|
Efendimiz'in Bir Günü
İşte Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselam'ın bir günü;
GÜNEŞ DOĞANA KADAR SECCADE ÜZERİNDE
Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) sabah namazını
kıldıktan sonra seccadenin üzerine diz çökerek oturur, güneş
iyice doğuncaya kadar beklerdi. Bu zaman diliminde sahabiler
O'nun etrafında oturarak nasihatlerini dinlerdi. Efendimiz,
genellikle rüya gören olup olmadığını sorar, görmüşlerse
onları yorumlardı. Bazen de kendi gördüğü rüyaları anlatır
ve yorumlardı. Sonra normal sohbete geçilirdi.
YATSI NAMAZINDAN SONRA KONUŞMAYI SEVMEZDİ
Zaman zaman Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vessellem güneş
biraz yükselince kuşluk namazı olarak bazen dört, bazen de
sekiz rekât namaz kılardı. Daha sonra evine gider, evdeki
işlerle meşgul olurdu. Öğle namazını kıldıktan sonra kaylule
yapar, ikindi namazını kıldıktan sonra da eşlerini ziyaret
ederdi. Yatsı namazı için mescide gider, namazdan sonra
odasına döner, eşleri de kendi odalarına gitmek üzere
ayrılınca uykuya çekilir, yatsı namazından sonra konuşmayı
sevmezdi.
SAĞ ELİNİN ÜZERİNDE UYURDU
Allah Resûlü yatsı namazını erkenden kılardı. Uyumadan önce
Kur'ân-ı Kerim'den İsrâ, Zümer, Hadîd, Haşr, Saf, Tegâbün ve
Cuma gibi sûreleri okurdu. Her zaman sağ tarafına yatar ve
sağ elini yanağının altına koyarak uyurdu. Bazen basit bir
döşek üzerinde, bazen bir deri üzerinde, bazen hasır
üzerinde, bazen de çıplak toprak üzerinde uyurdu.
TEMİZLİĞE ÖNEM VERİRDİ
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yatarken abdest
suyunu ve misvakını başucuna koyar, uyanınca önce dişlerini
misvaklar, sonra abdest alır ve seccadesinin üzerinde namaz
kılardı. Sabah ezanı ile birlikte kalkar, abdestini aldıktan
sonra sabah namazının iki rekât sünnetini kılardı.
HASTALARI ZİYARET EDERDİ
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), hastaları
mutlaka ziyaret eder, hâl ve hatırlarını sorar, teselli
ederdi. Ölmeden önce hastanın yanına gider, onun
bağışlanması için dua eder, son nefesine kadar yanında
otururdu.
TOKALAŞIRKEN ELİNİ ÇEKMEZDİ
Biriyle görüşeceği zaman daima önce selam verir ve
tokalaşırdı. Eğer biri eğilerek kulağına bir şeyler söylerse
o kişi ağzını, kulağından çekinceye kadar onun tarafına
yüzünü çevirmezdi. Tokalaşırken de âdeti böyleydi. Yani
birinin elini tutunca, o kişi elini kendiliğinden çekmediği
sürece onun elini bırakmazdı. Bir toplantıda otururken
dizleri hiçbir zaman yanında oturanlardan daha önde olmazdı.
KADINLAR İÇİN DE TOPLANTI GÜNÜ BELİRLEMİŞTİ
Allah Resûlü hiç kimsenin sözünü keserek konuşmazdı. Hoşuna
gitmeyen sözü duymazlıktan gelir ve geçiştirirdi.
Toplantısında ne gibi bir konu ortaya çıkarsa ona katılırdı.
Gülüşmeye de nezaketle katılırdı. Kendisi de latife
yapardı.Toplantı ve sohbetler genellikle peygamber
mescidinde yapılırdı. Peygamber mescidinde küçük bir avlu
vardı. Allah Resulü bazen oraya otururdu. Bu toplantılara
gelenler için herhangi bir engel yoktu. Bütün bu sadelik,
alçak gönüllülük ve tevazu ya rağmen bu toplantılar,
ciddiyet, vakar ve peygamberlik adabının tesirleriyle dolu
olurdu.Bu meclislerin feyzi sadece erkeklerle sınırlı
değildi. Kadınlar, kendileri için daha az fırsat düştüğünden
onlar için de özel bir toplantı günü belirlenmesi yönünde
bir istekte bulunmuşlardı. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi
vesellem), bu isteği kabul etti ve onlara da vaaz u
nasihatte bulunmak için özel bir gün belirledi.
kaynak:
http://muhammedikatre.blogspot.com/psinvite=ALRopfWi7Q6PeZjsGmJCNKx60_ya3lnN7tBo61_K03iLUTtqoeRRXw5FPiyfRN0alZvUGsntsor7EKb5_MOR81F8MMt6UNItA
Öncelikle sizlerle bir
ayetin mealini paylaşmak istiyorum:
“Allah ve melekleri, peygamberi çok salât ederler, Ey
müminler! Siz de O'na salâvat getirin ve tam bir
teslimiyetle selam verin.” (El-Ahzab-56)
O kutlu Sevgili'yi anmak elbette bir mümin için üzerine
borçtur. Çünkü biz O'nun hürmetine kurtuluşa ereceğiz.
Allah'ın Sevgilisi'ni mutlu eden Rabbi'nin rahmetini
kazanır. Bakınız Sevgili Peygamerimiz ne diyor:
“Yeryüzünde ALLAH'ın seyyah melekleri vardır. Onlar
ümmetimin selâmını (anında) bana ulaştırırlar.” (Nesei, Sehv,
46)
Bir başka hadis-i şeriflerinde Efendimiz şöyle buyuruyorlar:
"Üzerime Salâvat-ı Şerife getiren kimseleri melekler
rahmetle anar, meleklerin rahmetle andıkları kimseyi ALLAH
(c.c.) affeder. ALLAH'ın affetti i kimse için bütün
varlıklar rahmet okurlar."
Demek ki Efendimiz sallallahu aleyhi vessellem'in üzerimizde
çokça hakkı vardır. Bu nedenle kendisine salavat okumamız
aslında yine bize rahmettir. Çünkü O rahmet pınarıdır.
Siz sevdiğiniz birinin doğum günü için aklınızdan geçen ve
elinizden gelen en iyi hediyeyi seçmez misiniz? O'nu bu
mutlu gününde daha da mutlu etmek istemez misiniz? Madem
Rasulullah Efendimiz'i andığımızda "Sevgili" ifadesini
kullanıyoruz, o halde o kutlu Sevgili'yi doğum gününde de
mutlu etmenin yollarını aramalıyız. Nisan Ayı'nın sonunda
tüm ülkede "Kutlu Doğum Haftası" kutlanacak. Efendimiz'in
doğum gününe en güzel hediyeyi yetiştirebilmek için daha
şimdiden kolları sıvayanlar var. İşte onlardan bazıları da
Katretul Hayat ekibi. Bu ekip geçtiğimiz haftalarda
Efendimiz'e doğum gününde sunulmak üzere "Salavat Seferi"
isimli bir etkinlik başlattı ve bu etkinliği tüm dünya
insanlarına duyurabilmek için elinden geleni yapıyor.
Etkinlik Kutlu Doğum Haftası'na kadar devam edecek. Bu süre
içerisinde isminizi listeye kaydedip okumak istediğiniz
salavat sayısını yazıyorsunuz ve toplam okunanlara
ekleniyor. Daha şimdiden müthiş bir ilgi olduğunu
söyleyebilirim. Siz de bu etkinliğe katılarak doğum gününde
Efendimiz'i sevindirenlerden olabilirsiniz.
Eğer bu güzel etkinliğe katılarak Efendimiz'i sevindirmek
istiyorsanız
buraya tıklayın.
Sizce de Efendimiz böyle güzel bir hediyeyi hak etmiyor mu?
|