.

KENTSEL DÖNÜŞÜM VE KENTSEL YENİLEME KANUNLARI İLE MÜLK SAHİPLERİ VE KİRACILAR NE GİBİ YATIRIMLARLA KARŞI KARŞIYA KALABİLECEKLER

            KENTSEL DÖNÜŞÜM KANUNU (yani 5393 sayılı kanunun 73. maddesinde yapılan değişiklik) irdeleyelim.

Kanunun amacına baktığımızda ‘büyük şehir belediyelerine konut alanları,ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmet alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek  kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbir almak’.

Kanun koyucu yukarıda sayılan amaçların gerçekleşmesi için bu tür bir kanunu yapmayı uygun gördüğüne göre demek ki şimdiye kadar belediyelerin yukarıda saydığımız görevlerini yerine getirmeleri için gereken kanuni dayanakları yok muydu da yeni bir kanun yapma ihtiyacı duyuldu diye bir soru aklımıza gelebilir. Eğer böyle bir soru aklımızı kurcalarsa bu sorunu cevabı hayır eski kanunlarla da belediyeler yukarıdaki kanunla belirlenen amaçları gerçekleştirebilirlerdi.Demek ki yukarıda sayılan amaçları yerine getirmek için belediyelerin yetkilerinde kısıtlamalar vardı.Yeni yapılan bu kanunla büyükşehir belediyelerinin eksik olan yetkilerini çoğaltmayı amaçlamıştır.Yukarıda bahsedilen amaçlarsa sadece göz boyamadan ibarettir.Yapılan bu kanunla aşağıdaki yetkiler Büyükşehir belediyelerine verilmiş Büyükşehir belediyeleri kentin tek sahibi yapılmış vatandaşın özel mülkiyet hakkı gasp edilmiştir.Şöyle ki;

1-Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içindeki herhangi bir bölgeyi kentsel dönüşüm ve gelişim projesi alanı yapmaya Büyükşehir Belediyeleri yetkilendirildi.

2-Kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine ilişkin her ölçekteki imar planı, parselasyon planı, bina inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni ve benzeri tüm imar işlemleri 3194 sayılı imar kanunda tüm belediyelere (il-ilçe)verilen yetkileri Büyükşehir Belediyelerine devredildi, ilçe belediyelerinden bu yetkiler alındı.

3-Büyükşehir Belediyeleri TOKİ ile işbirliği yaparak Kentsel dönüşüm alanı içinde kalan mülkleri TOKİ’nin bir başka yerdeki mülkleri ile takas etmesi, vatandaşı bulunduğu bölgeden şehrin ücra bir köşesine sürgün etme yetkisi Büyükşehir Belediyelerine verildi.

4-Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı içinde ve dışında arsa veya konut satışı imkanı Büyükşehir Belediyelerine verilmiş adeta Büyükşehir Belediyeleri müteahhitleştirilmiştir.

5-Belediye ile anlaşma yapmaya veya belediyece kamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinin mallarına kamulaştırmasız el atma hakkını Büyükşehir belediyelerine  vermiştir.Şöyle ki vatandaşın kentsel alanında kalan çok değerli mülkünü 3194 sayılı imar kanunun 18. maddesi gereği imar planı hazırlayarak bina ve tesis yapılan alan dışına bırakıp yeşil alan yapıp vatandaşa hiçbir bedel ödemeden mülküne el koyma hakkını Büyükşehir belediyelerine vermiş, vatandaşa da sen bu haksızlığı git mahkemeye kamulaştırmasız el atma davası aç kaç yıl süreceği belli olmayan bir hak arama mücadelesine gir denmiştir.

            6-Kanunda kentsel dönüşüm projelerinin gerçekleştirilmelerini sağlamak için proje alanlarında kalan mülk sahipleri ve kiracıların tasfiyesi için anlaşma yolu esas kılınmasına rağmen (anlaşma sözcüğünün içi doldurulmamış olduğu için) metozori tahliye ve tasfiye imkanı Büyükşehir belediyelerine verilmiştir.

5366 SAYILI KENTSEL YENİLEME KANUNU

Bu kanunun yapılma amacı ne diye baktığımızda , yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarınca sit alanı tescil ve ilan edilen bölgeler ile bu bölgelere ait koruma alanlarının bölgenin gelişimine uygun olarak inşa ve restore edilerek bu bölgelerde konut , ticaret , kültür , turizm ve sosyal donatı alanları  oluşturulması tabii afet risklerine karşı tedbirler alınması tarihi ve kültürel taşınmaz varlıklarının yenilenerek korunmasının amaçlandığı görülür.

            Kanunun amacı bu olunca aklımıza şöyle bir soru gelmektedir.Bugüne kadar yukarıda belirtilen bu amaçların gerçekleşmesini sağlayacak bir kanun yok muydu?Tabiki vardı. 3194 sayılı imar kanunu  ve  2863 sayılı tarihi ve kültürel eserleri koruma kanunu belediyelerin yukarıda belirlenen amaçları gerçekleştirmeleri için yapılmıştı. Bu kanunlar vardı da neden 5366 sayılı kanunun yapılması ihtiyacı doğdu? Bunun sebebi yukarıda sayılan amaçları yerine getirmek için belediyelerin yetkilerinde kısıtlamalar vardı.yeni yapılan bu kanunla  belediyelerin eksik olan yetkilerini çoğaltmak  için bu kanunun yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Yukarıda bahsedilen amaçlar göz boyamadır.Yapılan bu kanunla aşağıdaki yetkiler belediyelere verilmiş kanunla yetkilendirilen kurumlar bölgenin tek hakimi konumuna getirilmiştir.Şöyle ki;

1-Yenileme alanlarında yenileme projelerinin uygulanması sırasında tabii afet riski taşıdığı bayındırlık ve iskan bakanlığınca belirlenen bölgelerde gerekli tedbirleri almak üzere il özel idareleri ve belediyeler yenileme projelerinde Tasfiyede dahil olmak üzere gerekli düzenlemeleri yapabilir,yasaklar koyabilir yetkisi verildi.

2-Yenileme alanlarında bulunan yapıların boşaltılması,yıkımı kamulaştırılması yetkisi belediyelere veriliyor, mülk sahipleri ve kiracıların yerlerinden edilip o bölgeden sürülmelerinin önü açılıyor.

Bu iki kanunda da belediyelere ve büyükşehir belediyelerine verilen yetkilere bakıldığında İstanbul, İstanbullunun elinden alınıyor İstanbul’un mülkiyeti büyük şehir belediyesine veriliyor. Öyle ki İsrail’in bu kanundan haberi olsa ,bu kanunları aynılarını meclislerinden çıkararak  KUDUS’ün  merkezinde bir tane Filistinli ya da Müslüman  mülk sahibi bırakmaz, bütün Müslüman mülk sahiplerinin mülkünü ya elinden alır yada KUDUS ’ün en ücra köşesine mülklerini taşır.Demokrasi adına da bunu yaptığını iddia ederdi.Bu kanunlarla yetkilendirilen kurum idarecileri  istediği bölgede istediği etnik kimlikli toplulukları şehrin belli bir bölgesini tahsis edip oraya sürgün edebilir(Sulukule’de romanlara yapıldığı gibi)istediği bölgeye de istediği etnik toplumu yerleştirebilir ve o bölgede çoğunluk olmasını sağlar.Şöyle ki Fener Rum Patrikhanesinin ekümenlik iddiasında bulunması ve fatihte  Vatikan gibi bir din devletini kurma çalışmaları içinde oldukları göz önüne alınırsa korkumuz odur ki bu kanunlar müstemlekelerin bu hedeflerini gerçekleştirmelerine hizmet edebilir.Bölge gerek Türkiye Rumları gerekse dünyanın diğer devletlerinde getirilecek Rum ve yunanlılarla azınlıkların çoğunlukta olduğu bir alana dönüştürülebilir.  Fatih’te Türk  nüfus azınlığa düşürülebilir.Bu iktidarın böyle bir ihanet içinde olacağına inanmıyorum.Ama belediyenin gaflet içinde olduğunun işaretlerini yaptığı icraatlarda görebiliyorum.Fener Rum patrikhanesinin başbakana ekümen patrik unvanı ile davetiye gönderme cüretkarlığı hatırlandığında  Fatih  belediyesinin Fener-Balat-Ayvansaray yenileme projeleri yapım ihalesini %42,25 ile (mülk sahibine kalacak) çalık holdinge davetiye usulü  ihale etmesi ve yapılan ihale sözleşmesinde de çalık holdinge kalan %57.75 hissesinin toptan Rumlara satılamayacağı şartının konulmaması  gaflet içinde olduklarının açık delilidir.Bu kanunların uygulanmasında İstanbullunun sağlığı , can güvenliği , mal güvenliği , lüksü düşünülüyorsa , bu kanunları uygulayanlar şimdiye kadar takip ettikleri usulleri terk edip önce İstanbullunun memnuniyeti ilkesiyle hareket edip İstanbulluların menfaatlerine uygun şekilde uygulamalar yapmalı,İstanbullu memnun edilmelidir.Bu kanunlarla bu memnuniyet sağlanabilir.Önemli olan yetkilendirilmiş idarecilerin iyi niyetli olmaları küresel sermayenin emrinde hareket etmemeleri Örneğin;

1-Mevcut binaların cephe görünümleri belirlenip güçlendirilmeleri ile bu kanun uygulanabilir.

2-Ada bazında projeler üretilip, mevcut adadaki kaç adet , kaç m2 kullanım alanlı daire ve iş yeri varsa yapılacak imar durumu ile bunu en az iki katına çıkarıp vatandaşı borçlandırmadan  kanunlar amacına ulaşabilir.

Eğer uygulayıcılar bu söylenenleri dikkate almazlarsa, muhalefet de sadece bu iki kanunu  gerekçeleri ile beraber halka  iyi anlatırlarsa iktidarı koltuğundan edebilirler.Zaten belediyelerin bu güne kadar bu kanunlarla yaptıkları uygulamalar iktidarın kendi ayağına kurşun sıktığının işaretidir.Bizden  söylemesi halkımız her şeyi en iyi bilen ve yapandır.

 

 

YORUMLAR:--------------------------------------------------------------------------------

Haber, Yorum, Resim göndermek için İrtibat: fatihten@gmail.com