Patrikhane önünde sol eylemciler
ajitasyon gösterisi düzenledi.
Kendilerine
"Darbelere Karşı 70 Milyon Adım
Koalisyonu" adı altında kamufle
olan sol gurup son suikast
iddialarını gündeme getirebilmek
için ilçemizdeki Patrikhaneyi ve
Patrik Bartholomeos'u konu
mankeni olarak kullanarak,
bizlerinde rahatsız olduğu
demokrasiye ayar verme
girişimlerini eleştirirken Türk
ve Türkiye düşmanlığı tohumları
ekmeleri dikkatlerden kaçmadı.
Birileri bir şeyler yazmış bir kenara koymuş, yıllar sonra bu
gizlenen
nesneler(Silah,Mühimmat,Mektup,Belge)
vs. birden patır patır ortaya
dökülmeye başlandı. Somut bir
şey yok, İtham edilenlerin
sicili ak-pak değil ama karalama
yapanların sicili de pek masum
olmadığını biliyoruz,
Ülkemizin iç meselesi olan
Patrikhane konusunda sanki
düşmanlık varmış gibi konuyu
uluslararası sorun haline
getirecek eylemlere girişmeyi
bizler masum olarak görmüyoruz,
Bu eylemciler sistemin "Diyanet"
diyerek Sünni Müslümanlara
dayattığı uygulamaları
görmeyerek, resmi sayıları 900
kişi olan Rum asıllı Türk
vatandaşlarının din özgürlüğü
konusunu ajite etmeleri ne kadar
gerçekçidir.
Kaldı ki Lozan hükümleri ve
milli kanunlarımız doğrultusunda
sadece dini bir müessese olması
gereken "Patrikhane" dinden çok
siyasi ihtiralar ortaya koyarak,
batıyı istismar ederek siyasi
yaptırımlar dayattırmasını hangi
Türkiyeli kabul edebilir.
Heybeliada Ruhban okulu konusunda ne kadar
samimidirler, konu sadece Din
eğitimi ise, Mevcut anayasa ve
kanunların emrettiği YÖK'e neden
bağlı kalmak istemiyorlar ?.
Patrik Bartholomeos dini olmaktan çok uzak eylemler
içinde dünyayı geziyor, hiçbir
yaptırıma hatta ikaza maruz
kalmıyor, aynı eylemleri
halifelik adına bir Din
görevlimiz yapsa mutlaka
ağırlaştırılmış müebbet hapse
mahkum olur, Kanunlar neden dini
siyasete alet eden Patrik
Bartholomeos için kullanılmıyor?
Darbecileri kınayan bu mahfiller, Patrikhane ve Patrik
konusunda neyi şikayet
ediyorlar. Yunanca pankartlarla
kime hizmet ediyorlar?, Hepimiz
şuyuz , buyuz diyenler Neden !
Türk olduklarını hiç dile
getirmek istemezler.
Türk olmak bir milletin adıdır, Bir ırkı temsil etmez,
TC. Vatandaşı olan herkes Türk
milletinin üyesidir, Bu şerefli
unvanı taşımak istemeyip, dış
güçlerin mihraklığına
soyunanlar, ırkı temsil eden alt
kimliğini Millet gibi ortaya
koyarak bölücülük, kaos ve
düşmanlıklar oluşturmaya
çalışanlar bu ülkede yaşamaya,
oy kullanmaya, hizmet almaya
hakları yoktur.
Patrikhane kapısına toplananlar,
Türkiye Cumhuriyetini yaşatmaya,
Milletimizi Muasır medeniyet
seviyesine çıkarmaya niyetleri
olmadığını görüyoruz, bu kişiler
ülkedeki kardeşliği yok etmeye,
düşmanlık tohumları ekmeye,
ülkemizin bütünlüğünü bozmaya
azmetmiş kişilerdir. Bu olayı
basit bir basın açıklaması
olarak görenler aldanıyorlar.
Devletimizin yetkili kurumlarının bu konuda tedbirler
almasını beklediğimizi beyan ve
talep ediyoruz.
Bu vesile ile yüzlerce yıldır
yaşadığımız, benim kişisel
olarak 52 yıldır yaşadığım
Fenerde kimse Patrikhaneye ve
Ortodoks Rum komşularımıza
hiçbir düşmanlık ortaya
koymamıştır. 6-7 Eylül
hadiselerini günümüze taşıyan
kişiler samimi değildirler,
devrinde apaçık provokasyon
olduğu ortaya çıkan bu olaylar
nedeniyle hiçbir Rum asıllı Türk
vatandaşı Türkiye'den
gönderilmemiştir, gönderilenler
Venizelos ile Atatürk arasında
yapılan "serbest dolaşım hakkı"
anlaşması gereği Ülkemizde
bulunan Yunan asıllı
göçmenlerdir. Bu tarihte
hükümet bu anlaşmayı yürürlükten
kaldırması nedeniyle bu
kişilerin oturum hakkı iptal
edilmiştir, mal varlıklarına el
konulmamıştır, gayrimenkul
konusunda geri dönme umudu ile
mülklerini bırakarak gidenler
Yunanistan dan kiralarını almaya
devam etmişleridir. Özal
döneminde ise Tapu hakları
kendilerine yeniden tahsis
edilmiştir.
Bu arada Lozan hükümleri
Yunanistan'da asla
uygulanmamıştır. Halen oradaki
yurttaşlarımızın mülk alması
engellenmektedir, hukuki hakları
yok sayılmaktadır, azınlıktan
öte büyük bir baskı altında
yaşam mücadelesi vermektedirler.
Bu eylemciler kapısı önünde
durdukları Patrikhanenin Ana
kapsının yüzlerce yıldır neden
kapalı tutulduğunu
sorgulamıyorlar?
Bir ibadet yeri olması gereken Patrikhane Açıkça devlet gibi
davranmaktadır. buna nasıl razı
oluyorlar. aynı hakları
Ermeniler, Museviler,
hatta Müslümanlar istemeye
kalkması halinde neler olacağını
düşünemiyorlar mı?
Evet siz Kendilerine "Darbelere
Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu"
adı altında kamufle olan sol
gurup sizin amacınız nedir? Siz
bu ülkeye demokrasi getirmek mi
istiyorsunuz, yoksa Dünyada
tedavülden kalkmış sosyalist
amaçlara mı hizmet ediyorsunuz,
söyleyin de bilelim,
Böyle Patrik Bartholomeos'un eteklerine sarılmanız sizleri
yüceltmemektedir. Bilesiniz.
Behlûl Dane
fatihten@gmail.com
Son Not: Günlerdir bu
eylem için duyuru yapan sol
gurup ancak 20-30 kişi ile bu
eylemi gerçekleştirmiştir,
aşağıda duyuru özetini
görüyorsunuz:
Irkçılığa ve Milliyetçiliğe
DurDe! »
9 Ocak’ta Patrikhane önünde
darbelere hayır demek için
buluşuyoruz
Link:http://www.durde.org/index.php/2010/01/07/9-ocakta-patrikhane-onunde-darbelere-hayir-demek-icin-bulusuyoruz/
BASINDA
OLAYIN HABERLERİ:
'Suikast
ve darbelere izin vermeyeceğiz'
(ZAMAN)
Darbelere Karşı 70 Milyon Adım
Koalisyonu, gayrimüslimleri ve
çocukları hedef alan Kafes Eylem
Planı'nı Fener Rum Patrikhanesi
önünde protesto etti
Balat'ta toplanan koalisyon
üyeleri adına açıklama yapan
Yıldız Önen, Bartholomeos'a
suikast planlanmasının çok üzücü
olduğunu söyledi.
Gayrimüslimleri, azınlıkları
dışlayan, öldürmek isteyen,
halklar arasına düşmanlık
tohumları ekmek isteyen
darbecilerin suçüstü
yakalandığını vurguladı. Önen,
"Artık suikast timlerine ve
darbelere izin vermeyeceğiz."
dedi. 'Kozmik odadaki belgeler
açıklansın, suçlular
yargılansın' çağrısı yapan sivil
toplum üyeleri, bu amaçla
Taksim'de yürüyüş yapacaklarını
duyurdu. İzmir ve Ankara'da da
eşzamanlı eylem yapan koalisyon
üyeleri, 'Bütün halklar
kardeştir' yazılı Türkçe ve
Rumca pankartlar taşıdı.
Kafes Eylem Planı, Başbakan
Yardımcısı Bülent Arınç'a
yönelik suikast iddiaları ve
bunun ardından kozmik odada
arama yapan hakim Kadir Kayan'ın
tehdit edilmesi toplumun çeşitli
kesimlerinde tepkiyle
karşılanmıştı. Bu yöndeki bir
eylem de dün Fener Rum
Patrikhanesi önünde Darbelere
Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu
tarafından gerçekleştirildi.
'Bütün halklar kardeştir' yazılı
Türkçe ve Rumca pankartların
taşındığı eylemde, dışarı çıkan
patrikhane görevlisine de bu
dövizlerden verildi. Koalisyon
adına bir açıklama yapan Yıldız
Önen, 'Bu devirden sonra darbe
olmaz' diyebilmeyi çok
istediklerini belirtti. Önen,
darbe günlükleri, Ergenekon,
Kafes Planı, Bülent Arınç'a
suikast iddialarının doğru
olmadığına, kozmik odada arama
yapan hakimi takip edenlerin
marangoz ve aşçı olduklarına
inanmak istediklerini ancak
bunun mümkün olmadığını söyledi.
Kürt sorunu var diyenlere,
Maraş, Çorum, Sivas olaylarında
devletin parmağının bulunduğunu
söyleyenlere, işe sefer tasıyla
gelen Genelkurmay Başkanı'na ve
hakime, 'gülüp geçmek'
istediklerini vurgulayan Önen,
"Evet, bunları söyleyebilmeyi
çok isterdik. Burası 50 yıla 3
kanlı darbe, bir postmodern
darbe ve bir e-muhtıra
sığdırabilmiş bir ülke
olmasaydı." ifadelerini
kullandı.
İddialara gülüp geçemediklerini
ve yaşananlardan dolayı
kendilerini rahat
hissetmediklerini aktaran Önen,
Fener Rum Patriği
Bartholomeos'un öldürülmesinin
planlanmasının çok üzücü
olduğunu anlattı.
Bunların 6-7 Eylül'ü devam
ettirmek isteyenlerin planı
olduğunu ifade eden Önen,
gayrimüslimleri, azınlıkları
dışlayan, öldürmek isteyen,
halklar arasına düşmanlık
tohumları ekmek isteyen
darbecilerin suçüstü
yakalandığını söyledi. "Bizler
buradan sesleniyoruz: Hiç kimse
Patrikhane'ye, Patriğimiz
Bartholomeos'a dokunamayacaktır.
Buna izin vermeyeceğiz.
Ne yeni 6-7 Eylül'e ne suikast
timlerine ne de darbe
kışkırtıcılığına izin
vermeyeceğiz." diyen Önen, tüm
ezilenler, tüm dinî gruplar, tüm
azınlıklar, tüm diller ve siyasi
görüşler için özgürlük istedi.
Önen, konuşmasına şöyle devam
etti: "Rum kardeşlerimizin içi
rahat etsin: Siz varsınız, biz
varız, halkların kardeşliği var.
Darbeciler, çeteler,
Ergenekoncular suçüstü
yakalandı, bu çetelerin serbest
kalmasına izin vermeyeceğiz.
Kontrgerilla dağılana kadar
mücadele edeceğiz." Konuşmasının
sonunda 'kozmik odadaki belgeler
açıklansın, suçlular
yargılansın' çağrısı yapan Önen,
bu amaçla 23 Ocak'ta Taksim'de
bir yürüyüş yapacaklarını
duyurdu. ZAMAN
KİN KAPISI BİZLERİ RAHATSIZ
EDİYOR,
DİN ADAMI OLMASI GEREKEN
PATRİĞİN SİYASİ GİRİŞİMLERİ
BİZLERİ RAHATSIZ EDİYOR
Fener Rum Patrikhanesi'nde 188
yıldır kapalı tutulan 'Kin
Kapısı'nın açılması için eylem
yapan İstanbul Ülkü Ocakları'na
bağlı grup patrikhaneye yürümek
isterken polisin cop ve biber
gazlı müdahalesiyle engellendi.
Balat'taki Fener Rum
Patrikhanesi önünde toplanan
yaklaşık 500 kişilik grup adına
bir basın açıklaması yapan
İstanbul Ülkü Ocakları Başkanı
Yüksel Kaleci, Türkiye'nin
AKP'nin uluslararası çarpık
ilişkileri sonucunda ABD ve
AB'nin işgali altına girdiğini
öne sürerek başta patrikhane
olmak üzere Türkiye'deki
yabancılara taviz üzerine taviz
verildiğini iddia etti.
Kaleci'nin konuşmasının ardından
patrik gibi giydirilmiş bir
kuklayı önce ağaca asan sonra da
yakan grup 1821'de Patrik
Gregorius'un Mora İsyanı ile
ilgili suçlu bulunarak idam
edilmesinden bu yana patrikhane
yönetimince kapalı tutulan 'Kin
Kapısı'nın maketini de
parçaladı. Çevrede yoğun
önlemler alan polis, gruba
dağılmaları yönünde uyarıda
bulundu. Uyarıya rağmen
patrikhane kapısına doğru
yürüyüşe geçen ve kendilerine
engel olmaya çalışan polise taş
atan grup, güvenlik
kuvvetlerinin cop ve biber gazı
kullanarak yaptığı müdahale
sonucu engellendi.