|
 |
| . |
Not: Aşağıdaki
haber ve planlar hakkındaki karar Kasın 2010'da İBB belediye
meclisi ve İBB başkanlığı tarafından tekrar kabul edildi.
Büyük ihtimal hayata geçecek.
İBB nin Tarihi Yarımada Planına Danıştay Dur Dedi.
Tarihi Yarımada Planı'nın yürütmesi Mimarlar Odası'nın
açtığı dava sonucu Danıştay 6. Dairesi tarafından
durduruldu. Tarihi yarımada Planının hazırlanma biçimine
Mimarlar odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nin de bulunduğu
Meslek Odaları ve akademisyenler itiraz etmişler ve
belediyeden katılımcı bir yöntemin uygulanmasını
istemişlerdi.
Ancak İBB bu talebi duymazdan geldi ve sonuçta bir grup
insanın çıkarlarına denk düşen plan ortaya çıktı.
Katılıma kapalı, siyasi yandaşlara iş dağıtma şeklindeki
imar planı yapma yöntemi ile İstanbul'u planlamak hatta
kentin en önemli tarihi bölgesini planlamak doğru olmadığı
iddiaları Danıştay tarafından da yerinde bulunarak planın
yürütmesi durduruldu.
Şehir Plancılık ve mimarlık açısından hazırlanma biçimi ile
skandal olan plan için harcanan zaman ve parada kamunun
kaynakları kullanılarak yapıldığı için ayrıca bir suç
unsurunu da içinde barındırmaktadır..
Yürümekte olan bir çok proje yürütmesi durdurulan Tarihi
Yarımada Planını esas aldığı için; Danıştay tarafından
verilen Yürütmeyi durdurma kararı tarihi yarımadada
yürütülen bir çok yenileme projesini etkileyecektir.
Davanın açılışı ulusal basına "TMMOB'nin, Sultanahmet'teki
Bizans Sarayı üzerine otel inşaatının önünü açan plan
tadilatının iptali için Kültür ve Turizm Bakanlığı ve
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne karşı idari yargıda dava
açtığı ortaya çıktı" Sözleri ile yansımıştı.
Haberin devamında; "TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent
Şubesi'nin, "birinci derece arkeolojik sit alanı üzerine
Four Seans Oteli ek bina inşaatlarına izin verdiği" için,
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir
Belediyesi (İBB) hakkında dava açtığı belirlendi. Mimarlar
Odası dava dilekçesinde, inşaatların hukuka aykırı plan
kararı ile gerçekleştirildiğini,Plan tadilatıyla, 1/5000 ve
1/1000 ölçekli Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı Nâzım ve
Uygulama İmar Planları'nda "Arkeolojik Park ve Sergi Alanı"
olarak gösterilmiş olan alanın (Eski Sultanahmet Cezaevi,
yeni Four Seans Oteli'nin bulunduğu ada), "Arkeolojik Park,
Turizm ve Kültür Alanı"na dönüştürüldüğü gerekçesiyle,
"hukuka aykırı olan bu plan tadilatının iptali" istemiyle
Danıştay 6. Dairesi'nde açılan davanın devam ettiği dile
getirilmişti.
Planın hazırlanış biçimini ve gelişmeleri Mimarlar Odası şu
cümle ile açıklamıştı "Tarihi Yarımada'nın 1/5000 ve 1/1000
ölçekli planları İBB'ce hazırlanmış, YÖK tarafından atanan 2
öğretim üyesinin muhalefetine karşın Kültür ve Turizm
Bakanlığı'nca atanmış 3 üyenin oylarıyla, 1 No'lu Kültür ve
Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu planı olduğu gibi onaylamış,
belediye meclislerince de onaylandıktan sonra planlar 26
Ocak 2005'te askıya çıkarılmıştır. Plan kararlarının iptali
istemiyle Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nce
yargıya başvurulmuş olup, davalar henüz sonuçlanmamıştır."
Bu tarihi yarımada plan değişikliği tarihi yarımadada
İnşaatların yolu açtı.
Bu kez 2005 sonunda, İBB'de "1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada
- Eminönü İlçesi Koruma Amaçlı Nâzım İmar Planı
(Süleymaniye, Sultanahmet, Barbaros Evleri Turizm Merkezleri
Kısmı)" ile Eminönü Belediyesi'nde "1/1000 ölçekli Tarihi
Yarımada - Eminönü İlçesi Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı
(Süleymaniye, Sultanahmet, Barbaros Evleri Turizm Merkezleri
Kısmı)" askıya çıkarıldı. Eminönü İlçesi Koruma amaçlı
Uygulama İmar Planı'nın "turizm merkezi" ilan edilmiş 3
bölgeyi kapsayan kısımları, İBB tarafından onaylanmak üzere
bu kez Kültür ve Turizm Bakanlığı'na gönderilmiş ve bakanlık
tarafından tadilen onaylanmıştır. Four Seaons Oteli'nin
arkeolojik kalıntılar üzerinde yükselen ek inşaatlarının
yolu, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın planları onaylarken
yaptığı tadilatla açılmıştır.
Yapılan bu plan tadilatıyla, 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada
Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı'nda "Arkeolojik Park ve Sergi
Alanı" olarak gösterilmiş olan alan (Eski Sultanahmet
Cezaevi, yeni Four Seasons Oteli'nin bulunduğu ada), 1/5000
ve 1/1000 ölçekli yeni planlarda "Arkeolojik Park, Turizm ve
Kültür Alanı"na dönüştürülmüştür.
plan haritayı büyütmek
için tıklayınız

Bu nedenle çok önemli olan Danıştay'ın bu kararını aşağıda
yayınlıyoruz.
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE
Esas No : 2006/7587
Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen :
TMMOB Mimarlar Odası (İstanbul Büyükkent Şubesi)
Davalılar :
1- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı
2- Kültür ve Turizm Bakanlığı-ANKARA
İstemin Özeti :2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 7.
maddesi uyarınca 22.9.2005 tarihinde Kültür ve Turizm
Bakanlığı tarafından onanan 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada-Eminö
nü İlçesi Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının Süleymaniye,
Sultanahmet, Barbaros Evleri Turizm Merkezleri kapsamında
kalan ve 6 ayrı madde olarak belirtilen kullanım kararları
ile 30 ayrı madde olarak sayılan plan uygulama hükümlerinin
;şehircilik ilkelerine,planlama esaslarına ve kamu yararına
aykırı olduğu öne sürülerek iptali ve yürütmenin
durdurulması istenilmektedir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Savunmasının Özeti : Dava
konusu 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada-Eminö nü İlçesi Koruma
Amaçlı Nazım İmar Planının Süleymaniye, Sultanahmet,
Barbaros Evleri Turizm Merkezleri kısmında şehircilik
ilkelerine ,planlama esaslarına ve koruma mevzuatına
aykırılık bulunmadığı öne sürülerek yürütmenin durdurulması
isteminin ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın Savunmasının
Özeti : Tarihi Yarımada içerisinde yer alan turizm
merkezlerine ilişkin dava konusu planın koruma mevzuatına
ayrıca şehircilik ilke ve esaslarına uygun olduğu öne
sürülerek yürütmenin durdurulması isteminin ve davanın reddi
gerektiği savunulmuştur.
