|
GÜÇLÜ İKTİDARLAR
HER ŞEYİ
YAPAR.......!
TÜRKİYE DE BİR ÇOK OLAY
TOPLUMA AMBALAJ OLARAK SUNULUYORDU
1.ERGENEKON (İÇİNDE DOĞRUSU OLSA DAHİ)
2 DEMOKRATİK AÇILIM (BAYRAĞIMA SAYGILI OLANLARI TENZİH
EDERİM)
3 KENTSEL DÖNÜŞÜM (DEPREM BAHANESİ İLE İSTANBUL'UN RANTI)
FAKAT AŞAĞIDAKİ HABERLER GÖSTERİYOR Kİ ARTIK KILIF YOK
AMBALAJ YOK, GÜÇ BİZDE . BİZE DENETİM OLMAZ, BİZİM
İSTEKLERİMİZE KARŞI ÇIKMAK OLMAZ, BİZİM İSTEKLERİMİZ
DOĞRUDUR, HUKUK MU? ANAYASAMI?, DEMOKRASİ Mİ?, BİZİM
İSTEKLERİMİZ DOĞRULTUSUNDA HUKUK HEMEN DÜZENLENİR ANAYASAMI
ONU DA EL KALDIRDIK MI DEĞİŞİR DEMOKRASİMİ SİZ ARA SIRA OY
ATIN EVET DEYİN YETER …………………İŞTE DEMOKRASİ.
TÜM İNSANLARI VİCDANIYLA BAŞ BAŞA BIRAKIYORUM
Hükümet, devlet kurumları ve belediyelerin kamu kaynaklarını
doğru ve etkin kullanıp kullanmadığına ilişkin denetimi
kaldırıyor. Halen Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmekte olan
Sayıştay Yasa Teklifi’nde AKPli milletvekillerinin getirdiği
son dakika önergesiyle yapılan değişikliğe göre, bu denetimi
Meclis adına yapan tek kurum olan Sayıştay da artık böyle
bir denetim yapamayacak.
Böylece kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları,
belediyeler, özel kanunlarla anonim ortaklık şeklinde
kurulmuş olanlar da dahil tüm kamu idareleri ve bunlara
bağlı her tür idare, kuruluş, müessese, birlik, işletme ve
şirketler, harcadıkları kamu parasını etkin ve doğru
kullandığı, kamu zararına yol açıp açmadığı konusunda “kamu
zararı” denetiminden kurtulacak.
KİT’leri denetleyen Yüksek Denetleme Kurulu da yasayla
Sayıştay’la birleştirildiğinden, yasanın bu haliyle çıkması
durumunda KİT’lerde bu denetimden kurtulmuş olacaklar.
Böylece kamu parasını kullanan idareler, harcamalarını
yaparken herhangi bir denetim tedirginliği yaşamayacaklar.
22 EKİM VATAN
İkizdere rövanşı
Hükümetten İkizdere Vadisi’nin doğal sit alanı ilan
edilmesine yasa tasarısıyla rest...
Meclis’e sunulan yeni tasarıyla mevcut doğal sit ilan
edilmiş alanların statüsü yeniden değerlendirilecek.
Doğal sit ilan etme yetkisi Çevre ve Orman Bakanlığı’na
devredilecek
28 EKİM MİLLİYET
ÖNDER YILMAZ
Hükümet, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kurulu’nun sürpriz bir kararla Rize’nin İkizdere Vadisi’ni
doğal sit alanı ilan etmesine yasa tasarısıyla rest çekti.
TBMM’ye sunulan “Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma
Kanunu Tasarısı”yla mevcut doğal sit ilan edilmiş alanların
statüsü sona erdirilecek. Doğal sit ilan etme yetkisi Çevre
ve Orman Bakanlığı’na devredilecek.
