar’ın kılıç zoruyla Müslümanlaştırıldığı yalanını öne sürüyorlar. Onlara göre buradaki insanlar zorla Müslümanlaştırıldı ve artık Osmanlı mevcut değil, ülkemiz de bağımsız. Dolayısıyla bu durumda ‘neden Osmanlı öncesindeki dinimize dönmeyelim?’ şeklinde fikir beyan ediyorlar. Amaçları halkı Katolikleştirmek… Fakat Osmanlı bölgeye gelmeden önce, Makedonya ve Kosova Arnavutları Katolik değil, Ortodoks idiler. Bu İslam karşıtı yalancı yazarlara göre; Avrupa Katolik, Ruslar, Yunanlar ve Sırplar Ortodoks olduklarına göre, kendileri de artık Batı’ya yöneldikleri için Katolik olmalılar. Sırf bu yüzden Katolik olmamız gerektiğini söyleyip duruyorlar. Bu çok tehlikeli bir gidişat… Bu beyanatlar, bazı entelektüellerimizi de etkiliyor.

“Osmanlı’nın Arnavutlar için bir kurtuluş olduğu gerçeği bilinmeli”

*Bu durumda sizler neler yapıyorsunuz?

Bizim faaliyetlerimizin başında gerçekleri açıklamak geliyor. İslam dininin, mantıklı ve gerçek bir din olduğu için seçtiğimizi belirtiyoruz. Diyoruz ki; atalarımız İslam’ı diğer dinlerle karşılaştırdıktan sonra doğruluğunu anladıkları için kabul ettiler. Öte yandan, bizim için önemli olan husus, Osmanlı’nın Arnavutlar için bir kurtuluş olduğu gerçeğinin bilinmesidir. Çünkü Osmanlı gelmeden Kosova işgal altındaydı ve iki ateş arasındaydı. Osmanlı geldiğinde bölgeyi kurtardı. Böylece Kosovalılar Osmanlının en sadık tebaası oldu çünkü Osmanlı’dan çok fayda gördü. Fakat bütün bunlar unutuldu. Okullardaki tarih kitaplarında Osmanlı’yı hedef alan ifadeler var. Ancak burada dolaylı bir biçimde İslam’ı hedef alıyorlar. Bu bizi huzursuz eden konuların başında geliyor.

*Misyonerlik çabaları en yoğun biçimde ne zaman başladı?

1999’da savaş bittikten sonra, KFOR’da Alman ve Türk taburu bulunmaktaydı. Sırplar uzaklaştıktan sonra KFOR geldiğinde Kosova bir şekilde özgürleştirildi, giriş çıkışlardaki sorunlar çözüldü, yüzlerce Hıristiyan misyoner sivil toplum kuruluşları Kosova’ya geldi. Tebliğimde belirttiğim gibi, Kosova’da da Makedonya’da da artık yüzlerce sivil toplum kuruluşu var. Kosova savaş sonrasında çok yoruldu, her şey yerle bir edilmişti. Pek çok şey yeniden inşa edildi. Savaş öncesi beş yüz küsür cami vardı, Kosova’da. Sırplar, iki yüzden fazla camiyi yok etti. Elhamdülillah bazıları onarıldı. Ama Kosova’da artık pek çok camisiz köy var. Bu kesimlerin bazıları her ne kadar yüzde yüz Müslüman olsalar da, hocaları, camileri bulunmadığı için İslam hakkında pek bilgi sahibi değiller.

*Hıristiyanlaşan Müslümanlar oldu mu, yani misyonerler başarılı oldu mu?

Hıristiyanlaşanların sayısı çok fazla değil. Ama bizi rahatsız eden şöyle bir sorun var; Kosova’nın Müslümanları geleneksel Müslümanlardır. Fazla bilgisi olmamalarına rağmen, dinini değiştirmek yerine canını bile verirler. Cahil de olsalar Müslüman’dırlar. Fakat şimdi az sayıda da olsa, ailece İslam dinini terkedenler var. Onlar da aslında Katolik olduklarını, bulundukları köyün tamamının Müslüman olması sebebiyle dinlerini gizlemek zorunda kaldıklarını söyleyerek niçin Hıristiyanlaştıklarını açıklamaya çalışıyorlar. “Demokrasi geldiğine göre, Katolik olduğumuzu açıklayabiliriz” diyorlar. Bu, ‘Osmanlı bizi zorla Müslümanlaştırdı’ söyleminin bir uzantısıdır. Yoksa bu durum, bir ailenin topluca din değiştirmesi değildir, Katolik kilisesi, bu tür olayları kullanarak Müslümanları etki altına almaya çabalamaktadır. Bu da bir çeşit misyonerliktir. Bunu kendileri de kabul ediyorlar zaten. Biz Allah’ın izniyle bunları da aşacağımızı düşünüyoruz. Çünkü Kosova’da halen aile bağlarımız kuvvetli ve biri Müslümanlığı terk ederse, aile tarafından izole edilir, dışlanılır. Dolayısıyla çok sayıda bu tür durumla karşılaşılması ihtimal dışı…

*Arnavutluk hakkında da bilgi sahibi olduğunuzu biliyoruz, orada durum nasıl?

Arnavutluk’ta durum çok farklı… Arnavutluk’ta 1967 senesinde İslam başta olmak üzere, bütün dinler yasaklanmıştı. Dünyada kendini resmi olarak ateist ilan eden ilk ülke Enver Hoca’nın yönetimindeki Arnavutluk’tu. 1967’den 1991 yılına kadar din kesinlikle yasaktı ve devlet resmen ateistti. 1991’de sosyalist rejim düşüp ve demokratik hareket iktidara gelince her şey serbest bırakıldı. Hal böyle olunca tüm misyonerler buraya tabiri yerindeyse saldırdılar ve ham bir şekildeki halka dinlerini yaymaya başladılar. Arnavutluk’ta Arap ve Türk kuruluşlarıyla çalıştım. Yedi yıl boyunca çalışmalar yürüttüm. Kosova’nın özgür olduğu 1999 yılına kadar Arnavutluk’taydım.