Danıştay Tetkik Hakimi ... Düşüncesi : Olayda, davaya konu
taşınmazların Sultanahmet Turizm Merkezi, Barbaros Evleri
Turizm Merkezi ve Süleymaniye Turizm Merkezi sınırları
içerisinde yer almaları nedeniyle İstanbul Büyükşehir
Belediyesince hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım
imar planının Koruma Kurulunun da görüşü alınmak suretiyle
Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2634 sayılı Turizmi Teşvik
Kanunu'nun 7. maddesince onaylandığı, davalı idarelerce
dosyaya sunulan belgelerden ise, 30.6.2007 günlü, 26568
sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4.6.2007 günlü, 2007/12286
sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla, İstanbul İli, Süleymaniye
Mevkii'nin turizm merkezi olarak tespit edilmesine ilişkin
12.12.1991 tarihli ,91/2500 sayılı Bakanlar Kurulu kararının
yürürlükten kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2634 sayılı Yasanın 7. maddesi hükmü uyarınca Bakanlığın
Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve Turizm
Merkezlerinde plan yapmaya, yaptırmaya, resen onaylamaya
yetkili olduğu, Turizm Merkezi olmayan veya Turizm Merkezi
olmaktan çıkarılan bir alanda artık Bakanlığın onay yetkisi
bulunmadığından, dava konusu taşınmazlardan bir kısmını
kapsayan Süleymaniye Turizm Merkezinin daha sonra alınan bir
Bakanlar Kurulu kararıyla Turizm Merkezi olmaktan
çıkarılması nedeniyle artık Bakanlığın anılan kısımda plan
onaylama yetkisinin olduğundan bahsedilemeyecektir.
Bu durumda, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının
Süleymaniye Turizm Merkezi içinde yer alan dava konusu
taşınmazları kapsayan kısmında bu nedenle hukuka uyarlık
görülmemiştir.
Uyuşmazlığın Sultanahmet Turizm Merkezi kapsamında kalan
İstanbul İli, Eminönü İlçesi,Sultanahmet Mahallesi,67 pafta,
58 ada, 1 ve 2 sayılı parsellere Turizm Tesis Alanı lejandı
ile Arkeolojik Park,Turizm ve Kültür Alanı kullanım kararı
getirilmesine ve ilgili plan notlarına ilişkin kısmına
gelince;
Bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin
incelenmesinden, 10.7.1981 günlü,13012 sayılı Gayrimenkul
Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu kararıyla korunması
gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen,kentsel ve
arkeolojik sit alanında kalan,koruma grubu II olarak
belirlenen anılan parseller üzerindeki Eski Sultanahmet
Cezaevi ve Tevkifevi yeni ... Otelin bahçe kısmını oluşturan
17 dönümlük taşınmaz altındaki Roma-Bizans- Osmanlı Kültür
Mirası'nın yok sayılması suretiyle ek otel inşaatları
yapılmasına imkan tanınması yolundaki söz konusu kullanım
kararı ile bu kullanımı detaylandıran plan notlarında koruma
mevzuatına ve kamu yararına uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle,yürütmenin durdurulması isteminin
kabulü gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı ... Düşüncesi : Kültür ve Turizm
Bakanlığınca onaylanan 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada-Eminö
nü İlçesi Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında (Süleymaniye,
Sultanahmet, Barbaros evleri Turizm Merkezleri kısmı )
yapılmış olan plan tadilatı ve getirilen ilave plan uygulama
hükmü ile 6 ayrı madde olarak belirtilen plan kararlarının
ve 30 ayrı madde olarak sayılan plan uygulama hükümlerinin
iptali istemiyle açılan davada yürütmenin durdurulması
istenilmektedir.
Danıştay Altıncı Dairesince mahallinde yaptırılan keşif ve
bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda;" üç ayrı
Turizm bölgesinde yapılan koruma amaçlı nazım imar
planlarının 3194 sayılı Kanunun 5. ve 6. maddelerinde
açıklanan üst ölçekli planlarla doğru bir korelasyon ve
kademelenmenin kurulmamış olması yanında 2634 sayılı Turizmi
Teşvik Kanunu ve buna İlişkin yönetmelik hükümlerine aykırı
bir durum oluşturduğu ve bu planlama kararıyla bölge ve ülke
turizmlerine yönelik olarak plandan beklenen amacın
gerçekleşmeyeceği, İstanbul İli, Eminönü İlçesi, 67 pafta,
58 ada 1 ve 2 sayılı parsellerde bulunan ve UNESCO koruma
kriterleri bakımından dünya kültür mirası açısından son
derece önemli olan ve uluslararası bağıtlar uyarınca
bilimsel/kültü rel politikalar bağlamında özenle korunması
için ülkemize çok önemli sorumluluklar yükleyen arkeolojik
kazı alanı üzerine yapılması öngörülen ek otel inşaatlarına
yönelik olarak, başta parsel özelinde alınan ilgili "Koruma
Kurulu Kararları ile plan hükümleri'nin koruma hakkına
aykırı olduğu, planların şehircilik ilkelerine, planlama
esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı" belirtilmiştir.
Dava dilekçesi ve eklerine göre, İstanbul Büyükşehir
Belediye Meclisinin 9.5.2003 günlü, 307 sayılı kararı ile
kabul edilen 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı
ile getirilen 30 ayrı plan notuna İdare Mahkemesinde dava
açılmıştır.
Dava konusu taşınmazları kapsayan Süleymaniye Turizm Merkezi
daha sonra alınan bir Bakanlar Kurulu Kararıyla Turizm
Merkezi olmaktan çıkarıldığından 2634 sayılı Turizmi Teşvik
Kanununun 7. maddesi uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığının
plan onaylama yetkisi olduğundan söz edilemeyeceğinden dava
konusu imar planının Süleymaniye Turizm Merkezi içinde yer
alan dava konusu taşınmazları kapsayan kısmında bu nedenle
hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dava konusu planların Sultanahmet Turizm Merkezi kapsamında
kalan 67 pafta, 58 ada 1 ve 2 sayılı parsele turizm tesis
alanı kullanım kararı getirilmesine ve ilgili plan notlarına
ilişkin kısmına gelince; Dosyadaki bilgi ve belgeler ile
bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava
konusu planın bu kısmında da şehircilik ilkeleri, planlama
esasları ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna
ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemlerin yürütülmesinin
durdurulmasına karar verilmesinin uygun olacağı
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin
açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayılı Yasanın 27. maddesi
uyarınca dosya incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 7. maddesi
uyarınca 22.9.2005 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı
tarafından onanan 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada-Eminönü
İlçesi Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının Süleymaniye,
Sultanahmet, Barbaros Evleri Turizm Merkezleri kapsamında
kalan ve 6 ayrı madde olarak belirtilen kullanım kararları
ile 30 ayrı madde olarak sayılan plan uygulama hükümlerinin
iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılmıştır.
Dava konusu planın şehircilik ilkelerine, planlama
esaslarına ve kamu yararına uygun olup olmadığının
saptanabilmesi amacıyla Dairemizin 23.3.2007 günlü,
2006/7587 sayılı kararı üzerine 13.11.2007 gününde Naip Üye
... tarafından seçilen Prof.Dr..., Prof.Dr.... ve Prof.
Dr.....'den oluşan bilirkişi kurulunca yerinde yapılan
inceleme sonucunda düzenlenen raporda özetle " İstanbul İi,Eminönü
ve Fatih İlçelerini kapsayan Tarihi Yarımada'nın 12.7.1995
günlü,6848 sayılı İstanbul 1 Numaralı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla Kentsel ve Tarihi Sit,
Kentsel ve Arkeolojik Sit ilan edildiği,2634 sayılı Turizmi
Teşvik Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca 22.9.2005 tarihinde
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onanan 1/5000 ölçekli
Tarihi Yarımada-Eminö nü İlçesi Koruma Amaçlı Nazım İmar
Planı kapsamındaki 58 ada, 1 ve 2 sayılı parsellerin
6.9.1982 günlü, 17804 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen Sultanahmet
Turizm Merkezi Alanı içinde kaldığı, anılan parseller
üzerindeki Sultanahmet Ceza ve Tutukevinin, turizm amaçlı
restorasyonu yapılarak İstanbul'a kazandırılması yanında üst
ölçekli planlarda ve 1964 onanlı 1/5000 ölçekli nazım imar
planında "Arkeolojik Park ve Sergi Alanı" işlevindeki ...
olarak bilinen otelin bahçesinde ve toprak altındaki
Roma-Bizans- Osmanlı Kültür Mirası'nın bilimsel ve denetimli
bir kazıyla ülkemize ve tüm insanlığa kazandırılması
kararının koruma ilkeleri açısından kamusal yarar taşıdığı
ancak çelik konstrüksiyonlu ayaklar üzerinde zeminden bir
kat yüksekten de başlasa 3 bloktan oluşan ek yapıların bu
nitelikteki arkeolojik değerlerin üzerine ve Ayasofya ile
Sultanahmet Camilerinin hemen önüne ve onların üçüncü
boyuttaki etkilerini de olumsuz yönde etkileyecek biçimde
dava konusu işlemle turizm tesis alanı lejantı ile işlev
verilerek turistik tesis yapımı yönünde getirilen plan
kararının bilimsel esaslara, etik değerlere, uluslararası/
ulusal koruma hukukuna, şehircilik ve planlama ilkelerine
tümüyle aykırı olduğu, ayrıca kamusal hiç bir yararının da
bulunmadığı, dava konusu 67 pafta, 58 ada, 1 ve 2 sayılı
parselleri de kapsayan Sultanahmet Meydanı'nın hem
Cumhuriyet/Osmanlı Tarihi, hemde dünya tarihi açısından
UNESCO kriterlerine göre son derece önemli olduğu, Dersaadet
At Meydanı olarak bilinen bu alanın tarihsel süreçte Bizans
İmparatorları ile Osmanlı Padişah ve anıtsal yapılarının
yanıbaşında ve Bizans Saray kalıntıları ile 1933 yılında
yangın sonucu yitirilen Osmanlı Adliye Sarayı arkeolojik
kalıntıları üzerinde bulunduğu, Büyük Bizans Sarayının, bir
bölümünün Topkapı Sarayı altından başlayarak ve dava konusu
parsellerin altından devam ederek, denize kadar 100 dönümlük
bir alanı kapsadığı, Roma döneminde "Nea (yeni)", Bizans
döneminde "Hipodrom", Osmanlı döneminde "At Meydanı" , Geç
Osmanlı dönemiyle Cumhuriyet döneminde "Sultanahmet Meydanı"
olarak tarihe geçen ve dünya kültür mirası açısından 1.
derece önemli olan ve bir bölümü yapılan kazılarla
"Arkeolojik Park ve Sergi Alanı" olarak ortaya çıkarılan
arkeolojik değerlerin üzerine yapılan ek otel inşaatlarının
koruma ve şehircilik biliminin temel esaslarıyla
örtüşmediği, ulaşım sistemi yönünden Yenikapı-Taksim Metro
Güzergahına gelince; Metro Güzergahının Haliç'e kadar olan
bölümüne ilişkin inşaat faaliyetlerinin %95 oranında
tamamlandığı, bu güzergahın çok küçük bir bölümünün
Süleymaniye Turizm Merkezi plan sınırları içinde kaldığı ve
bu alanda metro inşaatının henüz başlamadığı, Metro
Güzergahı'nın, Maslak-Levent- Taksim-Yenikapı -Ataköy
Havaalanı bağlantılı olarak belirli noktalardaki transfer
merkezleriyle başta proje ve uygulamalara
başlamış/tamamlamış olan Marmaray ve diğer metro
güzergahları ile Tarihi Yarımada ve Surdışı lastik
tekerlekli diğer toplu taşıma sistemleriyle entegre olduğu
ve İstanbul'un bütününe hizmet edecek biçimde ele alındığı
için doğrudan kamu yararını taşıyan bir amaç güttüğü,
Yenikapı-Taksim Metro Güzergahı'nın önemli bölümünün
tamamlanmış olması nedeniyle teknik açıdan ve kamu yararı ön
planda tutularak bu aşamada Güzergah değişikliğine dava
konusu bu küçük alanda gerek olmadığı, ancak Suriçi'nde
yapılan arkeolojik kazılarda, alanın hemen her bölgesinde
zeminden 8-10 m derinlikteki bölgelerde Roma, 6-8 m
derinliklerde Bizans, 2-6 m derinliklerde de Osmanlı
Dönemi'ne ilişkin kültür varlıklarının bulunduğu bilimsel
gerçeğinden hareketle, alt ölçekli kentsel tasarım
projelerinin elde edilme sürecinde yapılması gerekli raylı
ulaşım sisteminde yeraltı metro güzergahının Surdışı'ndan
geçirilmesinin doğru olacağı, Suriçi'den ise zemin üzerinde
yapılacak raylı ulaşım ağının (hafif metro ile) İstanbul
Ulaşım Sistemiyle entegre edilmesinin olası kazı risklerini
plan kararıyla baştan doğru yönelmek adına doğru bir
planlama yaklaşımı olduğu, Yeraltı ve Katlı Otopark
kararlarına yönelik olarak, Sultanahmet Turizm Merkezi ile
Barbarosevleri Turizm Merkezinde dava konusu planla
getirilen herhangi bir otopark kararının bulunmadığı, sadece
Süleymaniye Turizm Merkezi kapsamında 4 adet yeraltı
otoparkı ile 2 adet katlı otopark kararının bulunduğu, ancak
Eminönü İlçe sınırları içinde bulunan 3 turizm merkezinden
biri olan Süleymaniye Turizm Merkezinin 30.6.2007 günlü,
26568 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu'nun
2007/12286 sayılı kararı ile yürürlükten kaldırıldığı,
Bakanlıkça onanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planında
Valilik ve Büyükşehir Belediyesi gibi prestij yapılarının
dışında, İstanbul'un bütününe hizmet veren idari fonksiyon
ve yönetim merkezlerinin Tarihi Yarımada dışına çıkarılması
gerektiğinden bahisle Süleymaniye Turizm Merkezi Sınırları
içinde Vefa'da bulunan İl Müftülüğü'nün Tarihi Yarımada
Dışı'na çıkarılması gerektiği ileri sürülmüş ise de,
İstanbul İl Müftülüğü'nün sosyal içerikli kentsel imaj ve
simge oluşturan yönetim yapılarından biri olduğu,
restorasyon çalışmasının "geçiş dönemi yapılaşma
koşullarına" göre yapıldığı, planlama tekniği açısından
koruma ilkelerine ve şehircilik esaslarına aykırı bir husus
oluşturmadığı, İstanbul Üniversitesi' nin Rektörlük ve Hukuk
Fakültesi gibi çekirdek üniteleri dışındaki Fakülte ve
Birimleri'nin Tarihi Yarımada dışına çıkarılması, bunların
yerine kültürel amaçlı işlevlerin getirilmesi gerektiği
iddiasının ise sosyal içerikli kamusal bir yarar
sağlamadığı, Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet Dönemlerinden
buyana gerek fiziksel alan ve mekanlar gerekse üniversite
kimliği açısından burada ilk ve en önemli simgelerden olarak
mimari kimliklerden çok imaj değeri açısından korunması
gereken yapılar olması yanında özgün bir kimlik oluşturan bu
işlevin bu alanda gelişme göstermesinin koruma ilkeleri ile
örtüşen bir kavram olduğu belirtilmiş bulunmaktadır.
Anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı
idarelerin rapora itirazları ve itirazlarda sunulan bilgi ve
belgeler gözönünde bulundurularak dosyanın incelenmesine
geçilmiştir.
Dava dilekçesine göre, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun
7. maddesi uyarınca 22.9.2005 tarihinde Kültür ve Turizm
Bakanlığı tarafından onanan 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada-Eminö
nü İlçesi Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının Tarihi
Yarımada'nın Süleymaniye, Sultanahmet ve Barbarosevleri
Turizm Merkezleri kapsamında kalan 67 pafta, 58 ada, 1 ve 2
sayılı parsellere Arkeolojik Park ve Sergileme Alanı
fonksiyonu yerine Turizm Tesis Alanı fonksiyonu getirilmesi
ve ilgili plan notlarının, Ulaşım Sistemi açısından
Taksim-Yenikapı Metro Güzergahı ile ilgili plan kararının,
Suriçi'ndeki katlı otopark ve yer altı otoparkı
kararlarının, Vefa'da, Süleymaniye Cami Külliyesi karşısında
bulunan İstanbul İl Müftülüğü kullanım kararının,
Beyazıttaki ana yapılanmalar dışındaki İstanbul Üniversitesi
alanları ile ilgili plan kararlarının ve bu alanlarda
getirilmiş olan yeni
yapılanma hükümlerinin ve İstanbul Manifaturacılar Çarşısı
tesislerinin bulunduğu alana Prestij Konut Alanı kullanım
kararı getirilmesine ve plan genelinde 30 plan notunun
iptali istenilmektedir.
Tarihi Yarımada ve Suriçi'nin bütününe ilişkin olarak
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan 1/5000
ölçekli "Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı İmar Planı"nın dava
konusu Turizm Merkezleri planlama alanlarını da içine alacak
biçimde İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi 'nin 9.5.2003
günlü,307 sayılı kararı ile uygun görülerek ilgili koruma
bölge kurulunun 26.1.2005 günlü,399 sayılı kararıyla
onanmış, anılan planın Turizm Merkezleri kapsamında kalan
kısımları ise 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 7.
maddesi uyarınca 22.9.2005 günlü Kültür ve Turizm Bakanlığı
işlemi ile onaylanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir.
Bilirkişi raporunda dava dilekçesinde iptali istenilen plan
notlarının Tarihi Yarımada'nın turizm merkezleri dışında
kalan kısımlarına yönelik olduğu belirlemesinde bulunularak
rapor kapsamı dışında tutulmuş, taraflara tebliğ edilen
anılan rapora davalı idarelerce yapılan itiraz
dilekçelerinde dava dilekçesinde sayısı 30 olarak belirtilen
plan notlarının turizm merkezi kapsamına da ilişkin olduğu
noktasında herhangi bir itiraz gelmemiştir.
Diğer taraftan, dava dilekçesi eklerine göre, Tarihi
Yarımada'nın Turizm Merkezi kapsamı dışında kalan
kısımlarına yönelik olarak İstanbul Büyükşehir Belediye
Meclisinin 9.5.2003 günlü, 307 sayılı kararı ile kabul
edilen 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile
getirilen 30 ayrı plan notuna İdare Mahkemesinde dava
açılmış bulunmaktadır.
Olayda, davaya konu taşınmazların 6.9.1982 günlü, 17804
sayıl Resmi Gazete'de yayımlanan Sultanahmet Turizm Merkezi,
19.4.1989 günlü,20144 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
Barbaros Evleri Turizm Merkezi ve 29.12.1991 günlü, 21096
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Süleymaniye Turizm Merkezi
sınırları içerisinde yer almaları nedeniyle İstanbul
Büyükşehir Belediyesince hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma
amaçlı nazım imar planının Koruma Kurulunun da görüşü
alınmak suretiyle Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2634 sayılı
Turizmi Teşvik Kanunu'nun 7. maddesince onaylandığı, davalı
idarelerce dosyaya sunulan belgelerden ise, 30.6.2007 günlü,
26568 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4.6.2007 günlü,
2007/12286 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla, İstanbul İli,
Süleymaniye Mevkii'nin turizm merkezi olarak tespit
edilmesine ilişkin 12.12.1991 tarihli, 91/2500 sayılı
Bakanlar Kurulu kararının yürürlükten kaldırılmasına karar
verildiği, Kültür ve Turizm Bakanlığının ise 30.6.2007
tarihi itibariyle Bakanlığın herhangi bir plan onaylama
yetkisinin bulunmadığı ancak onaylı planların yürürlüğünün
devam ettiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesinde,
"Bakanlık; Kültür ve Turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve
turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya,
yaptırmaya, resen onaylamaya ve tadil etmeye yetkilidir.
Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm
merkezlerinde Bakanlıkça yapılacak alt yapı ve planlama
işlemlerine esas olmak üzere diğer kamu kurum ve
kuruluşlarından istenilen bilgi, belge ve görüş 3 ay içinde
verilir. Bu süre sonunda istenilen bilgi, belge ve görüşün
verilmemesi durumunda ilgili iş ve işlemler Bakanlıkça resen
tesis edilebilir." hükmü yer almıştır.
2634 sayılı Yasanın 7. maddesi hükmü uyarınca Bakanlığın
Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve Turizm
Merkezlerinde plan yapmaya, yaptırmaya, resen onaylamaya
yetkili olduğu, Turizm Merkezi olmayan veya Turizm Merkezi
olmaktan çıkarılan bir alanda artık Bakanlığın onay
yetkisinin bulunmadığı açıktır.
Olayda, dava konusu taşınmazlardan bir kısmını kapsayan
Süleymaniye Turizm Merkezi daha sonra alınan bir Bakanlar
Kurulu kararıyla Turizm Merkezi olmaktan çıkarıldığından
artık Bakanlığın anılan kısımda plan onaylama yetkisinin
olduğundan bahsedilemeyecektir.
Bu durumda, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının
Süleymaniye Turizm Merkezi içinde yer alan dava konusu
taşınmazları kapsayan kısmında bu nedenle hukuka uyarlık
görülmemiştir.
Uyuşmazlığın Sultanahmet Turizm Merkezi kapsamında kalan
İstanbul İli, Eminönü İlçesi, Sultanahmet Mahallesi,67
pafta, 58 ada, 1 ve 2 sayılı parsellere Turizm Tesis Alanı
lejandı ile Arkeolojik Park, Turizm ve Kültür Alanı kullanım
kararı getirilmesine ve ilgili plan notlarına ilişkin
kısmına gelince;
Davalı idarece anılan kullanım kararının getirilmesine
ilişkin olarak öne sürülen nedenler, bilirkişi raporunda yer
alan tesbitlerle birlikte değerlendirildiğinde,10.7.1981
günlü,13012 sayılı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar
Yüksek Kurulu kararıyla korunması gerekli kültür varlığı
olarak tescil edilen,kentsel ve arkeolojik sit alanında
kalan,koruma grubu II olarak belirlenen anılan parseller
üzerindeki Eski Sultanahmet Cezaevi ve Tevkifevi yeni ...
Otel bahçesindeki Arkelolojik park ve kazı alanına ek otel
inşaatları yapılmasının temelini oluşturan ve toprak
altındaki Roma-Bizans- Osmanlı Kültür Mirası'nı yok sayan,
ulusal-uluslararası koruma hukukuyla bağdaşmayan ve kamu
yararı kavramıyla örtüşmeyen söz konusu kullanım kararı ile
bu kullanımı detaylandıran plan notlarında hukuka uyarlık
görülmemiştir.
Diğer taraftan, İstanbul Manifaturacılar Çarşısı'nın
bulunduğu alanda "Prestij Konut" lejandı ile getirilen
işlevin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu
yararına aykırı olduğundan bahisle anılan kullanım kararına
yönelik olarak 22.9.2005 Bakanlık onaylı 1/5000 ve 1/1000
ölçekli imar planlarının iptali istemiyle Dairemizin
E:2006/4483 sayılı dosyasında dava açılmış, 1.10.2007 günlü
kararla; İstanbul Manifaturacılar Çarşısı'nın bulunduğu
alanı kapsayan Süleymaniye Turizm Merkezinin Bakanlar Kurulu
kararıyla turizm merkezi olmaktan çıkarıldığından ve bu
nedenle de artık Bakanlığın anılan kısımda plan onaylama
yetkisi bulunmadığından bahisle dava konusu imar planlarının
yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Yasanın 27. maddesinde
sayılan koşulların gerçekleşmiş olması nedeniyle dava konusu
işlemin yürütülmesinin durdurulması isteminin kabulüne
14.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay web sitesinden alınmıştır...
http://kentvedemiryolu.com/bolum.php?id=9 |
|
|
|
 |
YORUMLAR: |
|
|