|
12 Eylül 2010 Anayasa değişikliği referandumunda oy
tercihim; HAYIR.
12 EYLÜL DARBE ANAYASASI
TOPYEKUN DEĞİŞMELİ.
Bu
tercihimle Hayır'cı ve Boykot'çu! Politikacıların yanında
değilim,
Milli, Manevi öncelikli gerekçem; AKP iktidarının topluma
Anayasa değiştirecek güveni vermediğini görüyorum, Pek çok
konuda İktidarın, söylemi ile uygulamasının zıt tecelli ettiğine
şahit oluyoruz
.
Muhafazakar, Yurtsever, Maneviyatçı kimliğimle, Refah ve
AKP'ye ilk yıllarında azami hizmet etmiş biri olarak.
Neden hayır?
Çünkü Hayata geçtiğinden itibaren 12 Eylül darbe
anayasasının pek çok maddesi değiştirildi, Şimdi gündemde
olan değişim hareketi sanki anayasa toptan değiştiriliyor,
anayasal sorunlar bitiyor havası veriliyor. Gerçeğin bu
olmadığını gördüğüm için HAYIR.
Neden hayır?
Değişikliklerin yaşadığımız sosyal hayata kalite sunmadığını
gördüğüm için.
Neden hayır?
AKP’nin sivil ve Çağdaş demokratik haklar kazandıracak bir
teklifle halkın karşısına çıkmadığını gördüğüm için.
Neden hayır?
30 Yıldır Milletimizin, devletimizin büyük bedel ödediği
TERÖRÜN bitirilmesi konusunda doğru ve etkili bir gelişme
görmediğim için.
Neden hayır?
AKP iktidarının Çağdaş bir Türkiye için değil, partizan,
politik bir yönetim ortaya koyduğu için, Doğu ve Güneydoğu
halkına maaş ve ulufe dağıtarak, tembelliğe alıştırdığı,
bölgesel doğru tedbirler almadığı için.
Neden hayır?
Zaten bir çıkmaza saplanan Yargı sistemini daha da büyük
batağa sürüklediğini gördüğüm için.
Neden hayır?
Emniyet ve Yargı kurallarını suçluların lehine değiştirerek,
zulme uğrayan halkın feryatlarını duymadığı için (Bende
yıllardır bazı iktidar mensuplarının iftira ve zulmü ile
mağdurum, BİMER dahil yönetimi yanımızda göremedik)
Neden hayır?
Devletin bütün kurumlarını (anti demokratik) denetim ve yönetim
altına alınması tehlikesi gördüğüm için.
Neden hayır?
Güneydoğuya teşvik olarak dağıtılmak üzere,
Son seçimden önce yedi milyar, TBMM seçimlerine kadar on iki
milyar teşvik paketi yürürlüğe koyarak, Vergi ve sosyal
hizmetlerin bedelini ödemede en büyük suiistimalin yapıldığı
ayrıcalıklı bir bölgeye hibe destek sağlanırken, Yatırım
yapılmayan, yoksul bir köyü terk ederek gurbette çile
çekmeye mecbur bırakıldığımız
için
Bu gerekçelerime
çok daha fazla sebep yazabilirim, şimdi maddeler halinde
teklif edilen değişiklikler, bu değişikliklerin tarafımca
yorumlanması
MADDE ve TASLAK:
Madde (1): Anayasanın ”Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10.
maddesinde değişiklik yapılıyor.
Maddenin,
”kadınlar ve erkekler eşik hakları sahiptir. Devlet, bu
eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür” şeklindeki
2. maddesine, ”Bu maksatla alınacak tedbirler, eşitlik
ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar ve
engelliler, gibi özel süratle korunması gerekenler için
alınacak tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz”
hükümleri ekleniyor.
Madde (1) CEVAP: Bu maddede zaten uygulamakta olan “Pozitif
ayırımcılık” Anayasa güvencesi altına alınıyor.
Buna gerek olduğunu sanmıyorum, maddede sayılan özellikteki
vatandaşlarımıza özel hak ve hukuk verilmesi konusunda
günümüze kadar hiçbir itiraz olmamıştır.
Madde (2): Anayasa’nın, ”özel hayatın gizliliği” başlıklı
20. maddesinde değişiklik öngörülüyor.
Maddeye,
”Herkes kendisi ile ilgili kişisel verilerin korunmasını
isteme hakkına sahiptir. Bu hak, kişinin kendisi ile ilgili
kişisel veriler hakkında bilgilendirme, bu verilere erişme,
bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve
amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi
de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde
veya kişinin açık rızası ile işlenebilir” hükmü ekleniyor.
Madde (2) CEVAP: Bu madde sanıyorum geçmişi karanlık
politikacıların zaman aşımı nedeniyle takipsizlikle
sonuçlanmış mali ve cezai mazilerini temizlemek amacıyla
kullanılabilir.
Madde (3): Anayasa’nın ”seyahat hürriyeti” başlıklı 23.
maddesinde değişiklik yapılıyor.
Buna göre,
”vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç
soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararına
bağlı olarak sınırlandırabilecek.”
Madde (3) CEVAP: Bu maddenin böyle düzenlenmesi toplumun %99
unu ilgilendirmeyen bir değişiklik, hukuk ile sorunları
olanların, tedbiren engellenen yurt dışına kaçışının önü
açılmış oluyor
Madde (4): Anayasa’nın ”Ailenin Korunması” başlıklı 41.
maddesinde değişiklik yapılıyor.
Maddenin
başlığı, ”Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları” şeklinde
değiştiriliyor, maddeye, çocukların korunması konusunda
hükümler ekleniyor. Maddeye eklenen hüküm şöyle:
”Her çocuk,
yeterli himaye ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına
açıkça aykırı olmadıkça ana ve babası ile kişisel ve
doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet,
her türlü istismara karşı, çocukları koruyucu tedbirleri
alır.”
Madde (4) CEVAP: mevcut kanunlarımızda gerekli ilgiyi
göstermeyen aileden çocukları ellerinden alınabileceğine
dair maddeler varken, bu hakkın anayasada yeniden
tanımlanması yeni bir hak değil.
SENDİKA
KURMA HAKKI
Madde (5): Anayasa’nın ”Sendika Kurma Hakkı” başlıklı 51.
maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılıyor.
Böylece, bir kişinin aynı zamanda ve aynı iş kolunda birden
fazla sendikaya üye olmasının yolu açılıyor.
Madde (5) CEVAP: Kişilerin birçok sendikaya üye olması
sermayeye yarayacak bir düzenleme, bu şekilde emeğin gücünün
kırılması sağlanacaktır. (Bunun yerine sendikaların ıslahı
için denetiminin arttırılması sağlanmalıydı)
Madde (6):
Anayasa’nın 53. maddesinde değişiklik yapılıyor.
Buna göre, memurlara ve diğer kamu görevlilerine toplu
sözleşme yapma hakkı tanınıyor. Toplu sözleşme yapılması
sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar, Uzlaştırma
Kuruluna başvurabilecek, kurul kararları kesin ve toplu
sözleşme hükmünde olacak. Toplu sözleşmenin emeklilere
yansıtılmasının yolu da açılıyor.
Madde (6) CEVAP: Fazla bir hak vermiyor, bazı hakları geri
alıyor, grev hakkı olmayan memur uzlaştırma kurulunun
insafına terk ediliyor.
Madde (7):
Anayasa’nın ”grev hakkı ve lokavt’ başlıklı 54. maddesinde
değişiklik yapılıyor.
Grev esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı
veya kusurlu hareketleri sonucu grev uygulanan iş yerinde
sebep oldukları maddi zarardan sendika sorumlu
tutulamayacak. Siyasi amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grevi
ve lokavtı, genel grev ve lokavt, iş yeri işgali, iş
yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişlere ilişkin
yasaklar kaldırılıyor.
Madde (7) CEVAP: bu madde ile anarşiye ve teröre teşvik
verildiğini görüyorum, özgürlükler iyidir ama çevreye zarar
vermemek şartıyla.
PARTİ
KAPATMA DAVALARI
Madde (8): Anayasa’nın, ”siyasi partilerin uyacakları
esaslar” başlıklı 69. maddesi değiştiriliyor.
Buna göre,
siyasi partilerin mali denetimi Sayıştay tarafından
yapılacak.
Siyasi
partiler hakkında kapatma davası, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı’nın talebi üzerine, TBMM’de grubu bulunan her
siyasi partinin 5′er üye ile temsil edildiği ve Meclis
Başkanı’nın Başkanlığında oluşturulacak komisyonun üye tam
sayısının üçte 2 çoğunluğu ve gizli oyla vereceği izin
üzerine açılacak dava sonucunda Anayasa Mahkemesince karara
bağlanacak. Komisyonun kararları, yargı denetimi dışında
olacak. İzin talebinin Meclis’e ulaşmasından itibaren 30 gün
içinde komisyon oluşturulacak ve komisyon kararını izin
talebinin Meclise ulaşmasından itibaren en geç 60 gün içinde
verecek. Meclis’teki siyasi parti gruplarınca izin talebiyle
ilgili görüşme yapılamayacak, karar alınamayacak.
Anayasa
Mahkemesi, kapatma kararı veremeyecek, fiilin ağırlığına
göre partinin devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun
bırakılmasına karar verilecek.
Madde (8) CEVAP: Demokrasi adına şimdilik kaydı ile karşı
olmadığım taslaktaki bir madde, uygulamada neler getirecek
bilemiyoruz.
OMBUDSMAN
Madde (9): Anayasa’nın ”dilekçe hakkı” başlıklı maddesinde
değişiklik yapılıyor.
”Kamu
denetçiliği” (ombudsman) kurumu oluşturuluyor.
Kurum, TBMM
Başkanlığına bağlı olarak kurulacak ve idarenin işleyişi ile
ilgili şikâyetleri inceleyecek. Kamu başdenetçisi, TBMM
tarafından gizli oyla ve 4 yıl için seçilecek.
Madde (9) CEVAP: Kamu denetçiliği Cumhuriyet savcılarının
görevi değimliydi? Binlerce savcının yapamadığı denetimi
OMBUDSMAN nasıl yapacak?
Şu an BİMER başbakanlık bilgi işlem merkezini bazı
mağduriyetlerimiz nedeniyle 3 yıldır yoğun kullanıyorum,
adeta hiçbir netice alamıyorum, halen cevap alamadığım
şikâyetlerim var, BİMER şikâyeti gene savcılara havale
ediyor, şikâyetler zamana yayılarak sahibinin bezginliği ile
takipsizliğe uğramaktadır.
Ayrıca İl ve İlçelerde 2000 yılında hayata geçtiği söylenen
"İnsan hakları kurulu" var, Toplumda yaptığım araştırmada bu
kurulun ne iş yaptığını bilen yok.
Kamu personeli içindeki gayri yasal dayanışmanın
kırılacağına inanmıyorum, neticede bu şikâyetleri takip
edecek olanlarda kamu görevlisi olacaktır.
Kamu denetçiliği öncelikle “Yerel gündem 21 kanunu” gereği
kurulan “Kent Konseylerini” ve "İnsan hakları kurulu" kamu ve belediyelerin
tahakkümünden kurtarılsın doğru çalışan kurul ve konseyler bu
denetimi yapar.
PARTİ
KAPATMA VE MİLLETVEKİLLİĞİ
Madde (10): Anayasa’nın ”milletvekilliğinin düşmesi”
başlıklı 84. maddesinin son fıkrası yürürlükten
kaldırılıyor.
Buna göre,
kapatma davasının kaldırılmasına paralel olarak,
milletvekilliğinin düşürülmesi uygulaması da kaldırılıyor.
Madde (10) CEVAP: Suç işleyen Parti ve vekilin korunmasının önünün
kesilmesini istiyoruz bu madde ile suç işleyen Parti ve vekile
sınırsız korunma getiriliyor.
Madde (11):
Anayasa’nın, TBMM’nin Başkanlık Divanının oluşumunu
düzenleyen 94. maddesinde değişiklik yapılıyor. Seçim
süresinin 5 yıldan 4 yıla indirilmesi nedeniyle Başkanlık
Divanının 2. dönem görev süresi konusunda düzenleme
yapılıyor. Buna göre, Başkanlık Divanı 2. devre, dönemin
sonuna kadar görev yapacak. Mevcut düzenlemede, Başkanlık
Divanının 3 yıl için görev yapması öngörülüyor.
Madde (11) CEVAP: Doğrudan Halkı ve sosyal hayatı ilgilendiren bir
madde değil,
YÜKSEK
ASKERİ ŞURA KARARLARI YARGIYA AÇILIYOR
Madde (12): Anayasanın, ”Yargı Yolu” başlıklı 125.
maddesinde değişiklik yapılıyor.Yüksek Askeri Şura
kararlarına yargı denetimi getiriliyor.Yargı, bu yetkiyi,
idari eylem ve işlemin hukuka uygunluğunun denetimiyle
sınırlı kullanacak, yerindelik
denetimi yapamayacak.
Madde (12) CEVAP: Bu düzenleme ile YAŞ kararları bağımsız
yargı denetimi altına alınıyor demek mümkün değil, Denetim
ve iddiaları yerinde araştıramayan (sivil) yargı nasıl doğru
karar verebilecek.
MADDE (13):
Anayasa’nın devlette memur çalıştırılmasına ilişkin hükümler
içeren 128. maddesine, memurlara tanınacak olan ”toplu
sözleşme hakkı” yansıtılıyor.
Madde (13) CEVAP: Grev hakkı olmayan toplu sözleşme.
MADDE (14):
Memurların disiplin kovuşturması konusunda hükümler getiren
129. maddede değişiklik yapılarak, uyarma ve kınama cezaları
da yargı denetimine açılıyor.
Madde (14) CEVAP: Kişisel olarak, memurların iş güvencesinin
hizmet kalitesini düşürdüğüne inanıyorum, doğru gibi görünün
bu madde istismar edilerek, memurun daha fazla suiistimal
yapmasının önü açılabilir.
Madde (15):
Anayasa’nın ”Hakimler ve Savcıların Denetimi” başlıklı 144.
maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, adalet
müfettişleri, sadece savcıları ve adalet hizmetlerini idari
görevleri yönünden araştırabilecek, inceleyebilecek ve
soruşturabilecek. Bu görevi, hakim ve savcı mesleğinden olan
iç denetçiler de yapabilecek.
Madde (15) CEVAP: Doğrudan Halkı ve sosyal hayatı ilgilendiren bir
madde değil, Yorum yok!
SİVİLLER
ASKERİ YARGIDA YARGILANAMAYACAK
MADDE (16): Anayasanın, ”Askeri Yargı” başlıklı 145.
maddesinde değişiklik yapılıyor.
Buna göre,
askeri mahkemeler, asker kişilerin sadece askerlik hizmet ve
görevleri ile ilgili olarak işledikleri askeri suçlara ait
davalara bakmakla görevli olacak. Devletin güvenliğine,
anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlara ait
davalar, her durumda adliye mahkemelerinde görülecek.
Siviller, savaş hali dışında askeri yargıda
yargılanamayacak.
Madde (16) CEVAP: Zaten geçmiş uygulama demokratik değildi,
yanlış bir uygulama düzeltildi.
ANAYASA
MAHKEMESİ 17 ÜYEDEN OLUŞACAK
MADDE (17): Anayasa Mahkemesinin kuruluşunu düzenleyen 146.
maddede de değişiklik öngörülüyor. Buna göre, halen 11 asıl
4 yedek üyeli olan Anayasa Mahkemesi, taslaktan farklı
olarak 17 asıl üyeden oluşacak. Taslakta bu sayı 19 olarak
öngörülüyordu.
TBMM, 2
üyeyi, Sayıştay Genel Kurulunun gösterdiği 3′er aday
arasından; 1 üyeyi baro başkanlarının avukatlar arasından
göstereceği 3 aday arasından gizli oylamayla seçecek.
Cumhurbaşkanı; 3 üyeyi Yargıtay, 2 üyeyi Danıştay, 1 üyeyi
Askeri Yargıtay, 1 üyeyi Askeri Yüksek İdare Mahkemesince
gösterilecek 3′er aday içinden; 3 üyeyi ise YÖK’ün kendi
üyesi olmayan yüksek öğretim kurumları öğretim üyeleri
arasından göstereceği 3′er aday içinden seçecek. Böylece,
Cumhurbaşkanı taslaktan farklı olarak Askeri Yargıtay’dan
üye seçmiş olacak.
Cumhurbaşkanının direkt olarak seçeceği üye sayısı
taslaktakinden farklı olarak düşürülüyor. Taslakta,
Cumhurbaşkanının 7 üyeyi direkt olarak seçmesi
öngörülüyordu. Teklifte bu sayı 4′e indiriliyor. Buna göre,
Cumhurbaşkanı bu 4 üyeyi; üst kademe yöneticileri, serbest
avukatlar, 1. sınıf hakim ve savcılar ile Anayasa Mahkemesi
raportörleri arasından seçecek. Taslakta yer alan,
Cumhurbaşkanının 2 üyeyi yüksek öğrenim görmüş, Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşları
arasından seçmesinden vazgeçildi.
Anayasa
Mahkemesinin 3 daireden oluşması yönünde taslakta yer alan
düzenlemeden de vazgeçiliyor. Yüksek Mahkeme, iki bölüm ve
Genel Kurul olarak çalışacak. Anayasa Mahkemesi üyeleri,
gizli oyla bir başkan ve iki başkanvekili seçecek. Süresi
bitenler yeniden seçilebilecek.
Madde (17) CEVAP: Doğrudan Halkı ve sosyal hayatı ilgilendiren bir
madde değil,
Muhalefet, İktidarın Yargıyı ele geçirme planı olarak
yorumladığı bir madde.
MADDE (18):
Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev sürelerini düzenleyen
147. maddesinde değişiklik yapılıyor.
Buna göre,
Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev süresine limit
getiriliyor. Üyeler, 12 yıl için seçilecek. Bir kişi ikinci
kez üyeliğe seçilemeyecek. Bir kişi, 12 yıldan önce yaş
sınırını doldurursa emekliye ayrılacak.
Madde (18) CEVAP:Doğrudan Halkı ve sosyal hayatı ilgilendiren bir
madde değil,
KOMUTANLARA YÜCE DİVAN YOLU
MADDE (19): Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini
düzenleyen 148. maddesinde değişiklik yapılarak, kişisel
başvuru hakkı tanınıyor. Bireysel başvurunun taslakta
öngörülen, ”anayasa şikayeti” ile sınırlı olması uygulaması
kaldırılarak, bireysel başvuru hakkı genel tutuluyor.
Meclis
Başkanı, Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları ve Jandarma
Genel Komutanı da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce
Divanda yargılanacak. Yüce Divan kararlarına karşı yeniden
inceleme başvurusu yapılabilecek. Genel Kurulun yeniden
inceleme sonucu verdiği kararlar kesin olacak.
Herkes,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki Anayasal hak ve
özgürlüklerden birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği
iddiasıyla ve kanun yollarının tüketilmiş olması şartıyla
Anayasa Mahkemesine başvurabilecek. Bireysel başvuruda,
kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme
yapılamayacak.
Madde (19) CEVAP: Kamusal dayanışma nedenleri ile Kamu
aleyhine sonuç alınacağına inanmıyorum, şikâyetler gene AİM
yoluna gidecektir.
MADDE (20):
Anayasa Mahkemesinin çalışma ve yargılama usulünü düzenleyen
149. maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, Anayasa
Mahkemesinin bölümleri başkanvekilinin başkanlığında 4
üyenin katılımı ile toplanacak. Genel Kurul ise mahkeme
başkanının veya başkanın belirleyeceği başkanvekilinin
başkanlığında en az 12 üye ile toplanacak. Bölümler ve genel
kurul, kararlarını salt çoğunluk ile alacak. Bireysel
başvuruların kabul edilebilirlik incelemesi için komisyonlar
oluşturabilecek.
Siyasi
partilere ilişkin dava ve başvurulara Yüce Divan sıfatıyla
Genel Kurul bakacak. Bireysel başvurular ise bölümlerce
karara bağlanacak.
Anayasa
değişikliğinde iptale, siyasi partilerin kapatılmasına ya da
devlet yardımından yoksun bırakılmasına karar verilebilmesi
için üye tam sayısının üçte ikisinin oyu aranacak.
Madde (20) CEVAP: Doğrudan Halkı ve sosyal hayatı ilgilendiren bir
madde değil,
MADDE (21):
Anayasa’nın, Askeri Yargıtaya ilişkin düzenleme içeren 156.
maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, Askeri Yargıtay
üyelerinin disiplin ve özlük işlerinde askerlik hizmetinin
gereklerine bakılmayacak. Bunun için hakimlik teminatı
esasları dikkate alınacak.
