|
Sayın
Fatihhaber ve değerli Fener Balat Halkı
Fatihhaber sitesinin 13.11.2009 tarihli yazısında
bahsettiği üzere Ekim ayı meclisinde gündeme gelen
02.11.2009 tarihinde Yenileme alanları Kültür ve tabiat
varlıklarını koruma bölge kurulundan geçen Fener Balat
Ayvansaray yenileme alanı projesi ile ilgili CHP grubu
olarak grubumuzun bilgilendirilme talebi AKP grubunca
olumlu karşılandı ve bahsi geçen bilgilendirme toplantısı
12.11.2009 günü Belediye Başkanlık binasında yapıldı. Saat
10.30 da başlayan toplantıyı AKP grup başkan vekili Ertuğrul
Faruk AYDIN yönetti sunumu Başkan Danışmanı ve Yenileme
Alanları sorumlusu sayın Mustafa ÇİFTÇİ yaptı.Yaklaşık 3
saat süren toplantı saat 13.30 gibi son buldu.
Toplantıya grubumuzu temsilen CHP meclis üyeleri Sayın
Turan DURMUŞ, Sayın Soner ÖZİMER, Sayın Vahdettin BAYEZİT,
Sayın Fazıl Ugur Soylu, Sayın Gülay Yedekçi ARSLAN ve Sayın Suat ÖZCAN
katılmışlardır.
Karşılıklı
konuşmaların sıkça yaşandığı toplantıda CHP grubu olarak
projeye soğuk bakmamızın nedenleri Akp grubuna
anlatılmıştır.
Fener Balat Ayvansaray yenileme alanının Sulukule ‘ de
yaşanan bir Asimilasyon projesinin adeta devamı olması
nedeniyle, yenileme alanlarının, sanki bilerek
fakirleştirilmiş fakat tarihi eser yönünden veya doğal
yapısıyla aslında Fatih ‘in en değerli bölgelerinin seçilmiş
olması (Fener,Balat,Ayvansaray,Yalı mah. ,Süleymaniye
vb.gibi) acaba bir rastlantımı olup olmadığına dikkat
çekildi.
Yine Fener Balat ve Ayvansaray halkının evlerini dilerlerse
kendilerinin yapmaları gerektiği daha önceki unesco projesi
gibi burada yaşayan insanlara dokunulmadan evlerin devlet –
belediye eliyle düzeltilerek gerekirse faizsiz krediler
verilerek daha sağlıklı daha iyi yaşam seviyesine bahsi
geçen yerlerin çıkarılmasının mümkün olduğu anlatılmaya
çalışılmıştır.
Sunulan slayt çalışmalarında gösterilen örnek yapıların
oradaki asıl tarihi dokudaki yapılarla bağdaşmadığı adeta
bir ruhsuz sahte kent yaratılmaya çalışıldığı teknik olarak
değil ama vatandaş gözüyle modern yapılarla tarihi dokunun
uyuşmadığı ve burada bir tarih katliamı yaşanacağı
görülmüştür.
CHP olarak şu anda bahsi geçen bölgede yaşayan halka
ve onların ihtiyaçlarına çözüm bulmaktan çok, proje
firmasının daha çok para kazanmasına ve bölgenin
soylulaştırmasına yönelik bir çalışma olduğu
gözlemlenmiştir.
Kiracılara yönelik bir çalışma yapılmadığı, kiracılara ne
yapılacağının daha bir karara bağlanmadığı gözlenmiştir.
Mülk sahiplerinin eğer parası varsa projeyi yürüten firmanın
belirleyeceği fiyata evinin yarısını geriye alacaktır.
Mümkün değilse proje firmasının göstereceği ebatta ve yerde
yer verilecektir veya proje firmasının takdir ettiği kadar
para verilecektir.
Bu projenin
onaylandıktan sonra halka sunulması değil halkla ortak
yapılarak muhalefetin de oluru alınarak hep beraber devlet
millet el ele vererek bilim adamlarına danışılarak yapılacak
projenin kabulü mümkündür onun haricinde şimdi olduğu gibi
ihaleyi alan firmanın oranın yapısını incelemeden orada
yaşayanların oluru alınmadan yapılan proje bu proje gibi
ruhsuz olur. Halka danışmadan taraflı olarak yapılan proje
tamamen rant ağırlıklı olur. işte bu projede tamamen ranta
yönelik bir projedir..
Saygılarımla ,
Soner ÖZİMER
FATİH CHP
BELEDİYE MECLİS ÜYESİ
------------------------------------------------------------
CHP Her Zaman Halkın Yanındadır (
Mimar Gülay Yedekci ARSLAN )
Bugünkü
toplantıda da açıkça ortaya koyduğumuz gibi CHP her zaman
halkın yanındadır. Fatih ve Eminönü ilçeleri birleştikten
sonra ilçemiz tarihi yarımada olarak Türkiye’nin hatta
dünyanın göz bebeği durumuna gelmişken
Fener-Balat-Ayvansaray’da yapılan yenileme adı altındaki
çalışmalar ile ilgili tarihi yapıların yıkılıp yerine
kimliksiz yapıların inşa edilmesi için uğraş veriliyor.
Oysa ki dünyada bile eşi benzeri olmayan sadece zemin üstü
yapıları olarak değil zemin altında bulunan erken Osmanlı,
Bizans, Roma yapıları da hiçe sayılarak, orada yaşayan halk
ve o halkın kültürü, sosyal doku tamamen yok sayılarak
yepyeni projelerle başka kimliksiz bir kent oluşturulmak
istenmektedir.
Bu semtlerdeki
insanlar mağdur edilmekte, sosyo-kültürel doku, demografik
yapı,mahalle kültürü içinde yaşayan insanlarla birlikte
ortadan kaldırılacak.
Fener-Balat-Ayvansaray’da bulunan Özgün niteliklerini,
plan şemalarını ve cephe düzenlerini hala koruyan 19.yy sonu
20.yy başı hale ayakta kalan Türkiye ‘nin özgün sivil
mimarlık örnekleri adı geçen yenileme planı uygulaması ile
semtlerde yok edilecek. 12. Kasım 2009 günü Fatih
belediyesinin yetkili insanları ile yaptığımız toplantıda
Fatih Belediyesi CHP grubu olarak çekincelerimizi çok net
bir şekilde aktardık. Çünkü CHP her zaman halkın yanındadır.
Ve Fener-Balat-Ayvansaray’da da çok vahim bir olay
yaşanmaktadır.
Bizim bu proje ile ilgili çekincelerimiz genel olarak şu
şekilde özetlenebilir:
Öncelikle her kentin, her mahallenin, her sokağın bir
kimliği vardır, olmalıdır.Ancak yazık ki AKP zihniyeti bu
bilince sahip değildir. Ülkemizin her ilinde, her yanında
birbirinin kopyası olarak yükselen Toki, Kiptaş binaları bu
zihniyeti çok açık biçimde ortaya koymaktadır.Kaldı ki bu
gün belediyede yapılan toplantıda gördüğümüz projeler adeta
vicdanları sızlatan mevcut sokak dokusuna hakaret ve ihanet
eden planların hepsini yok sayıp yeniden planlayan,
cepheleri karikatür gibi algılayan, sahil kıyısına kültür ve
turizm yapıları adı altında yapılaşma olanağı sağlayan çok
tartışılacak bir projedir.
Ayrıca burada Belediyenin ciddi bir samimiyetsizliği vardır.
Şöyle ki;
Sahil kenarı için prefabrik olduğu söylenen binalar projede
öyle okunmuyordu, parsel bazında planlama yapıldığı
söylenirken ada bazında planlama olduğu projelerde çok net
bir şekilde görülmektedir. Projeleri görenler bu planlamanın
İstanbul’un en nemli tarihi merkezi olması gereken
Fener-Balat-Ayvansaray’da mı yoksa herhangi bir ülkede
herhangi bir ilin bir bölümü için mi yapıldığını
anlayamazlar. Çünkü buradaki özgün doku tamamiyle
kaldırılarak planlama yapılmaktadır. Avan proje olarak
bizlere sundukları projelerin detaylarına inildiğinde,
yaklaşık 50 m2 taban alanlı tescilli bina mecburen kanunlar
gereği korunuyor. Ancak yanın adev bir kütle ilave
edilerek!!!!
Tarihi Yapıları parsel bazında tek yapı olarak ele almak
yerine ada bazında değerlendirerek, birleştirerek özgün plan
şemaları yok ediliyor.
Yenileme Alanları Koruma Kurulu tarafından onaylanan avan
projelerde cephe düzenleri değiştiriliyor. Cepheler adeta
bir duvar süsleme sanatı ile mimari değil grafik yüzeyler
elde ediliyor.Sokak silüetleri yok ediliyor.
