Dünya ile birlikte
Türkiye'de 19 Temmuzda hayatımız giren
sigara yasağı toplum tarafından sevinçle
karşılandı. Uygulama ilk günden itibaren
meyvesini verdi. yasağın cezai
limitlerinin yüksek olması esnafı
korkuttu.
Şikayet sadece esnaftan, sigara
içenlerde yasaktan memnun, çok az bir
kesim iş ve gelir kaybı nedeniyle
Kafelerde, içkili mekanlarda yasağın
hafiflemesini istiyor.
Sabredelim, yasağı
koruyalım, göreceğiz ki bu gün şikayet
edenler yarın bize dua edeceklerdir.
Bütün toplumsal sağlığımızı tehdit eden
bu illetten kurtulma zamanıdır. Ya
yasağa sahip çıkacak toplum olarak
sağlığımızı koruyacağız yada toplumsal
çatışma ve sigaranın getirdiği zehirli
hayatı ölerek paylaşacağız
Bakan Akdağ: "Sigara yasağı uygulanacak"
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kahvehane,
lokanta gibi iş yerlerinde başlayacak
sigara yasağı uygulamasına ilişkin
sektör temsilcilerinin, yasağın
ertelenmesi veya sigara içenlere özel
bölüm ayrılmasını talep ettiklerini
ancak yasağın kanunda öngörüldüğü gibi
19 Temmuzda başlayan yasaktan asla geri
adım atılmayacağını bildirdi.
--------------------------------------------------------------------------------
(AA
- ANKARA) (A.A) - Akdağ, Sağlık
Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşu
yetkilileriyle Dünya Sigarasız Günü
dolayısıyla 5727 Sayılı Tütün
Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine
Dair Kanunda Değişiklik Yapılması
Hakkında Yasa’nın bugüne kadarki
uygulama sonuçlarını, Rixos Grand Ankara
Otel’de düzenlenen basın toplantısında
değerlendirdi.
Kapalı mekanlarda sigara içilmesini
yasaklayan kanunun geçen yıl yürürlüğe
girdiğini hatırlatan Akdağ, o tarihten
bu yana Türkiye’de sigara içme oranının
yüzde 33’den yüzde 31’e düştüğünü
bildirdi.
Kanun gereği, 19 Temmuz 2009 itibariyle
kahvehane, pastane, lokanta gibi
işletmelerde de sigara içme yasağının
başlayacağını anımsatan Akdağ, bir kaç
gün önce sektör temsilcileriyle konuya
ilişkin görüşme yaptıklarını,
temsilcilerin ’’Yasağın başlangıç
tarihinin ertelenmesi’’ ve ’’Sigara
içenler için özel bir bölüm ayrılması’’
yönünde taleplerini ilettiklerini
söyledi. Akdağ, kanunu uygulayacaklarını
belirterek, ’’İktidarda da biziz. Bu
yasayı TBMM’ye getirdik. 19 Temmuzda
kanunun gerektirdiği uygulama
başlayacak’’ diye konuştu.
Bakan Akdağ, bir gazetecinin ’’domuz
gribi virüsüne’’ ilişkin sorusu üzerine
de bugüne kadar Türkiye’de domuz gribi
virüsü tespit edilen 4 hastadan 2’sinin
Türkiye’ye gelmeden önce ABD’de doktora
gittiklerinin ve ilaç tedavisine
başladıklarının tespit edildiğini
bildirdi.
Akdağ, İzmir’de domuz gribi virüsüne
rastlanan 2 kişiden birinin ilaç
tedavisi nedeniyle ateşinin düştüğünü,
bu nedenle de termal kameralarca tespit
edilemediğini belirterek, ABD’de H1N1
virüsüne rastlanan eyaletlerde, daha
sonraki vakalarda domuz gribi virüsü
testi yapılmadığını söyledi.
Bu durumun, virüsün ülkeler arasında
yayılmasına neden olduğuna işaret eden
Akdağ, ’’Biz, DSÖ ve virüsün görüldüğü
ülke bakanlıklarına, özellikle ülkeden
çıkış yapanlara kendi ülkesinde virüs
tespitine yönelik tedbirler alınması
tavsiyesinde bulunacağız. Seyahat
ertelenebilir, hastaya konuya ilişkin
bilgi verilebilir. Eğer amaç virüsün
yaygınlaşmasını yavaşlatmaksa,
alınabilecek önlemlerden biri de bu
olabilir’’ dedi.
--------------------------
Türkiye'de Sigara Yasağı Uygulamaları
Tükiye’de sigara yasağına yönelik ilk
kanun 7 Kasım 1996 tarihinde
yayınlanarak yürürlüğe girdi. 4207 no’lu
“Tütün Mamullerinin Zararlarının
Önlenmesine Dair Kanun” ile sigara
içilemeyecek mekanlar, uyarı levhaları,
tütün ürünlerinin reklamı ve alım yaşı
hakkında düzenlemeler getiriyordu. Buna
göre “Sağlık, eğitim-öğretim ve kültür
hizmeti veren yerler ile kapalı spor
salonlarında ve toplu taşımacılık
yapılan her türlü nakil vasıtaları ve
bunların bekleme salonlarında, kamu
hizmeti yapan kurum ve kuruluşlardan beş
veya beşten fazla kişinin görev yaptığı
kapalı mekanlarda tütün ve tütün
mamullerinin içilmesi” yasaklanıyordu.
Kapalı alanlarda tecrit edilmiş ayrı
sigara içme alanları oluşturulmasına
koşuluyla bütün bu mekanlarda sigara
içilmeye devam edilebilecekti. Kanun,
devlet eliyle maddi, teknik ve/veya
pratiğe yönelik herhangi bir yardım
sunulması ya da merci göstermiyordu.
Sadece bu mekanların yaratılması için 1
yıl zaman tanıyordu.
Kanunun
uygulaması sorumluluğu ise yasağın
geçerli olduğu yerin yetkilisine
bırakılıyordu. Yasağın delinmesi halinda
yerin yetkilisi ve yasağı delen kişi
için eşit para cezası söz konusu idi
(10-500 milyon Lira).
Yeni uygulama en çok toplu taşıma
araçlarında hissedildi. Tecrit edilmiş
ayrı mekanlar yaratma konusunda çok
fazla gelişme kaydedilemedi. Genel
olarak tuvaletler bu amaç için
kullanılır hale geldi.
İçinde bulunduğumuz 2008 yılının 3 Ocak
günü bu kanunun kapsamı, 5727 no’lu
kanunla genişletilerek kabul edildi. Bu
kanunun ağırlığı “herkesin temiz hava
Soluyabilmesi”ni sağlayacak şeklinde
değiştirildi. Bu kanuna göre, ikamete
mahsus konutlar hariç tüm binaların
kapalı alanlarında; taksi hizmeti
verenler dahil olmak üzere karayolu,
demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu
taşıma araçlarında; özel lokantalar ile
kahvehane, kafeterya, birahanelerde
tütün ürünlerinin kullanımı yasak.
Sigara içenler için ayrı kapalı bir alan
oluşturulmasına dair herhangi bir ifade
olmamasına karşın bu mekanların
özellikleriyle ilgili bir madde
eklenmiş. Buna göre: “Bu kanunun tütün
ürünleri tüketilmesine tahsis edilen
kapalı alanlarının koku ve duman
geçişini önleyecek şekilde tecrit
edilmesi ve havalandırma tertibatı ile
donatılması gerekir.” Bunun dışında
mekan özelliklerine dair başka bir bilgi
verilmemiş.
-------------------
1. Sigara salgınından* kaynaklanan
kanser ve diğier akciğer
hastalıklarından dünyada her yıl 5,4
milyon insan hayatını kaybediyor.
Kontrol edilmediği takdirde bu sayı 2030
yılında 8 milyon olacak. Dünyadaki ilk 8
ölüm sebebinden 6’sı için tütün
kullanımı risk oluşturuyor.
2. Sigara salgını gelişmekte olan
ülkelere doğru kayıyor. Önümüzdeki
yıllarda tütün kaynaklı ölümlerin
%80’inin bu ülkelerde olması bekleniyor.
Küresel tütün üreticilerinin bu
ülkelerdeki genç nüfusu hedef alması bu
kayışa sebep oluyor. Tütün
üreticilerinin diğer büyük hedefi ise
kadınlar.
3. Sigara salgını tamamen insan eliyle
oluşturulmuş ve önlenebilir bir
durumdur. Buna rağmen dünya nüfusunun
yanızca %5’i vatandaşlarını tam anlamıya
koruyan önlemler alan ülkelerde yaşıyor.
4. Sigara salgınını etkileyecek en
etkili 6 önlem şöyle:
- Tütün kullanımının izlenmesi,
- İnsanların sigara dumanından
korunması,
- Sigarayı bırakmaya yardımcı olma,
- Tütünün zararları hakkında insanların
uyarılması,
- Tütün ürünleri reklam, promosyon ve
sponsorluklarına yasaklar getirilmesi,
- Tütün ürünlerinin vergilerinin
yükseltilmesi.
5. Tütün kullanımı ve etkileri hakkında
genişletilmiş buluşlar yapılmalıdır.
Bugün dünyadaki ülkelerin yarısı,
gelişmekte olan ülkelerin ise 2/3’ü
tütün kullanımı ve gençlikle ilgili çok
yetersiz verilere sahip.
6. Bugün dünyadaki ülkelerin yarısı,
gelişmekte olan ülkelerin ise 2/3’ü,
devlet dairelerinde, iş yerlerinde ve
diğer kapalı alanlarda sigara
kullanımına izin veriyor. Gelişmiş
ülkelerde uygulanan yasaklar sonucu
çalışanların %29 oranında sigarayı
bıraktıkları biliniyor.
7.
İstatistiklere göre bugün dünyadaki her
4 içiciden 3’ü sigarayı bırakmak
istiyor. Bu insanlardan yalnızca %5’i bu
konuda yardım alabiliyor. Birçokları
kendi başlarına bunu başaramıyorlar.
Yardım konusunda ülkelerin sağlık
mercileri öncelikli olarak sorumlu
bulunuyorlar.
8. Tütün ürünleri paketlerinde görsel
uyarıların işe yaradığı biliniyor ancak
dünya nüfusunun sadece %6’sına tekabül
eden 15 ülkede bu yöntem uygulanıyor.
Dünyadaki nüfusun %40’ı paketlerde
“light” ve/veya “low-tar” ibarelerinin
önlenmediği ülkelerde yaşıyor. Bu tür
sigaraların sağlığa daha az zarar
vermesi söz konusu değil.
9. Dünya’daki çocukların yarısı bedava
sigara dağıtımının yasak olmadığı
ülkelerde yaşıyor. Ülke ölçeğindeki
araştırmalar, tütün ürünlerinin
reklamının yasaklanmasından sonra
%16’lık bir düşüş olduğunu gösteriyor.
10. Tütün ürünlerine getirilen %10’luk
bir vergi artışı zengin ülkelerde %4,
fakir ve orta gelir grubunda olan
ülkelerde ise %8 daha az tütün
tüketimine sebep oluyor. Vergide %70’lik
bir artış ise dünyadaki tüm tütünle
ilişkili ölümlerin 1/4’ünü
engelleyebilir.
*Dünya Sağlık Örgütü, yaygın ve ölümcül
oluşundan ötürü dünyadaki sigara
kullanımını "salgın" olarak
nitelendiriyor.
Kaynak: WHO (Dünya Sağlık Örgütü)
---------------------------
Dünya'da Sigara Yasağı Uygulamaları
Amerika Birleşik Devletleri: 1973
yılında geniş kanuni düzenlemeler
getiren ilk eyalet Arizona oldu. Bundan
sonra Kaliforniya eyaleti 1994’te iş
yerlerinde, 1998’de tüm kapalı alanlarda
sigara kullanım yasağı getirdi. Amerikan
eyaletlerinin 35’i bugün bir çeşit
sigara yasağı uygulanıyor.
Kaliforniya’nın bazı şehirlerinde, özel
konut iç mekanları hariç tüm şehirde
yasak uygulanıyor.
Almanya: Almanya’da 16 eyaletten 8’inde
1 Ocak 2008’den beri kamu binaları,
hastaneler ve restoranları da kapsayan
sigara yasağı uygulanıyor. Ulusal yasak,
1 Eylül 2007 tarihinde tüm toplu taşıma
araçları ve federal hükümet binalarını
kapsar şekilde uygulamaya girdi, yasağa
uymayanlara 1.000 Euro’ya kadar ceza
uygulanıyor. Restoranlarda sigara
içenler için kapalı ayrı bölümler
yaratılması mecbur edilirken, kafe ver
barlardaki yasak uygulamaları ise eyalet
yönetimlerine bırakıldı. 1 Ocak 2008
itibariyle toplam 8 eyalette toptan
yasak yürülüğe girmesine rağmen birçok
yerde uygulamada gevşeklik söz konusu
olduğu söyleniyor. Örneğin Berlin’de
Temmuz 2008’e kadar ceza kesilmeyecek ve
sigara içenler için ayrı bir yer
ayıracak kadar büyük olmayan işletmeler
toptan yasaktan muhaf tutulabilecek.
İstatistiklere göre Almanlar’ın yaklaşık
üçte biri içici ve bu sebeple yılda 140
bin kişi ölüyor. Bu sayı trafik
kazaları, alkol, uyuşturucu ve AIDS’den
ölenlerin toplamından çok daha fazla.
Almanlar diğer Avrupa ülkelerine nazaran
en uzun süre yasağa karşı koyan millet.
Kişisel özgürlükler ve Nazi
Almanyası’nın uyguladığı sigara yasağı
uzun süre bunu için karşı argüman olarak
kullanıldı.
Kaynak: Deutsche Welle - World, NOS,
Telegraaf, Volkskrant.
Avustralya: Avustralya’da sigara ülkenin
en güzel ve meşhur plajlarından Manly’de,
Mayıs 2004’te yasaklandı. Sidney’in
dünyaca ünlü Bondi plajı da buna benzer
bir uygulamaya geçmek üzere. Tüm
havaalanları, kamu binaları, sağlık
kuruluşları ve çalışma mekanlarının
yanında birçok eyalette restoranlar ve
alışveriş merkezlerinde de sigara
kullanımı çoktan yasak.

Bhutan: Himalaya Krallığı Bhutan,
halihazırda dünyada tütün satış ve
kullanımının toptan yasak olduğu tek
ülke. Bu hamlenin Budist hükümet
tarafından tümden tütün kullanmayan bir
halk olmaya yönelik amacının bir parçası
olduğu düşünüyor. Şu anda dünyanın en
zor erişilebilir, en az gelişmiş ve en
fakir ülkelerinden olan Bhutan’da
muhabirlerin dediğine göre tütün daha
ziyade çiğnenerek tüketiliyor.
Birleşik Krallık ve İrlanda: İrlanda
Mart 2004’te yürürlüğe koyduğu yasakla
ulusal ölçekte tüm kapalı alanlarda
sigara yasağı getiren ilk ülke oldu.
Hükümet, yasak uygulamaya girmeden önce
11 ay işletmelerin gerekli önlemleri
almaları ve mekansal düzenlemeleri
yapmaları için zaman tanıdı. 2008
yılında yasağa getirilen yeni
düzenlemelerle kamusal alanda zaten
yasak olan reklam, dükkan içlerinde de
uygulanacak, tütün ürünleri gözlerden
uzak kapalı dolaplarda saklanacak.
İngiltere ve İrlanda’nın küçük
yerleşimlerindeki barların iflasın
eşiğinde gezdiği bildiriliyor.
Hükümetlerin son yıllarda
yoğunlaştırdığı alkol kontrolleriyle
birlikte barlardaki sigara yasağı
insanların daha çok evlerinde vakit
geçirmelerine sebep oluyor. 300 nüfusa
sahip bir kasabada örneğin bu eğilimler
bar sahiplerini iflasa sürüklüyor.
“The Pub is the Hub” (Pub Buluşma
Noktasıdır) bu gidişi durdurmaya çalışan
bir girişim. Bu girişimin sahipleri
kasaba merkezinde hayatın önemli olduğu
ve korunması için çalışmalar yapılmasını
savunuyor ve hükümetten de destek
alıyor. Örneğin, ayakta kalmakta
zorlanan barlar geçici olarak Prens
Charles’ın “ziraat severler fonu”ndan
ödenek alabiliyorlar. Uzun vade için
barların yeniden işlevlendirilmesi
yönünde çalışmalar yapılıyor. Bu
kapsamda bazı barlar yaşlılar için basit
yemekler çıkarırken, gençlere internete
erişim olanakları sağlıyor. Bazıları ise
kasaba hayatında önemli başka
aktivitelere ev sahipliği yapıyor, kuru
temizlemeci, kilise, kreş postane ve
eczane görevlerini üstleniyor.
İskoçya’da yasaklar 26 Mart 2006’da
yürülüğe girdikten sonraki bir ayda
yapılan teftişlerde toplam 15.000 kafe,
bar ve restorandan 3 tanesine ceza
kesildi. İngiliz Kanserle Savaş
Derneği’nin açıklamalarına göre
içicilerin %35’i yasak nedeniyle daha az
sigara içiyor. İskoçya yasağın yürürlüğe
girdiği 2006 yılında, sigarayı bırakmaya
çalışanlar için 13,5 milyon Euro
harcadı.
Galler’de ise yasak 2 Nisan 2007’de
uygulamaya kondu. Bu yasa, belirlenen
yerlerde sigara yasağı levhaları
yetersizliği, yasak olan yerlerde
siagara içilmesi ve yasak olan yerlerde
sigara içilmesine engel olmada
yetersizliği suç kapsamına alıyor.
Kaynak: Wikipedia, Algemene Dagblad,
Smoking Ban Wales, Misset Horeca.

Çin Halk Cumhuriyeti: Bugün dünyada
içilen her 3 sigaradan biri Çin’de
içiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün
konvansiyonlarına imza atarak daha önce
defalarca yürürlüğe sokulmaya çalışılan
kamusal mekanlarda sigara yasağı 2008
yılında tekrar ele alınıyor.
Olimpiyatlar için ulaşılmasına çalışılan
temiz hava değerlerine katkıda
bulunacağı düşünülen yasağın yüksek
tütün kullanım oranları yüzünden
gerçekçi olmadığı söyleniyor.
Kaynak: Tree Hugger
Fransa: Sigaraya karşı ilk adımı 2003
yılında fiyatları %20 arttırarak atan
Fransa, 1 Şubat 2007’den itibaren
geçerli olacak şekilde iş yerlerinde ve
diğer kamu yapılarında sigara
kullanımını yasakladı. 1 Ocak 2008
yılında bu yasak kafe, bar ve
restoranları da kapsayacak şekilde
genişletildi. Fransa’da yasağa
uyulmayacağı yönündeki beklentilerin boş
çıktığı, 2007’den beri tütün tüketiminin
azaldığını bildiriliyor. Yasak
çerçevesinde, sigara yasağı olan
yerlerde sigara içenlere 450, mesuliyet
alanlarında sigara içilmesine göz
yumanlara ise 750 Euro ceza kesiliyor.
Hindistan: Hindistan, alternatif tütün
kullanımlarının popüler olduğu bir ülke.
112 milyon sigara içicisinin yanında 96
milyon tütün çiğneyen bulunan ülkede
uygulanmaya çalışılan sigara yasağı daha
çok küçüklere tütün ürünlerinin
satılması ve reklam konularında
sınırlamalar getiriyor.
Hollanda: Kamu yapılarında yasak olan
sigara kullanımı 1 Ocak 2004’te
yürüklüğe giren “dumansız iş yeri”
kuralıyla genişletildi, iş yerlerindeki
özel sigara içme alanları kaldırılarak
tümden yasak uygulanmaya başlandı.
İçinde birden fazla insan çalışan kafe,
bar ve restoranlar da yasak kapsamına
alındı fakat bu tür iş yeri
sahiplerinden gelen tepkiler sonucu
uygulama 1 Temmuz 2008’e kadar
ertelendi. Bu yasa uygulamaya konduğunda
bu tür işyerleri sigara içenler için ana
mekanın dışında kapalı yerler
yaratabilecekler fakat buralarda yalnız
işyeri sahiplerinin kendileri
çalışabilecek.
İran: İran’da da tütün kullanımından çok
reklam ve satışıyla ilgili sınırlamalar
var. Lakin uygulamada bu sınırlama ve
yasakların etkisinin çok düşük olduğu
söyleniyor. Yasaklar büyük oranda
görmezden geliniyor. Gençler arasında
sigara kullanımı ise gün geçtikçe
artıyor.
İspanya: Yılda 50.000 kişinin tütün
kullanımına bağlı hastalıklardan öldüğü
İspanya’da 1 Ocak 2006’dan beri
genişletilmiş sigara yasağı uygulanıyor.
Buna göre, iş yerleri, dükkanlar,
okullar, hastaneler, kültür merkezleri
ve toplu taşıma araçları yasak
kapsamında. 100 m²’den büyük
işyerlerinde ise ayrı sigara içme
mekanlarına izin veriliyor.
İsveç: Sigara içenler için ana mekan
içinde tecrit edilmiş ve havalandırması
ayrı mekanlar oluşturulmasına izin veren
bir başka ülke ise İsveç. maliyetinden
ötürü birçok işyerin bu yolu tercih
etmediği belirtiliyor. İsveç’te siagara
yasağı göreceli olarak az tepki almış ve
desteklenmiş çünkü orada daha yaygın
olan tütün kullanım yöntemi, dudak altı
(snus).
İtalya: Kıta Avrupası’nın güneyinde en
erken yasaklardan biri 10 Ocak 2005’te
İtalya’da yürürlüğe girdi. Kafe, bar ve
restoranlarda ayrı ventilasyonu olan
tecrit edilmiş alanlara izin verilmesine
rağmen bir çok işletmeci bunun çok
pahalı olduğu gerekçesiyle bu uygulamaya
yanaşmıyor. Bu ve başka birçok sebeple
birçok işyeri sahibi tarafından hoş
karşılanmayan yasanın uygulanmaya
başlamasıyla tütün satışlarının %20
oranında düştüğü rapor edildi.
Japonya: %25 oranıyla Japonya, gelişmiş
ülkeler arasında sigara tüketiminde üst
sıralarda yer alıyor. Dünya Sağlık
Örgütü Konvansiyonu’na 2004 yılında imza
atarak sigara tüketimini azaltmak için
söz veren hükümet hala çok başarılı
olmuş sayılmaz. Bunun en başta gelen
sebeplerinden birinin dünyadaki üçüncü
büyük tütün firması olan Japanese
Tobacco’nun hükümet üzerindeki baskısı
olduğu dile getiriliyor.
2002 yılında Tokyo’nun belli kalabalık
caddelerinde geçerli olan yasak için bu
tütün üreticilerinin de desteğiyle
sigara tüketilebilecek kapalı ve yarı
açık mekanlar tahsis edildi. Kamusal
mekanda uygulanan yasaklar içinden en
çok tepki alan ise taksilerde
uygulanması istenen yasak oldu. Ocak
2008 itibariyle bu alanda da ilerleme
kaydedildiği bildiriliyor.
Kaynak: Japan Inc., HDR Japan,
Kanada: Hükümet istatistiklerine göre 15
yaş üstü sigara kullanım oranı %21 ile
dünyadaki en düşük oranlardan biri.
Kamusal Sağlık kuruluşlarına göre bu
düşüşün sebebi son yıllarda uygulanan
sigara karşıtı sert önlemler. Çalışma
mekanlarında ve bazı kamusal alanlardaki
sigara yasaklarının yanında sigara
paketleri üzerinde sigaranın iç
organlarda yarattığı hasarı gösteren
görsel uyarılar yer alıyor.
Karadağ: %40 ile Avrupa’daki en yüksek
içici oranına sahip ülkelerden biri olan
Karadağ’da yerleşmiş denebilecek bu
alışkanlığın azalması ümidiyle 2004’ten
beri kamusal alana yönelik yasak
uygulanıyor.
Kenya: Resmi verilere göre Kenya’da her
yıl 8000 içici ve 4000 pasif içici
sigara sebebiyle hayatını kaybediyor.
Sigaraya bağlı hastalıkların devlete
kesilen faturası, ülkenin tütün
ürünlerinden sağlanan gelirin yaklaşık 5
katı. Kamusal mekanlarda tütün
kullanımını yasaklayan düzenlemeler 2006
yılında uygulanmaya konduktan kısa bir
süre sonra tütün üreticilerinin
baskısıyla askıya alındı Dünya Sağlık
Örgütü desteğiyle yapılan anlaşmalarla 5
ay sonra yasak tekrar devreye girdi.
Hükümet sigara kullanımını azaltmak için
%15 vergi artışı ile kiliseler, okullar,
barlar, restoranlar ve spor
stadyumlarında ceza uyguluyor.
Kaynak: Bio-Medicine
Küba: 7 Şubat 2007’de toplu taşıma
araçları, dükkanlar ve diğer kapalı
alanlarda yasaklandı. Küba halkının
yarısından fazlasının sigara kullandığı
ve önlenebilir kanser ölümlerinin
%30’unun sigara kullanımına bağlı olduğu
düşünülüyor. Küba lideri Fidel Castro,
sağlık sorunları sebebiyle 1986’da
sigarayı bırakmıştı.
Norveç: 1 Haziran 2004’te kafe bar ve
restoranları da kapsayan yasağın
uygulamaya konmasıyla çalışanlara
dumansız mekan sağlanması ve sigara
kullanımının sosyal olarak denormalize
edilmesi amaçlandı. Erken ve sıkı
uygulamalara rağmen Norveç’te her 3
kişiden biri içici ve tütün satış
oranları artmaya devam ediyor.
Singapur: Sigara yasağının en geniş
şekliyle uygulandığı bir başka ülke
Singapur. 2005 yılında, tüm iş yerleri
ve toplu taşıma da dahil tüm kamusal
mekanlarda uygulamaya konan yasaklar
2007 yılında açık alanları ile birlikte
kafeler ve barları da kapsayacak şekilde
genişletildi.
Venezuela: Dünyanın en çok sigara
tüketen ülkelerinde olan Venezuela’da
sigara yasağı 31 Mayıs 2007’de yürürlüğe
girdi.
Genel kaynak: BBC News
-----------------------
7533
TÜTÜN MAMULLERİNİN ZARARLARININ
ÖNLENMESİNE DAİR KANUN
Kanun Numarası : 4207
Kabul Tarihi : 7/11/1996
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih :
26/11/1996 Sayı : 22829
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt :
36 Sayfa :
Amaç
Madde 1 – Bu Kanunun amacı, kişileri
tütün ve tütün malullerinin
zararlarından, bunların
alışkanlıklarını özendirici reklam,
tanıtım ve teşvik kampanyalarından
koruyucu tertip ve tedbirler almaktır.
Tütün ve tütün mamullerinin içilmesi
yasaklanan yerler
Madde 2 – Sağlık, eğitim-ögretim ve
kültür hizmeti veren yerler ile kapalı
spor salonlarında ve toplu
taşımacılık yapılan her türlü nakil
vasıtaları ve bunların bekleme
salonlarında, kamu hizmeti yapan kurum
ve
kuruluşlardan beş veya besten fazla
kişinin görev yaptığı kapalı mekanlarda
tütün ve tütün mamullerinin içilmesi
yasaktır.
Bu gibi mahallerde tütün ve tütün
mamullerinin içilebilmesi için ayrı
yerler tahsis edilir. Tahsis edilen
yerden, sigara içilmeyen mahallere duman
gidisini engelleyecek, havalandırma,
tecrit etme gibi tedbirler alınır.
Diğer yasaklar
Madde 3 – Tütün ve tütün mamullerinin
isim, marka veya alametler kullanılarak
her ne suretle olursa
olsun reklam ve tanıtımının yapılması
veya bunların kullanılmasını teşvik ve
özendirici kampanyalar
düzenlenmesi yasaktır.
On sekiz yasından küçüklere tütün ve
tütün mamulleri satısı yapılamaz.
Uyarılar
Madde 4 – Tütün ve tütün mamullerinin
içilmesinin yasaklandığı yerlerde,
yasağı ve buna uymamanın
sonuçlarını belirten uyarılar asgari on
santimetrelik puntolarla herkes
tarafından görülebilir yerlere asılır
veya
yazılır. Bu uyarıların yapılmasından
ilgili yerlerin yetkili veya amiri
durumundaki kişi veya kişiler
sorumludur.
Türkiye'de üretilen veya ithal edilen
tütün ve tütün mamulleri paketinin
üzerinde açıkça görülebilir ve
rahatça okunabilir şekilde, "Yasal
uyarı: Sağlığa zararlıdır" ibaresi
konulur. Bu ibareyi taşımayan tütün ve
tütün
mamulleri ithal edilemez ve satışa
çıkarılamaz.
Gümrük hattı dışı eşya satış
mağazalarında satılan veya yolcu
beraberinde yurda sokulan tütün ve tütün
mamulleri hakkında ikinci fıkra hükmü
uygulanmaz.
Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ve
özel televizyon kurumları ayda en az
doksan dakika tütün ve
tütün mamulleri alışkanlığının zararları
konusunda uyarıcı ve eğitici mahiyette
yayınlar yapmak zorundadır.
Yasağa uymayanlar hakkında işlem
Madde 5 – Tütün ve tütün mamullerinin
içilmesinin yasaklandığı ve yasağa
ilişkin yazılı uyarıların
bulunduğu yerlerde tütün ve tütün
mamulleri içenlere, ilgili yerin
yetkilisi veya amiri durumundaki kişi
tarafından yazılı uyarı gösterilmek
suretiyle yasağa uyması, aksi takdirde o
yeri terk etmesi gerektiği bildirilir.
Bu bildirime rağmen tütün ve tütün
mamulleri içenler genel zabıta
marifetiyle o yerden uzaklaştırılır.
Sayfa
7534
İdari para cezası
Madde 6 – Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasındaki zorunluluğu yerine
getirmeyen tütün
veya tütün mamullerinin içilmesinin
yasaklandığı yerin memur olmayan
yetkilisi veya amiri hakkında on milyon
lira para cezası verilir.
Bu Kanunun 5 inci maddesine göre uyarıda
bulunmayan tütün ve tütün mamullerinin
içilmesinin
yasaklandığı yerin memur olmayan
yetkilisi veya amiri hakkında on milyon
lira para cezası verilir. Uyarıya
rağmen tütün veya tütün mamulü içen kişi
hakkında da aynı ceza uygulanır.
Bu Kanuna göre sorumluluğu yerine
getirmeyen memurlar hakkında ilgili
mevzuat hükümleri uygulanır.
Adli para cezası
Madde 7 – Bu Kanunun 3 üncü maddesinin
birinci fıkrası ile 4 üncü maddesinin
ikinci fıkrası
hükümlerine aykırı hareket edenlere on
milyon liradan beş yüz milyon liraya
kadar ağır para cezası verilir.
Tekerrür halinde bu cezanın yukarı
haddine hükmolunur.
Para cezasına ilişkin hükümler
Madde 8 – 6 ncı maddede yazılı para
cezaları o yerin en büyük mülki amiri
tarafından verilir. Para
cezalarına dair kararlar ilgililere
Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ
edilir. Bu Kanuna göre verilen idari
para cezaları 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun hükümlerine göre mahallin en
büyük mal memurluğunca tahsil edilir.
İdari para cezalarına karsı yedi gün
içinde sulh ceza mahkemesine itiraz
edilebilir.
Geçici Madde 1 – Bu Kanunun yayımı
tarihinden önce Türkiye'de üretilen veya
ithal edilen tütün ve
tütün mamullerinin bir yıl süreyle 4
üncü maddenin ikinci fıkrasında
belirtilen şart aranmaksızın satışlarına
devam olunur.
Geçici Madde 2 – Bu Kanunun 2 nci
maddesinin ikinci fıkrası gereğince ayrı
yer tahsisi, 3 üncü
maddede yasaklanan reklam panolarının
kaldırılması ve 4 üncü maddesinin
birinci fıkrası gereğince yapılması
gereken isler Kanunun yayımı tarihinden
itibaren bir yıl içinde yerine
getirilir.
Yürürlük
Madde 9 – Bu Kanun yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 10 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar
Kurulu yürütür.
------------------------------------
19 Ocak 2008 CUMARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 26761
KANUN
TÜTÜN MAMULLER N N ZARARLARININ ÖNLENMESİ
NE DA R KANUNDA
DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN
Kanun No. 5727
Kabul Tarihi: 3/1/2008
MADDE 1 – 7/11/1996 tarihli ve 4207
sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının
Önlenmesine Dair Kanunun adı
"Tütün Ürünlerinin Zararlarının
Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun"
seklinde değiştirilmiştir.
MADDE 2 – 4207 sayılı Kanunun 1 inci
maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı;
kişileri ve gelecek nesilleri tütün
ürünlerinin zararlarından, bunların
alışkanlıklarını özendirici reklam,
tanıtım ve teşvik kampanyalarından
koruyucu tertip ve tedbirleri almak ve
herkesin temiz
hava soluyabilmesinin sağlanması yönünde
düzenlemeler yapmaktır."
MADDE 3 – 4207 sayılı Kanunun 2 nci
maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"Tütün ürünlerinin yasaklanması
MADDE 2 – (1) Tütün ürünleri;
a) Kamu hizmet binalarının kapalı
alanlarında,
b) Koridorları dahil olmak üzere her
türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret,
sosyal, kültürel, spor, eğlence ve
benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait
olan ve birden çok kişinin girebileceği
(ikamete mahsus konutlar hariç)
binaların
kapalı alanlarında,
c) Taksi hizmeti verenler dahil olmak
üzere karayolu, demiryolu, denizyolu ve
havayolu toplu tasıma araçlarında,
ç) Okul öncesi eğitim kurumlarının,
dershaneler, özel eğitim ve öğretim
kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta
öğrenim kurumlarının, kültür ve sosyal
hizmet binalarının kapalı ve açık
alanlarında,
d) Özel hukuk kişilerine ait olan
lokantalar ile kahvehane, kafeterya,
birahane gibi eğlence hizmeti verilen
isletmelerde,
tüketilemez.
(2) Ancak;
a) Yaslı bakım evlerinde, ruh ve sinir
hastalıkları hastanelerinde,
cezaevlerinde,
b) Şehirlerarası veya uluslararası
güzergâhlarda yolcu taşıyan denizyolu
araçlarının güvertelerinde,
tütün ürünleri tüketilmesine mahsus
alanlar oluşturulabilir. Bu alanlara
on sekiz yasını doldurmamış kişiler
giremez.
(3) Otelcilik hizmeti verilen
isletmelerde, tütün ürünleri tüketen
müşterilerin konaklamasına tahsis
edilmiş odalar
oluşturulabilir.
(4) Açık havada yapılan her türlü spor,
kültür, sanat ve eğlence faaliyetlerinin
yapıldığı yerler ile bunların seyir
yerlerinde tütün ürünleri kullanılamaz.
Ancak bu tesislerde, tütün ürünlerinin
tüketilmesine mahsus alanlar
oluşturulabilir.
(5) Bu Kanunun tütün ürünleri
tüketilmesine tahsis edilen kapalı
alanlarının koku ve duman geçişini
önleyecek
şekilde tecrit edilmesi ve havalandırma
tertibatı ile donatılması gerekir.
(6) Bu Kanunun uygulanmasında "tütün
ürünü" ibaresi tüttürme, emme,
çiğneme
ya da buruna çekerek kullanılmak
üzere üretilmiş, hammadde olarak tamamen
veya kısmen tütün yaprağından imal
edilmiş maddeyi ifade eder."
MADDE 4 – 4207 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesi baslığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"Diğer koruyucu önlemler
MADDE 3 – (1) Tütün ürünlerinin ve
üretici firmaların isim, marka veya
alâmetleri kullanılarak her ne suretle
olursa
olsun reklam ve tanıtımı yapılamaz. Bu
ürünlerin kullanılmasını özendiren veya
teşvik eden kampanyalar düzenlenemez.
Tütün ürünleri üreten ve pazarlamasını
yapan firmalar, her ne surette olursa
olsun hiçbir etkinliğe isimlerini,
amblemlerini
veya ürünlerinin marka ya da
işaretlerini kullanarak destek
olamazlar.
(2) Tütün ürünleri sektöründe faaliyet
gösteren firmaların isimleri, amblemleri
veya ürünlerinin marka ya da işaretleri
veya bunları çağrıştıracak alâmetleri
kıyafet, takı ve aksesuar olarak
taşınamaz.
(3) Tütün ürünleri sektöründe faaliyet
gösteren firmalara ait araçlarda bu
ürünlere ilişkin markaların tanınmasını
sağlayacak bir uygulamaya gidilemez.
(4) Firmalar her ne amaçla olursa olsun
üretilen ve pazarlaması yapılan tütün
ürünlerini bayilere veya tüketicilere,
teşvik, hediye, eşantiyon, promosyon,
bedelsiz veya yardım olarak dağıtamazlar.
(5) Her ne amaçla olursa olsun, tütün
ürünlerinin isim, logo veya amblemleri
kullanılarak bildirim yapılamaz,
basın yayın
organlarına ilân verilemez.
(6) Televizyonda yayınlanan
programlarda, filmlerde, dizilerde,
müzik kliplerinde, reklam ve tanıtım
filmlerinde
tütün ürünleri kullanılamaz,
görüntülerine yer verilemez.
(7) Sağlık, eğitim ve öğretim, kültür ve
spor hizmeti verilen yerlerde tütün
ürünlerinin satısı yapılamaz.
(8) Tütün ürünleri on sekiz yasını
doldurmamış kişilere satılamaz ve
tüketimlerine sunulamaz.
(9) On sekiz yasını doldurmamış kişiler,
tütün ürünü isletmelerinde,
pazarlanmasında ve satısında istihdam
edilemez.
(10) Tütün ürünleri, paket açılarak adet
seklinde veya daha küçük paketlere
bölünerek satılamaz.
(11) Tütün ürünleri, yetkili satıcı olan
yerlerin dışında; otomatik makinelerle,
telefon, televizyon ve internet gibi
elektronik ortamlarla satılamaz ve satış
amacıyla kargo yoluyla taşınamaz.
(12) Tütün ürünleriyle ilgili izmarit,
paket, ağızlık, kağıt ve benzeri atıklar
çevreye atılamaz.
(13) Tütün ürünleri, on sekiz yasını
doldurmamış kişilerin doğrudan ulaşacağı
ve isletme dışından görülecek şekilde
satışa arz edilemez. Tütün ürünleri
satış belgesi olmaksızın ve satış
belgesinde belirtilen yerin dışında
satışa sunulamaz.
(14) Her türlü sakız, seker, çerez,
oyuncak, kıyafet, takı, aksesuar ve
benzeri ürünler tütün ürünlerine
benzeyecek
veya markasını çağrıştıracak şekilde
üretilemez, dağıtılamaz ve satılamaz."
MADDE 5 – 4207 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesi baslığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"Kontrolün sağlanması
MADDE 4 – (1) Tütün ürünlerinin
içilmesinin yasaklandığı yerlerde, yasal
düzenleme ve buna uymamanın cezai
sonuçlarını belirten uyarılar;
salonlarda asgari on santimetrelik
puntolarla, toplu tasım araçlarında üç
santimetrelik puntolarla
herkes tarafından görülebilir yerlere
asılır. Ayrıca, tütün ürünlerinin
tüketilmesine tahsis edilen alanlarda
tütün ürünleri
kullanımının tehlikelerini anlatan
sağlık uyarıları herkes tarafından
görülebilir yerlere asılır.
(2) Tütün ürünlerinin satısının serbest
olduğu yerlere en az beş santimetrelik
puntolarla, beyaz zemin üzerine büyük
harfler ve siyah yazı rengi ile, "Yasal
Uyarı: 18 yasını doldurmayanlara sigara
ve diğer tütün ürünleri satılamaz;
satanlar
hakkında yasal işlem yapılır." ibaresi
yazılarak, rahatlıkla görülebilen ve
okunabilen yerlere asılır.
(3) Türkiye'de üretilen veya ithal
edilen tütün ürünleri paketlerinin
üzerine, en geniş iki yüzünden, bir
yüzüne toplam
alanın yüzde kırkından, diğer yüzüne
yüzde otuzundan az olmamak üzere özel
çerçeve içinde tütün ürünlerinin
zararlarını
belirten Türkçe yazılı uyarılar veya
mesajlar konulur. Bu uyarı yazılarının
aynı şekilde, birden fazla paketi bir
arada
bulunduran tütün ürünleri kutuları
üzerine de yazılması zorunludur. Uyarı
mesajları resim, sekil veya grafik
biçimlerinde de
olabilir. Uyarı mesajlarını taşımayan
tütün ürünleri ithal edilemez veya
satışa çıkarılamaz.
(4) Tütün ürünlerinin paketlerinde ve
etiketlerinde, bu ürünlerin özellikleri,
sağlığa etkileri, tehlikeleri veya
emisyonları ile ilgili yanlış ve eksik
bilgi verilemez, aldatıcı tanımlama,
marka, renk, figür veya işaret
kullanılamaz.
(5) Bu Kanunda sözü edilen yasal uyarı
yazıları, resim, sekil veya grafik
mesajlarıyla ilgili hususlar
yönetmelikle
düzenlenir. Bu yönetmelik Sağlık
Bakanlığının uygun görüsü alınarak
Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü içkiler
Piyasası
Düzenleme Kurumu tarafından çıkarılır.
(6) Tütün ürünleri sektöründe faaliyet
gösteren firmalar, ürün, üretim,
pazarlama ve diğer aktiviteleri ile
ilgili her
türlü bilgiyi istenildiği takdirde on
beş
gün içerisinde Sağlık Bakanlığına ve
Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü içkiler
Piyasası Düzenleme Kurumuna vermek
zorundadır.
(7) Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu
ile ulusal, bölgesel ve yerel yayın
yapan özel televizyon kuruluşları ve
radyolar, ayda en az doksan dakika tütün
ürünleri ve sağlığa zararlı diğer
alışkanlıkların zararları konusunda
uyarıcı, eğitici
mahiyette yayınlar yapmak zorundadır. Bu
yayınlar, asgari otuz dakikası
17:00-22:00 saatleri arasında olmak
üzere 08:00-
22:00 saatleri arasında yapılır ve
yayınların kopyaları her ay düzenli
olarak Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna
teslim edilir.
Bu saatler dışında yapılan yayınlar,
aylık doksan dakikalık süreye dahil
edilmez. Bu süreler, Radyo ve Televizyon
Üst Kurulu
tarafından denetlenir. Bu programlar,
Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı,
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Tütün,
Tütün Mamulleri ve Alkollü içkiler
Piyasası Düzenleme Kurumu, bilimsel
kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri
tarafından
hazırlanır veya hazırlattırılır.
Hazırlanan programlar, Sağlık
Bakanlığının olumlu görüsü alındıktan
sonra Radyo ve
Televizyon Üst Kurulu tarafından
yayınlanması sağlanır.
(8) Tütün ürünleri tüketiminin ve tütün
dumanına maruz kalmanın oluşturduğu
sağlık riskleri konusunda çocukları ve
gençleri bilinçlendirmek üzere ilgili
kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinin
görüşleri alınarak Millî Eğitim
Bakanlığı
tarafından bir müfredat hazırlanır.
(9) Tütün ürünleri alışkanlığının
bırakılmasını özendirici programlar ve
tütün bağımlılığının ilaç ile
tedavisinin
ulaşılabilir olması için gerekli
çalışmalar Sağlık Bakanlığı tarafından
yapılır.
(10) Bu maddenin yedinci, sekizinci ve
dokuzuncu fıkralarında yer alan
programların finansmanına yönelik olarak
her yıl Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık
Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek
konulur.
(11) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanununun 41 inci
maddesinin birinci fıkrasının (7)
numaralı
bendinde belirtilen ilan ve reklam
giderleri gelir ve kurumlar vergisi
matrahının tespitinde gider olarak
gösterilemez."
MADDE 6 – 4207 sayılı Kanunun 5 inci
maddesi baslığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"Ceza hükümleri
MADDE 5 – (1) Bu Kanunun 2 nci
maddesinin birinci ve dördüncü
fıkralarında belirtilen alanlarda tütün
ürünleri
tüketenler ile 3 üncü maddenin ikinci
fıkrasına aykırı hareket edenler,
30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı
Kabahatler Kanununun
39 uncu maddesi hükümlerine göre; 3 üncü
maddenin on ikinci fıkrasına aykırı
hareket edenler Kabahatler Kanununun 41
inci
maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.
(2) 2 nci maddenin (a) bendi hariç
birinci, üçüncü, dördüncü ve besinci
fıkralarında belirtilen yasakların
uygulanması
ve tedbirlerin alınması ile ilgili
yükümlülüklerini yerine getirmeyen
isletme sorumluları, isletme iznini
veren kurum
yetkilileri tarafından önce yazılı
olarak uyarılır. Bu uyarı yazısı, ilgili
isletme sorumlusuna tebliğ edilir. Bu
uyarıya rağmen,
verilen sürede yükümlülüklerini yerine
getirmeyenler, belediye sınırları içinde
belediye encümeni, belediye sınırları
dışında
mahalli mülki amir tarafından beş yüz
Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına
kadar idarî para cezası ile
cezalandırılır.
(3) 3 üncü maddenin birinci, üçüncü,
dördüncü, besinci ve on birinci
fıkralarındaki yasakların her birine
aykırı
hareket edenler, elli bin Türk Lirasından
iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası ile cezalandırılır. Bu
cezaya karar
vermeye Tütün, Tütün Mamulleri ve
Alkollü içkiler Piyasası Düzenleme Kurulu
yetkilidir.
(4) 3 üncü maddenin altıncı fıkrasındaki
yasağın görsel yayın yoluyla ihlal
edilmesi halinde; yerel yayın yapan
kuruluşlar, bin Türk Lirasından beş bin
Türk Lirasına kadar, bölgesel yayın
yapan kuruluşlar, beş bin Türk Lirasından
on bin
Türk Lirasına kadar, ulusal yayın yapan
kuruluşlar, elli bin Türk Lirasından
yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası ile
cezalandırılır. Bu cezaya karar vermeye
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu
yetkilidir.
(5) 3 üncü maddenin yedinci fıkrasındaki
yasağa aykırı hareket edenler, belediye
sınırları içinde belediye encümeni,
belediye sınırları dışında genel kolluk
tarafından bin Türk Lirası idarî para
cezası ile cezalandırılır.
(6) 3 üncü maddenin sekizinci
fıkrasındaki yasaklara aykırı hareket
edenler, 26/9/2004 tarihli ve 5237
sayılı Türk Ceza
Kanununun "Sağlık için tehlikeli madde
temini" baslıklı 194 üncü maddesi
hükmüne göre cezalandırılır.
(7) 3 üncü maddenin dokuzuncu
fıkrasındaki yasağa aykırı hareket
edenler, mahalli mülki amir tarafından
her bir
kişiyle ilgili olarak bin Türk Lirası
idarî para cezası ile cezalandırılır.
(8) 3 üncü maddenin onuncu fıkrasındaki
yasağa aykırı hareket edenler, belediye
zabıtası tarafından iki yüz elli Türk
Lirası idarî para cezası ile
cezalandırılır. Belediye sınırları
dışında bu yetki genel kolluk tarafından
kullanılır.
(9) 3 üncü maddenin on üçüncü
fıkrasındaki yasaklara aykırı hareket
edenler, mahalli mülki amir tarafından
bin Türk
Lirasından on bin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası ile cezalandırılır.
Tütün ürünlerinin satış belgesiz olarak
satısının
yapıldığı veya satışa hazır tutulduğu
yerlerdeki tütün ürünlerine el konulur
ve nereden temin edildiğine dair belge
ibraz
edilememesi halinde, mahallî mülkî amir
tarafından bunların mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir.
(10) 3 üncü maddenin on dördüncü
fıkrasındaki ürünleri üretenler,
belediye sınırları içinde belediye
encümeni,
belediye sınırları dışında mahalli mülki
amir tarafından yirmi bin Türk Lirasından
yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası ile cezalandırılır.
(11) 4 üncü maddenin birinci ve ikinci
fıkralarındaki yükümlülüklerin her
birine aykırı hareket edenler, mahallî
mülkî amir tarafından bin Türk Lirası
idarî para cezası ile cezalandırılır.
(12) 4 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü
fıkralarındaki yükümlülüklerin her
birine aykırı hareket eden üretici
firmalar, Tütün, Tütün Mamulleri ve
Alkollü içkiler Piyasası Düzenleme Kurulu
tarafından bu yükümlülüklere aykırı
olarak
piyasaya sürülen malların piyasa değeri
kadar idarî para cezası ile
cezalandırılır. Ancak, verilecek idarî
para cezasının miktarı
ikiyüz ellibin Türk Lirasından az olamaz.
(13) 4 üncü maddenin altıncı
fıkrasındaki yükümlülüğe aykırı hareket
eden firmalar Tütün, Tütün Mamulleri ve
Alkollü içkiler Piyasası Düzenleme Kurulu
tarafından ellibin Türk Lirasından
yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası ilecezalandırılır.
(14) 4 üncü maddenin yedinci
fıkrasındaki yükümlülüklere aykırı
hareket edilmesi halinde; yerel yayın
yapan
televizyon kuruluşları bin Türk
Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar,
bölgesel yayın yapan televizyon
kuruluşları beş bin
Türk Lirasından on bin Türk Lirasına
kadar, ulusal yayın yapan televizyon
kuruluşları ellibin Türk Lirasından
ikiyüzellibin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası
ile cezalandırılır. Bu cezalar, radyo
yayını yapan kuruluşlar hakkında onda
bir
oranında
uygulanır. Bu cezaya karar vermeye Radyo
ve Televizyon Üst Kurulu yetkilidir.
(15) Bu Kanunla kendilerine yüklenen
görevleri yerine getirmeyen memurlar ve
diğer kamu görevlileri hakkında,
ceza hukuku sorumluluğu saklı kalmak
kaydıyla, tâbi oldukları mevzuatta yer
alan disiplin hükümleri uygulanır."
MADDE 7 – 4207 sayılı Kanunun 7 nci
maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"Mülkiyetin kamuya geçirilmesi
MADDE 7 – (1) Bu Kanunun 3 üncü
maddesinin ikinci, dördüncü ve
ondördüncü fıkralarındaki yasakların
konusunu
oluşturan her türlü eşya ile 4 üncü
maddesinin üçüncü ve dördüncü
fıkralarının konusunu oluşturan tütün
ürünlerinin
mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
mahallî mülkî amir tarafından karar
verilir."
MADDE 8 – 4207 sayılı Kanunun 8 inci
maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 9 – 4207 sayılı Kanuna aşağıdaki
geçici madde eklenmiştir.
"GEÇ C MADDE 3 – (1) Bu Kanunda
öngörülen yönetmelikler, Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir
ay
içinde çıkarılır."
MADDE 10 – Bu Kanunun; 3 üncü maddesi
ile değiştirilen 4207 sayılı Kanunun 2
nci maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendi hükmü yayımı
tarihinden 18 ay, diğer hükümleri ise
yayımı tarihinden 4 ay sonra yürürlüğe
girer.
MADDE 11 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar
Kurulu yürütür.
18/1/2008
--------------------------
Türkiye'den Sigara Kullanımına Yönelik
İstatistikler
Anadolu Ajansı’nın haberine göre son 10
yılda ülkede 1 trilyon 224 milyar 100
milyon adet sigara üretildi. 1998
yılında 123 milyar adet olan yıllık
sigara üretimi, 2007 yılında 125,9
milyar adete ulaştı. Devletin resmi
verilerine göre, ekonomik kriz
yıllarında sigara tüketimi artıyor.
Resmi verilere göre, 2007 yılı
itibariyle ülkede kişi başına yıllık
1.523 adet, bir başka ifadeyle 76,1
paket sigara içiliyor. Bu şekilde günlük
sigara tüketimi de kişi başına 4,2 adet
olarak belirleniyor.
Türk halkı, sigaraya her gün ortalama 45
milyon 205 bin YTL ödüyor. Kişi başına
da yılda ortalama 233,8 YTL harcanıyor.
Buna karşılık, sigara tüketiminin de
olumsuz etkilediği sağlığımız için
sadece devletin günlük harcaması 18,1
milyon YTL’yi aşıyor. Söz konusu rakam,
kişilerin kendi sağlık harcamaları ile
özel sağlık sigortaları ve diğer
kurumların harcamaları ile katlanarak
büyüyor.
Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü
İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK)
Başkanı Kazım Çalışkan, sigara
satışlarının 2007 yılında da aşağı
yukarı, 2006 ve 2005’deki düzeyini
koruduğunu belirterek, nüfus artışı
dikkate alındığında sigara tüketiminin
düştüğünün söylenebileceğini belirtti.
Düşük Fiyatlı Sigara Satışı Arttı
Çalışkan’ın verdiği bilgiye göre bu
yılın Ocak ve Şubat aylarında 2,5
YTL’nin altında olan düşük fiyat
grubundaki sigara satışlarında ciddi bir
yükseliş oldu. Ocak ayında bu gruptaki
sigaraların satışı yaklaşık 450 milyon
adetken, Şubat ayında 630 milyona çıktı.
Orta ve üst fiyat grubundaki sigara
satışlarında ise düşüş oldu.
Türkiye’de içilen sigaraların yüzde
54,9’unu ucuz ve düşük fiyat grubundaki
sigaralar oluşturuyor. Sigara
satışlarında üst fiyat grubundaki
ürünler yüzde 18,5, orta fiyat
grubundakiler yüzde 26,6, ucuz fiyat
grubundakiler yüzde 43,7, düşük fiyat
grubundaki ürünler de yüzde 11,2’lik bir
paya sahip bulunuyor. TAPDK, 4,5 YTL ve
daha pahalı satılan sigaraları üst, 3 ve
4,5 YTL arası grubu orta, 2,5 ve 3 YTL
arası grubu düşük, 2,5 YTL’nin altını da
ucuz fiyat grubu olarak tanımlıyor.
12 Sigara Üreticisine 5 Daha Ekleniyor
Türkiye’de tütün piyasasında halen 6’sı
sigara, 1’i sigara ve diğer tütün
mamulleri, 1’i puro, 4’ü de nargilelik
tütün mamulü olmak üzere 12 firma
faaliyette. Daha önce Türkiye’de fabrika
kurma izni almış olan Kore Tütün Firması
Korean Tobacco And Ginseng’in (KT&G)
üretim izniyle ilgili işlemler
tamamlandı.
Aynı şekilde fabrika kurma izni verilen
2’si nargile, 2’si de sarmalık kıyılmış
tütün üretiminde bulunacak 4 firmanın
üretim izni işlemleri ise sürüyor.
Kaynak: NTVMSNBC
----------------------
Sigara yasağı, yatırımı AVM'den Boğaz'a
kaydırdı
Tarih: 6 Temmuz 2009 Kaynak: Referans
Yazan: Özgüç Kozan
İstanbul'u sushi ile tanıştıran Mori
Grup'un yeni restoran yatırımı sigara
yasağıyla farklı bölgeye yöneldi.
Boğaziçi Köprüsü'nün hemen yanındaki
eski Garden 74'ü 2 milyon TL yatırımla
canlandırarak yine Garden 74 adıyla açan
Grup, 5 yıllık kira sözleşmesi imzaladı.
Mori Group'un sahibi Serhat Gür, "Bu
yatırımın Boğaz'a yapılmış olmasının
birinci nedeni sigara yasağı, ikinci
nedeni ise İstanbul'un 2010'daki kültür
başkentliği ile büyük potansiyele
kavuşacak olması. Özellikle Avrupalı
turistin yüzde 80'i sigara içiyor.
Müşteriye 'kapıya çık, iç, gel'
diyemeyiz ki. Şimdi bahçeli ve manzaralı
restoranların zamanı. Alışveriş
merkezlerine, kiraların yüksekliği ve
sigara yasağıyla birlikte yatırım yapmak
cazip olmaktan çıktı" diyor.
Garden 74'ün faaliyette olduğu 1970'li
yıllardaki genç müşterilerinin şimdi de
kendilerine gelmeye devam ettiklerini
anlatan Gür, restoranı aynı isimle
açtıktan 1 hafta sonra eski
müdavimlerinin duyup gelmeye
başladıklarını ifade ediyor.
Gür, "İnsanların burada anıları var,
yine buranın müdavimi oldular. Bunların
arasında neredeyse iş dünyasının tüm
ünlü isimleri de var" diye konuşuyor.
Garden 74'le birlikte grubun 4 restorana
ulaştığını ifade eden Gür, 2008'de 6.5
milyon TL olan cirolarını, Garden 74 ile
9 milyon TL'ye çıkarmayı
hedeflediklerini söylüyor.
Yılda 12 ton nar tüketiyor
Mori Group restoranları, diğer
restoranlardan farklı olarak en çok nar
tüketiyor. Mori'nin meşhur 'Ms. and Mrs.
Mori' kokteyli için yılda 7 ton nar
kullanılıyor. Serhat Gür, bu yıl Garden
74'le birlikte nar tüketiminin 12 tona
ulaşacağını belirtiyor. Gür, ayrıca
yılda 25 ton avokado ve 220 ton ton
balığı tükettiklerini de ifade ediyor.
Garden 74'e dünyaca ünlü bir aşçılar
ekibi kurduklarını anlatan Gür, "9
kişilik dünya mutfağı ekibimiz var. Ana
şef Taylandlı, 2. şef Türk, Filipinli ve
Arjantinli aşçılarımız da var" diyor.
Krizin Mori'nin restoranlarını 'teğet
geçtiğini' belirten Gür, sadece kış
aylarında sushi talebinde yüzde 15'lik
bir azalma olduğunu, ancak yazla
birlikte bu açığın kapandığını
kaydediyor. "Bizim müşterimiz üst gelir
grubu olduğu için krizden etkilenmedik"
diyen Gürp, "Bu süreçte ne fiyatları ne
de kaliteyi düşürdük. Hatta kaliteyi
korumak için gıdaya gelen zammı
fiyatlara yansıttık. Ama bunu yapmasak
kalitemizi ve itibarımızı yitirirdik"
diye anlatıyor. Gür, evlere servis
hizmetinin de Mori'nin önemli gelir
kaynaklarından biri olduğunu, her
restorandan günde 30-40 eve sushi
servisi yaptıklarını söylüyor.
Garden 74, Türkiye'nin en geniş sushi
mönüsüne sahip. Mönüde 172 çeşit sushi
bulunuyor. Kişi başı fiyatlar ise 40 ile
250 TL arasında değişiyor. Serhat Gür,
260 kalemlik bir mönüye sahip
olduklarını anlatıyor. Türkiye'ye
sushiyi sevdirmek için ilginç
organizasyonlar düzenlediklerini
belirten Gür, "2 yıldır bazı ilköğretim
okulları ve liselerde sushi tanıtımları
yapıyoruz. Öğrenciler beğeniyor ve
ailelerini yanlarına alıp bize geliyor.
Okullardan çok iyi dönüş alıyoruz"
diyor. Gür, sushide kullandıkları
sirkeyi Güney Kore'den, pirinci ise
Amerika'dan getirdiklerini anlatıyor.
Romanya'ya 400 bin dolarlık restoran
Gür, Ankara'da 600 bin dolarlık,
İzmir'de de 350 bin dolarlık yatırım
yaparak 2 yeni restoran daha açmayı
planladıklarını belirtiyor. Türkiye'ye
iş için gelen çok sayıda yabancı
müşterilerinin olduğunu kaydeden Gür, bu
müşterilerinden olan Romanyalı bir
işadamından ciddi bir teklif
aldıklarını, bir anlaşmazlık çıkmazsa
Romanya'ya bu yaz sonunda 300-400 bin
dolarlık yatırımla bir Mori restoranı
açacaklarını açıklıyor. Gür, ayrıca
Toyota'dan kantinlerini işletmek için
teklif aldıkları, ancak henüz bir karar
vermediklerini ifade ediyor. Gür,
restoranlardan uzak kalmamak için
oldukça az gezi yapıyor. Tatillerini de
kısıtlayan Gür, söyle konuşuyor: "Günde
2 saat mutfağa giremezsem geceleri
gözüme uyku girmez. Narlar nasıl
kesildi, balık ne kadar soğutuldu, hangi
et kullanıldı meraktan duramam."
Gür, daha çok parası olunca yapacağı ilk
işin ise kaliteli bir otel açmak
olacağını vurguluyor.
Bir gün Latin gecesi diğer gün meyhane
Serhat Gür'ün yıllardır hayalini kurduğu
Garden 74'ün 3 ayrı katı ve bir çok
bölümü bulunuyor. Bazı katları ve
bölümleri aynı anda farklı tarzlarda
kullandıklarını belirten Gür, "Burada
Küba'dan İspanyol'ya, Uzakdoğu'dan Türk
gecelerine kadar her çeşit eğlence ve
tarzı bulunduruyoruz. Eşyaları
değiştiriyoruz, renkleri değiştiriyoruz,
mönüyü değişiyoruz, bir bakıyorsunuz
önceki gün meyhane olarak sunduğumuz yer
bugün Küba restoranı olmuş" diyor.
Yasağın Ertelenmesi Söz Konusu Değil
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal
İşler Komisyonu Başkanı Cevdet Erdöl,
kapalı mekanlarda sigara içilmesini
yasaklayan yasanın uygulamasının
durdurulması ya da ertelenmesinin söz
konusu olmadığını bildirdi. Erdöl,
yaptığı açıklamada, 19 Temmuz
itibariyle, kapalı mekanlarda sigara
içilmesini engelleyecek yasanın, "sigara
yasağı" olarak anılmasını yanlış
bulduğunu, söz konusu uygulamanın
aslında, "temiz hava özgürlüğü" olduğunu
ifade etti.
JTI da sigara fiyatlarını artırdı
JT International (JTI), ürün fiyatlarını
yarından itibaren geçerli olmak üzere
artırdı. Konuya ilişkin yapılan yazılı
açıklamada, JTI İzmir Torbalı
tesislerinde üretilen Camel, Salem,
Winston, Monte Carlo, More, Anadolu, LD
ve Glamour sigaralarının fiyatlarının
cumartesi gününden itibaren geçerli
olmak üzere artırıldığı belirtildi.
-------------------------------
Prof. Osman ÖZSOY
Sigara yasağının fitilini ilk kim
ateşledi?
Dünya genelinde kapalı yerlerde sigara
yasağı uygulaması başlatılması kararının
fitilini ilk ateşleyenin kimler olduğu
ülkemizde bazı çevrelerin ders alması
gereken bir mahiyet arzetmektedir.
İnsan haklarına verilen değer açısından
Türkiye ile Avrupa arasındaki en bariz
fark bu örnekte gösterdi çünkü
kendini...
Geçtiğimiz pazar gününden itibaren tüm
kapalı yerlerde uygulamaya konulan
sigara yasağı konusundaki
rahatsızlıklarını dile getirmek üzere
dün bir televizyon programına konuk olan
Kahveciler Federasyonu Başkanını
dinlerken üzüldüm. Üç beş kuruş daha
fazla kârı kaybetmeme adına çok hayati
bir mevzuyu es geçmeleri karşısında
hayretler içinde kaldım. Halbuki meslek
teşekkülü sorumlusu olarak ekranda dile
getirdiği düşüncelerin tam tersini
savunması gerekiyordu.
Federasyon başkanı kahvehanelerde sigara
içilmesinin yasaklanmasının müşteri
azalmasına neden olacağını, bunun da
sektörde çalışan çok sayıda kişiyi işsiz
bırakacağı iddiasında bulunuyor ve
kahvehanelerin kısmen istisna
tutulmasını istiyordu.
İlginçtir, federasyon başkanının “aman
işsiz kalacaklar” dedikleri kişilerin
verdiği amansız hukuk mücadelesi
sayesinde başladı kapalı yerlerde sigara
yasağı.
Biliyorsunuz, tüm kapalı alanlarda
sigara içilmesini yasaklayan ilk ülke
İrlanda oldu. Ülkede publarda, kafelerde,
restoran ve kapalı iş yerlerinde görev
yapan sektör çalışanları, kendileri
içmeseler bile, pasif içici olmaktan
kaynaklanan nedenlerle sigaraya bağlı
sağlık sorunları yüzünden erken
ölümlerde artış görülünce ve
karşılaştıkları ciddi sağlık sorunları
yüzünden mağdur olunca, bizzat kendileri
başlattılar kapalı yerlerde sigara
içilmesinin yasaklanması ile ilgili
hukuk mücadelesini.
Sigara sektörünün aktörleri de boş
durmadılar tabi ki... Çetin bir hukuk
mücadelesi başladı. Neticede, bizim
kahveciler federasyonun ‘aman işsiz
kalacaklar’ dedikleri meslektaşları
kazandılar İrlanda’da kapalı yerlerde
sigara içimin yasaklanması ile ilgili
çetin mücadeleyi.
Bizzat sektör çalışanları, tüm kapalı
yerlerde sigara içilmesinin yasaklanması
kararının alınmasında baş aktör oldular.
Bir bakıma canlarını kurtardılar bu
yasak sayesinde...
İrlanda 2004 yılında publar, restoranlar
ve kapalı iş yerlerinde sigara
içilmesini yasakladı. Hükümet, bu
mekanlarda sigara içerken yakalanan
kişilere 3 bin Euro para cezası
verilmesini kararlaştırdı. Ülkede bir
bakıma bizdeki kahvehane karşılığı
olarak “pub” kültürünün yaygın olması,
yasağa uyulacağı konusunda başlangıçta
şüphe uyandırmışsa da, İrlandalılar kar
kış demeden bar kapısının önünde
tüttürmüşler sigaralarını... İçimleri
bitince de tekrar içeri girmişler. Şu an
ülkede herkes memnun halinden. Üstelik
dünyaya örnek olmanın haklı gururunu
yaşıyorlar.
Tam tersini savunmalıydı...
Kahveciler Federasyonu başkanı bir kısım
kahveci çırakları işsiz kalacaklar diye
sesini yükselteceğine, keşke aynı
duyarlılıkla, bu sektörde çalışan
insanların sabahtan akşama kadar pasif
içici olmaktan kaynaklanan nedenlerle
hangi tür hastalıklara yakalandıkları ve
sektör çalışanlarının ölüm nedenleri
konusunda da ayrıntılı bilgi verseydi.
Geçtğimiz kış Bursa’dan teleferikle
Uludağ’a çıkarken, güvenlik sorunu ile
karşılaşılmasın diye sırf işi teleferik
kapısında dikilmek ve çalıştığı süre
içinde dağa inip çıkmak olan bir
delikanlı ile sohbet etmiştim.
Kendisine, “ne güzel, aldığınız dağ
havası sayesinde Bursalılara göre
ortalama ömürden daha uzun
yaşıyorsunuzdur” dediğimde, “tam aksine
abi, bizden emekli olanlar fazla
yaşamıyorlar” demişti. Şaşırdığımı
görünce de, “çalışırken iyi oksijen
alıyoruz ama, emekli olunca kahvelerde,
sağda solda karşılaşılan pis hava tam
ters bir etki yaparak bu işten emekli
olanların erken ölümüne neden oluyor”
demişti.
Tütünle bağlantılı ölümlerde, her dokuz
kişiden biri pasif içici. Bundan daha
büyük bir kul hakkı olur mu? Birine üç
kuruş borcu kaldı diye hellallik peşinde
koşanlar ve vicdanen rahatsızlık
hissedenler, ölümüne yada hastalanmasına
neden oldukları tanıdıkları &
tanımadıkları onca insanla nasıl
helalleşecekler bilemiyorum. İşleri öbür
yakada gerçekten çok zor.
Geçtiğimiz aylarda misafirlikte
bulunduğumuz bir evde konuklardan biri
çoluk çocuk var demeden sigara yakınca
canım sıkılmış ve “şu halının üzerine
idrarını yapsaydın içtiğin şu sigara
kadar ortalığa mikrop saçmış olmazdın”
diye kızarak ortamı terk etmiştim. Ben
bu konuda nezaket dinlemem. Elinde bir
şişe nikotin ile eve gelip sağa sola
dökmesi ile duman ile bunu yayması
arasında ne fark var...
Evime gelen misafirlere asla içirmem.
Sigara zehiri ile evimi kirletmelerine
razı olmam. Okumuş yazmış, hak hukuk
nedir bilen insanlar böyle olmak
zorundalar. Sigaranın binde biri kadar
mikrop barındırmıyor idrar. Onun ulu
orta sağa sola yapılmasına razı
olmuyoruz da diğerine neden razı
oluyoruz.
Sigara içen samimi arkadaşım olduğunu
hatırlamıyorum. Olsa olsa tanıdığımdır.
O sadece arkadaşım olduğunu sanıyordur.
10 cm. lik sigaranın mübtelası olmuş, bu
konuda acze düşmüş, vazgeçememe
bağımlılığında iradesiz biri ile benim
ne işim olur. Çevresi insanın kalitesini
de belirler. Acı ama gerçek böyle...
Herkesin yaptığı işleri yapmamayı da
adet edinmek lazım. Herkes aynı mereti
içiyor, sanki kendine özel birşeymiş
gibi bir de hava atma modunda oluyorlar.
Sahiden çok komik oluyorlar.
AB’nin yeni hedefi sigarayla mücadele
politikalarını tek tip yapmak. Brüksel
2012’den itibaren “dumandan arındırılmış
AB” oluşturmak peşinde. Barlarda bu
yasağın uygulanmasına destek verenlerin
oranı yüzde 61 olarak belirlenirken
restoranlar için bu oranın yüzde 77’ye
kadar yükseldiği görülüyor. Yasağı
uygulayan ülkelerde yasağa destek
oranının daha yüksek olması bu yöndeki
politikaların halkın desteğini aldığını
gösteriyor.
Devlet kazançlı...
Yasak nedeni ile sigara satışlarının
düşmesi söz konusu olduğunda devlet
vergi kaybına uğrayabilir diye
düşünebilirsiniz. Burada da tam aksi bir
durum söz konusu...
Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletlere
(BM) göre, sigara içmenin kısıtlanması
ve bunun tüm kapalı alanlarda etkin bir
şekilde uygulanması, hastalıkların
azalması, tedavi masraflarının düşmesi,
iş gücü ve çalışma kaybının azalması ile
verimliliğin artması gibi faktörler
nedeni ile gelişmekte olan ülke
ekonomilerine 3-4 milyar dolarlık bir
tasarruf da sağlıyor. Örneğin Türkiye'de
sigara kaynaklı hastalıkların tedavisi
için 25-30 milyar dolar düzeyinde bir
harcama yapılıyor. Sigara satışlarından
elde edilen vergi gelirinden kaç kat
büyük bir oran.
Araştırmaya göre gençler, genellikle
arkadaş etkisinde kalarak, 13 yaşından
itibaren sigara içmeye başlıyor. Dünyada
her 8 saniyede bir, Türkiye'de ise her 6
saniyede bir insan sigara yüzünden
ölüyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ)
araştırmasına göre, 2015'te sigara
yüzünden ölenlerin sayısının HIV/AIDS'ten
ölenlerin sayısından yüzde 50 daha fazla
olması bekleniyor. Dünyadaki ölümlerin
yüzde 10'unun sigara kaynaklı olacağı
belirtiliyor.
Uluslararası bağlayıcılığı olan Tütün
Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi, 2004'te 161
ülke tarafından imzalandı. Yani, belirli
bir takvim çerçevesinde, 161 ülkenin
tamamında kapalı alanlarda sigara
içilemeyecek.
Bu tarihi karara imza atan Türkiye Büyük
Millet Meclisi’ni ve yasayı uygulama
konusunda tereddüt göstermeyen Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti’ni kutluyorum.
Ülkenin insanına, gençliğine ve
geleceğine sahip çıkmak böyle olur..
Teşekkürler.
Prof. Dr. Osman ÖZSOY – Haber7
yazaramesaj@gmail.com