Madde (21) CEVAP: Doğrudan Halkı ve sosyal hayatı ilgilendiren bir
madde değil,
HSYK’NIN
YAPISI DEĞİŞİYOR
MADDE (22): Anayasa’nın, Hakimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunun (HSYK) yapısını düzenleyen 159. maddesinde
değişiklik yapılıyor. Bu kapsamda, HSYK’nın halen 7 olan
asıl üye sayısı 21′e, 5 olan yedek üye sayısı ise 10′a
çıkarılıyor. HSYK, 3 daire halinde çalışacak.
Teklifte, Adalet Bakanının kurul başkanlığını yürütmesi
korunuyor. Adalet Bakanlığı Müsteşarının kurulda yer alması
uygulaması da sürecek.
Kurulun, 4 asıl üyesi, yüksek öğretim kurumlarının hukuk,
iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim
üyeleri, üst kademe yöneticileri ile avukatlar arasından
Cumhurbaşkanınca; 3 asıl ve 2 yedek üyesi, Yargıtay üyeleri
arasından Yargıtay Genel Kurulunca; bir asıl ve bir yedek
üyesi, Danıştay üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca;
bir asıl ve bir yedek üyesi, Türkiye Adalet Akademesi Genel
Kurulunca kendi üyeleri arasından; 7 asıl ve 4 yedek üyesi,
birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren
nitelikleri yitirmemiş adli yargı hakim ve savcıları
arasından adli yargı hakim ve savcılarınca; 3 asıl ve 2
yedek üyesi idari yargı hakim ve savcıları arasından idari
yargı hakim ve savcılarınca, dört yıl için seçilecek. Süresi
biten üyeler yeniden seçilebilecek.
Kurulun ”meslekten çıkarma” cezasına ilişkin kararlarına
itiraz yolu getiriliyor. Kurulun diğer kararlarına karşı
yargı mercilerine başvurulamayacak.
Madde (22) CEVAP: Doğrudan Halkı ve sosyal hayatı ilgilendiren bir
madde değil,
İktidarın yargıyı kuşatması olarak yorumlanıyor, en fazla
karşı çıkılan madde.
MADDE (23): Anayasa’nın, 166. maddesinde değişiklik
yapılarak, ”Ekonomik ve Sosyal Konsey” Anayasa kapsamına
alınıyor.
Madde (23) CEVAP:
Bu güne kadar
varlığından haberdar olamadığım bir kurum, ne işe yarıyor
bilmiyorum.
DARBECİLERE YARGI YOLU AÇILIYOR
MADDE (24):
Anayasanın, 12 Eylül dönemindeki Milli Güvenlik Konseyi
üyeleri ile bu dönemde kurulan hükümetler ve Danışma
Meclisi’nde görev alanların yargılanmasını önleyen, geçici
15. maddesi yürürlükten kaldırılıyor.
Madde (23-24) CEVAP: , Kimsenin yargılanacağını, hüküm giyeceğini
sanmıyorum, mevcut kanunlarımızda eski darbecileri koruyan
onlarca madde hala mevcut. (Kenen Evren yaş ve sağlık
nedenleriyle mahkum edilemez)
MADDE (25): Anayasa’ya 3 geçici madde ekleniyor.
Buna göre,
teklifle Anayasa Mahkemesinin görevlerinde yapılan
değişiklikler, mevcut davalarda da uygulanacak. Anayasa
Mahkemesinin mevcut yedek üyeleri, asıl üye sıfatını
kazanacak.
Anayasa Mahkemesinin kalan üyeleri ile HSYK üyelerinin
seçimine ilişkin düzenleme de yapılıyor.
Madde (25) CEVAP:Doğrudan Halkı ve sosyal hayatı ilgilendiren bir
madde değil,
MADDE (26) (Yürürlük maddesi): Buna göre, teklif,
yasalaşması halinde yürürlüğe girecek. Halk oyuna sunulması
halinde ise tümüyle oylanacak.
Resmi Gazetede referandum kararı
RESMİ
GAZETEDE KANUN METNİ:
http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2010/05/20100513-1.htm
Not: AB müktesebatına aykırı görülen bütün davalardan dolayı
AİM’de mahkûm oluyoruz,
T.C. kuruluşunda
yaptığımız gibi şimdide bütün kanun ve anayasamızı AB den
alalım mesele bitsin,
Bu kadar bağımsızlığımız kalmadı ise “Anayasa
değiştiriyoruz, ülke kurtulacak” yaygaraları neden.
 |