Mevcut ayakta duran tarihi yapıların altlarına otopark ve
bodrum katları inşa ediliyor, dolayısıyla cephe dışındaki
kısımlar yıkılarak yeniden yapılıyor- Adalar bile zemin
altında birleştiriliyor, mevcut yolların(sokak) altı dahi
otopark olarak kullanılıyor.
Planlar insanda ortaçağ Avrupa’sındaki havasız kütlesel
yapıları çağrıştırmaktadır.
Ayrıca mevcut yol aşağı alınarak zemin altındaki tüm tarihi
kalıntıların üstünden buldozerle geçilecektir.
Tarihi binalardaki düşey sirkülasyon ve üst üste çalışan
plan düzeni yok ediliyor, apartman düzenindeki yatay daire
sistemi getiriliyor.
Proje Ekipleri hazırladıkları avan projelerde yaşayanlar
izin vermediği için bina içlerine giremedikleri için , bu
yapıların içlerinde var olan, kalem işi, ahşap tavan, demir
elemanlar, özgün ahşap merdivenler gibi halen yerinde var
olan tarihi niteliği olan yapı elemanlarından bağımsız
olarak o binanın yıkılarak yapılmasına, yandaki parsel ile
birleştirilmesine karar verdikleri için bu tarihi yapı
elemanları çöpe atılıyor.
Tarihi yapı karakteri ile bağdaşmayan kat ilaveleri
getiriliyor. Bazı adalarda 3-5 kat ilaveleri görülüyor. Tüm
boşluklar doldurularak mono-blok yapılar ortaya çıkarılıyor.
Yenileme alanı olarak ilan edilen alanlarda; 5366 sayılı
kanun kapsamına alınarak; 2863 sayılı Koruma Kanunu, Koruma
Yüksek Kurulu İlke Kararları ile bağdaşmayan ayakta duran
tarihi yapının yıkımı, tevhid (ada bazında), zemin altı
kullanım, konut altı otopark, ilave kat gibi tarihi dokuyu
yok edici inşaata izin veriliyor. İki kanun ve
yönetmelikleri birbiri ile tam zıt hükümler içeriyor.
Avrupa Birliği’nin 7 milyon Euro hibesi ile , Avrupa Birliği
ve Fatih Belediyesi tarafından ortaklaşa olarak 2003-2008
yılları arasında, 121 adet yapının yıkılmadan, özgün
malzemesi ve plan düzeni ile, içindeki insanlar
(ev-sahibi-kiracı) yerlerinden edilmeden restore edilmesi
ile sonuçlanan, Fener-Balat Semtleri Rehabilitasyon Programı
kapsamında olan 30’dan fazla tarihi yapının ve Balat
Çarşı’sındaki dükkanların dahi yenileme projesi kapsamında
yeniden değerlendirilerek, yıkılacak, yenilenecek binalar
arasında yer alması, Fatih Belediye’sinin bu evlerin
sahipleri ile yaptığı sözleşmelere, Avrupa Birliği, Hazine
ve Fatih Belediyesi arasında yapılan anlaşmalara tamamen
aykırı durum oluşturmakla kalmayıp, 5366 sayılı kanunun asıl
amacı olan; yıpranan tarihi yapıların dışında hali hazırda
restore edilmiş olan yapıların dahi proje kapsamına
alınması; aslında amacın yıpranan tarihi yapıları ihya etmek
olmadığını göstermektedir.
Mülk sahiplerine üç seçenek sunuluyor,
-
bizim projemize göre, bizim fiyatlarımızla kendin yap;
ki m2 proje fiyatının 2500TL/m2maliyeti olduğunu ve
belediyenin bu projeyi yaklaşık 3000 TL/m2 lik bir
fiyata satacağını bu gün proje koordinatörü bizzat
açıklamıştır.Yaklaşık 279.00 m2 alandan söz edildiğini
düşünürsek bu fiyatın ne kadar fahiş olduğu açıkça
görülür. Sadece yapılaşma olacak olan 112.000 m2 için
de bu fiyatın çok yüksek olduğu ortadadır.
-
Mülkünüzün yarısını alalım biz yapalım;
-
Kamulaştırmalar adeta zoraki olarak yapılıyor. Sen
istemesen de biz kamulaştırırız en iyisi sen anlaş
deniliyor.
Mülkiyet hakkı gibi anayasa ile korunmaktadır.Bütün bu
dolambaçlı entrikaların sebebi budur
PROJELERDEN EV SAHİPLERİNİN HABERİ YOK.
Düşünün evinizin projesi çiziliyor, nasıl olacağı konusunda
sizin bir dahiliniz olamıyor. Ne acı!!!
Fener-Balat yenileme alanında, aynı grup,(GAP) hem alan
bazında imar planı hükmünde olan planları yapıyor, hem avan
projeyi yapıyor, hem uygulama projesini yapıyor, hem
uygulama işini üstleniyor, hem de tarihi binaları yıkılarak,
birleştirilerek, altlarına ve üstlerine kat ilave edilerek
ortaya çıkacak olan yeni durumdan tapu üzerinde pay alıyor.
Bu halde kamu yararını gözetmekle yetkili, anayasa ve
kanunlara bağlı belediye) nasıl kamu yararını gözetebilir?
Fener-Balat’ta avan projeler yenileme kurulunda onaylandı
ama hala tüm başvurulara ve yazışmalara rağmen ev
sahiplerine projeler verilmiyor, gösterilmiyor.
İdare ve yüklenici arasında yapılan sözleşmeler hangi yasaya
göre yapılmaktadır? Kimin malı için kiminle pazarlık edilip
paylaşılıyor. Ev sahiplerinin daha haberi bile yokken,
yüklenici ile idare paylaşım anlaşması yapıyor. İdare neden,
hangi hakla bu işten pay alıyor?
Bu çalışmada mahalle ölçeğinde sosyo-kültürel, ekonomik
durum incelenmeden; koruma amaçlı olmayan kararlar alınıyor,
İstanbul geneli, tarihi yarımada gibi üst plan gerekleri
hiçe sayılarak işlevlendirme yapılıyor bu alanlar ile ilgili
hazırlanmış hiçbir mastır plan, koruma amaçlı imar planları
kabul edilmiyor veya yapılmıyor.
Semt halkının gerçekten ne istediği ile ilgili hiç bir
sosyal saha çalışması yapılmadan,ya da göstermelik olarak
yapılarak yine kendi istedikleri kararları veriyorlar.
Ev sahipleri ile anlaşma sağlanamazsa, Kamulaştırma
bedelleri kimler tarafından ödenecek? Bedelleri kim
belirleyecek? Hepimizin verdiği vergiler mi kullanılacak,
vergiler kullanılacak ise, yeni mülkler kimin olacak?
Ayrıca bu işin bir de kaynak durumu vardır.
Kamulaştırma hangi kaynak ile yapılacak?
Kamu yani bizler mi ödeyeceğiz?
Mal kimin olacak?
Ev sahiplerine yeni projelendirme sonucu ortaya çıkacak yeni
toplam alan üzerinden değil, mevcut bina kullanım alanı
üzerinden pay verileceği söyleniyor. Bu insanlar çekirdek
aile olarak değil dede, nene, kardeşler şeklinde geniş
aileler olarak yaşayarak ancak geçinebiliyorlar. Bu aileler
ayrı evlerde nasıl geçinecekler? Burada niyet nedir? Bugünkü
toplantıda adı geçen bölgeden varoş olarak söz edilmiştir.
Orada adeta bir sözüm ona soylulaştırma çalışması
yapılmaya çalışılmakta, açıkça görülmektedir ki oradaki
insanlar uzaklaştırılarak villa tipi evler planlanmak
mevcut sosyokültürel doku yok edilmek istenmektedir.Halbuki
orada yaşayan halk sabah ekmeğini bakkaldan alıp manavdan,
kasaptan alışveriş yapmak isteyen, komşuluk ilişkileri güçlü
bir dokuda yaşamakta ve bu durumdan vazgeçmek
istememektedir.
Mevcut Semt halkı ve esnafı yok ediliyor. Mahalle
dayanışması ortadan kaldırılıyor. Evinin altındaki dükkanını
kiraya vererek geçinen ailenin elinden dükkanı alınıyor.
Mimar
Gülay Yedekci ARSLAN CHP Meclis Üyesi
Not: Konu hakkında detaylı
analiz yaparak bizleri bilgilendiren Sayın Mim. Gülay
Yedekçi Arslan ve Soner ÖZİMER'e Teşekkür ederiz, |