.

 

Muzaffer Baca

Ömer misin, Ali mi?
11.10.2007 - 03:04 .
Uluslararası Mavi Hilal Vakfı olarak yaklaşık dört aydır Suriye’ye iltica eden Iraklı mültecilere insani yardım yapmaya çalışıyoruz..
Dünyanın unuttuğu bir kitle Iraklı mülteciler... Şam’da, Halep’te, Hama’da ve Suriye’nin birçok yerleşim merkezinde yaklaşık 1.7 milyon Iraklı mülteci hayat mücadelesi veriyor..
Yıllık gayri safi milli hasılası 20 milyar dolar civarında olan Suriye tahminlerin üzerinde bir çabayla bu mültecilere destek vermeye ve kendisi de ayakta kalmaya çalışıyor..
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Suriye Kızılay’ı başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluş ve STK’nın yardımları yeterli olmadığı gibi önümüzdeki aylarda Suriye’nin sağlık ve eğitim altyapısı da aşırı ek mali yük sebebiyle çökme tehlikesiyle karşı karşıya..
Benzer bir dramı Irak’ın içinde her ay yer değiştirmeye zorlanan 100 bin civarında, toplam 2 milyon insan yaşıyor..
Saddam’ın devrilmesiyle ülkelerinde demokrasi ve özgürlük beklerken artık fakiri-zengini herkes canını kurtarma derdinde..
Dünyanın en büyük insanlık dramı yanı başımızda yaşanırken, biz de yavaş yavaş Irak’taki kaosun etkilerini hissetmeye başladık..
Şırnak’ta son haftalardaki olay aslında bizi Irak’a çekmeye çalışan bir oyunun parçası gibi..
Geçmişte 20´den fazla sınır ötesi operasyon yapıldı ve ben bunlardan en büyüklerini yerinde televizyon muhabiri olarak izledim..
Hiçbiri sorunu çözmedi... Milyonlarca peşmerge kıyafetli arasında kim terörist, kim normal vatandaş ayırt etmeniz mümkün değil.. Bir de yerel Kürt yöneticilerin ordumuza karşı el altından saldırıları kışkırtacağını dikkate alırsak oranın bizi bekleyen bir tuzak olduğunu görürüz.
Necdet Torumtay Paşa’nın neden genelkurmay başkanlığı görevinden istifa ettiğini hatırlayın.
Bunları söyleyince milliyetçiliğimden zerre sapmadığımı belirtmek istiyorum.. Sadece oyunun görülmesi gerek diyorum.
ABD eninde sonunda, hatta gelecek yılın ortalarından itibaren çekilmeye başlayacak. Irak’ın kontrolü için bizi oraya çekiyor olmasın bazı petrol tröstleri ve sermaye çevreleri?
Best FM´de bu sabah haberlere canlı bağlanan insanları dinliyordum.. Herkes öfkeliydi.. Herkes bir çözüm üretiyordu. Çözümlerin çoğu vurup kırmaktan geçiyordu..
"Yazıya Suriye’deki mültecilerin dramıyla başlamıştın, nereye vardın" diyeceksiniz.. Size ders olması için birkaç dramdan söz edeceğim..
- Irak’ta artık okullarda çocuklara "Ömer misin?" (Sünni) "Ali misin?" (Şii) diye sorulduğu, karşı mezheptense öldürüldüklerini biliyor musunuz? Oysa Şii´si de Sünni´si de Arap... Şam’daki mültecilerin çoğunun bu nefret yüzünden en az bir ferdinin öldürüldüğünü ve can korkusuyla komşu ülkeye kaçtıklarını hatırlatırım..
- Irak’ta ABD adına çalışan Blackwater adlı şirketin nasıl katliamlar yaptığı yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Irak hükümeti bu güvenlik şirketini sınır dışı etmeye hazırlanıyor.. Bu katliamlar sonunda birçok intihar bombacısı da kendini havaya uçurmuş olmasın.. Biz de benzer bir senaryoya gidilmiyor mu?
Milliyetçilik hepimizin şiarı, ancak aşırı ve bilinçsiz milliyetçiliğin nelere yol açabileceğini de iyi görmemiz gerekiyor.
Yugoslavya’nın nasıl ve neden parçalandığını araştırın... Hepsi Slav değil miydi?.. Hırvat Sırp´ı, ikisi de Boşnak´ı neden öldürdüler.. Öfke gözleri bürüyünce yüz binlerce kişi nasıl yok edildi?
Tabii ki provokatörler vardı.. Yugoslavya Üçüncü Dünya´nın liderliğine oturmuştu..
Acaba şimdi bölgesel lider olma yolundaki Türkiye için de aynı senaryo oynanmıyor mu? PKK veya Kürt faşistler bunun taşeronluğunu yapmıyor mu?
Kendi halklarını düşünseler bölgenin tek demokrat ülkesi Türkiye’yi tercih etmeleri gerekmez mi?
Acaba bu terör olayları Türkiye’de anayasal reformları engellerse bundan en çok zararı sözde savunduklarını söyledikleri Kürtler çekmeyecek mi...
Yangından medet umanlar, mutlaka o yangında kavrulurlar.. Komşudaki yangını ülkemize sıçratmaya heveslenenlere kanmayalım ve lütfen büyük devlet gibi hareket edelim...
Biz bu coğrafyada binlerce yıl ayakta kalan tek millet ve devletiz.. Diğerlerinin kaç yılında kimler tarafından kurulduklarına bakmanızı tavsiye ederim ve gereksiz paranoyalarla geleceğimizi tehlikeye atmayalım derim...