.

 

Dünya ile birlikte Türkiye'de 19 Temmuzda hayatımız giren sigara yasağı toplum tarafından sevinçle karşılandı. Uygulama ilk günden itibaren meyvesini verdi. yasağın cezai limitlerinin yüksek olması esnafı korkuttu.

Şikayet sadece esnaftan, sigara içenlerde yasaktan memnun, çok az bir kesim iş ve gelir kaybı nedeniyle Kafelerde, içkili mekanlarda yasağın hafiflemesini istiyor.

Sabredelim, yasağı koruyalım, göreceğiz ki bu gün şikayet edenler yarın bize dua edeceklerdir. Bütün toplumsal sağlığımızı tehdit eden bu illetten kurtulma zamanıdır. Ya yasağa sahip çıkacak toplum olarak sağlığımızı koruyacağız yada toplumsal çatışma ve sigaranın getirdiği zehirli hayatı ölerek paylaşacağız

Bakan Akdağ: "Sigara yasağı uygulanacak"

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kahvehane, lokanta gibi iş yerlerinde başlayacak sigara yasağı uygulamasına ilişkin sektör temsilcilerinin, yasağın ertelenmesi veya sigara içenlere özel bölüm ayrılmasını talep ettiklerini ancak yasağın kanunda öngörüldüğü gibi 19 Temmuzda başlayan yasaktan asla geri adım atılmayacağını bildirdi.
--------------------------------------------------------------------------------
(AA - ANKARA) (A.A) - Akdağ, Sağlık Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşu yetkilileriyle Dünya Sigarasız Günü dolayısıyla 5727 Sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Yasa’nın bugüne kadarki uygulama sonuçlarını, Rixos Grand Ankara Otel’de düzenlenen basın toplantısında değerlendirdi.
Kapalı mekanlarda sigara içilmesini yasaklayan kanunun geçen yıl yürürlüğe girdiğini hatırlatan Akdağ, o tarihten bu yana Türkiye’de sigara içme oranının yüzde 33’den yüzde 31’e düştüğünü bildirdi.
Kanun gereği, 19 Temmuz 2009 itibariyle kahvehane, pastane, lokanta gibi işletmelerde de sigara içme yasağının başlayacağını anımsatan Akdağ, bir kaç gün önce sektör temsilcileriyle konuya ilişkin görüşme yaptıklarını, temsilcilerin ’’Yasağın başlangıç tarihinin ertelenmesi’’ ve ’’Sigara içenler için özel bir bölüm ayrılması’’ yönünde taleplerini ilettiklerini söyledi. Akdağ, kanunu uygulayacaklarını belirterek, ’’İktidarda da biziz. Bu yasayı TBMM’ye getirdik. 19 Temmuzda kanunun gerektirdiği uygulama başlayacak’’ diye konuştu.
Bakan Akdağ, bir gazetecinin ’’domuz gribi virüsüne’’ ilişkin sorusu üzerine de bugüne kadar Türkiye’de domuz gribi virüsü tespit edilen 4 hastadan 2’sinin Türkiye’ye gelmeden önce ABD’de doktora gittiklerinin ve ilaç tedavisine başladıklarının tespit edildiğini bildirdi.
Akdağ, İzmir’de domuz gribi virüsüne rastlanan 2 kişiden birinin ilaç tedavisi nedeniyle ateşinin düştüğünü, bu nedenle de termal kameralarca tespit edilemediğini belirterek, ABD’de H1N1 virüsüne rastlanan eyaletlerde, daha sonraki vakalarda domuz gribi virüsü testi yapılmadığını söyledi.
Bu durumun, virüsün ülkeler arasında yayılmasına neden olduğuna işaret eden Akdağ, ’’Biz, DSÖ ve virüsün görüldüğü ülke bakanlıklarına, özellikle ülkeden çıkış yapanlara kendi ülkesinde virüs tespitine yönelik tedbirler alınması tavsiyesinde bulunacağız. Seyahat ertelenebilir, hastaya konuya ilişkin bilgi verilebilir. Eğer amaç virüsün yaygınlaşmasını yavaşlatmaksa, alınabilecek önlemlerden biri de bu olabilir’’ dedi.
--------------------------
Türkiye'de Sigara Yasağı Uygulamaları

Tükiye’de sigara yasağına yönelik ilk kanun 7 Kasım 1996 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girdi. 4207 no’lu “Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun” ile sigara içilemeyecek mekanlar, uyarı levhaları, tütün ürünlerinin reklamı ve alım yaşı hakkında düzenlemeler getiriyordu. Buna göre “Sağlık, eğitim-öğretim ve kültür hizmeti veren yerler ile kapalı spor salonlarında ve toplu taşımacılık yapılan her türlü nakil vasıtaları ve bunların bekleme salonlarında, kamu hizmeti yapan kurum ve kuruluşlardan beş veya beşten fazla kişinin görev yaptığı kapalı mekanlarda tütün ve tütün mamullerinin içilmesi” yasaklanıyordu. Kapalı alanlarda tecrit edilmiş ayrı sigara içme alanları oluşturulmasına koşuluyla bütün bu mekanlarda sigara içilmeye devam edilebilecekti. Kanun, devlet eliyle maddi, teknik ve/veya pratiğe yönelik herhangi bir yardım sunulması ya da merci göstermiyordu. Sadece bu mekanların yaratılması için 1 yıl zaman tanıyordu.

Kanunun uygulaması sorumluluğu ise yasağın geçerli olduğu yerin yetkilisine bırakılıyordu. Yasağın delinmesi halinda yerin yetkilisi ve yasağı delen kişi için eşit para cezası söz konusu idi (10-500 milyon Lira).

Yeni uygulama en çok toplu taşıma araçlarında hissedildi. Tecrit edilmiş ayrı mekanlar yaratma konusunda çok fazla gelişme kaydedilemedi. Genel olarak tuvaletler bu amaç için kullanılır hale geldi.

İçinde bulunduğumuz 2008 yılının 3 Ocak günü bu kanunun kapsamı, 5727 no’lu kanunla genişletilerek kabul edildi. Bu kanunun ağırlığı “herkesin temiz hava Soluyabilmesi”ni sağlayacak şeklinde değiştirildi. Bu kanuna göre, ikamete mahsus konutlar hariç tüm binaların kapalı alanlarında; taksi hizmeti verenler dahil olmak üzere karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşıma araçlarında; özel lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahanelerde tütün ürünlerinin kullanımı yasak.

Sigara içenler için ayrı kapalı bir alan oluşturulmasına dair herhangi bir ifade olmamasına karşın bu mekanların özellikleriyle ilgili bir madde eklenmiş. Buna göre: “Bu kanunun tütün ürünleri tüketilmesine tahsis edilen kapalı alanlarının koku ve duman geçişini önleyecek şekilde tecrit edilmesi ve havalandırma tertibatı ile donatılması gerekir.” Bunun dışında mekan özelliklerine dair başka bir bilgi verilmemiş.

-------------------
1. Sigara salgınından* kaynaklanan kanser ve diğier akciğer hastalıklarından dünyada her yıl 5,4 milyon insan hayatını kaybediyor. Kontrol edilmediği takdirde bu sayı 2030 yılında 8 milyon olacak. Dünyadaki ilk 8 ölüm sebebinden 6’sı için tütün kullanımı risk oluşturuyor.
2. Sigara salgını gelişmekte olan ülkelere doğru kayıyor. Önümüzdeki yıllarda tütün kaynaklı ölümlerin %80’inin bu ülkelerde olması bekleniyor. Küresel tütün üreticilerinin bu ülkelerdeki genç nüfusu hedef alması bu kayışa sebep oluyor. Tütün üreticilerinin diğer büyük hedefi ise kadınlar.
3. Sigara salgını tamamen insan eliyle oluşturulmuş ve önlenebilir bir durumdur. Buna rağmen dünya nüfusunun yanızca %5’i vatandaşlarını tam anlamıya koruyan önlemler alan ülkelerde yaşıyor.
4. Sigara salgınını etkileyecek en etkili 6 önlem şöyle:
- Tütün kullanımının izlenmesi,
- İnsanların sigara dumanından korunması,
- Sigarayı bırakmaya yardımcı olma,
- Tütünün zararları hakkında insanların uyarılması,
- Tütün ürünleri reklam, promosyon ve sponsorluklarına yasaklar getirilmesi,
- Tütün ürünlerinin vergilerinin yükseltilmesi.
5. Tütün kullanımı ve etkileri hakkında genişletilmiş buluşlar yapılmalıdır. Bugün dünyadaki ülkelerin yarısı, gelişmekte olan ülkelerin ise 2/3’ü tütün kullanımı ve gençlikle ilgili çok yetersiz verilere sahip.
6. Bugün dünyadaki ülkelerin yarısı, gelişmekte olan ülkelerin ise 2/3’ü, devlet dairelerinde, iş yerlerinde ve diğer kapalı alanlarda sigara kullanımına izin veriyor. Gelişmiş ülkelerde uygulanan yasaklar sonucu çalışanların %29 oranında sigarayı bıraktıkları biliniyor.
7. İstatistiklere göre bugün dünyadaki her 4 içiciden 3’ü sigarayı bırakmak istiyor. Bu insanlardan yalnızca %5’i bu konuda yardım alabiliyor. Birçokları kendi başlarına bunu başaramıyorlar. Yardım konusunda ülkelerin sağlık mercileri öncelikli olarak sorumlu bulunuyorlar.
8. Tütün ürünleri paketlerinde görsel uyarıların işe yaradığı biliniyor ancak dünya nüfusunun sadece %6’sına tekabül eden 15 ülkede bu yöntem uygulanıyor. Dünyadaki nüfusun %40’ı paketlerde “light” ve/veya “low-tar” ibarelerinin önlenmediği ülkelerde yaşıyor. Bu tür sigaraların sağlığa daha az zarar vermesi söz konusu değil.
9. Dünya’daki çocukların yarısı bedava sigara dağıtımının yasak olmadığı ülkelerde yaşıyor. Ülke ölçeğindeki araştırmalar, tütün ürünlerinin reklamının yasaklanmasından sonra %16’lık bir düşüş olduğunu gösteriyor.
10. Tütün ürünlerine getirilen %10’luk bir vergi artışı zengin ülkelerde %4, fakir ve orta gelir grubunda olan ülkelerde ise %8 daha az tütün tüketimine sebep oluyor. Vergide %70’lik bir artış ise dünyadaki tüm tütünle ilişkili ölümlerin 1/4’ünü engelleyebilir.

*Dünya Sağlık Örgütü, yaygın ve ölümcül oluşundan ötürü dünyadaki sigara kullanımını "salgın" olarak nitelendiriyor.

Kaynak: WHO (Dünya Sağlık Örgütü)

---------------------------
Dünya'da Sigara Yasağı Uygulamaları

Amerika Birleşik Devletleri: 1973 yılında geniş kanuni düzenlemeler getiren ilk eyalet Arizona oldu. Bundan sonra Kaliforniya eyaleti 1994’te iş yerlerinde, 1998’de tüm kapalı alanlarda sigara kullanım yasağı getirdi. Amerikan eyaletlerinin 35’i bugün bir çeşit sigara yasağı uygulanıyor. Kaliforniya’nın bazı şehirlerinde, özel konut iç mekanları hariç tüm şehirde yasak uygulanıyor.

Almanya: Almanya’da 16 eyaletten 8’inde 1 Ocak 2008’den beri kamu binaları, hastaneler ve restoranları da kapsayan sigara yasağı uygulanıyor. Ulusal yasak, 1 Eylül 2007 tarihinde tüm toplu taşıma araçları ve federal hükümet binalarını kapsar şekilde uygulamaya girdi, yasağa uymayanlara 1.000 Euro’ya kadar ceza uygulanıyor. Restoranlarda sigara içenler için kapalı ayrı bölümler yaratılması mecbur edilirken, kafe ver barlardaki yasak uygulamaları ise eyalet yönetimlerine bırakıldı. 1 Ocak 2008 itibariyle toplam 8 eyalette toptan yasak yürülüğe girmesine rağmen birçok yerde uygulamada gevşeklik söz konusu olduğu söyleniyor. Örneğin Berlin’de Temmuz 2008’e kadar ceza kesilmeyecek ve sigara içenler için ayrı bir yer ayıracak kadar büyük olmayan işletmeler toptan yasaktan muhaf tutulabilecek.
İstatistiklere göre Almanlar’ın yaklaşık üçte biri içici ve bu sebeple yılda 140 bin kişi ölüyor. Bu sayı trafik kazaları, alkol, uyuşturucu ve AIDS’den ölenlerin toplamından çok daha fazla.

Almanlar diğer Avrupa ülkelerine nazaran en uzun süre yasağa karşı koyan millet. Kişisel özgürlükler ve Nazi Almanyası’nın uyguladığı sigara yasağı uzun süre bunu için karşı argüman olarak kullanıldı.
Kaynak: Deutsche Welle - World, NOS, Telegraaf, Volkskrant.

Avustralya: Avustralya’da sigara ülkenin en güzel ve meşhur plajlarından Manly’de, Mayıs 2004’te yasaklandı. Sidney’in dünyaca ünlü Bondi plajı da buna benzer bir uygulamaya geçmek üzere. Tüm havaalanları, kamu binaları, sağlık kuruluşları ve çalışma mekanlarının yanında birçok eyalette restoranlar ve alışveriş merkezlerinde de sigara kullanımı çoktan yasak.

Bhutan: Himalaya Krallığı Bhutan, halihazırda dünyada tütün satış ve kullanımının toptan yasak olduğu tek ülke. Bu hamlenin Budist hükümet tarafından tümden tütün kullanmayan bir halk olmaya yönelik amacının bir parçası olduğu düşünüyor. Şu anda dünyanın en zor erişilebilir, en az gelişmiş ve en fakir ülkelerinden olan Bhutan’da muhabirlerin dediğine göre tütün daha ziyade çiğnenerek tüketiliyor.

Birleşik Krallık ve İrlanda: İrlanda Mart 2004’te yürürlüğe koyduğu yasakla ulusal ölçekte tüm kapalı alanlarda sigara yasağı getiren ilk ülke oldu. Hükümet, yasak uygulamaya girmeden önce 11 ay işletmelerin gerekli önlemleri almaları ve mekansal düzenlemeleri yapmaları için zaman tanıdı. 2008 yılında yasağa getirilen yeni düzenlemelerle kamusal alanda zaten yasak olan reklam, dükkan içlerinde de uygulanacak, tütün ürünleri gözlerden uzak kapalı dolaplarda saklanacak.

İngiltere ve İrlanda’nın küçük yerleşimlerindeki barların iflasın eşiğinde gezdiği bildiriliyor. Hükümetlerin son yıllarda yoğunlaştırdığı alkol kontrolleriyle birlikte barlardaki sigara yasağı insanların daha çok evlerinde vakit geçirmelerine sebep oluyor. 300 nüfusa sahip bir kasabada örneğin bu eğilimler bar sahiplerini iflasa sürüklüyor.

“The Pub is the Hub” (Pub Buluşma Noktasıdır) bu gidişi durdurmaya çalışan bir girişim. Bu girişimin sahipleri kasaba merkezinde hayatın önemli olduğu ve korunması için çalışmalar yapılmasını savunuyor ve hükümetten de destek alıyor. Örneğin, ayakta kalmakta zorlanan barlar geçici olarak Prens Charles’ın “ziraat severler fonu”ndan ödenek alabiliyorlar. Uzun vade için barların yeniden işlevlendirilmesi yönünde çalışmalar yapılıyor. Bu kapsamda bazı barlar yaşlılar için basit yemekler çıkarırken, gençlere internete erişim olanakları sağlıyor. Bazıları ise kasaba hayatında önemli başka aktivitelere ev sahipliği yapıyor, kuru temizlemeci, kilise, kreş postane ve eczane görevlerini üstleniyor.

İskoçya’da yasaklar 26 Mart 2006’da yürülüğe girdikten sonraki bir ayda yapılan teftişlerde toplam 15.000 kafe, bar ve restorandan 3 tanesine ceza kesildi. İngiliz Kanserle Savaş Derneği’nin açıklamalarına göre içicilerin %35’i yasak nedeniyle daha az sigara içiyor. İskoçya yasağın yürürlüğe girdiği 2006 yılında, sigarayı bırakmaya çalışanlar için 13,5 milyon Euro harcadı.

Galler’de ise yasak 2 Nisan 2007’de uygulamaya kondu. Bu yasa, belirlenen yerlerde sigara yasağı levhaları yetersizliği, yasak olan yerlerde siagara içilmesi ve yasak olan yerlerde sigara içilmesine engel olmada yetersizliği suç kapsamına alıyor.
Kaynak: Wikipedia, Algemene Dagblad, Smoking Ban Wales, Misset Horeca.

Çin Halk Cumhuriyeti: Bugün dünyada içilen her 3 sigaradan biri Çin’de içiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün konvansiyonlarına imza atarak daha önce defalarca yürürlüğe sokulmaya çalışılan kamusal mekanlarda sigara yasağı 2008 yılında tekrar ele alınıyor. Olimpiyatlar için ulaşılmasına çalışılan temiz hava değerlerine katkıda bulunacağı düşünülen yasağın yüksek tütün kullanım oranları yüzünden gerçekçi olmadığı söyleniyor.
Kaynak: Tree Hugger

Fransa: Sigaraya karşı ilk adımı 2003 yılında fiyatları %20 arttırarak atan Fransa, 1 Şubat 2007’den itibaren geçerli olacak şekilde iş yerlerinde ve diğer kamu yapılarında sigara kullanımını yasakladı. 1 Ocak 2008 yılında bu yasak kafe, bar ve restoranları da kapsayacak şekilde genişletildi. Fransa’da yasağa uyulmayacağı yönündeki beklentilerin boş çıktığı, 2007’den beri tütün tüketiminin azaldığını bildiriliyor. Yasak çerçevesinde, sigara yasağı olan yerlerde sigara içenlere 450, mesuliyet alanlarında sigara içilmesine göz yumanlara ise 750 Euro ceza kesiliyor.

Hindistan: Hindistan, alternatif tütün kullanımlarının popüler olduğu bir ülke. 112 milyon sigara içicisinin yanında 96 milyon tütün çiğneyen bulunan ülkede uygulanmaya çalışılan sigara yasağı daha çok küçüklere tütün ürünlerinin satılması ve reklam konularında sınırlamalar getiriyor.

Hollanda: Kamu yapılarında yasak olan sigara kullanımı 1 Ocak 2004’te yürüklüğe giren “dumansız iş yeri” kuralıyla genişletildi, iş yerlerindeki özel sigara içme alanları kaldırılarak tümden yasak uygulanmaya başlandı. İçinde birden fazla insan çalışan kafe, bar ve restoranlar da yasak kapsamına alındı fakat bu tür iş yeri sahiplerinden gelen tepkiler sonucu uygulama 1 Temmuz 2008’e kadar ertelendi. Bu yasa uygulamaya konduğunda bu tür işyerleri sigara içenler için ana mekanın dışında kapalı yerler yaratabilecekler fakat buralarda yalnız işyeri sahiplerinin kendileri çalışabilecek.

İran: İran’da da tütün kullanımından çok reklam ve satışıyla ilgili sınırlamalar var. Lakin uygulamada bu sınırlama ve yasakların etkisinin çok düşük olduğu söyleniyor. Yasaklar büyük oranda görmezden geliniyor. Gençler arasında sigara kullanımı ise gün geçtikçe artıyor.

İspanya: Yılda 50.000 kişinin tütün kullanımına bağlı hastalıklardan öldüğü İspanya’da 1 Ocak 2006’dan beri genişletilmiş sigara yasağı uygulanıyor. Buna göre, iş yerleri, dükkanlar, okullar, hastaneler, kültür merkezleri ve toplu taşıma araçları yasak kapsamında. 100 m²’den büyük işyerlerinde ise ayrı sigara içme mekanlarına izin veriliyor.

İsveç: Sigara içenler için ana mekan içinde tecrit edilmiş ve havalandırması ayrı mekanlar oluşturulmasına izin veren bir başka ülke ise İsveç. maliyetinden ötürü birçok işyerin bu yolu tercih etmediği belirtiliyor. İsveç’te siagara yasağı göreceli olarak az tepki almış ve desteklenmiş çünkü orada daha yaygın olan tütün kullanım yöntemi, dudak altı (snus).

İtalya: Kıta Avrupası’nın güneyinde en erken yasaklardan biri 10 Ocak 2005’te İtalya’da yürürlüğe girdi. Kafe, bar ve restoranlarda ayrı ventilasyonu olan tecrit edilmiş alanlara izin verilmesine rağmen bir çok işletmeci bunun çok pahalı olduğu gerekçesiyle bu uygulamaya yanaşmıyor. Bu ve başka birçok sebeple birçok işyeri sahibi tarafından hoş karşılanmayan yasanın uygulanmaya başlamasıyla tütün satışlarının %20 oranında düştüğü rapor edildi.

Japonya: %25 oranıyla Japonya, gelişmiş ülkeler arasında sigara tüketiminde üst sıralarda yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü Konvansiyonu’na 2004 yılında imza atarak sigara tüketimini azaltmak için söz veren hükümet hala çok başarılı olmuş sayılmaz. Bunun en başta gelen sebeplerinden birinin dünyadaki üçüncü büyük tütün firması olan Japanese Tobacco’nun hükümet üzerindeki baskısı olduğu dile getiriliyor.

2002 yılında Tokyo’nun belli kalabalık caddelerinde geçerli olan yasak için bu tütün üreticilerinin de desteğiyle sigara tüketilebilecek kapalı ve yarı açık mekanlar tahsis edildi. Kamusal mekanda uygulanan yasaklar içinden en çok tepki alan ise taksilerde uygulanması istenen yasak oldu. Ocak 2008 itibariyle bu alanda da ilerleme kaydedildiği bildiriliyor.
Kaynak: Japan Inc., HDR Japan,

Kanada: Hükümet istatistiklerine göre 15 yaş üstü sigara kullanım oranı %21 ile dünyadaki en düşük oranlardan biri. Kamusal Sağlık kuruluşlarına göre bu düşüşün sebebi son yıllarda uygulanan sigara karşıtı sert önlemler. Çalışma mekanlarında ve bazı kamusal alanlardaki sigara yasaklarının yanında sigara paketleri üzerinde sigaranın iç organlarda yarattığı hasarı gösteren görsel uyarılar yer alıyor.

Karadağ: %40 ile Avrupa’daki en yüksek içici oranına sahip ülkelerden biri olan Karadağ’da yerleşmiş denebilecek bu alışkanlığın azalması ümidiyle 2004’ten beri kamusal alana yönelik yasak uygulanıyor.

Kenya: Resmi verilere göre Kenya’da her yıl 8000 içici ve 4000 pasif içici sigara sebebiyle hayatını kaybediyor. Sigaraya bağlı hastalıkların devlete kesilen faturası, ülkenin tütün ürünlerinden sağlanan gelirin yaklaşık 5 katı. Kamusal mekanlarda tütün kullanımını yasaklayan düzenlemeler 2006 yılında uygulanmaya konduktan kısa bir süre sonra tütün üreticilerinin baskısıyla askıya alındı Dünya Sağlık Örgütü desteğiyle yapılan anlaşmalarla 5 ay sonra yasak tekrar devreye girdi. Hükümet sigara kullanımını azaltmak için %15 vergi artışı ile kiliseler, okullar, barlar, restoranlar ve spor stadyumlarında ceza uyguluyor.
Kaynak: Bio-Medicine

Küba: 7 Şubat 2007’de toplu taşıma araçları, dükkanlar ve diğer kapalı alanlarda yasaklandı. Küba halkının yarısından fazlasının sigara kullandığı ve önlenebilir kanser ölümlerinin %30’unun sigara kullanımına bağlı olduğu düşünülüyor. Küba lideri Fidel Castro, sağlık sorunları sebebiyle 1986’da sigarayı bırakmıştı.

Norveç: 1 Haziran 2004’te kafe bar ve restoranları da kapsayan yasağın uygulamaya konmasıyla çalışanlara dumansız mekan sağlanması ve sigara kullanımının sosyal olarak denormalize edilmesi amaçlandı. Erken ve sıkı uygulamalara rağmen Norveç’te her 3 kişiden biri içici ve tütün satış oranları artmaya devam ediyor.

Singapur: Sigara yasağının en geniş şekliyle uygulandığı bir başka ülke Singapur. 2005 yılında, tüm iş yerleri ve toplu taşıma da dahil tüm kamusal mekanlarda uygulamaya konan yasaklar 2007 yılında açık alanları ile birlikte kafeler ve barları da kapsayacak şekilde genişletildi.

Venezuela: Dünyanın en çok sigara tüketen ülkelerinde olan Venezuela’da sigara yasağı 31 Mayıs 2007’de yürürlüğe girdi.

Genel kaynak: BBC News

-----------------------
7533
TÜTÜN MAMULLERİNİN ZARARLARININ
ÖNLENMESİNE DAİR KANUN
Kanun Numarası : 4207
Kabul Tarihi : 7/11/1996
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 26/11/1996 Sayı : 22829
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 36 Sayfa :
Amaç
Madde 1 – Bu Kanunun amacı, kişileri tütün ve tütün malullerinin zararlarından, bunların
alışkanlıklarını özendirici reklam, tanıtım ve teşvik kampanyalarından koruyucu tertip ve tedbirler almaktır.
Tütün ve tütün mamullerinin içilmesi yasaklanan yerler
Madde 2 – Sağlık, eğitim-ögretim ve kültür hizmeti veren yerler ile kapalı spor salonlarında ve toplu
taşımacılık yapılan her türlü nakil vasıtaları ve bunların bekleme salonlarında, kamu hizmeti yapan kurum ve
kuruluşlardan beş veya besten fazla kişinin görev yaptığı kapalı mekanlarda tütün ve tütün mamullerinin içilmesi
yasaktır.
Bu gibi mahallerde tütün ve tütün mamullerinin içilebilmesi için ayrı yerler tahsis edilir. Tahsis edilen
yerden, sigara içilmeyen mahallere duman gidisini engelleyecek, havalandırma, tecrit etme gibi tedbirler alınır.
Diğer yasaklar
Madde 3 – Tütün ve tütün mamullerinin isim, marka veya alametler kullanılarak her ne suretle olursa
olsun reklam ve tanıtımının yapılması veya bunların kullanılmasını teşvik ve özendirici kampanyalar
düzenlenmesi yasaktır.
On sekiz yasından küçüklere tütün ve tütün mamulleri satısı yapılamaz.
Uyarılar
Madde 4 – Tütün ve tütün mamullerinin içilmesinin yasaklandığı yerlerde, yasağı ve buna uymamanın
sonuçlarını belirten uyarılar asgari on santimetrelik puntolarla herkes tarafından görülebilir yerlere asılır veya
yazılır. Bu uyarıların yapılmasından ilgili yerlerin yetkili veya amiri durumundaki kişi veya kişiler sorumludur.
Türkiye'de üretilen veya ithal edilen tütün ve tütün mamulleri paketinin üzerinde açıkça görülebilir ve
rahatça okunabilir şekilde, "Yasal uyarı: Sağlığa zararlıdır" ibaresi konulur. Bu ibareyi taşımayan tütün ve tütün
mamulleri ithal edilemez ve satışa çıkarılamaz.
Gümrük hattı dışı eşya satış mağazalarında satılan veya yolcu beraberinde yurda sokulan tütün ve tütün
mamulleri hakkında ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ve özel televizyon kurumları ayda en az doksan dakika tütün ve
tütün mamulleri alışkanlığının zararları konusunda uyarıcı ve eğitici mahiyette yayınlar yapmak zorundadır.
Yasağa uymayanlar hakkında işlem
Madde 5 – Tütün ve tütün mamullerinin içilmesinin yasaklandığı ve yasağa ilişkin yazılı uyarıların
bulunduğu yerlerde tütün ve tütün mamulleri içenlere, ilgili yerin yetkilisi veya amiri durumundaki kişi
tarafından yazılı uyarı gösterilmek suretiyle yasağa uyması, aksi takdirde o yeri terk etmesi gerektiği bildirilir.
Bu bildirime rağmen tütün ve tütün mamulleri içenler genel zabıta marifetiyle o yerden uzaklaştırılır.
Sayfa
7534
İdari para cezası
Madde 6 – Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki zorunluluğu yerine getirmeyen tütün
veya tütün mamullerinin içilmesinin yasaklandığı yerin memur olmayan yetkilisi veya amiri hakkında on milyon
lira para cezası verilir.
Bu Kanunun 5 inci maddesine göre uyarıda bulunmayan tütün ve tütün mamullerinin içilmesinin
yasaklandığı yerin memur olmayan yetkilisi veya amiri hakkında on milyon lira para cezası verilir. Uyarıya
rağmen tütün veya tütün mamulü içen kişi hakkında da aynı ceza uygulanır.
Bu Kanuna göre sorumluluğu yerine getirmeyen memurlar hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.
Adli para cezası
Madde 7 – Bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası
hükümlerine aykırı hareket edenlere on milyon liradan beş yüz milyon liraya kadar ağır para cezası verilir.
Tekerrür halinde bu cezanın yukarı haddine hükmolunur.
Para cezasına ilişkin hükümler
Madde 8 – 6 ncı maddede yazılı para cezaları o yerin en büyük mülki amiri tarafından verilir. Para
cezalarına dair kararlar ilgililere Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu Kanuna göre verilen idari
para cezaları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre mahallin en
büyük mal memurluğunca tahsil edilir. İdari para cezalarına karsı yedi gün içinde sulh ceza mahkemesine itiraz
edilebilir.
Geçici Madde 1 – Bu Kanunun yayımı tarihinden önce Türkiye'de üretilen veya ithal edilen tütün ve
tütün mamullerinin bir yıl süreyle 4 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şart aranmaksızın satışlarına
devam olunur.
Geçici Madde 2 – Bu Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ayrı yer tahsisi, 3 üncü
maddede yasaklanan reklam panolarının kaldırılması ve 4 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince yapılması
gereken isler Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde yerine getirilir.
Yürürlük
Madde 9 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 10 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
------------------------------------
19 Ocak 2008 CUMARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 26761
KANUN
TÜTÜN MAMULLER N N ZARARLARININ ÖNLENMESİ NE DA R KANUNDA
DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN
Kanun No. 5727
Kabul Tarihi: 3/1/2008
MADDE 1 – 7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunun adı
"Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun" seklinde değiştirilmiştir.
MADDE 2 – 4207 sayılı Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı; kişileri ve gelecek nesilleri tütün ürünlerinin zararlarından, bunların
alışkanlıklarını özendirici reklam, tanıtım ve teşvik kampanyalarından koruyucu tertip ve tedbirleri almak ve herkesin temiz
hava soluyabilmesinin sağlanması yönünde düzenlemeler yapmaktır."
MADDE 3 – 4207 sayılı Kanunun 2 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Tütün ürünlerinin yasaklanması
MADDE 2 – (1) Tütün ürünleri;
a) Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında,
b) Koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve
benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birden çok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binaların
kapalı alanlarında,
c) Taksi hizmeti verenler dahil olmak üzere karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu tasıma araçlarında,
ç) Okul öncesi eğitim kurumlarının, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta
öğrenim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında,
d) Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen
isletmelerde,
tüketilemez.
(2) Ancak;
a) Yaslı bakım evlerinde, ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde, cezaevlerinde,
b) Şehirlerarası veya uluslararası güzergâhlarda yolcu taşıyan denizyolu araçlarının güvertelerinde,
tütün ürünleri tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulabilir. Bu alanlara on sekiz yasını doldurmamış kişiler giremez.
(3) Otelcilik hizmeti verilen isletmelerde, tütün ürünleri tüketen müşterilerin konaklamasına tahsis edilmiş odalar
oluşturulabilir.
(4) Açık havada yapılan her türlü spor, kültür, sanat ve eğlence faaliyetlerinin yapıldığı yerler ile bunların seyir
yerlerinde tütün ürünleri kullanılamaz. Ancak bu tesislerde, tütün ürünlerinin tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulabilir.
(5) Bu Kanunun tütün ürünleri tüketilmesine tahsis edilen kapalı alanlarının koku ve duman geçişini önleyecek
şekilde tecrit edilmesi ve havalandırma tertibatı ile donatılması gerekir.
(6) Bu Kanunun uygulanmasında "tütün ürünü" ibaresi tüttürme, emme, çiğneme ya da buruna çekerek kullanılmak
üzere üretilmiş, hammadde olarak tamamen veya kısmen tütün yaprağından imal edilmiş maddeyi ifade eder."
MADDE 4 – 4207 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi baslığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Diğer koruyucu önlemler
MADDE 3 – (1) Tütün ürünlerinin ve üretici firmaların isim, marka veya alâmetleri kullanılarak her ne suretle olursa
olsun reklam ve tanıtımı yapılamaz. Bu ürünlerin kullanılmasını özendiren veya teşvik eden kampanyalar düzenlenemez.
Tütün ürünleri üreten ve pazarlamasını yapan firmalar, her ne surette olursa olsun hiçbir etkinliğe isimlerini, amblemlerini
veya ürünlerinin marka ya da işaretlerini kullanarak destek olamazlar.
(2) Tütün ürünleri sektöründe faaliyet gösteren firmaların isimleri, amblemleri veya ürünlerinin marka ya da işaretleri
veya bunları çağrıştıracak alâmetleri kıyafet, takı ve aksesuar olarak taşınamaz.
(3) Tütün ürünleri sektöründe faaliyet gösteren firmalara ait araçlarda bu ürünlere ilişkin markaların tanınmasını
sağlayacak bir uygulamaya gidilemez.
(4) Firmalar her ne amaçla olursa olsun üretilen ve pazarlaması yapılan tütün ürünlerini bayilere veya tüketicilere,
teşvik, hediye, eşantiyon, promosyon, bedelsiz veya yardım olarak dağıtamazlar.
(5) Her ne amaçla olursa olsun, tütün ürünlerinin isim, logo veya amblemleri kullanılarak bildirim yapılamaz, basın yayın
organlarına ilân verilemez.
(6) Televizyonda yayınlanan programlarda, filmlerde, dizilerde, müzik kliplerinde, reklam ve tanıtım filmlerinde
tütün ürünleri kullanılamaz, görüntülerine yer verilemez.
(7) Sağlık, eğitim ve öğretim, kültür ve spor hizmeti verilen yerlerde tütün ürünlerinin satısı yapılamaz.
(8) Tütün ürünleri on sekiz yasını doldurmamış kişilere satılamaz ve tüketimlerine sunulamaz.
(9) On sekiz yasını doldurmamış kişiler, tütün ürünü isletmelerinde, pazarlanmasında ve satısında istihdam edilemez.
(10) Tütün ürünleri, paket açılarak adet seklinde veya daha küçük paketlere bölünerek satılamaz.
(11) Tütün ürünleri, yetkili satıcı olan yerlerin dışında; otomatik makinelerle, telefon, televizyon ve internet gibi
elektronik ortamlarla satılamaz ve satış amacıyla kargo yoluyla taşınamaz.
(12) Tütün ürünleriyle ilgili izmarit, paket, ağızlık, kağıt ve benzeri atıklar çevreye atılamaz.
(13) Tütün ürünleri, on sekiz yasını doldurmamış kişilerin doğrudan ulaşacağı ve isletme dışından görülecek şekilde
satışa arz edilemez. Tütün ürünleri satış belgesi olmaksızın ve satış belgesinde belirtilen yerin dışında satışa sunulamaz.
(14) Her türlü sakız, seker, çerez, oyuncak, kıyafet, takı, aksesuar ve benzeri ürünler tütün ürünlerine benzeyecek
veya markasını çağrıştıracak şekilde üretilemez, dağıtılamaz ve satılamaz."
MADDE 5 – 4207 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi baslığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Kontrolün sağlanması
MADDE 4 – (1) Tütün ürünlerinin içilmesinin yasaklandığı yerlerde, yasal düzenleme ve buna uymamanın cezai
sonuçlarını belirten uyarılar; salonlarda asgari on santimetrelik puntolarla, toplu tasım araçlarında üç santimetrelik puntolarla
herkes tarafından görülebilir yerlere asılır. Ayrıca, tütün ürünlerinin tüketilmesine tahsis edilen alanlarda tütün ürünleri
kullanımının tehlikelerini anlatan sağlık uyarıları herkes tarafından görülebilir yerlere asılır.
(2) Tütün ürünlerinin satısının serbest olduğu yerlere en az beş santimetrelik puntolarla, beyaz zemin üzerine büyük
harfler ve siyah yazı rengi ile, "Yasal Uyarı: 18 yasını doldurmayanlara sigara ve diğer tütün ürünleri satılamaz; satanlar
hakkında yasal işlem yapılır." ibaresi yazılarak, rahatlıkla görülebilen ve okunabilen yerlere asılır.
(3) Türkiye'de üretilen veya ithal edilen tütün ürünleri paketlerinin üzerine, en geniş iki yüzünden, bir yüzüne toplam
alanın yüzde kırkından, diğer yüzüne yüzde otuzundan az olmamak üzere özel çerçeve içinde tütün ürünlerinin zararlarını
belirten Türkçe yazılı uyarılar veya mesajlar konulur. Bu uyarı yazılarının aynı şekilde, birden fazla paketi bir arada
bulunduran tütün ürünleri kutuları üzerine de yazılması zorunludur. Uyarı mesajları resim, sekil veya grafik biçimlerinde de
olabilir. Uyarı mesajlarını taşımayan tütün ürünleri ithal edilemez veya satışa çıkarılamaz.
(4) Tütün ürünlerinin paketlerinde ve etiketlerinde, bu ürünlerin özellikleri, sağlığa etkileri, tehlikeleri veya
emisyonları ile ilgili yanlış ve eksik bilgi verilemez, aldatıcı tanımlama, marka, renk, figür veya işaret kullanılamaz.
(5) Bu Kanunda sözü edilen yasal uyarı yazıları, resim, sekil veya grafik mesajlarıyla ilgili hususlar yönetmelikle
düzenlenir. Bu yönetmelik Sağlık Bakanlığının uygun görüsü alınarak Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü içkiler Piyasası
Düzenleme Kurumu tarafından çıkarılır.
(6) Tütün ürünleri sektöründe faaliyet gösteren firmalar, ürün, üretim, pazarlama ve diğer aktiviteleri ile ilgili her
türlü bilgiyi istenildiği takdirde on beş gün içerisinde Sağlık Bakanlığına ve Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü içkiler
Piyasası Düzenleme Kurumuna vermek zorundadır.
(7) Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ile ulusal, bölgesel ve yerel yayın yapan özel televizyon kuruluşları ve
radyolar, ayda en az doksan dakika tütün ürünleri ve sağlığa zararlı diğer alışkanlıkların zararları konusunda uyarıcı, eğitici
mahiyette yayınlar yapmak zorundadır. Bu yayınlar, asgari otuz dakikası 17:00-22:00 saatleri arasında olmak üzere 08:00-
22:00 saatleri arasında yapılır ve yayınların kopyaları her ay düzenli olarak Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna teslim edilir.
Bu saatler dışında yapılan yayınlar, aylık doksan dakikalık süreye dahil edilmez. Bu süreler, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu
tarafından denetlenir. Bu programlar, Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Tütün,
Tütün Mamulleri ve Alkollü içkiler Piyasası Düzenleme Kurumu, bilimsel kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri tarafından
hazırlanır veya hazırlattırılır. Hazırlanan programlar, Sağlık Bakanlığının olumlu görüsü alındıktan sonra Radyo ve
Televizyon Üst Kurulu tarafından yayınlanması sağlanır.
(8) Tütün ürünleri tüketiminin ve tütün dumanına maruz kalmanın oluşturduğu sağlık riskleri konusunda çocukları ve
gençleri bilinçlendirmek üzere ilgili kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak Millî Eğitim Bakanlığı
tarafından bir müfredat hazırlanır.
(9) Tütün ürünleri alışkanlığının bırakılmasını özendirici programlar ve tütün bağımlılığının ilaç ile tedavisinin
ulaşılabilir olması için gerekli çalışmalar Sağlık Bakanlığı tarafından yapılır.
(10) Bu maddenin yedinci, sekizinci ve dokuzuncu fıkralarında yer alan programların finansmanına yönelik olarak
her yıl Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konulur.
(11) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı
bendinde belirtilen ilan ve reklam giderleri gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak gösterilemez."
MADDE 6 – 4207 sayılı Kanunun 5 inci maddesi baslığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Ceza hükümleri
MADDE 5 – (1) Bu Kanunun 2 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında belirtilen alanlarda tütün ürünleri
tüketenler ile 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenler, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun
39 uncu maddesi hükümlerine göre; 3 üncü maddenin on ikinci fıkrasına aykırı hareket edenler Kabahatler Kanununun 41 inci
maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.
(2) 2 nci maddenin (a) bendi hariç birinci, üçüncü, dördüncü ve besinci fıkralarında belirtilen yasakların uygulanması
ve tedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeyen isletme sorumluları, isletme iznini veren kurum
yetkilileri tarafından önce yazılı olarak uyarılır. Bu uyarı yazısı, ilgili isletme sorumlusuna tebliğ edilir. Bu uyarıya rağmen,
verilen sürede yükümlülüklerini yerine getirmeyenler, belediye sınırları içinde belediye encümeni, belediye sınırları dışında
mahalli mülki amir tarafından beş yüz Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır.
(3) 3 üncü maddenin birinci, üçüncü, dördüncü, besinci ve on birinci fıkralarındaki yasakların her birine aykırı
hareket edenler, elli bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır. Bu cezaya karar
vermeye Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü içkiler Piyasası Düzenleme Kurulu yetkilidir.
(4) 3 üncü maddenin altıncı fıkrasındaki yasağın görsel yayın yoluyla ihlal edilmesi halinde; yerel yayın yapan
kuruluşlar, bin Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar, bölgesel yayın yapan kuruluşlar, beş bin Türk Lirasından on bin Türk Lirasına kadar, ulusal yayın yapan kuruluşlar, elli bin Türk Lirasından yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile
cezalandırılır. Bu cezaya karar vermeye Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yetkilidir.
(5) 3 üncü maddenin yedinci fıkrasındaki yasağa aykırı hareket edenler, belediye sınırları içinde belediye encümeni,
belediye sınırları dışında genel kolluk tarafından bin Türk Lirası idarî para cezası ile cezalandırılır.
(6) 3 üncü maddenin sekizinci fıkrasındaki yasaklara aykırı hareket edenler, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun "Sağlık için tehlikeli madde temini" baslıklı 194 üncü maddesi hükmüne göre cezalandırılır.
(7) 3 üncü maddenin dokuzuncu fıkrasındaki yasağa aykırı hareket edenler, mahalli mülki amir tarafından her bir
kişiyle ilgili olarak bin Türk Lirası idarî para cezası ile cezalandırılır.
(8) 3 üncü maddenin onuncu fıkrasındaki yasağa aykırı hareket edenler, belediye zabıtası tarafından iki yüz elli Türk
Lirası idarî para cezası ile cezalandırılır. Belediye sınırları dışında bu yetki genel kolluk tarafından kullanılır.
(9) 3 üncü maddenin on üçüncü fıkrasındaki yasaklara aykırı hareket edenler, mahalli mülki amir tarafından bin Türk
Lirasından on bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır. Tütün ürünlerinin satış belgesiz olarak satısının
yapıldığı veya satışa hazır tutulduğu yerlerdeki tütün ürünlerine el konulur ve nereden temin edildiğine dair belge ibraz
edilememesi halinde, mahallî mülkî amir tarafından bunların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
(10) 3 üncü maddenin on dördüncü fıkrasındaki ürünleri üretenler, belediye sınırları içinde belediye encümeni,
belediye sınırları dışında mahalli mülki amir tarafından yirmi bin Türk Lirasından yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası ile cezalandırılır.
(11) 4 üncü maddenin birinci ve ikinci fıkralarındaki yükümlülüklerin her birine aykırı hareket edenler, mahallî
mülkî amir tarafından bin Türk Lirası idarî para cezası ile cezalandırılır.
(12) 4 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarındaki yükümlülüklerin her birine aykırı hareket eden üretici
firmalar, Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü içkiler Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından bu yükümlülüklere aykırı olarak
piyasaya sürülen malların piyasa değeri kadar idarî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, verilecek idarî para cezasının miktarı ikiyüz ellibin Türk Lirasından az olamaz.
(13) 4 üncü maddenin altıncı fıkrasındaki yükümlülüğe aykırı hareket eden firmalar Tütün, Tütün Mamulleri ve
Alkollü içkiler Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından ellibin Türk Lirasından yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ilecezalandırılır.
(14) 4 üncü maddenin yedinci fıkrasındaki yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi halinde; yerel yayın yapan
televizyon kuruluşları bin Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar, bölgesel yayın yapan televizyon kuruluşları beş bin Türk Lirasından on bin Türk Lirasına kadar, ulusal yayın yapan televizyon kuruluşları ellibin Türk Lirasından ikiyüzellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır. Bu cezalar, radyo yayını yapan kuruluşlar hakkında onda bir oranında uygulanır. Bu cezaya karar vermeye Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yetkilidir.
(15) Bu Kanunla kendilerine yüklenen görevleri yerine getirmeyen memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında,
ceza hukuku sorumluluğu saklı kalmak kaydıyla, tâbi oldukları mevzuatta yer alan disiplin hükümleri uygulanır."
MADDE 7 – 4207 sayılı Kanunun 7 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Mülkiyetin kamuya geçirilmesi
MADDE 7 – (1) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve ondördüncü fıkralarındaki yasakların konusunu
oluşturan her türlü eşya ile 4 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının konusunu oluşturan tütün ürünlerinin
mülkiyetinin kamuya geçirilmesine mahallî mülkî amir tarafından karar verilir."
MADDE 8 – 4207 sayılı Kanunun 8 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 9 – 4207 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇ C MADDE 3 – (1) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay
içinde çıkarılır."
MADDE 10 – Bu Kanunun; 3 üncü maddesi ile değiştirilen 4207 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendi hükmü yayımı tarihinden 18 ay, diğer hükümleri ise yayımı tarihinden 4 ay sonra yürürlüğe girer.
MADDE 11 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
18/1/2008
--------------------------
Türkiye'den Sigara Kullanımına Yönelik İstatistikler

Anadolu Ajansı’nın haberine göre son 10 yılda ülkede 1 trilyon 224 milyar 100 milyon adet sigara üretildi. 1998 yılında 123 milyar adet olan yıllık sigara üretimi, 2007 yılında 125,9 milyar adete ulaştı. Devletin resmi verilerine göre, ekonomik kriz yıllarında sigara tüketimi artıyor.

Resmi verilere göre, 2007 yılı itibariyle ülkede kişi başına yıllık 1.523 adet, bir başka ifadeyle 76,1 paket sigara içiliyor. Bu şekilde günlük sigara tüketimi de kişi başına 4,2 adet olarak belirleniyor.

Türk halkı, sigaraya her gün ortalama 45 milyon 205 bin YTL ödüyor. Kişi başına da yılda ortalama 233,8 YTL harcanıyor.

Buna karşılık, sigara tüketiminin de olumsuz etkilediği sağlığımız için sadece devletin günlük harcaması 18,1 milyon YTL’yi aşıyor. Söz konusu rakam, kişilerin kendi sağlık harcamaları ile özel sağlık sigortaları ve diğer kurumların harcamaları ile katlanarak büyüyor.

Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) Başkanı Kazım Çalışkan, sigara satışlarının 2007 yılında da aşağı yukarı, 2006 ve 2005’deki düzeyini koruduğunu belirterek, nüfus artışı dikkate alındığında sigara tüketiminin düştüğünün söylenebileceğini belirtti.

Düşük Fiyatlı Sigara Satışı Arttı
Çalışkan’ın verdiği bilgiye göre bu yılın Ocak ve Şubat aylarında 2,5 YTL’nin altında olan düşük fiyat grubundaki sigara satışlarında ciddi bir yükseliş oldu. Ocak ayında bu gruptaki sigaraların satışı yaklaşık 450 milyon adetken, Şubat ayında 630 milyona çıktı. Orta ve üst fiyat grubundaki sigara satışlarında ise düşüş oldu.

Türkiye’de içilen sigaraların yüzde 54,9’unu ucuz ve düşük fiyat grubundaki sigaralar oluşturuyor. Sigara satışlarında üst fiyat grubundaki ürünler yüzde 18,5, orta fiyat grubundakiler yüzde 26,6, ucuz fiyat grubundakiler yüzde 43,7, düşük fiyat grubundaki ürünler de yüzde 11,2’lik bir paya sahip bulunuyor. TAPDK, 4,5 YTL ve daha pahalı satılan sigaraları üst, 3 ve 4,5 YTL arası grubu orta, 2,5 ve 3 YTL arası grubu düşük, 2,5 YTL’nin altını da ucuz fiyat grubu olarak tanımlıyor.

12 Sigara Üreticisine 5 Daha Ekleniyor
Türkiye’de tütün piyasasında halen 6’sı sigara, 1’i sigara ve diğer tütün mamulleri, 1’i puro, 4’ü de nargilelik tütün mamulü olmak üzere 12 firma faaliyette. Daha önce Türkiye’de fabrika kurma izni almış olan Kore Tütün Firması Korean Tobacco And Ginseng’in (KT&G) üretim izniyle ilgili işlemler tamamlandı.

Aynı şekilde fabrika kurma izni verilen 2’si nargile, 2’si de sarmalık kıyılmış tütün üretiminde bulunacak 4 firmanın üretim izni işlemleri ise sürüyor.
Kaynak: NTVMSNBC
----------------------
Sigara yasağı, yatırımı AVM'den Boğaz'a kaydırdı
Tarih: 6 Temmuz 2009 Kaynak: Referans Yazan: Özgüç Kozan
İstanbul'u sushi ile tanıştıran Mori Grup'un yeni restoran yatırımı sigara yasağıyla farklı bölgeye yöneldi. Boğaziçi Köprüsü'nün hemen yanındaki eski Garden 74'ü 2 milyon TL yatırımla canlandırarak yine Garden 74 adıyla açan Grup, 5 yıllık kira sözleşmesi imzaladı. Mori Group'un sahibi Serhat Gür, "Bu yatırımın Boğaz'a yapılmış olmasının birinci nedeni sigara yasağı, ikinci nedeni ise İstanbul'un 2010'daki kültür başkentliği ile büyük potansiyele kavuşacak olması. Özellikle Avrupalı turistin yüzde 80'i sigara içiyor. Müşteriye 'kapıya çık, iç, gel' diyemeyiz ki. Şimdi bahçeli ve manzaralı restoranların zamanı. Alışveriş merkezlerine, kiraların yüksekliği ve sigara yasağıyla birlikte yatırım yapmak cazip olmaktan çıktı" diyor.

Garden 74'ün faaliyette olduğu 1970'li yıllardaki genç müşterilerinin şimdi de kendilerine gelmeye devam ettiklerini anlatan Gür, restoranı aynı isimle açtıktan 1 hafta sonra eski müdavimlerinin duyup gelmeye başladıklarını ifade ediyor.
Gür, "İnsanların burada anıları var, yine buranın müdavimi oldular. Bunların arasında neredeyse iş dünyasının tüm ünlü isimleri de var" diye konuşuyor. Garden 74'le birlikte grubun 4 restorana ulaştığını ifade eden Gür, 2008'de 6.5 milyon TL olan cirolarını, Garden 74 ile 9 milyon TL'ye çıkarmayı hedeflediklerini söylüyor.

Yılda 12 ton nar tüketiyor
Mori Group restoranları, diğer restoranlardan farklı olarak en çok nar tüketiyor. Mori'nin meşhur 'Ms. and Mrs. Mori' kokteyli için yılda 7 ton nar kullanılıyor. Serhat Gür, bu yıl Garden 74'le birlikte nar tüketiminin 12 tona ulaşacağını belirtiyor. Gür, ayrıca yılda 25 ton avokado ve 220 ton ton balığı tükettiklerini de ifade ediyor.
Garden 74'e dünyaca ünlü bir aşçılar ekibi kurduklarını anlatan Gür, "9 kişilik dünya mutfağı ekibimiz var. Ana şef Taylandlı, 2. şef Türk, Filipinli ve Arjantinli aşçılarımız da var" diyor. Krizin Mori'nin restoranlarını 'teğet geçtiğini' belirten Gür, sadece kış aylarında sushi talebinde yüzde 15'lik bir azalma olduğunu, ancak yazla birlikte bu açığın kapandığını kaydediyor. "Bizim müşterimiz üst gelir grubu olduğu için krizden etkilenmedik" diyen Gürp, "Bu süreçte ne fiyatları ne de kaliteyi düşürdük. Hatta kaliteyi korumak için gıdaya gelen zammı fiyatlara yansıttık. Ama bunu yapmasak kalitemizi ve itibarımızı yitirirdik" diye anlatıyor. Gür, evlere servis hizmetinin de Mori'nin önemli gelir kaynaklarından biri olduğunu, her restorandan günde 30-40 eve sushi servisi yaptıklarını söylüyor.

Garden 74, Türkiye'nin en geniş sushi mönüsüne sahip. Mönüde 172 çeşit sushi bulunuyor. Kişi başı fiyatlar ise 40 ile 250 TL arasında değişiyor. Serhat Gür, 260 kalemlik bir mönüye sahip olduklarını anlatıyor. Türkiye'ye sushiyi sevdirmek için ilginç organizasyonlar düzenlediklerini belirten Gür, "2 yıldır bazı ilköğretim okulları ve liselerde sushi tanıtımları yapıyoruz. Öğrenciler beğeniyor ve ailelerini yanlarına alıp bize geliyor. Okullardan çok iyi dönüş alıyoruz" diyor. Gür, sushide kullandıkları sirkeyi Güney Kore'den, pirinci ise Amerika'dan getirdiklerini anlatıyor.

Romanya'ya 400 bin dolarlık restoran
Gür, Ankara'da 600 bin dolarlık, İzmir'de de 350 bin dolarlık yatırım yaparak 2 yeni restoran daha açmayı planladıklarını belirtiyor. Türkiye'ye iş için gelen çok sayıda yabancı müşterilerinin olduğunu kaydeden Gür, bu müşterilerinden olan Romanyalı bir işadamından ciddi bir teklif aldıklarını, bir anlaşmazlık çıkmazsa Romanya'ya bu yaz sonunda 300-400 bin dolarlık yatırımla bir Mori restoranı açacaklarını açıklıyor. Gür, ayrıca Toyota'dan kantinlerini işletmek için teklif aldıkları, ancak henüz bir karar vermediklerini ifade ediyor. Gür, restoranlardan uzak kalmamak için oldukça az gezi yapıyor. Tatillerini de kısıtlayan Gür, söyle konuşuyor: "Günde 2 saat mutfağa giremezsem geceleri gözüme uyku girmez. Narlar nasıl kesildi, balık ne kadar soğutuldu, hangi et kullanıldı meraktan duramam."

Gür, daha çok parası olunca yapacağı ilk işin ise kaliteli bir otel açmak olacağını vurguluyor.

Bir gün Latin gecesi diğer gün meyhane
Serhat Gür'ün yıllardır hayalini kurduğu Garden 74'ün 3 ayrı katı ve bir çok bölümü bulunuyor. Bazı katları ve bölümleri aynı anda farklı tarzlarda kullandıklarını belirten Gür, "Burada Küba'dan İspanyol'ya, Uzakdoğu'dan Türk gecelerine kadar her çeşit eğlence ve tarzı bulunduruyoruz. Eşyaları değiştiriyoruz, renkleri değiştiriyoruz, mönüyü değişiyoruz, bir bakıyorsunuz önceki gün meyhane olarak sunduğumuz yer bugün Küba restoranı olmuş" diyor.

Yasağın Ertelenmesi Söz Konusu Değil
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Cevdet Erdöl, kapalı mekanlarda sigara içilmesini yasaklayan yasanın uygulamasının durdurulması ya da ertelenmesinin söz konusu olmadığını bildirdi. Erdöl, yaptığı açıklamada, 19 Temmuz itibariyle, kapalı mekanlarda sigara içilmesini engelleyecek yasanın, "sigara yasağı" olarak anılmasını yanlış bulduğunu, söz konusu uygulamanın aslında, "temiz hava özgürlüğü" olduğunu ifade etti.

JTI da sigara fiyatlarını artırdı
JT International (JTI), ürün fiyatlarını yarından itibaren geçerli olmak üzere artırdı. Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, JTI İzmir Torbalı tesislerinde üretilen Camel, Salem, Winston, Monte Carlo, More, Anadolu, LD ve Glamour sigaralarının fiyatlarının cumartesi gününden itibaren geçerli olmak üzere artırıldığı belirtildi.

-------------------------------
Prof. Osman ÖZSOY
Sigara yasağının fitilini ilk kim ateşledi?
Dünya genelinde kapalı yerlerde sigara yasağı uygulaması başlatılması kararının fitilini ilk ateşleyenin kimler olduğu ülkemizde bazı çevrelerin ders alması gereken bir mahiyet arzetmektedir.
İnsan haklarına verilen değer açısından Türkiye ile Avrupa arasındaki en bariz fark bu örnekte gösterdi çünkü kendini...
Geçtiğimiz pazar gününden itibaren tüm kapalı yerlerde uygulamaya konulan sigara yasağı konusundaki rahatsızlıklarını dile getirmek üzere dün bir televizyon programına konuk olan Kahveciler Federasyonu Başkanını dinlerken üzüldüm. Üç beş kuruş daha fazla kârı kaybetmeme adına çok hayati bir mevzuyu es geçmeleri karşısında hayretler içinde kaldım. Halbuki meslek teşekkülü sorumlusu olarak ekranda dile getirdiği düşüncelerin tam tersini savunması gerekiyordu.
Federasyon başkanı kahvehanelerde sigara içilmesinin yasaklanmasının müşteri azalmasına neden olacağını, bunun da sektörde çalışan çok sayıda kişiyi işsiz bırakacağı iddiasında bulunuyor ve kahvehanelerin kısmen istisna tutulmasını istiyordu.
İlginçtir, federasyon başkanının “aman işsiz kalacaklar” dedikleri kişilerin verdiği amansız hukuk mücadelesi sayesinde başladı kapalı yerlerde sigara yasağı.
Biliyorsunuz, tüm kapalı alanlarda sigara içilmesini yasaklayan ilk ülke İrlanda oldu. Ülkede publarda, kafelerde, restoran ve kapalı iş yerlerinde görev yapan sektör çalışanları, kendileri içmeseler bile, pasif içici olmaktan kaynaklanan nedenlerle sigaraya bağlı sağlık sorunları yüzünden erken ölümlerde artış görülünce ve karşılaştıkları ciddi sağlık sorunları yüzünden mağdur olunca, bizzat kendileri başlattılar kapalı yerlerde sigara içilmesinin yasaklanması ile ilgili hukuk mücadelesini.
Sigara sektörünün aktörleri de boş durmadılar tabi ki... Çetin bir hukuk mücadelesi başladı. Neticede, bizim kahveciler federasyonun ‘aman işsiz kalacaklar’ dedikleri meslektaşları kazandılar İrlanda’da kapalı yerlerde sigara içimin yasaklanması ile ilgili çetin mücadeleyi.
Bizzat sektör çalışanları, tüm kapalı yerlerde sigara içilmesinin yasaklanması kararının alınmasında baş aktör oldular. Bir bakıma canlarını kurtardılar bu yasak sayesinde...
İrlanda 2004 yılında publar, restoranlar ve kapalı iş yerlerinde sigara içilmesini yasakladı. Hükümet, bu mekanlarda sigara içerken yakalanan kişilere 3 bin Euro para cezası verilmesini kararlaştırdı. Ülkede bir bakıma bizdeki kahvehane karşılığı olarak “pub” kültürünün yaygın olması, yasağa uyulacağı konusunda başlangıçta şüphe uyandırmışsa da, İrlandalılar kar kış demeden bar kapısının önünde tüttürmüşler sigaralarını... İçimleri bitince de tekrar içeri girmişler. Şu an ülkede herkes memnun halinden. Üstelik dünyaya örnek olmanın haklı gururunu yaşıyorlar.
Tam tersini savunmalıydı...
Kahveciler Federasyonu başkanı bir kısım kahveci çırakları işsiz kalacaklar diye sesini yükselteceğine, keşke aynı duyarlılıkla, bu sektörde çalışan insanların sabahtan akşama kadar pasif içici olmaktan kaynaklanan nedenlerle hangi tür hastalıklara yakalandıkları ve sektör çalışanlarının ölüm nedenleri konusunda da ayrıntılı bilgi verseydi.
Geçtğimiz kış Bursa’dan teleferikle Uludağ’a çıkarken, güvenlik sorunu ile karşılaşılmasın diye sırf işi teleferik kapısında dikilmek ve çalıştığı süre içinde dağa inip çıkmak olan bir delikanlı ile sohbet etmiştim. Kendisine, “ne güzel, aldığınız dağ havası sayesinde Bursalılara göre ortalama ömürden daha uzun yaşıyorsunuzdur” dediğimde, “tam aksine abi, bizden emekli olanlar fazla yaşamıyorlar” demişti. Şaşırdığımı görünce de, “çalışırken iyi oksijen alıyoruz ama, emekli olunca kahvelerde, sağda solda karşılaşılan pis hava tam ters bir etki yaparak bu işten emekli olanların erken ölümüne neden oluyor” demişti.
Tütünle bağlantılı ölümlerde, her dokuz kişiden biri pasif içici. Bundan daha büyük bir kul hakkı olur mu? Birine üç kuruş borcu kaldı diye hellallik peşinde koşanlar ve vicdanen rahatsızlık hissedenler, ölümüne yada hastalanmasına neden oldukları tanıdıkları & tanımadıkları onca insanla nasıl helalleşecekler bilemiyorum. İşleri öbür yakada gerçekten çok zor.
Geçtiğimiz aylarda misafirlikte bulunduğumuz bir evde konuklardan biri çoluk çocuk var demeden sigara yakınca canım sıkılmış ve “şu halının üzerine idrarını yapsaydın içtiğin şu sigara kadar ortalığa mikrop saçmış olmazdın” diye kızarak ortamı terk etmiştim. Ben bu konuda nezaket dinlemem. Elinde bir şişe nikotin ile eve gelip sağa sola dökmesi ile duman ile bunu yayması arasında ne fark var...
Evime gelen misafirlere asla içirmem. Sigara zehiri ile evimi kirletmelerine razı olmam. Okumuş yazmış, hak hukuk nedir bilen insanlar böyle olmak zorundalar. Sigaranın binde biri kadar mikrop barındırmıyor idrar. Onun ulu orta sağa sola yapılmasına razı olmuyoruz da diğerine neden razı oluyoruz.
Sigara içen samimi arkadaşım olduğunu hatırlamıyorum. Olsa olsa tanıdığımdır. O sadece arkadaşım olduğunu sanıyordur. 10 cm. lik sigaranın mübtelası olmuş, bu konuda acze düşmüş, vazgeçememe bağımlılığında iradesiz biri ile benim ne işim olur. Çevresi insanın kalitesini de belirler. Acı ama gerçek böyle...
Herkesin yaptığı işleri yapmamayı da adet edinmek lazım. Herkes aynı mereti içiyor, sanki kendine özel birşeymiş gibi bir de hava atma modunda oluyorlar. Sahiden çok komik oluyorlar.
AB’nin yeni hedefi sigarayla mücadele politikalarını tek tip yapmak. Brüksel 2012’den itibaren “dumandan arındırılmış AB” oluşturmak peşinde. Barlarda bu yasağın uygulanmasına destek verenlerin oranı yüzde 61 olarak belirlenirken restoranlar için bu oranın yüzde 77’ye kadar yükseldiği görülüyor. Yasağı uygulayan ülkelerde yasağa destek oranının daha yüksek olması bu yöndeki politikaların halkın desteğini aldığını gösteriyor.
Devlet kazançlı...
Yasak nedeni ile sigara satışlarının düşmesi söz konusu olduğunda devlet vergi kaybına uğrayabilir diye düşünebilirsiniz. Burada da tam aksi bir durum söz konusu...
Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletlere (BM) göre, sigara içmenin kısıtlanması ve bunun tüm kapalı alanlarda etkin bir şekilde uygulanması, hastalıkların azalması, tedavi masraflarının düşmesi, iş gücü ve çalışma kaybının azalması ile verimliliğin artması gibi faktörler nedeni ile gelişmekte olan ülke ekonomilerine 3-4 milyar dolarlık bir tasarruf da sağlıyor. Örneğin Türkiye'de sigara kaynaklı hastalıkların tedavisi için 25-30 milyar dolar düzeyinde bir harcama yapılıyor. Sigara satışlarından elde edilen vergi gelirinden kaç kat büyük bir oran.
Araştırmaya göre gençler, genellikle arkadaş etkisinde kalarak, 13 yaşından itibaren sigara içmeye başlıyor. Dünyada her 8 saniyede bir, Türkiye'de ise her 6 saniyede bir insan sigara yüzünden ölüyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) araştırmasına göre, 2015'te sigara yüzünden ölenlerin sayısının HIV/AIDS'ten ölenlerin sayısından yüzde 50 daha fazla olması bekleniyor. Dünyadaki ölümlerin yüzde 10'unun sigara kaynaklı olacağı belirtiliyor.
Uluslararası bağlayıcılığı olan Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi, 2004'te 161 ülke tarafından imzalandı. Yani, belirli bir takvim çerçevesinde, 161 ülkenin tamamında kapalı alanlarda sigara içilemeyecek.
Bu tarihi karara imza atan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ve yasayı uygulama konusunda tereddüt göstermeyen Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni kutluyorum.
Ülkenin insanına, gençliğine ve geleceğine sahip çıkmak böyle olur..
Teşekkürler.
Prof. Dr. Osman ÖZSOY – Haber7
yazaramesaj@gmail.com
 

FATİH REHBERİ ANA SAYFASINA DÖN

YORUMLAR: