|
FENER-BALAT-AYVANSARAY'DA
EVİMİZE DOKUNMA EYLEMİ
Bu
üçgende son aylarda sular durulmak bilmiyor, Fatih
belediyesinin 2006 yılından itibaren titizlikle yürüttüğü,
halktan gizleyerek sürdüğü yenileme projesi 7 ay evvel
Sulukule eylemleri sırasında meydana çıktı, Projenin dehşeti
ile semt sakinleri Sulukulenin akıbetine uğramamak için,
kurumsal söz hakkı kazanmak güç birliği yapmak için dernekleştiler.
Proje hakkında hiçbir bilgisi olmayan semt halkının Proje konusunda
bilgilendirilmesi için sohbetler,seminerler, basın
açıklamaları, el ilanları, afiş, pankart çalışmaları başlatıldı.
Fatih belediyesi önce bu derneği diğer semt dernekleri gibi
önemsemedi, derneğin ciddi bir varlık ortaya koyamayacağını
sandılar.
Projenin tarih kültür sanat katliamı olduğunu gören sitemiz,,
kardeş yerel basınla birlikte derneğin yanındaki yerimizi
aldık, web sitesi çalışmasını ise ben başlattım.
Kısa
zamanda adı ve faaliyetleri il sınırlarını aşan febayder
Fatih belediyesine korku vermeye başladı, seçim öncesi
hiçbir girişim yapmayacağını umduğumuz GAP inşaat ve
Belediye daha seçime iki yıldan az zaman kala halk ile karşı
karşıya gelmiş oldu.
Bu arada Belediye ve teknik ekiple
diyaloga girmeye çalışan dernek, somut netice alamadı,
muhataplarımız proje mimarlarının web sitelerinde yayınlanan
avan projelerini hep yalanlamış olsalar bile geldiğimiz
noktada daha fazla baskıya dayanamayarak Bakanlar
kurulundan, İstanbul 4. Koruma kurulundan, Fatih belediye meclisinden
geçerek İBB başkanlığına onay için sunulan
Fener-Balat-Ayvansaray yenileme projesi kopyalarını derneğe
teslim etti.
Resmen teslim alınan projeler incelendiğinde korku ve
endişelerimizde ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı. Proje
gün gibi ortada ve avaz avaz "Sulukulede olduğu gibi size
burada yer yok, buraya milyonerler gelecek, siz Halkalıya, Taşoluğa gidiyorsunuz der gibi
proje kucağımıza
düştü" Sorularımıza verilen cevaplar inandırıcı olmuyor, Hala
Başkan Mustafa Demir her gün birçok vesile ile
TV,Radyo,Basın yoluyla halka seslenerek, kimsenin mağdur
edilmeyeceğini, Bu gün evleri yüz bin tl edenler, projenin
uygulanması ile en az yüz bin tl alacaklar, diyerek hak
sahiplerinin mağdur edilmeyeceğini vaat ediyor.
Suluklede
böyle olmuştu, proje öncesi 25-35 bin liraya el değiştiren
evlere belediye 45 bin tl değer biçti, evlerin yarısını
toplayan belediye direnenlere 60-70 bin lira alma imkanı
sağladı, İstanbul'un batıdaki son mücavir alan olan Taşoluk
beldesinde toplu konut daireleri verdi.
Halbuki her şey ev ve para değildi, yüz yılardır Sulukulede
yaşayan Romanlar, Bu dağbaşı Taşolukta yaşayamadı, teklif ne
kadar cazip görünse de orada yaşayamadılar, haklarını
buldukları ilk müşteriye satarak tekrar Fatih'e geri
döndüler.
Bu şekilde
Sulukulede adalet dağıttığını savunan Erdoğan Bayraktar,
yaranamadığından dolayı bir toplantıda ağladığını okumuştum!
Sayın TOKİ başkanı Bayraktar kendisi İstanbul'un bilhassa
Fatihin ne olduğunu bilmiyor, yada biliyor da bizimle dalga
geçiyor, Fatihte Doğmuş büyümüş bir kişi İstanbul'un başka
semtinde yaşaması mümkün değildir. Maddi manevi bunun pek
çok izahı vardır, hayatı para olarak görenler bu izahlardan
bir şey anlayacağını sanmıyoruz.
Fener-Balat-Ayvansaray yenileme projesi nedeniyle aynı
akıbeti bekleyen semt halkı muhalefet dozunu arttırdıkça
Fatih belediyesi de karşı duruşunu sertleştirmeye başladı.
Son haftalar endişeleri çoğalan halk, resmi imkanlardan bir netice
alamayınca tekrar komu oyuna dönerek "evimize dokunma"
pankartı düzenleyerek evlerine asmaya başladılar. Fatih
belediyesi zabıta ekipleri, polis ve İtfaiye desteğinde
pankart avına çıkarak, defaatle asılan pankartları cebren
topladı.
17 Şubat 2010 çarşamba günü tekrar basın
açıklaması düzenleyen Febayder derneği üyeleri evlerinin
camlarına "evimize dokunma ve işyerlerimize dokunma"
yazıları asarak, yerel ve ulusal medyanın aracılığı ile
Devlet büyüklerimizin, Hukuk adamlarımızın yardımını
isteklerini beyanlarda bulundular.

Bu açıklama yoğun yağan yağmur nedeniyle kısa
sürünce, basın mensuplarını belediyeye davet eden Başkan
Mustafa Demir, Burada Fener-Balat-Ayvansaray derneği
basın açıklamasını izleyen medya mensuplarına kendi lisanı
ile projeyi savunarak semt halkının projeye tepkili
olmadığını, tepki koyanların semtin dışından gelen
militanlar ve siyasi parti mensupları olduğunu iddia etti.
Bizlerde olay yerindeydik, ekteki resimlere bakılacak olursa
basın açıklamasını gerçekleştiren vatandaşların tamamının
Semtin eskisi olduğu görülecektir.
Bazı kişilerin Tozkoparan platformu üyesi olması,
Febaydere dayanışma için gelmesinin sebebi, Bu misafir
eylemcilerin tamamı B.Dalan dönemi, sahil kesimi tarih ve
kültür katliamı yapılan yıkımlar nedeniyle
Balattan Tozkoparana giden arkadaşlarımızdır.
O
devirde mücavir alan olan Tozkoparan şimdi çok değerli bir
semt olunca İBB ve TOKİ Burada 15 yıl evvel kendisinin inşa
ettiği evlerin depreme dayanıksız olduğunu iddia ederek
yeniden bir yenileme projesi yapmıştır. Tekrar mağdur
olacaklarından korktukları için bu arkadaşlarımız bu nedenle
buradadır, militan değillerdir. Bizce militan Fatih
belediyesinin temayüllere uygun olmayan
müdahil yaptırımlarıdır diyebiliriz. Çünkü hiçbir gerekçe
gösterilmeden pankartlar toplatılıyor, afişler yırtılıyor,
2006 yılından beri projeden etkilenecek kişilere resmi
beyanname, yaptırım belgesi verilmeyerek hukuki itirazların
yapılması engellenmektedir.
Burada sayın
belediye başkanımıza bizlerde bazı sorular sorduk, Başkan
Medya mensuplarına dileyen eş zamanlı olmak kaydı ile kendi
evini inşa edebileceğini sık sık vurgulamasına rağmen
gerçeğin farklı olduğunu mevcut 5366 sayılı kanun söylüyor.
ve bütün aşamaları ada bazında tasdik edilerek kabul edilen
projede parsel bazında bir inşaatın gerçekleşmesi mümkün
görülmemektedir.

Çünkü aynı kanun üzerine basa basa "Projenin bütünlüğünü
bozmamak kaydı ile" diyor. Proje ada bazında kabul
edildiğine göre Parsel bazında uygulama sadece aldatmaca ve
hayal olduğunu görüyoruz. Her fırsatta bu durumu sorduğumuz
yetkililer lafları ne kadar eğip bükseler bile göğüslerini
gere gere "Korkmayın kardeşlerim proje ada bazında
uygulanacak, kesinlikle tarihi binalara dokunulmayacak,
sağlam olan evler Projenin bütünlüğünü bozuyor gerekçesi ile
yıkılmayacak diyemiyorlar.
Bir sürü gerekçe
sayan yetkililer öncelikle evlerin çok eski olduğunu iddia
ederek, deprem testlerini geçemeyen istisnasız bütün binalar
yıkılarak yeniden (betonarme) yapılacak demek istiyorlar.
Projedeki kaygılarımızı sıralamaya başladığımızda her
kelimenin arasında her cümlenin içinde ama, lakin, fakat
kelimeleri çokça zikredilmektedir.

Başkan Mustafa Demir'in basın açıklaması bitiminde,
Yolumuz bu projenin mimarı,Hatta bu projelerin
gerçekleştirilmesine hukuki zemini oluşturan 5366 sayılı
yasayı kendisinin yazdığını beyan eden, Proje baş danışmanı
Sayın Mustafa Çiftçi'nin makamına uğradık, proje
hakkındaki kaygılarımızı birebir kendisine sorduk, aldığımız
cevaplar hep aynıydı, "Ada bazında çizilen projeyi parsel
bazında gerçekleştireceğiz" kelimesini sık sık kullanan
sayın Çiftçinin ne demek istediğini biz anlayamadık.! Parsel
bazında uygulanacak ise neden projeler ada bazında çizildi
ve gerekli kurullardan ada bazında geçirildi. Bu
konuya açıklık getirilmediği sürece semt halkının Belediye
ve karşı taraf muhataplarına inanmayacakları görülmektedir.
Önceden hazırlığımız olmadığı için elimizde bulunan
belgelerle konuşmanın doğru olacağını, bu nedenle ileriki
bir tarihte tekrar buluşarak semtimizdeki hak sahiplerinin
bizlere sorduğu soruları, projeden anladığımızın ne
olduğunu, Projenin kötü amaçlı kullanılabilecek hükümleri
hakkındaki düşünceleri ve buna fırsat vermeyecek sözleşme ve
protokollerin yapılıp yapılamayacağını bir başka zamana
bırakarak sayın Çiftçinin makamından ayrıldık.
Umuyoruz ki sonraki toplantımızda halkımızın merak ettiği
endişeleri salt sözle değil hukuki bağlılığı olan belgelerle
bizlere sunarlar da biz ve halkımız yaşadığı endişelerden
kurtulmuş olur.
|