.

KÜRT SORUNUMU? TÜRKİYE'NİN SORUNU

2002 Den beri yani AKP iktidara geldikten sonra TÜRKİYE'nin güneydoğusunda birtakım kendini Kürt diye tanımlayan çapulcuların yabancı güçlerle işbirliği halinde TÜRKİYE CUMHURİYETİNE BAŞKALDIRMASI olayının KÜRT SORUNU olarak millete dayatılmasını, yabancı güçlerin Türkiye üzerine planlamış oldukları bir oyunun başlangıç kısmı olarak görmekteyim.
Şöyle ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti nüfusunu teşkil eden insanların alt kimlikleri araştırıldığında görülecektir ki Türkiyede alt kimlik olarak sadece Kürt yok, Laz'da, Ahbaz'da, Çerkez'de, Arnavut'ta, Çeçen'de, Gürcü'de, Arap'da, Boşnak'da, Kazak'da, Azeri'de, Türkmen'de, Uygur'da, Tatar'da vs. adını hatırlamadığım bir çok kimlik taşıyan insan kitleleri var. TÜTKİYE CUMHURİYETİ kurulduğunda bunlar arasında ayrım yapılmış mı? yok
Anayasasında ne demiş bunların hepsini birleştirici unsur olarak bir üst kimlik oluşturmuş hepsini TÜRK diye adlandırmış , aralarında ayrım yapmamıştır.
AYRIM NEYE YAPMIŞTIR? Ermeni'yi, Rum'u, Yahudi'yi ayırmış onlara AZINLIK demiş, onlara da azınlık hakları vermiştir.
bu oluşumun en belirgin güzel simgesi de TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ'NİN Arnavut bir şair olan MEHMET AKİF ERSOY'un yazmış olduğu şiiri milli marş olarak kabul etmesidir.
Bütün bu gerçekler ortadayken bu kimliklerden sadece biri olan Kürt toplumunun binde birini teşkil eden işbirlikçi bir kaç çapulcunun eline silahı alıp devlete baş kaldırmasını bizler nasıl olurda KÜRT SORUNU olarak adlandırabiliriz.

Büyük bir yanlışa sürükleniyoruz farkında olmadan birilerinin oyununa geliyoruz. Hiç düşünebiliyor musunuz, bir on on beş daireli apartman düşünelim bu apartmanın birinci katında kanal tesisatında bir arıza oluşmuş bütün apartmanı kanal suları basıyor, şimdi bu sorunu birinci katın sorunu olarak adlandırabilir miyiz .
Bu surun birinci katın sorunumu? yoksa apartmanın sorunumu? bu soruya eğer birinci katın sorunu o kat bu arızayı yaptırmalı dersek o zaman bu soruna da KÜRT SORUNU diyebiliriz.
Yok eğer bu sorun apartmanın sorunu dersek o zaman bu soruna TÜRKİYE'NİN SORUNU DEMELİYİZ ona göre çare üretmeliyiz.
Sorun doğru tanımlanmadan sağlıklı çözüm üretilemez.
Bu güne baktığımızdaysa 2002 de başlayan KÜRT SORUNU söylemini beynimize kazıdılar şimdide çarelerini bize empoze etmektedirler. nedir onlara göre bu işin çaresi? yeni anayasa yapmak lazım.ee yeni anayasa nasıl olmalı? Kürtlere özerklik tanıyan bir anayasa yapılmalı, Kürtçe eğitime müsaade etmeli, Asayişi o temin etmeli, daha sonrası? devlet bölünmeli bağımsız Kürdistan'ı kendi ellerimizle kurdurmalı.
Beyler oyuna geliyoruz, uyutuluyoruz,uyuşturuluyoruz dikkatli olmamız lazım eline silahı alanla pazarlık etmememiz lazım.
Eline silahı alanla silahla mücadele etmeliyiz.
Bu gün bir alt kimliğe bir öncelik verlirse yarın diğer alt kimliklere de; SİLAHI ELİNE AL SANADA VERELİM demiş oluruz. unutmayalım TÜRKİYE'NİN dostundan çok düşmanı var.
Eski ALMANYA başbakanı HELMUT KOHL'un on yıl önce söylemiş olduğu TÜRKİYE'DEN EN AZ DÖRT DEVLET ÇIKMALI sözünü de aklımızdan hiç çıkarmamalı ona göre tedbirler almalıyız.
Benden hatırlatması.....
Savaş Çakmak
savascakmak@hotmail.com

05/12/2011

 

 

YORUMLAR:--------------------------------------------------------------------------------
 

Haber, Yorum, Resim göndermek için İrtibat: fatihten@gmail.com