| . |
AK PARTİ NE PARTİSİ?
Düşünüyorum, Ak Parti’nin 8 yıllık
iktidarına bakıyorum.
Kendimi Ak Partiye bir kimlik bulmak için zorluyorum, bir
türlü Ak Partiye yakışır bir misyon bulamıyorum.
Şöyle bir bakıyorum Ak Partiye;
Dinci mi? Hayır
Dinsiz mi? Hayır
Laik mi? Hayır
Muhafazakâr mı? Hayır
Devletçi mi? Hayır
Liberal kapitalist mi? Hayır
Sosyalist mi? Hayır
Komünist mi? Hayır
Demokrat mı? Hayır
Faşist mi? Hayır
Ve daha nice Hayır,Hayır,Hayır.
Ee o zaman Ak Parti ne?
Aklıma tek ihtimal geliyor, Ak Parti sistemin virüsü.
Yani Ak Parti virüs partisi.
Tıpkı Osmanlının sonunu hazırlayan İttihat Terakki Partisi
gibi.
Onların söylemiyle bunların söylemi de aynı.
Hürriyet, eşitlik, adalet.
Ak Parti virüsse ve bu programa girmişse o zaman bu
bilgisayara yeni bir format atmak gerekiyor.
Türkiye artık geriye dönülmez bir yola sokuldu.
Son referandumda atılacak bu yeni formatın önünü açmak
içindi.
Artık formatın önündeki engeller kalkmış oldu.
Şimdi sıra atılacak olan bu formatı kimin atacağı noktasına
geldi.
Biz diyoruz ki bu formatı Türk milletini, Türk devletini
seven Allah’ı ile barışık bu millet atsın.
Öbür tarafta da dış güçlerin kontrolünde Avrupa ile entegre
olması düşünülen, Avrupalı gibi yaşayıp Müslüman’ım diyen
bir format.
Yani ılımlı İslam
formatı.
Bakalım bu formatı kim atar.
Mutlaka Allah’ın dediği olacak.
Bu mutlak.
SAVAŞ ÇAKMAK
savascakmak@hotmail.com
13 Ekim 2010 |
|
|
|
 |
YORUMLAR:--------------------------------------------------------------------------------
Hak geldi, Batıl zail oldu.
İslam, Kuran-ı Kerim ve Sünneti seniyye ile kendini ortaya koydu
Sahabeler, Tabiinler, imanı kâmil fukahanın anlayışı ile tekâmül
etti.
Zaman zaman bazı zorlamalara maruz kalmış olsa bile,
1441 yıldır coğrafyamızda “Ehlisünnet” anlayışı ile
yaşanmaktadır.
İslam’ın özünde değiştirilecek hiçbir şey yoktur, Sadece yeni
teknolojik gelişmeleri İslam süzgecinden geçirerek, İslam’a
uygun fetvalar verilmesi dışında.
Şimdi Terörist batı,
İslam coğrafyasındaki katliamlarını gözden kaçırmak için, Uçak
suikastı ile Libya’yı, İkiz kuleler ile Bütün İslam âlemini,
yalan, düzmece entrikalarla “Terörist” ilan ederek, Filistin’de,
Afganistan’da, Sudan’da, Yugoslavya’da, daha bilmem hangi
Afrika, Asya ülkesinde alenen katliamlar yapmaktayken, iftira
söylemlerinin tutması için “Batıya uyumlu, Çağdaş, Savaşmayan,
Hıristiyanlık gibi devletin işlerine karışmayan, Yeni bir “Sözde
İslam” anlayışı icat ettiler. Adına Ilımlı İslam Modeli dediler.
Yandaşları ile bunu
hayata geçirmeye başladılar. Önce Filistin’de FKÖ, üzerinde
denediler, başarılı oldular. Fakat halk bu lokmayı yutmadı
Hamas’ı kurdu, Şimdi Bütün demokratik özelliklerine rağmen
Hamas’ı terörist ilan etmeye çalışıyorlar ve her yıl binlerce
Filistinli Şehit ederek vahşice bunu uygulamaya çalışıyorlar.
Afganistan’da
uygulamaya koydular, halk gene yutmadı, ayaklanarak Taliban’ı
iktidar yaptı. Bu ayaklanma demokratik hakların kazanımı olarak
değil, terörizm olarak ilan edilerek, ABD ve NATO üzerinden biz
dahi bu coğrafyaya asker göndererek halkın benimsediği İslam
anlayışını yaşamalarına müsaade edilmedi.
Halen bu direniş devam ediyor.
Ülkemizde suni
gündemler oluşturarak Resmi kurumlarda baş örtüsü yasaklandı,
Öğrencilerin başını örtmesi yasaklandı, İlköğretimi
bitirmeyenlerin İmamhatip okullarına gitmesini, Kuran kurslarına
gitmesini engellemek için Anayasaya aykırı, yapay kanunlar
çıkarıldı. Siyasi partiler kapatıldı. Bazılarına ihtarlar
verildi.
Bu ahvalde ortaya
çıkan kaostan AKP doğmuş oldu. Kurucuların mazisine inat dört
değil, her eğilimden, vekiller AKP listelerinde yer buldu, son
2007 Genel seçimleri bu konuda çok açık isimleri AKP saflarında
TBMM sıralarına, TC. Bakanlık koltuklarına oturttu.
Geçmiş dönemdeki
sancılı mücadeleye inat, bu dönem sisteme kafa tutan, ses
çıkaranı makamına, unvanına, rütbesine bakılmaksızın Hâkim
karşısına çıkaran, dilediğini Silivri’ye sokan Cevval bir
iktidar ile karşılaştık.
Seçimlere çok az bir
zaman kalmasına rağmen iktidar olağanüstü hızla Türkiye’yi
değişime götürecek reformlar, devrimler yapmaya devam ediyor.
Başımız döndü, iktidarı takip edemiyoruz, peşinden sürüklenip
gidiyoruz. Nereye Kadar?
Eski egemenlerden
alınan, koparılan her tavizin yerine misliyle yeni taviz
talepleri geliyor, ve sessizce alınıyor, Kimsenin adeta GIK’ı
çıkmıyor, Türkiye nereye gidiyor….?
Vitrindeki ürün tam muhafazakârların istediğinden, Lakin
tezgâhın altından çıkan uygulamalar hiçte öyle değil.
İğneden ipliğe
satılıyoruz, Büyük kurumlar yabancıya, küçük işletmeler
yandaşlara. Son engel yargıydı, galiba oda halledildi, artık
icraatların milli menfaatlerimize uygun olup olmadığını da
öğrenemeyeceğiz, çünkü şikâyet eden olmayacak, eden olsa işleme
konmayacak diye endişelerimiz var
Yukarıdaki Savaş beyin
yazısının verdiği ilham ile bu satırları yazdım, devamı
konusunda sıkıntım yok lakin siz okurları daha fazla yormak
istemediğimden burada şimdilik son veriyorum. Allah yar ve
yardımcımız olsun.
Sonuç:
Her ideolojinin bir
yazarı, filozofu, bir mucidi vardır.
Ilımlı İslam modelinin yazarı, filozofu, mucidi Kimdir?
Diyanet
İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU Olabilir Mi?
“SANMIYORUZ”
Pensilvanya’dan Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi
Mi?.....“SANMIYORUZ”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Olabilir
Mi?..............................“SANMIYORUZ”
“SANMIYORUZ” diyeceğimiz o kadar alternatif var ki,Kim ve Kimler
O zaman?
YA
ORTADA HİÇBİR İDEOLOJİ YOK, GELİŞMELER SİYASİ POLEMİKLER
YADA TÜRKİYE DİYE BAĞIMSIZ BİR
DEVLET YOK, OLAY ÇIKMASIN DİYE İDARE EDİLİYORUZ………
Abdullah Gözaydın Fatihten@gmail.com
|