Böylece, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “önümüzü
kesiyorlar” dediği İkizdere Vadisi’nin doğal sit ilanı
kararının iptal edilmesi ve 22 HES barajının yapılması yolu
açılacak. Çevre örgütleri isyan ettikleri düzenleme için
“Anadolu’nun ölüm fermanı” nitelendirmesinde bulundu.

MEVCUT SİTLER
Bakanlar Kurulu’nda onaylanan “Tabiatı ve Biyolojik
Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı” TBMM’ye sunuldu.
Tasarıya eklenen geçici maddelerle doğal sit alanı ilan
yetkisinde radikal değişiklikler yapıldı.
Tasarıya göre, mevcut doğal sit ilan edilmiş alanların
statüsü sona erdirilecek. Sona erdirme kararını Çevre ve
Orman Bakanlığı Müsteşarı’nın başkanlık edeceği “Ulusal
Biyolojik Çeşitlilik Kurulu” verecek.
Çevre Bakanlığı Müsteşarı’nın başkanlık edeceği 20 kişilik
Kurul’da sadece 4 akademisyen ve bakanlıkça belirlenecek 2
sivil toplum kuruluşu temsilcisi bulunacak. Kurulun geri
kalan üyeleri bürokratlardan oluşacak.
Bakanlık müsteşarı ya da yardımcısı başkanlığında, Doğa
Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü, Çevre Yönetimi Genel
Müdürü, Ağaçlandırma Genel Müdürü, Orman Genel Müdürü, Özel
Çevre Koruma Kurumu Başkanı, DSİ Genel Müdürü, Tarım Koruma
Kontrol Genel Müdürü, Tarım Araştırmaları Genel Müdürü,
Tarımsal Üretim Genel Müdürü, Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü, Enerji Bakanlığı
Maden İşleri Genel Müdürü, Enerji İşleri Genel Müdürü,
Bayındır Bakanlığı Teknik Araştırma Genel Müdürü veya
yardımcıları kurul üyesi olarak görev yapacak.
Kurul, sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri, milli
parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma
alanları, yaban hayatı koruma ve yaban hayatı geliştirme
sahaları, orman rejimine tabi alanlar dışında kalan
alanlardaki tescili yapılmış doğal sit ve tabiat
varlıklarını değerlendirmeye alacak.
Kurul, mevcut doğal sit alanlarından koruma özelliği
taşımadığına karar verdiklerinin statülerini sona erdirecek.
Böylece Kurul bir süre önce doğal sit ilan edilen ve
Başbakan’ın büyük tepkisi çeken İkizdere Vadisi için de
yeniden karar verme yetkisine sahip olacak. Kurul,
İkizdere’nin doğal sit alanı ilan kararının yanlış olduğuna
karar vermesi halinde bölgede 22 HES barajının yapılmasının
yolu açılmış olacak.

Tasarıya göre sadece UNESCO Kültürel Miras Listesinde yer
alan sitlerin idaresi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait
olacak. Tasarı’nın ilgili madde gerekçesinde bu uygulama
için “kanun yürürlüğe girdiğinde, önce ilgili kanunlarla
koruma altına alınmış ve koruma statüsü almış alanların
yeniden değerlendirilmesi uygun olacaktır” denildi.
Doğal sit alanı yetkisiyle yetinmeyen Çevre ve Orman
Bakanlığı, tasarıyla, Turizm Teşvik Kanunu’na göre kültür ve
turizm koruma ve gelişim bölgesi ve turizm merkezi olarak
ilan edilecek yerler için Çevre ve Orman Bakanlığı’nın uygun
görüşünü alma şartı getirdi.
Çevre ve Orman Bakanlığı’nın koruma kararı ile Kültür
Bakanlığı’nın turizm koruma gelişim ve turizm merkezi ilan
kararlarının çakışması halinde, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın
dediği olacak.
Kurullarda STK ağırlığı
Tasarıyla ayrıca bitki-hayvan tür ve habitat alanlarının
korunmasına ilişkin şu radikal değişiklikler öngörüldü:
- Tabii bitki ve hayvan türleri ve bunların belli
popülasyonlarının yaşam ortamlarında güvenliğini sağlamak ve
karşılıklı ekolojik etkileşimlerini iyileştirmek amacıyla
“tabiatı koruma ağı” kurulacak. Korunan doğal alanlar
arasında “tabii bağlantı koridorları” oluşturulacak.
- Bitki ve hayvanların yaşam ortamlarının korunması
anlayışını yerelleştirmek amacıyla, valilik bünyesinde
“mahalli biyolojik çeşitlilik kurulları” oluşturulacak.
Kurullarda sivil toplum kuruluşları ağırlıkla görev alacak.
- Çevre ve Orman Bakanlığı’nın tabiatı koruma politikasını
oluşturmak, bilimsel çalışmaları belirlemek, yönlendirmek ve
izlemek amacıyla danışma organı niteliğinde “Tabiatı Koruma
Bilim Heyeti” oluşturulacak.
- Koruma alanları içinde kalan özel şahsa ait mülkiyetler
kamulaştırılacak veya takas yapılacak.
- Koruma alanlarının kontrolü ve korunması için “özel
güvenlik görevlileri” tutulacak.
- Doğal alanlara gelen ziyaretçilerin doğru
bilgilendirilmesi amacıyla, korunan alan sınırına en yakın
yaşayan çevre insanları “alan kılavuzu” olarak eğitilip
görevlendirilecek.
Tasarı geçerse yargıya taşıyacağız
Çevre Mühendisleri Odaları Genel Başkanı Murat Taşdemir,
Milliyet’e, düzenlemeyi TBMM’de yasalaşması halinde yargıya
götüreceklerini söyledi. Taşdemir şunları kaydetti:
“Elektrik santrallerini kurmak için ne gerekiyorsa
yapacaklar. Girişimlerini yasayla legalleştirmek istiyorlar.
Altına imza attıkları uluslararası sözleşmeleri gözardı
ediyorlar. Bu düzenleme açıkça İkizdere kararına tepki
olarak yapılmış. Anlamsız hidro güç politikası var. Doğal
sit prosedürünü kaldırmak için ellerinden geleni yapacaklar.
Doğal sit kararı bürokratların hâkim olduğu ve içine bir iki
STK yedirilmiş kurulla olacak iş değil. Karşı duracağız.
Tasarı geçerse yargıya taşıyacağız. uluslararası bilimsel
platformları harekete geçireceğiz, destek arayışında
olacağız.”
Tasarıya göre İkizdere’nin yanı sıra mevcut doğal sit ilan
edilmiş alanların statüsü sona erdirilecek.
‘AB müzakerelerini bile durdurabilir’
Doğa Derneği Başkanı Güven Eken ise tasarıyı “Anadolu’nun
ölüm fermanı” olarak nitelendirirken şunları söyledi: “Bu
tasarı Anadolu’nun ölüm fermanı, bundan sonra bir şey
kalmıyor. Tabiatı koruma adına yapılan ancak tabiatı
katletme kanunu olan düzenleme Meclis’ten geçerse Anadolu’da
bir tek sit alanı kalmaz.
Son dört yıldır eşi benzeri görülmemiş bir doğa katliamı
yapılıyor. Bu kanun çıkarsa son noktaya gelinecek.
Türkiye’de doğadan eser kalmayacak. Anadolu’yu kurtarma
seferberliği başlatmamız lazım. Doğa için kurtuluş savaşı
başlatılmalı.
Doğanın gördüğü en karanlık kanun tasarısı. Bu noktada bütün
dünyayı bu karanlık tablo konusunda bilgilendirip, yargının
bize verdiği engelleme imkânlarını kullanacağız. Bu tasarı
Türkiye’nin imzaladığı hiçbir uluslararası anlaşmaya
uymuyor. Dünya doğayı korumak için harekete geçerken Türkiye
geriye giden düzenleme yapıyor. Bu tasarı AB müzakerelerini
durdurabilecek nitelikte.
Eğer geçerse Kültür ve Tabiat varlıklarını korumakla ilgili
hukuk külliyatını çöpe atarak doğayı yağmalayan korkunç bir
yasal düzenleme. Türkiye’nin başına dert olur.”
‘Devlette devamlılık prensibini kaldırır’
TEMA Vakfı Hukuk Danışmanı Ömer Aykul bütün doğal sit
kararlarının yenibaştan ele alınmasının tehlikeli sonuçlar
doğuracağını belirterek şunları kaydetti: “Bugüne kadar
alınmış kararlar var. Bu kararların bir bölümü uluslararası
sözleşmelere bağlı olduğu için dünyaya, Avrupa’ya verilmiş
sözler olduğu için dokunmayacaksınız. Ama dönüp sadece
ulusal kurullarımızca alınmış kararları tekrar bütünüyle
Türkiye çapında sonlandıracaksınız. En son verilen İkizdere
kurul kararı da dahil olmak üzere kendinize göre
oluşturacağınız kurullarla bu kararlarının tamamını yeniden
gözden geçireceksiniz, keyfinize göre yeniden
düzenleyeceksiniz.
Kısıtlı sayıdaki doğal varlık dışında Türkiye’nin büyük
alandaki doğal sitleri yeniden belirlenecek. Bu düzenleme,
Türkiye’de açılan sayısız davanın yanında yine sayısız
davalar açılmasına yol açar. Bundan sonra olacak olan şu;
yargı karar verinceye kadar birilerine bir takım sit’ler
verilecek, barajlar yapılacak. Bu HES’ler olur, maden arama
faaliyetleri olur. Ortada mahkeme ve kurul kararları var.
Tasarı devlette devamlılık prensibini ortadan kaldırıyor.
Her gelen kendi oluşturacağı kurullara göre geçmişte aldığı
kararları yok sayamaz. Bu devlette devamlılık anlayışına
uymaz.”
İkizdere’deki 22 HES’in enerjisi üretilen toplam elektriğin
binde 2’si Türkiye’de 2010 yılında kurulu elektrik enerjisi
46 bin 600 megavat (MW). Bunun 32 bin 800 MW’ı termik
santrallardan geliyor. Termik santralda; doğalgaz, kömür
türü yakıtlar kullanılıyor. Ülkede 13 bin 230 MW elektrik
ise hidroelektrik santrallarından geliyor. Hidroelektrik; su
gücüyle üretim demek. Yenilenebilir enerji sınıfına giren bu
modelde Ak Parti hükümeti daha çok üretim yapmak istiyor.
Ancak geçtiğimiz günlerde Rize İkizdere için yargı, bölgeyi
sit alanı ilan ederek 22 HES projesinin iptaline neden oldu.
Hükümetin Enerji Bakanı Taner Yıldız bu iptal üzerine şöyle
konuştu: “Buradan üretemediğimiz elektriği -ki bu yaklaşık
500 milyon metreküp civarında-, 5 ayrı ülkeden doğalgaz
alarak karşılayacağız.”
Türkiye’nin geçen yıl tükettiği doğalgaz miktarı 35 milyar
metreküp. Bakanın söylediği rakam tüketimin yüzde 1.4’üne
denk geliyor.
Enerji bürokratlarının verdiği bilgiye göre İkizdere’deki
iptal edilen santrallar eğer gerçekleşmiş olsaydı bu
üretilen toplam elektriğin binde 2’sini karşılayacaktı. Bu
da yaklaşık 100 MW’lık bir enerjiye denk geliyor.
Bakanın bu konuşmayı yaptığı Bandırma’daki Sabancı Grubu’nun
doğalgaz kombine çevrim santralının yıllık üretimi 930 MW.
Yani İkizdere’nin 9 katı...
|