*Yunanistan’da da Arnavut nüfus oldukça fazla…

Evet, Beş yüz bin Arnavut, Yunanistan’da çalışıyor. Bilindiği gibi Yunanlılar Ortodoks’tur. Arnavutluk’tan Yunanistan’a çalışmak için giden Arnavutlar, ilk olarak ‘Sen Müslüman mısın, Ortodoks mu?’ sorusuyla karşılaşıyorlar ve Müslüman iseler işe alınmıyorlar. Onlar da dini altyapıları sağlam olmadığı için ve iş bulma endişesiyle Ortodoks olduklarını söylüyorlar.

Bu amaçla Yunanistan’a giden Arnavutlar, orada ismini ve dinini değiştirmekle kalmıyor, ülkesine geri döndüğünde kendisini Yunan azınlık olarak tanıtıyor. Çünkü bir kimse Arnavutluk içerisinde Yunan azınlık olduğunu söylediğinde, işlerini daha rahat yaptırabiliyor. Son zamanlarda bazı Arnavutlar da Yunan pasaportu aldılar. Bazıları da Müslüman olmalarına rağmen, kendilerini Yunan ve Ortodoks olarak tanıttılar. Bu da zamanla Hıristiyanlaşmalarına sebep oldu.

Türkiye, Kosova’nın doğal müttefikidir

*Türk Partisi tarih kitaplarındaki yanlış bilgilerin değiştirilmesi için bir çaba harcamıyor mu?

İsteseler de bunu değiştiremezler. Öte yandan Osmanlı sadece Türk demek değildir. Osmanlı bir bütündür. Bu mesele Türkleri ilgilendirdiği gibi Arnavutları da ilgilendirmektedir. Tarih yanlış yazıldı ve son bir iki yüzyılda bölgeye değişik farklı milletler hâkim oldu. Hepsinin ortak yönü, düşmanlarının Osmanlı oluşuydu. Sürekli olarak Osmanlı’yı karaladılar. Osmanlı düşmanlığı da İslam düşmanlığı demektir. Arnavutların ilk yazarları, eserlerini Osmanlı karşıtlığıyla kaleme aldılar. Güya Arnavutların milli duygularını kabartmak ve güya Arnavutları bölmemek için Osmanlı karşıtı düşünceler ortaya koydular. Bu yönde bilgi veren tarihçilerin büyük bir bölümü, Kosova ve Makedonya entelektüelleri, Rusya’da eğitim aldılar. Dine karşı sosyalist görüşü benimsediler. Bu yüzden yüzlerce tarih kitabı yalanlarla dolu olarak yazılmıştır. Bu işte bizi korkutan bir olgu…

“Türkiye’ye getirilen öğrenci sayısı artırılmalı”

*Bu propagandaları kırmak için ne yapılabilir?

Doğruları görebilmeleri için Türkiye’ye getirilen öğrenci sayısı artırılmalı. Ve Türkiye’deki Osmanlı arşivlerinin açılması ve buradaki öğrencilere ulaştırabilmesi gerekir. Bu durumda bizim Kosova’da verdiğimiz mücadele kolaylaşacaktır. Bu durum bize, Osmanlı gerçeğini anlatmamızda önemli bir kolaylık sağlayacaktır.

“Amerika’yı çıkarlarımız dolayısıyla müttefik görüyoruz”

*KFOR’daki Türk askerleri ve Türkiye hakkında Kosova halkı ne düşünüyor?

- Yıllarca Türklere karşı çok büyük öfke tohumları ekildi burada. Bu öfke, İslam’a olan nefretten kaynaklanmaktadır. Ve bunun asıl kaynağı da Yunan ya da Katoliklerdir. Fakat son dönemde Türkiye, çok güzel ve önemli bir adım attı. Kosova’yı ilk tanıyan ülkelerden biri oldu. Bu adımı dolayısıyla Türk hükümetini özellikle tebrik etmek istiyorum.

KFOR’daki Türk askerlerine gelince; onlar halkımıza çok yardımcı oldular. Örneğin savaş döneminde NATO uçakları düşman hedeflerini vurmakla görevliyken bunu yapmayıp, boş mevzileri bombalarken, onları sadece korumakla görevli Türk pilotları, NATO uçaklarının yapmadığı görevi yerine getirip o hedefleri bombaladılar. O dönemde İngiliz ve Fransız ajanlar saldırılacak bölgeleri Sırplara haber veriyordu. Sadece Türkler ve Amerikalılar Sırpları vurdular. Fransız ve İngilizler sahtekârlık yapıyordu. Şimdi bağımsızlığımızı tanıması ve İKÖ’deki lobi faaliyeti dolayısıyla Türkiye’nin önemi Kosova’da daha fazla hissedildi. Ve şu kanaate varıldı; Türkiye ile çok yakın ilişkilerde bulunmamız gerekiyor.

Aslına bakılırsa; bizim halkımız ve siyasilerimiz için Türkiye doğal bir müttefik. Amerika’yı çıkarlarımızdan ötürü müttefik görüyoruz. O da şimdilik, çünkü ABD Sırplara karşı politika izlemektedir. Yarın ne olur bilinmez tabi.

Röportaj: Hüseyin Altınalan haltinalan@hotmail.com
 

Röportaj Ana sayfasına dön