.
Regaip Geceniz Mübarek Olsun

Fatihte Kandil gecesi büyük bir coşku ile kutlandı, selatin
camilerinde akşam namazına müteakip çeşitli etkinlikler
yapıldı.
Fatih Sümbülefendi camiinde akşam namazı sonrası eda
edilmeye başlayan Ragaip gecesi etkinlikleri çevre halkı
büyük ilgi göstedi.
Kuran-ı Kerim tilaveti, Mevlidi şerif ve Kuran sohbeti
sonrası fatih Ülkü ocağı 3. bölge teşkilatı cami cemaatına
ve cami bahçesinde sinevizyonla cami avlusunda etkilinleri
izleyen yoğun kalabalığa meyva suyu ve kek ikramı yaptılar.

Regaib Gecesi, Regaib Nedir?
Regâib, arapça bir kelimedir ve "reğa-be" kökünden
gelmektedir. "Reğa-be", kelime olarak, herhangi bir şeyi
istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek
için çaba sarf etmek demektir. "Reğîb" kelimesi ise, "reğabe"'den
türemiş olan bir isimdir ve kendisine rağbet edilen,
arzulanan, taleb edilen şey demektir. Müennesi, "reğîbe"dir.
"Reğîbe"nin çoğulu da "reğâib" dir. Kelime olarak "Regâib"in
aslı budur.
Receb’in ilk cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye
Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi
kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha
kıymetli oluyor. Allahü teâlâ, bu gecede, müminlere,
ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar. Bu geceye hürmet
edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, namaz,
oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir.
Regaib gecesini ibadetle geçirmeli, kazası olan, hiç değilse
bir günlük kaza namazı kılmalı! Kazası olmayan da nafile
namaz kılar, Kur’an-ı kerim okur, tesbih çeker, tövbe
istiğfar eder. Perşembe günü oruç tutup, gecesini de ihya
etmek çok sevaptır. Receb ayında oruç tutmak faziletlidir.

Peygamberimiz (a.s.m)’ ın Ramazan ayından sonra en çok oruç
tuttuğu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oruç tutmanın
muazzam, muhteşem sevabları var.
Bir de bu ayda sevablar kulların defterlerinin sevab
hanelerine, bol bol dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb
denmiştir. Yâni, sevabların bol bol, şarı şarıl, gürül gürül
döküldüğü ay demek... Sabbe, Arapçada dökmek demek... Nehrin
de böyle dağlardan çağlayarak şaldur şuldur akıp da
döküldüğü yere münsab derler; o da aynı kökten... Receb-ül
esabb; Allah'ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ü ihsanâtının
şarıl şarıl, güldür güldür kullara geldiği ay demektir.
Arifler ve din alimleri kitaplarında yazmışlar ki, bu ay
ekim, ekme, ziraat ayıdır. Sevaplı işler, oruç tutmak, tevbe
etmek vs. güzel şeyler yapılır. Bir mahsulün ekilmesi gibi
ziraat, ekim ayıdır. Şa'ban bakım ayıdır. Ramazan biçim
ayıdır, yâni mahsulün alındığı aydır demişler. Demek ki
Receb ayı, bizi Ramazan ayına hazırlayan bir mevsimin ilk
adımı olmuş oluyor.

Onun için, "Receb ayı tevbe ayıdır." demişler. Yâni kul ne
yapacak?.. "Yâ Rabbi! Ben anlayamamışım, hatâ etmişim,
bilememişim, suçluyum, kusurluyum; beni affet..." diyerek
hatâsını itiraf edip, hatâsından dönerek, Cenâb-ı Hakk'ın
yoluna girecek.
Şa'ban ayı ibadetlere devam etme ayıdır. Ramazan da
mükâfatlarını alma ayıdır. Böyle çeşitli kelimelerle bu
ayların birbirleriyle irtibatlı olduğu beyan edilmiştir.
Regaib ile ilgili ayet-i Kerimeler:
Regâib kelimesi Kur'an'da geçmemektedir. Ancak "reğabe"den
türemiş olan çeşitli kelimeler, Kur'ân'da sekiz yerde
geçmekte ve "reğabe"nin ifâde ettiği mana için
kullanılmaktadır .

Ayrıca, "Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü
yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü
haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.
Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin." (Tevbe Suresi, 36)
Hz. Peygamber’in ( a.s.m ) ( aşağıda hadisler bölümünde
bulunan) bir hadisinde, ayet-i kerimede işaret buyurulan
haram ayların, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları
olduğu vurgulanmaktadır: "
Receb Ayı ve Regaib Gecesi ile İlgili Hadis-i Şerifler:
• Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder. [Gunye]
• Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir
gün de sonunda oruç tutana, Receb’in hepsini tutmuş gibi
sevap verilir. [Miftah-ül-cenne]
• Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir gün oruç tutan,
iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar
Cehennemden uzaklaşır.) [Ebu Yala]

• Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez. Regaib gecesi,
Şabanın 15. gecesi, Cuma, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı
gecesi.) [İbn-i Asâkir]
• “Receb-i Şerîf’in birinci gününde oruç tutmak üç senelik,
ikinci günü oruçlu olmak iki senelik ve yine üçüncü günü
oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur.
Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve
mağfiretine vesile olur.” buyuruyorlar. (Camiu-s sağir)
• İbn-i Abbas -radiyallahu anh- Hazretleri: “Resulullah -sallallahu
aleyhi ve sellem- Recep ayında bazen o kadar çok oruç
tutardı ki, biz O’nu hiç iftar etmeyecek zannederdik. Bazen
de o kadar çok iftar ederdi ki, biz O’nu hiç oruç tutmayacak
zannederdik.” buyurmuştur. (Müslim)
• Muhakkak zaman, Allah’ın yarattığı günkü şekliyle akıp
gitmektedir. Yıl on iki aydır. Bunlardan dördü haram
aylardır. Ve üçü ard arda gelmektedir. Zilkade, Zilhicce,
Muharrem bir de Cemaziye’l-âhirle Şaban ayları arasında
gelen Mudar kabilesinin ayı Recep ayıdır." (Buhârî, Tefsir,
Sure, 8,9)

• "Recep ayı Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da
ümmetimin ayıdır." (Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, 1/423)
• Yine mübarek üç aylardan ilki olan Receb ayının önemi ve
değeri hakkında Enes b. Malik ( r.a. )'dan şöyle rivayet
edilir: Receb ayı girdiğinde Hz. Peygamber şöyle derdi: "Allahım!
Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a
ulaştır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259)
• Receb’in ilk cuma gecesini ihya edene, Allahü teâlâ, kabir
azabı yapmaz. Duâlarını kabul eder. Yalnız, 7 kimsenin
duasını kabul etmez: Faizci, Müslümanları aşağı gören, ana
babasına eziyet eden, Müslüman olan ve dinin emirlerine uyan
kocasını dinlemeyen kadın, çalgıcı, livata ve zina eden, beş
vakit namazı kılmayan. [Bu günahlardan vazgeçmedikçe,
duaları kabul olmaz.] [Saadet-i Ebediyye]
• Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda hasenatı kat kat
eder. Receb ayında bir gün oruç tutana, bir yıl oruç tutmuş
gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları
kapanır. 8 gün oruç tutana Cennetin 8 kapısı açılır. On gün
oruç tutana, Allah istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir
münadi, “Geçmiş günahların affoldu” der. Receb ayında Allahü
teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını
oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti. [Taberânî]
• Kim Receb ayında, takva üzere bir gün oruç tutarsa, oruç
tutulan günler dile gelip “Ya Rabbi onu mağfiret et” derler.
[Ebû Muhammed]

• Hz. Aişe ( r.a ) validemiz, “Resûlullah, pazartesi ve
perşembe günleri oruç tutmaya çok önem verirdi.” buyuruyor.
Çünkü Hadis-i Şerifte, “Ameller Allahü teâlâya pazartesi ve
perşembe günleri arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz
edilmesini istiyorum.” buyururdu. (Tirmizî)
• Receb ayında yapılan dua kabul edilir, günahlar affedilir.
Bu ayda günah işleyenin cezası da kat kat olur. Hz. Hüseyin
( r.a) anlatır:
“Kâbe’yi tavaf ederken, yanık sesle Allahü teâlâya dua eden
bir kimsenin sesini işittik. Babam bunu çağırmamı emretti.
Güzel yüzlü, temiz bir kimseydi. Ancak sağ tarafı felç
olmuş, kurumuş, hareketsiz idi. Ona, “Sen kimsin, durumun ne
böyle?” dedim. O kimse dedi ki:
“Adım Menazil... Ben çalgı çalmak, şarkı söylemekle şöhret
salmış, Arabistan’ın ünlülerinden bir gençtim. Hep nefsin
arzuları peşinde koştum. Receb ve Şaban aylarında bile, bu
günahlara devam ederdim. Salih babam, beni bu günahlardan
kurtarmaya çalıştı. Bana, “Allahü Teâlânın azabı
şiddetlidir, bir anda kahredebilir. Kötü arkadaşlardan
vazgeç, bu kötü işleri bırak! Melekler ve bu aylar senden
şikâyet ediyorlar” dedi. Nasihate hiç tahammülüm yoktu.
Babamın üzerine yürüyüp, döverek susturdum. Üzüntülü ve
kırık kalble, “Bu aylarda oruç tutup, geceleri ibadet
ediyorum. Beytullah’a gidip şerrinden korunmak için, Allahü
teâlâdan yardım dileyeceğim” dedi. Bir hafta oruç tutup,
Kâbe’ye giderek, “Ey Rabbim, mazlumların âhını yerde
bırakmazsın. Bu ayda, bu mübarek yerlerde yapılan duaları
red etmezsin. Hakkımı oğlumdan al, onu felç et!” diye dua
etti. Henüz duası bitmeden sağ tarafım felç oldu. Beni
gören, “Baba bedduasına uğramış kişi” derdi.”

Hz. Hüseyin, “Baban bu hâline ne dedi?” buyurdu. O genç,
“Babamdan özür diledim. Onun da babalık şefkati galip
gelerek beni bağışladı. Beddua ettiği yerde, bu sefer şifa
bulmam için hayır dua etmek üzere deve ile gelirken, devenin
ürkmesi ile babam düşüp öldü. Şimdi çaresizim.” diyor. Hz.
Ali bu felçli gence dua ediyor, Receb’de yaptığı bu dua
bereketiyle de Hak teâlâ ona şifa ihsan ediyor.
Regaib Gecesi ile İlgili Risale-i Nur’da Geçen İfadeler:
Üstadımız! Nur talebelerinin okudukları bir eşi, bir benzeri
daha dünyada olmayan "Cevşen-ül Kebir" isimli Peygamberimiz
Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz Hazretlerinin duasını ve
çok sevablı, çok nurlu, çok faziletli salavat-ı
şerifelerinizi elde ettik, okumağa başladık. Sizin devam
ettiğiniz bu pek kıymetdar, çok mübarek evradlar; bizim
zikrimiz, bizim virdimiz oldu elhamdülillah! Fakat en ziyade
Risaleleri okumağa gayret ediyoruz, ehemmiyet veriyoruz.
Çünki Nur Risalelerini ne kadar sık sık okursak, bu
dualardan daha ziyade feyz alıyoruz. Duaları, evradları
mübarek gecelerde, hususan Leyle-i Regaib ve Leyle-i Mi'rac
ve Leyle-i Berat, Leyle-i Kadir ve Cuma geceleri gibi
vakitlerde okuyoruz. (Hanımlar Rehberi: 158)

“Evvelâ: Tekraren hem sizin Receb-i şerifinizi ve Leyle-i
Regaib’inizi tebrik, hem Safranbolu’lu kardeşlerimizin
tebriklerine mukabeleten şuhur-u selâselerini ve dört leyali-i
mübarekelerini ve Nurlarla gayet ciddî alâkalarını tebrik
ederiz." (Emirdağ L. - 1: 166)
Evvelâ: Seksen küsur sene bir ömr-ü manevîyi sizlere
kazandıracak olan şuhur-u selâse-i mübarekeyi ve bilhassa bu
geceki Leyle-i Regaib'i tebrik ediyoruz. (Kastamonu L.: 147)
“Evvelen: Seksen sene bir manevî ömr-ü bâki kazandıran şuhur-u
selâsenizi ve mübarek kudsî gecelerinizi ve leyle-i
regaibinizi ve leyle-i mi’racınızı ve leyle-i beratınızı ve
leyle-i kadrinizi ruh u canımızla tebrik ve herbir Nurcunun
manevî kazançları ve duaları umum kardeşleri hakkında
makbuliyetini rahmet-i İlahiyeden rica ve hizmet-i Nuriyede
muvaffakıyetinizi tebrik ederiz." (Emirdağ L.-2: 121)
Birinci Sualiniz: Mü'minin mü'mine en iyi duası nasıl
olmalıdır?
Elcevab: Esbab-ı kabul dairesinde olmalı. Çünki bazı şerait
dâhilinde dua makbul olur. Şerait-i kabulün içtimaı
nisbetinde makbuliyeti ziyadeleşir. Ezcümle: Dua edileceği
vakit, istiğfar ile manevî temizlenmeli, sonra makbul bir
dua olan salavat-ı şerifeyi şefaatçı gibi zikretmeli ve
âhirde yine salavat getirmeli. Çünki iki makbul duanın
ortasında bir dua makbul olur. Hem bi-zahr-il gayb yani
"gıyaben ona dua etmek"; hem hadîste ve Kur'anda gelen
me'sur dualarla dua etmek. Meselâ:

Allahumme inni es’elukel afve vel-afiyete livelehu fid-dini
ved-dünya vel-ahiret
Rebbenatina fid-dünya haseneten ve fil-ahireti haseneten ve
gıne azabennar.
gibi câmi' dualarla dua etmek; hem hulûs ve huşu' ve huzur-u
kalb ile dua etmek; hem namazın sonunda, bilhassa sabah
namazından sonra; hem mevâki'-i mübarekede, hususan
mescidlerde; hem Cum'ada, hususan saat-ı icabede; hem şuhur-u
selâsede, hususan leyali-i meşhurede; hem ramazanda, hususan
leyle-i kadirde dua etmek kabule karin olması rahmet-i
İlahiyeden kaviyyen me'muldür. O makbul duanın ya aynen
dünyada eseri görünür veyahut dua olunanın âhiretine ve
hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek aynı maksad
yerine gelmezse, dua kabul olmadı denilmez; belki daha iyi
bir surette kabul edilmiş denilir. (Mektubat)
Mübarek Kandil Gecelerini Nasıl Değerlendirmeliyiz?
1. Kur'an-ı Kerim okuyarak,
2. Peygamberimiz ( a.s.m)’ın mübarek duası olan Cevşen-ül
Kebiri okuyarak,
3. Aile bireyleriyle birlikte günün mana ve ehemmiyeti
hakkında sohbet ederek,
4. Allah rızası için namaz kılarak,
5. Hayatımızın geçmiş günleri ve yılları hakkında muhasebe
yaparak,
6. Günahlarımızın bağışlanması için Allah'tan af dileyerek,
7. Sevgili Peygamberimize bol bol salât ve selâm okuyarak,
8. Dünya ve ahirete ait dileklerimiz için dua ederek,
9. Hastaları, yaşlıları ziyaret ederek; yoksulları, öksüz ve
yetimleri sevindirerek,
10. Eş, dost ve yakınlarımızla tebrikleşerek,
11. Dargın ve küskünleri barıştırarak, değerlendirebiliriz
Regaib Gecesi Namazı Nasıl Kılınır?
Regâib Gecesi Namazı: Bu geceyi ibâdetle geçirmenin sevabı
pek çoktur. Bu gecede kılınacak namaz 12 rek’attir. Bu
namazın kılınışı şöyledir:
Her rek’atta fatihadan sonra üç kadir suresi ile 12 adette
ihlas suresi okunur. Her iki rek’atta bir selam verilerek 12
rek’at tamamlanır. On ikinci rek’at kılınıp selam
verildikten sonra yerinden kalkmadan yetmiş kere “ Allahumme
salli ala Muhammedinin nebiyyil ummiyyi ve ala alihi”
denilir. Sonra secdeye varılır. Secdede yetmiş kere “
subbuhun kuddusun Rabb-ul melaiketi verruhi” denir.
Sonra secdeden kalkılarak ettahiyyatta oturulur. Ve yetmiş
kere “Rabbiğfir ve erham ve tecavez ta’lemü” dedikten sonra
tekrar secde edilir. Secdede yetmiş kere “ subbuhun kuddusun
Rabb-ul melaiketi verruhi” dedikten sonra, isteklerimizi
alemlerin Rabbine arz edilir. ( İhya ulumuddin, Bedir
yayınları, 1974, c:1, s:555)
Regâib namazını cemaatle kılmak bid'attir. Zaten terâvihten
başka hiçbir nâfile namaz cemaatle kılınmaz.
|