Fatih belediyesinden CHP meclis üyelerine toplu tazminat davası açıldı

      Fatih belediye başkanlığı geçen aylarda belediye meclisinden  aldığı 1301 parsel taşınmazın Satış, kiralama, devir yetkisi gerekçesi ile Muhalefet partisi CHP meclis üyeleri olayı kamuoyuna duyurmak amacıyla düzenledikleri basın açıklaması sırasında CHP meclis üyesi Soner Özimer ve arkadaşları yaptıkları açılamada ve dağıtılan el ilanlarında Fatih belediyesini, belediye başkanı Mustafa Demir'i küçük düşürdüğü ileri sürülerek şikayetçi olundu.
         Fatih belediyesi avukatlarının 24.03.2010 tarihili dava dilekçesinde başta Aydınlık dergisi, CHP meclis Üyeleri Soner Özimer, Cemil Çiftçi, Vahdet Beyazıt, Hikmet öz, Fazıl Uğursoylu, Aziz Yılmaz, Mehmet Suat Özcan, Mustafa Sarmusak, Turan Durmuş, Güney R.Y.M.O.S. Ltd. Şti., Emrah Taştan hakkında  tazminat davası Fatih  2. asliye hukuk mahkemesi 2010/112 Esas nolu dosya üzerinden başladı.

      Mahkeme yargılamanın 02/06/2010 günü saat 10.30da yapılmasına karar verdi.
      Fatih belediyesi avukatı Nuran Özdiler'in tazminata sebep olan fiilleri, Bildiri dağıtma, Gösteri yapma ve yayın yolu ile yapılan haber sebebiyle Fatih Belediyesinin kişilik haklarına  vaki tecavüz'den dolayı 20.000 Tl manevi tazminat, olay tarihinden itibaren işleyen kanuni faizi ile birlikte müştereken ve müteselsil en davalılardan tahsiline karar verilmesi talebidir. Diyerek başladığı dava tutanağında
     Türkiye'de ve Dünya'daki kamu kurumları, belediyeler zaman zaman ya nakit sıkıntısı yüzünden belediyeye ait taşınmazları satabilirler.
    5393 sayılı Belediye kanunu 18/e maddesi gereği belediye meclisi mal alımı,satımı,takası,tahsisi, tahsis şeklinin değiştirilmesine vs. hakları belediye  meclisine tanımıştır. Yasanın verdiği yetki ile belediyeye ait söz konusu 13001 parselin 2886 sayılı kanuna göre satılması için  meclisten 08.01.2010 tarih ve 2010/9 sayılı kararla satış yetkisi alınmıştır. diyerek devam eden uzun gerekçelere CHP meclis üyelerinin 25 Ocak 2010 günü dava konusu olan el ilanını dağıtmış, Historia  önünde pankart açarak basın açıklaması yapmışlardır. dedi.

     Fatih belediyesinin gayrimenkul satışına karar vermiş olması aktör Şener Şen'in "Züğürt Ağa" filmine benzetilerek Fatih belediyesi küçük düşürülmüş, Tüzel kişiliği zarar görmüştür denilen şikayet dilekçesi uzun uzadıya açıklamalarla devam ediyor.

     Şikayet dilekçesinde Fatih  belediyesinin borç stokunun gerekçeleri de sıralanarak, gayrimenkul satışında bir kasıt olmadığı vurgulanmak istenmiştir.  CHP'nin dağıttığı el ilanında "Satılık ilçe fatih, Fatih belediyesi Züğürt ağa olmuştur"
YAPILAN ELEŞTİRİ ADİL ve HAKLI DEĞİLDİR denilen dava dilekçesinde felsefi terimler filozof menkibeleride kullanılarak konuya edebiyat birikimi ilave edilmiş, MS. 528 yıllarında Roma hukukuna kadar misaller verilmiştir.
Sanıyoruz ki bu şikayet dilekçesi, İlçemizin hukuk tarihine garip bir belge olarak geçecektir.
   Okumayacağınızı sandığım için Sizleri sıkmamak adına konuyu uzatmak istemiyorum

    Netice: Fatih belediyesini küçük düşüren bu eylemlerin 20.000 tl tazminat ile cezalandırılması talep edilmektedir.
Biz olaya şimdiden isim koyduk, "CHP-AKP Züğürt ağa davası"  Vatana millete hayırlı olsun, CHP'nin konu olan Belediye meclisi kararının iptali için İdare mahkemesine başvurmasına misilleme olduğunu sandığımız bu dava sonucu merakla bekleniyor.   Bu arada  bu yetkiyi alan Mustafa Demir geçen hafta aldığı bu yetkiyi üç kişilik encümen üyelerine devretmesi ise gözden kaçmayan bir gerçektir.
       Sayın Mustafa Demir bu yetkiyi şansı adına neden aldı, Karar dava konusu olunca neden geri verdi. Burada hukuki bir ihmal varsa Fatih belediyesi bu davayı baştan kaybedeceğini sanıyoruz.

        Ülkemiz ve İlçemizde neler oluyor, bizim idarecilerimiz nelerle uğraşıyor!,  halkımızın bu konuyu iyi değerlendirmesini bekliyoruz. daha geçen hafta belediye meclisinde iktidar - muhalefet ortaya koydukları gönül birlikteliği ve oy birliği ile çıkardıkları kararları görünce AKP-CHP anlaştı mecliste birlik beraberlik gibi manşetler atılmıştı. şimdi şeytanın avukatlığını yapacak olursak bu davalar acaba "Kayıkçı kavgası MI?" diye sormadan edemiyoruz.
       Politikacılarda haklı, İktidar muhalefet vatan millet için birlik olup konsensüs ile ülkeyi yönetmeye kalksalar her kafadan aynı ses çıkacağını biliyoruz "iktidar-muhalefet anlaştı memleketi satıyorlar deriz"  Bu gerçeği bilen politikacılarımız zaruretten kavga görüntüsü vermek zorunda kalıyorlar. Basından izlediğimiz kadarı ile TBMM sinde birbirlerine saldıran vekiller, lobilerde, restoranlarda davetlerde kol kola, birlikte kahkahalar atıyorlar. Belediye meclisimizdeki durumda TBMM den pek farklı sayılamaz hani.

       Bizler ne iktidar ne muhalefetiz, şahidi olduğumuz gerçekleri hemşerilerimizle paylaşmaya, dışarıdan da olsa gerçek muhalefet görevi ifa etmeye çalışıyoruz. Buradan sesleniyoruz "Züğürt ağa" polemiklerini bırakın gerçeklere bakın, İlçemizde bilhassa imar konusunda pek çok uygunsuz anormal uygulamalar olduğunu görüyoruz, konu hakkında bilgi alamıyoruz, belediyeye verdiğimiz dilekçelerimize aylardır cevap alamıyoruz, konuyu savcılığa bildiriyoruz ve hala bekliyoruz. CHP ve Saadet mecliste muhalefet görevi yaptıklarını iddia ediyorlarsa bizlerin şikayet haber yaptığımız konular hakkında protestodan öte bir şeyler yapmalarını, yetkileri gereği hukuki yollara başvurmalarını beklediğimizi belirtiriz.  Bu konularda bizden bilgi ve belge hatta şahitlik isterlerse seve seve taleplerinin gereğini yapacağımıza söz veriyoruz.

     Sayın Fatih halkı burada ilan ettiğimiz hukuksuz uygulamalar hakkında şikayet dilekçesi verme hakkına sahipsiniz, her şeyi benden beklemeyin, korkarım ki sonunda şikayetlerimi göz önüne alarak bu kişi kafayı yemiş diyerek hakkımda deli raporu isteyecekler.
Bu konuda çok örnek var. Bu ilçenin tek delisi olmak istemiyorum. Bu konularda yardımcı olun. 
Buradan haber yapmakla hiçbir şey değişmiyor, fakat olay hukuki platforma taşındığı zaman yaptırımlar söz konusu oluyor. aylardır yaptığım bazı haberler hakkında hiçbir işlem yapılmadığını görüyoruz. hukuki şikayetlerimizde ise çok kısa zamanda yetkililerin kendilerine çeki düzen verdiklerini görüyoruz.

     Gerçek İbadet işte budur. Namazla oruçla hac ile zekat ile Allah'ı borçlandırmaktan vazgeçin, bunlar zaten borcunuz borç ödemekle alacaklı olunmaz. Allah indinde alacaklı olmak istiyorsanız Vatan için bayrak için adalet için ilim için  kardeşlik ve hoşgörü için bir mücadeleniz olsun.
  Toplumsal olaylara duyarsız yaşayanlar yarın huzuru mahşerde işiniz çok zor benden duymuş olun.
Abdullah Gözaydın  fatihten@gmail.com
 

 

 

YORUMLAR: