.
Yenikapı'daki kazıların maliyeti üç milyar doları bulacak.

İnsanlık tarihi için önemli bulgular çıkan Yenikapı metro çalışmaları durma noktasına gelmişken, Arkeoloji uzmanlarının  dünya kültür mirası kurullarının baskıları ile İBB hiçbir masraftan kaçınmadan, metro inşaatının uzamasına rağmen,inşaat buluntuların korunması şartı ile devam ediyor.


Hükümetimizden, İBB Başkanlığından, Fatih belediyesinden İlçemizde hayata geçirmeye çalıştığı 20 civarında yenileme projesi ile tarihi ilçenin mimari ve sosyal tarihini yok etmekten vazgeçmesidir.
Üst kurula sunulan projelere baktığımızda çok büyük endişelerimiz vardır. İstanbul üzerinde bazı oyunların uygulanması olasılığını ciddi şekilde düşünüyoruz.  Bu oyunlara ilçemizin insanının fırsat vermeyeceğine inanıyoruz. Zaten ulusal ve uluslar arası hukukta buna müsaade etmediğini biliyoruz, Hukukun ve zorlama ile çıkarılan yeni kanunların bu projeleri uygulamaya yetmiyeceğinin bilinmesini istiyoruz.

Sayın R.T Erdoğan, K.Topbaş, M. Demir halkın inkar edilerek yapılacak her uygulama sizleri önce vicdanlar , sonra hukuk önünde mahkum edeceğini unutmayın, iyi ki AİM var, yoksa halimiz hepten harap olacaktı.
Bizi AİM muhtaç edenlerin utanması gerekiyor.

17 arkeolog, üç mimar ve 250 işçinin çalıştığı kazılar nedeniyle Marmaray Projesi'nde değişiklikler yapılıyor. Dünyada sadece 1000 örneği bulunan tarihi gemilerden Yenikapı'da yedi adet bulundu (sol altta). İnşaatı tamamlandığında Yenikapı İstasyonu'ndan çıkan yolcuları (sağda işaretli yer) tarihi kilise karşılayacak. FOTOĞRAFLAR:Abdullah Gözaydın

Marmaray Tüp Geçiş Projesi, Türkiye'nin en büyük arkeolojik kazı alanı halini aldı. Yenikapı yaya çıkışının kuzeyinde kilise, batısında bir Bizans yapısı, doğusunda Ortaçağ yelkenlileri bulundu; surun altından imparator ailesinin 'kaçış dehlizi' çıktı

Milattan sonra 4'üncü yüzyıl. Konstantinapolis'in güneyinde mermerden bir heykel, zemini taş döşeli Theodosios Limanı'nı süslüyor. Bu, civarda bir saray yaptıran Eleutherius'un heykeli. Heykel, omuzunda sepet, elinde buğday tanelerini ayırdığı tırmıkla, her gün limanda güneşin doğuşuna ve batışına tanıklık ediyor.
Ama liman, yelkenlileri, anforaları ve Eleutherius'un heykeliyle birlikte; kimine göre tsunami nedeniyle birdenbire, kimilerine göreyse Lykos Deresi'nin (Bayrampaşa Deresi) getirdiği alüvyonlarla ağır ağır karanlığa gömülüyor. 2004 yılı kasım ayında 'modern dünya' Avrupa'yla Asya'yı tüp geçitle bağlamak için yeniden yanaşıyor batık Theodosios Limanı'na.
Marmaray Tüp Geçit Projesi'nde vurulan her kazma, onu nefes kesen bir arkeolojik maceraya dönüştürüyor. İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü ve Marmaray Projesi Kazıları Başkanı İsmail Karamut iddialı: "Yenikapı, şu an Türkiye'deki en büyük ve en önemli arkeolojik kazı alanı oldu."

Kilise hattı değiştirebilir
Batı bölümünde '100 Ada' adlı alanda çıkan mimari eser nedeniyle Marmaray Yenikapı Yaya Çıkış Noktası'nın değişikliğe uğradığını belirten Marmaray Projesi Kazıları Başkanı Arkeolog İsmail Karamut, kazı alanının kuzey tarafında çıkan kilise nedeniyle de, Koruma Kurulu'nun metro hattında bazı değişikliklere gidebileceğini söyledi.
Karamut arkeolojik bulguların projeyi aksatıp aksatmayacağı sorusunuysa şöyle yanıtladı: "Arkeolojik kazılarda tarih vermemiz çok güç, çıktığı sürece kazmak zorundasınız. Zaman zaman tarih mi? Yoksa 3 milyar dolarlık proje mi? diye sorular aklımıza geliyor ama ikisini de bir arada yürütmek için kurul da, bizler de elimizden geleni yapıyoruz, zaten ben arkeoloji müze müdürü olarak arkeolojik kazılardan vazgeçemem. Yenikapı şu anda Türkiye'deki en büyük ve en önemli arkeolojik kazı alanı oldu."

'Hayalet filo' bekleyecek
Limanda bulunan sekiz yelkenliyse sergilenebilmeleri amacıyla yaklaşık beş yıl boyunca kimyasal havuzlarda tutularak çeşitli koruma işlemlerinden geçirilecek.
'Hayalet filo'nun korunması ve belgelenmesiyle ilgili çalışmalar Prof. Dr. Sait Başaran başkanlığındaki İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü ve Teksas AWM Üniversitesi Antropoloji Sualtı Arkeoloji Programı'ndan Doç. Dr. Cemal Pulak'ın ekibi tarafından yapılıyor. Proje tamamlandığında, İstanbul, dünyanın sayılı antik gemi koleksiyonlarından birine sahip olacak.

BU KEŞİF TARİHİ DEĞİŞTİRİR
Yenikapı’da 4 yıldır devam eden Marmaray ve Metro istasyonları kazılarında İstanbul’un tarihini sil baştan yazdıracak yepyeni bulgulara rastlandı. Tarih ve arkeoloji çevrelerinde büyük heyecan yaratan bulgulara göre İstanbul’un tarihi bilinenin aksine 2.7

İŞTE KAZI SONUCU ÇIKANLAR
Marmaray kapsamında Yenikapı’da yapılan arkeolojik kazılarda bugüne kadar Theodosius Limanı gün yüzüne çıkarılmış 33 gemi, İstanbul’un Bizans Dönemi’nde yapılan en eski suru, Bizans Kilisesi ve binlerce buluntu ortaya çıkarılmıştı. Ancak son yapılan kazılarda hiç hesapta olmayan ve beklenmeyen tarihi bulgulara rastlandı. Theodosius Limanı’nın altındaki katmanda M.Ö. 6.500’lü yıllara ait olduğu tahmin edilen 4 insan iskeleti ile ahşap savunma silahları, ahşap eşyalar ve kano kürekleri bulundu.



İstanbul’un ilk çiftçileri
Vatan Gazetesi'nden Bülent Günal'ın haberine göre, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü ve Marmaray Kazı Başkanı Dr. İsmail Karamut Yenikapı’daki kazı çalışmalarında 4 yıl içinde 58 bin metrekarelik alanın kazıldığını söyledi:

“4 yıl içinde çok önemli tarihi bulgulara, eserlere ulaştık. 33 gemi çıkartıldı. Ancak 2 ay önce hiç birimizin tahmin etmediği bulgularla karşılaştık. Deniz seviyesinin 6 metre aşağısında, Theodosius Limanı katmanı altında 4 insan iskeleti bulundu. Bu iskeletler M.Ö. 6000-6500 yıllarına ait. Bu müthiş bir keşif. Çünkü İstanbul’un tarihinin sil baştan yazılmasını gerektirecek bir durumla karşı karşıyayız! İstanbul’un çevrelerinde neolotik döneme ait bulgulara rastlanılmıştı ancak tarihi yarımada da ilk kez böyle bulguları çıkardık. Kazılarda ahşap eşyalar, savunma silahları da bulduk. Kazı yaptığımız bölge, Likhos deresinin Marmara Denizi’yle buluştuğu nokta. Belli ki bundan 8-8.500 yıl önce o bölgede bir köy vardı ve o köylüler hayvancılık ve tarımla uğraşıyordu.”

Çatalhöyük’le aynı
Marmaray kazılarıyla birlikte bulunan heyecan verici köy, İstanbul’un ilk yaşam merkezi miydi? Bu soruya Dr. Karamut, “Evet, olabilir” diyor. Peki Marmaray kazılarındaki son buluntuların Neolotik çağa, yani cilalı taş devrine ait olduğundan nasıl emin oldular? İşte Dr. Karamut’un kanıtları: “İnsanların avcılık ve toplayıcılıktan yerleşik hayata ve tarım toplumuna geçtiği dönemde yani Neolitik Çağ’da kullandığı malzemeleri biliyoruz. Yenikapı’da bulunan malzemeler, özellikle de seramik parçaları, buluntuların Neolitik Çağ’a ait olduğunu gösteriyor. Zaten, Anadolu’daki bu çağa ait olan buluntularla da Marmaray kazılarından çıkan bulguları kıyasladık. Kazı ekibimizde bulunan Neolitik Çağ uzmanı Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, Yenikapı’da bulunan seramik parçalarıyla, Çatalhöyük’teki neolitik çağda bulunan seramik parçaları arasında büyük benzerlikler olduğunu tespit etti.”


NEOLİTİK ÇAĞ NEDİR?
Neolitik Çağ (M.Ö 8.000-5.500) ya da diğer adıyla Cilalı Taş Devri’nde önceki devirlere göre daha sert ve daha düzgün taş aletler yapıldı. Topraktan veya kilden yapılan kaplar ateşte pişirildi, bunun sonucunda seramik sanatı başladı. Bu devirdeki insanlar bilgi ve teknikte önceki dönemlere göre oldukça ileri bir düzeye çıktı. İnsanların avcılık ve göçebeliği bırakıp yerleşik düzene geçmesi de bu dönemde başladı. Birbirine yakın aileler topluca bir yerde oturarak köyleri meydana getirdi. Böylece tarihteki ilk köyler kuruldu. Ayrıca insanlar tahıl üretimine de başlayıp, hayvanlar evcilleştirilip, insanlar tüketicilikten üretici duruma geçti. İlk defa ticaret de başladı. Neolitik Devrim, ilk olarak Orta Doğu, Önasya , Uzakdoğu gibi geniş ve düzenli akarsuların yaygın olduğu bölgelerde ortaya çıktı.
 

 

 

YORUMLAR: