Sulukule'yi
bu sefer YIKTIK

iki yıldır mücadele veren
Sulukule sakinleri Dün
mücadelede yenilerek teslim
oldular. Tescilli, tescilsiz
bütün binalar, gecekondular
yıkıldı. Çevik kuvvetin bütün
ağırlığı ile müdahale etti
Sulukule ve Türkiye'nin hemen
hemen her yerinde var olan
Sulukuleler Türkiye
Cumhuriyetinin zaafıdır,
ayıbıdır.
Bu insanları yüzlerce yıldır
toplumsal ortam uyduramadık,
bunda da bir hikmet var, neden
birilerinin gözüne batıyor bu
insanlar.
Belki Allah'ın bir hikmeti var
bu işte.
Erkeğin Erkekle resmi nikahının
hoş görüldüğü bu ülkede Çingene
kültürüne bu düşmanlık niye?
Fatihte yaşayan ülkemizin müzik
kültürünün önemli bir rengini
oluşturan Sulukule Çingeneleri
şimdi tarumar olmuş, sokakta
kalmış, Sur diplerine kurdukları
çadırlarda barınmaya çalışıyor.

Devletimiz güneydoğuya seçim
öncesi iki yılda yedi milyar tl
sosyal kalkınma ödeneği tahsis
ederken 2010 Avrupa kültür
başkenti olmaya namzet görünen
ilçemizde önemli bir kültür
objesi ve merkezini yok ettik.
Birkaç zengini sur içinde villa
sahibi yapmak isteyen Mustafa
Demir yönetimi, Sulukule
rehabilitasyonu adı altında
sosyal bir proje yapması
gerekirken, modern bir proje
yapınca ve bu yeni projenin
katılım payını ödemekten yoksun
olacağı ta baştan bilinen semtin
çingeneleri "Taşoluk" beldesine
techir edildi.
Buradaki sosyal hayata intibak
edemeyen ve 450 tl den başlayan
aylık kiralarını ödeyemeyen
çingeneler, kendilerine verilen
daire haklarını üç beş eksiğine
2. şahıslara devrederek Fatih'e
geri geldiler.
Geri dönüşte Belediyenin
acımasız uygulamaları ile
hayatları zindan olan binlerce
Çingene adeta ölüme terk
edilecek şekilde zabıta ve çevik
kuvvet marifeti ile eşyaları,
mobilyalarını dahi
kurtaramayacak şekilde adeta
saldırıya uğradılar.
Yüzyıllardır yaşadıkları hayatı
değiştiremediğimiz Çingenelere
"gidin ölün" der gibi muameleye
tutuldular.
Doğuda yerleşik sosyal hayatı
olan insanlara milyarlar ulufe
dağıtılırken, bu insanlarımızı
kazanmamıza belki de vesile
olacak basit ama hijyenik sosyal
meskenleri kendi mahallelerinde
yapamadık, Sanırım rant
duyguları insani Duygulara
burada galip geldi.
hep yanlış yapıyoruz, toplumu
devlete düşman etmek için
elimizden ne geliyorsa ardımıza
koymuyoruz, "Sulukule Sosyal
İmar projesi" "Fener Balat
rehabilitasyonu projesi" gibi
hüsranla sonuçlandı.

"Fener Balat rehabilitasyonu
projesi" 1996 yılında
projelendirilip bütçesi
açıklandığında 1200 bina çeşitli
oranlarda 15.500.000 EUR
masrafla onarılacaktı. projede
birçok sosyal kalkınma modeli
uygulanacak, çalışmalarda sent
halkına öncelikle iş
verilecekti. bunların çoğunluğu
gerçekleşmedi ve geçen yıl 121
az hasarlı binanın restorasyonu
ile projenin bittiği duyuruldu
ve töreni yapıldı.
bu başarısız uygulama nedeniyle
sayın Mustafa Demir'e
başbakanımız tarafından başarı
plaketi bile verildi!!!
Ben bu işlerden birşey
anlamıyorum, ya bu milletin
beyni durmuş birşeyleri
görmüyor, düşünemiyor. Yada ben
süper zekalıyım. kendime
inanamıyorum, çünkü pek zeki
olduğum söylenemez. demekki
toplum olarak beyinlerimiz
tahrip edildi. bense yediğim
içtiğime dikkat ediyorum,
Organik hassasiyetim var, fazla
ceple konuşmuyorum kısacası
naturel yaşıyorum.
sanayi ürünü gıdalar
tüketenlerin maruz kaldığı
sentetik katkı maddeleri
insanları bu hale getirdiğine
iyice inanmaya başladım.
neyse!!!
Sulukule ile ilgili son resimler
ve basından alıntılar.

SULKULE AĞLIYOR
Sulukule`ye önceki gün baskın
yapan belediye, zabıta ve çevik
kuvvet ekipleri buldozerlerle
mahkeme kararı çıkmamış evleri
bile yıkarak, mahalle
sakinlerini yıkıntı ve fareler
içinde bıraktı.
Geceyi elekriksiz, susuz geçiren
Sulukule sakinlerini sabahın
erken saatlerinde ilk ziyaret
eden ÖDP İstanbul İl örgütü
oldu. ÖDP Genel Başkanı ve
İstanbul Milletvekilli Ufuk Uras
mahalle halkının derdini
dinledi.
CHP İstanbul Milletvekilli Çetin
Soysal, CHP Genel Sekreter
Yardımcısı Mehmet Sevigen ve
Fatih Belediyesi imardan sorumlu
Başkan Yardımcısı Talip Temizer
de yıkıntı içinde kalan evleri
gezdi.
`SOSYAL PROJENİZ BU MU?`Sulukule
Roman Kültürü Geliştirme ve
Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü
Pündük, Sulukule Platformu
sözcüsü Hacer Foggo ve Sulukule
halkı tarafından Sulukule
kahvesinde karşılanan
milletvekillerileri, zabıtalar
tarafından tartaklanan ve evleri
yıkılan halkın şikâyetlerini
dinledi.
Yıkım esnasında yaşananlara
değinen Sulukule Platformu
Sözcüsü Hacer Foggo, mahkeme
tarafından yıkım kararı
çıkmamasına rağmen yıkım
sırasında evinin bir kısmı
çöken, iki oğlu cezaevinde olan
ve felçli kocasına bakan Bahriye
anayı örnek göstererek, Fatih
Belediyesi`nin insanlık dışı
muamelesini kınadı.

Belediye Başkanı Mustafa
Demir`in söz verdiği
anahtarların hala Sulukule
sakinlerine teslim edilmediğini
belirten Foggo, insanların
susuz, elekriksiz yaşandığını ve
çocukların patlayan kanalizasyon
sular nedeniyle hastalandığına
dikkat çekti. AKP hükümetine ve
Fatih Belediyesi`ne seslenen
Foggo, `Sosyal proje dediğiniz
insanların üstüne evleri yıkmak
mıdır?
Sabah hiç kimsenin bilgisi
yokken, insanları uyarmadan
baskın yapıp kapı dışarı atmak
ve felçli olan bir adamı barksız
bırakmak mıdır?` diye konuştu.
`ÇOCUKLARIMIZ YIKINTI İÇİNDE
YAŞAMASIN`ÖDP Genel Başkanı Ufuk
Uras, bir yıl öncesinde yine
Sulukule`de bulunduklarını,
Belediye Başkanı Mustafa
Demir`in kendilerine verdiği tüm
vaatlere karşı bugün ilerlemek
bir yana Sulukule halkını daha
da mağdur bir biçimde bulduğunu
belirti.
Uras, kentsel dönüşüm adı
altında rant uğruna insanların
bir yerden bir yere nakil
edildiğini vurguladı.Yerel
seçimlerde halkın ikiye
bölüneceğine dikkat çeken Uras,
kentsel dönüşüm projesini
destekleyen ve karşı olan
arasında bir seçim yapılacağını
belirti. Son yıkımlara tepki
gösteren Uras, `Biz kentimizde
dozerler istemiyoruz.
Çocuklarımızın dozerler ve
yıkıntılar içinde yaşamasını
kabul etmiyoruz` dedi.Destek
vermeye gelen herkese teşekkür
eden Sulukule Kültürü ve
Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü
Pündük, sularının ve
elektriklerinin kesildiğini,
yıkılan evlerden çıkan farelerin
mahalLe sakinlerinin sağlığını
tehdit ettiğini bu insanlık dışı
muameleyi Sulukule halkı olarak
hak etmediklerini belirtti.

Sulukule`ye ait olduklarını
vurgulayan Pündük, `Sulukule`yi
yıkmak yerine el birliğiyle
güzelleştirebilirsek, eğlence
merkezi kurabiliriz, el işleri
ile uğraşan kadınlarımız dükkan
açabilir, insanlarımız daha iyi
standartlarda yaşayabilir. Ama
bu şekilde bizi kendi
kültürümüzden kopartarak,
uzaklara atarak çözüm
üretemezler.
İnsanlarımızın zaten geliri yok,
aylık 180 milyon ile
geçiniyorlar. Sulukule bizim
mahallemiz, bizim kültürümüz...
Burayı bize bıraksınlar. Zorla
güzellik olmaz, gerekirse çadır
kurarız yine de burayı teslim
etmeyiz` dedi.
Söz alan CHP İstanbul
Milletvekilli Çetin Soysal,
devletin görevinin insanları
mağdur bırakmak değil, onların
daha iyi bir hayat standardında
yaşamaları için uğraşmak
olduğunu söyledi.
Soysal, `Bu şekilde insanları
asimile ederek hiç bir yere
varılmaz. Sulukule`de yılardır
bir kültür yaşıyor saygı duymak
lazım. Nasıl ki Brezilya`da
samba, Arjantin`de tango varsa
Sulukule`de de roman kültürü
var.
Ben de kendimi roman olarak
kabul ediyorum ve sonuna kadar
onlara destek olacağım` dedi.Sulukule
yıkımının siyasi bir karar
olduğuna dikkat çeken CHP Genel
Sekreteri Mehmet Sevigen, `Siz
onlara oy verdiniz onlar sizin
evlerinizi başınıza yıkıyor.

Ramazan`a üç gün kala insanları
yıkıntılar arasında mı bırakmak
Müslümanlık. İşinize gelince
kaçak villalara göz yumuyorsunuz
ama iş yoksul semtlere gelince
gözünüzü kırpmadan yıkıyorsunuz
bu mudur sizin adaletiniz` diye
konuştu.
ZEYNEP KURAY- MURAT HAMİTOĞLU***Yıkım,
gece boyunca elektriksiz ve
susuz bıraktıSabah`In erken
saatlerinde hiç bir uyarı
yapmadan Sulukule`ye giren çevik
kuvvet ve zabıta ekipleri
insanlara haber vermeden
evlerini yıktı.
Dördüncü kattan atlayan
kadınları ve felçli insanların
haykırışlarına bile aldırmayan
zabıta ekipleri, Sulukule
Platformu üyesi kadınların
üzerine yürüyerek dövmeye
kalktı.
Yıkılmayacak evleri bile yıkan
belediye ekipleri insanları gece
boyunca elektriksiz, susuz ve
fareler içinde bıraktı.»Kadriye:
Benim evim daha mahkeme kararı
çıkmadan yıkıldı.
Haber vermeden sabah saat 8`de
gelip terör estirdiler. Önüne
geçtim ama neye yarar... 40
senemi gözümün önünde yıkıntılar
içersinde bıraktılar yazıklar
olsun!»Sevil Hiç kimseyi görmez:
Saat 8`de çoluk çocuk hepimiz
uyurken evimi yıkmaya
başladılar. Ben aniden uyandım.
Deprem oluyor sandım ve camdan
atladım.

Ev resmen sallanıyordu. Bize
böyle bir muamele neden
yaptılar? İnsan gibi gelip
uyandırır. Oğlum evin içine
girmek istedi polis onu dövmeye
kalktı.»Birgül Özgür: Elektriği
kestiler, suları kestiler.
İnsanız biz!. Yaşasın bakayım
Belediye Başkanı Mustafa Demir
burada bu koşullarda bir gün de
göreyim onu.»Şükrüye Çetiner:
Bize anahtarları teslim etsinler
artık. Mubarek ramazan geliyor.
Biz nasıl oruç tutacağiz, nasıl
namaz kılacağiz. Kaç sene oldu
böyle mağduruz yeter artık insaf
etsinler.»Bahriye abla: Benim
iki evladım cezaevinde, kocam
felçli. Gelirimiz yok komşular
olmasa burada aç kalırız. Şimdi
de evimi başıma yıktılar ben ne
yapacağim söylermisin bana. Bu
nasıl bir adalet. Onlara oy
verenin eli kırılsın bir daha
onlara oymoy yok.
http://www.tumgazeteler.com/?a=4055826
SULUKULE ÇOCUK ATÖLYESİ YIKILDI.
(İstanbul) Sulukule`de 2006
yılından beri çalışmalarını
sürdüren Çocuk Atölyesi,
geçtiğimiz hafta Cuma günü
ansızın gelen zabıta ekipleri ve
dozerler tarafından yıkılmaya
çalışımış, ancak çocuklar
evlerinden fırlayarak dozeri
durdurmak üzere eyleme
geçmişlerdi.

Çocuklar önce yıkılması
planlanan binanın sağ
tarafındaki eve çıkmışlar, daha
sonra atölyeye girip kendilerini
kilitlemişlerdi. Dozer oradan
ayrılana kadar darbuka çalıp
tezahürat yapan çocukların
eylemleri yıkımı durdurmuştu.
Çocukların geleceğini yıkıyorlar
Önceki gün sabah erken saatlerde
çocuk atölyesine gelen ekipler
yıkımı gerçekleştirdi. Yıkımın
ardından enkaz başına gelen
çocukların ilk tepkisi `Biz de
onların evlerini başlarına
yıkalım` oldu.
Sulukule Çocuk Atölyesi, 2006
yılı Mart ayından bu yana, yıkım
alanında yaşayan çocuklarla
birlikte okuma yazmadan, resim,
darbuka kurslarına, sirk
çalışmalarından, tiyatro oyunu
sahnelemeye kadar çeşitli
alanlarda eğitim düzenleyen
gönüllü bir oluşum. Mahalle
Derneği, zorunlu yer değiştirme
ve yıkıma maruz kalan çocukların
travmadan kaçabildikleri ve
manevi destek bulabildikleri tek
alan olarak varlık gösteren
atölyenin mahalledeki yıkımlar
tamamlanana kadar ayakta
tutulmasını talep ediyor. Çocuk
Atölyesi gönüllüleri, yıkıma
rağmen çalışmalarına devam
ediyor ve değil dozerler, tankla
tüfekle gelseler bu çalışmayı
bitiremeyeceklerini söylüyorlar.
Çocuk Atölyesi gönüllülerinin
mesajı çok net; `Burada yıkılan
sadece mahalle, kültür değil
yıkılmaya çalışılan bu
çocukların geleceği… Çocuklara
sahip çıkmaya devam edeceğiz.`

150 ev yıkıldı
Sulukule, 2007 yılında Fatih
Belediyesi ve TOKİ işbirliğince
hazırlanan `Kentsel Dönüşüm ve
Yenileme Projesi` kapsamında
gerçekleştirilen yıkımlara sahne
olurken Sulukule Platformu,
şimdiye kadar proje alanındaki
500`ü aşkın binadan yaklaşık
150`sinin yıkıldığını ve 5 bin
kişinin zorunlu yer değiştirmeye
maruz kaldığını açıkladı.
Proje, tarihi Roman mahallesinde
taklit sivil Osmanlı-Türk
mimarisi örneği villalar, bir
otel ve bir alışveriş merkezinin
de bulunduğu yeni bir yapılanma
öngörüyor. Projeye karşı
çıkanlar 2006`dan bu yana
mücadelelerini sürdürüyor.
-------------------------------
Meclis`te `Sulukule` tartışması
Sulukule`de uygulanan kentsel
dönüşüm projesi hakkında gündem
dışı söz alan CHP İstanbul
Milletvekili Çetin Soysal,
bölgede kentsel dönüşüm adı
altında, İstanbul`un en önemli
bir renginin yok edildiğini
savundu.
Çevre ve Orman Bakanı Veysel
Eroğlu, İstanbul Sulukule`de
evlerinin yıkılması planlanan
Roman vatandaşların yerlerinden
edileceği yönündeki eleştirilere
katılmadığını söyledi.
Eroğlu, ``Biz, Sulukule`deki
vatandaşlara değer veriyoruz.
Asla onları mağdur edecek proje
içinde değiliz`` dedi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili
Güldal Mumcu`nun Başkanlığında
saat 14.00`te toplandı. Sulukule`de
uygulanan kentsel dönüşüm
projesi hakkında gündem dışı söz
alan CHP İstanbul Milletvekili
Çetin Soysal, bölgede kentsel
dönüşüm adı altında, İstanbul`un
en önemli bir renginin yok
edildiğini savundu.
Bu durumun Türkiye`de
yankılanmadığını, ama AB`de
konuşulduğunu ifade eden Soysal,
``Ankara`ya sesini duyuramayan 5
bin yurttaşımız, sesini
Brüksel`de duyuruyor. Lütfen
oradaki çığlığı biz de duyalım``
diye konuştu. Bölgenin kültürel,
turistik, ticari bir yaşam
tarzının bulunduğunu vurgulayan
Soysal, Sulukule`de mutlaka
farklı bir proje uygulanması
gerektiğini bildirdi. Soysal,
burada yaşayan insanların,
eğlence kültürü geliştirdiğini,
Türk sinema ve müziğine önemli
katkılar yaptıklarını
belirterek, bin yıllık tarihi
mekanın yok oluşuna kimsenin
seyirci kalamaması gerektiğini
ifade etti.
``Kentsel dönüşüm projesi,
Sulukule`de yanlış uygulanıyor.
Sulukule`de kentsel dönüşüm
değil, kentsel bölüşüm
yaşanıyor`` diyen Soysal,
şunları kaydetti: ``Burada
yapılacak çalışmalarda halkın
görüşleri alınmalı. İnsan
doğduğu yeri, kültürünü bırakmaz
istemez. O kültürü oluşturan
insanlar böyle acımasız bir
süreçte savaş vermek zorunda
kalıyor. Kaygılılar, endişe
içindeler. İnsan Hakları
Komisyonuna 50`ye yakın dilekçe
verdiler. Orada bir insan
hakları ihlali, bir asimile
politikası söz konusu. Yaşam
hakları ellerinden alınıyor.``
``SOSYAL BİR PROJE...``
Soysal`a yanıt veren Çevre ve
Orman Bakanı Veysel Eroğlu,
Sulukule`de uygulanan yenileme
projesi hakkında bilgi verdi.
Burada yaşayan insanların mağdur
edildiği yönünde bir intibanın
bulunduğunu belirten Eroğlu,
Fatih ve İstanbul Büyükşehir
Belediyesinin bölgede çok ciddi
çalışmalar yaptığını bildirdi.
Bölgede yaşayan insanlarla 2 ay
süren toplantılar yapıldığını,
insanlara ``ne tür proje
istediklerinin`` sorulduğunu
anlatan Eroğlu, tartışma ve
öneriler sonucunda bölge halkına
yönelik sosyal bir projenin
yürütülmesine karar verildiğini
söyledi. Eroğlu, Sulukule`deki
insanlara değer verdiklerini
vurgulayarak, ``Amacımız sosyal
durumlarını iyileştirmektir.
Yapılan çalışma, onlara daha iyi
bir hayat standardı, yaşadıkları
çevreyi daha düzenli hale
getirmekten ibarettir`` dedi.
`BÖYLE İMKAN KİMSEYE VERİLMİYOR
Bölgede bulunan taşınmazların
bedellerinin, oluşturulan ortak
bir komisyon tarafından
belirlendiğini, daha sonra TOKİ`nin
konutları maliyetine yapmaya
karar verdiğine dikkati çeken
Eroğlu, şöyle dedi: ``Protokol
ile burada, müstakil işyeri ve
evi olan herkese, buradan
müstakil, modern, sosyal
donatıları hazır bir konut
verilecek. Kiracılara da TOKİ`nin
Taşaluk`ta yaptığı konutlardan
bir ev verilmesi, bu konutlardan
hiç peşinat alınmaması, konut
tesliminden başlamak kaydıyla
180 ayda konut bedellerinin
ödenmesi kararlaştırılmıştır.
Böyle bir imkan herkese
sağlanmıyor.
Bölgede 620 adet konut ve 45
adet işyeri hak sahibi
bulunuyor.`` Eroğlu, buradaki ev
sahibi ve kiracılara, proje
süresince, kira yardımı
yapılmasının kararlaştırıldığını
ve ödemelerin başladığını
belirterek şöyle devam etti:
``Kiracılara 350, mülk
sahiplerine ise 400 YTL kira
yardımı yapılıyor. Kentsel
dönüşüm projesi oluşturulması
konusunda yıkılacak konutların
yerine nasıl konutlar yapılacak?
Yenilenen alan içinde kalan
bölgeler, bölge halkının hayat
tarzı, gelenek ve kültür
yapısına uygun, iç havlu
sistemli, 2,3 ve çok az miktarda
4 katlı, net 60 metrekare ile 95
metrekare, brüt 75 metrekare ile
125 metrekare oluşan toplam 32
bin 913 metrekarelik konut
alanı, 3 bin 374 metrekare
turizm alanı, 15 bin 600
metrekare park ve çocuk oyun
alanı, bin 604 metrekare
Sulukule Eğitim, Kültür ve
Ticaret Merkezi, 9 bin 700
metrekare dini tesis, 36 bin 154
yollardan oluşan bir avam proje
uygulanacak.``
``UZMAN GÖRÜŞÜ ALINDI``
Projenin oluşu esnasında
uzmanlardan görüş alınıp
alınmadığına ilişkin soruları da
yanıtlayan Eroğlu, bu proje
oluşturulurken İstanbul Şehir
Plancıları Odası, Taş Vakfı`ndan
ve konuyla ilgili uzmanlardan
görüş alındığını bildirdi.
Eroğlu, projenin tamamen bölge
halkının katkılarıyla
hazırlandığını ifade ederek,
şunları kaydetti:
``Talepler doğrultusunda 19 defa
tadilat yapılmıştır. Bununla
ilgili tutanaklar ilgili
belediyede mevcut. Bu tutanaklar
tespit edilebilir. Uygulanacak
avam proje bölgenin siluetine
uygun hazırlanmıştır. Proje
hazırlanırken UNESCO`nun
uygulamaları dikkate alınmıştır.
Vatandaşların sosya-ekonomik
yapısı dikkate alınarak
yapılmıştır. Projenin
gayelerinden birde İstanbul 2010
Avrupa Kültür Başkentine bir
katkı sağlamaktır. Biz Sulukule`deki
vatandaşlara Hükümet ve belediye
olarak değer veriyoruz. Asla
onları mağdur edecek proje
içinde değiliz. Projenin tamamı,
oradaki vatandaşların görüşü
alınarak hazırlanmıştır. Kentsel
dönüşüm misyonuna ve halkın
refah ve mutluluğunun artmasına
vesile olacak muhteşem
projedir.``
HİPERMARKETLER KANUNU...
CHP İstanbul Milletvekili İzmir
Milletvekili Mehmet Ali Susam da
esnaf ve sanatkarların sorunları
hakkında gündem dışı söz aldı.
Hipermarketler yasasının
çıkartılması için 57. Hükümet
döneminden bu yana çalışma
yapıldığını, ancak bir türlü bu
kanunun çıkartılamadığına
dikkati çeken Susam, ``Hangi güç
bu yasanın çıkmasını
engelliyor?`` diye sordu. Bunun
üzerine söz alan Adalet Bakanı
Mehmet Ali Şahin, Antalyalı
sanayicilerinin ziyareti
sırasında da bu konunun gündeme
geldiğini söyledi.
Şahin, bunun üzerine Sanayi ve
Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan`ı
aradığını belirterek, ``Sayın
Bakan bana, `Gece saat 02.00`ye
kadar hipermarketlerin
statüsüyle ilgili daha önce
hazırlanan, ancak bir türlü
yasalaşma imkanı bulamayan
tasarı taslağı üzerinde, esnaf
temsilcileri ve bürokrat
arkadaşlarıyla çalıştığını, ocak
ayı içinde tarafların da
katılımıyla hazırlanacak
tasarının Meclis gündemine
getireceğini` söyledi.
Milletvekili arkadaşın
duyarlılığını anlıyor ve birçok
değerlendirmesine de
katılıyorum. Geçikmiş olan bir
düzenlemedir. Sanayi ve Ticaret
Bakanımız bu konuyu en geç Ocak
ayı içinde Meclise getireceğini
bana ifade etti.`` diye konuştu.
DSP İstanbul Milletvekili Hasan
Macit de Atatürk ve DSP eski
Genel Başkanı Bülent Ecevit`in
ölüm yıldönümleri nedeniyle
gündemdışı söz aldı. İstanbul
Sulukule`den gelen bir grup
vatandaş konuşmaları genel kurul
salonu dinleyici locasından
izledi.
AA
|
|