<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
		
         <channel>
         <title>Fatih İlçemizin Tarafsız ve Objektif Haberleri</title>
         <link>https://www.fatihhaber.com</link><item>
		   <title>Süleymaniye projesi sahibi kim?</title>
		   <description><![CDATA[Süleymaniye yenileme alanı ilan edilen 8 mahalledeki yapılaşma 508 adada başlatıldı, Ortaya çıkan yapı herhangi bir sayfiye alanındaki villalar gibi bir tasarım uygulandı  Halbuki burası UNESCO DÜNYA Mirası alanı Ahşap konaklardan oluşan mahalleler. Ne Fatih belediyesi Ne KİPTAŞ mevcut uygulamanın savunmasını yapmadı, İBB el değiştirince proje durdu.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[2024 Yerel seçimler öncesi İBB Miras başkanı Sayın Mahir Polat ile konuyu konuştuk, Sayın Polat Projenin UNESCO Kültür mirası amacına uygun yapılmasının önünü açtık, Fakat firma söz konusu projeyi uygulamak istemiyor demişti, 

Polat, Biz İBB Miras olarak bu dokuz mahallenin geçmişindeki binaların rölevelerini çıkarttık firmaya verdik Firma bu miras alanını UNESCO normlarına göre yapmak istemiyor, Bizde AKP döneminde yapılan 508 ada uygulamasına diğer alanlarda geçit vermeyeceğimizi beyan ettik Firmadan cevap bekliyoruz. Demişti.


Sağlık nedeniyle artık eskisi gibi haber güncelliyemiyorum, Sosyal medyada Fatihin geleceğini ilgilendiren  20 yıllık projeler "yenileme projelerinin meclis kararı ile kaldırıldığını öğrendim. Bu ne anlama geliyor araştıracağız Fatih belediyesinin neden geri adım attığını öğrenirsek sizlerle paylaşacağız.

Fatih belediye meclisindeki Muhalefet meclis üyelerinin uzun zamandır meclisten geçen kararlar konusunda halkı bilgilendirdiğini maalesef göremiyoruz, Buda ayrı bir problem olarak devam ediyor maalesef...

MAHİR POLAT'IN KONU İLE İLGİLİ YAPTIĞI AÇIKLAMA VİDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ

SÖZKONUSU SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI 

Ali@alimert2021

Fatih Belediye Meclisi’nin 05 Eylül 2024 tarihli 2024/141 kararını incelediğimde; Ayvansaray, Sulukule, Aksaray, Davutpaşa ve diğer birçok bölgede yenileme alanı statüsünün kaldırılmasına karar verildiğini gördüm. Karar metninde, bu alanlarda yenileme uygulamalarının tamamlandığı veya kamu eliyle proje yürütülmesinin planlanmadığı, bu nedenle yenileme alanı olarak kalmalarında kamusal fayda görülmediği açıkça ifade edilmektedir.

Aynı kararın gerekçe bölümünde, yenileme alanlarında yıllarca süren bürokratik süreçlerin dönüşümü engellediği, fiziksel ve sosyal çöküntünün arttığı, tarihi dokunun zarar gördüğü ve mülk sahiplerinin mağdur edildiği belirtilmektedir.

Bu tespitler ne yazık ki bugün Süleymaniye için de geçerlidir.

Süleymaniye yaklaşık 20 yıldır yenileme alanı statüsünde bulunmasına rağmen bölgedeki fiziksel çöküntü, yapı stokunun yıpranması, nüfus kaybı ve ekonomik gerileme devam etmektedir. Bölge sakinleri ve mülk sahipleri yıllardır belirsizlik içinde yaşamaktadır. Yenileme alanı statüsünün getirdiği kısıtlamalar nedeniyle birçok mülk sahibi taşınmazlarını değerlendirememekte, bakım ve yatırım yapmakta zorlanmaktadır.

Fatih Belediye Meclisi’nin diğer bölgeler için ortaya koyduğu gerekçeler dikkate alındığında, Süleymaniye Yenileme Alanı’nın mevcut durumunun da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu kapsamda;

+Süleymaniye Yenileme Alanı için güncel bir yol haritası açıklanmasını,
+Proje uygulanacaksa takvimin kamuoyu ile paylaşılmasını,
+Proje uygulanmayacaksa bölgenin yenileme alanı statüsünün yeniden değerlendirilmesini,
+Bölge sakinleri ve mülk sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesini,

saygılarımla arz ederim.

Süleymaniye’nin tarihi kimliğini koruyarak yaşatmanın yolu, uzun yıllardır devam eden belirsizliğin sona erdirilmesinden geçmektedir.
@RTErdogan @csbgovtr @TCKulturTurizm  @istanbulbld  @UNESCO  @UNESCOWHC  @kvmgm

*****
Yaklaşık 20 yıl önce “yenileme alanı” ilan edilen Süleymaniye  bölgesi bugün geldiğimiz nokta maalesef iç açıcı değil. O gün çözüm üretilmesi gereken alanlar, geçen zaman içinde daha da yıprandı; boş parseller, harabe yapılar ve deprem riski taşıyan binalar arttı.

İstanbul her gün deprem gerçeğiyle yüzleşirken, bu yapıların içinde hâlâ insanlar yaşamaya devam ediyor.

Daha da önemlisi; kendi imkânlarıyla binalarını yenilemek, güçlendirmek veya yeniden yapmak isteyen mülk sahipleri ve esnaflar da yıllardır yenileme alanı statüsünün getirdiği belirsizlik ve kısıtlamalarla karşı karşıya kalıyor.

20 yıl bekledik. Bu süreçte sorunlar azalmadı, daha da büyüdü.

Artık öncelik deprem güvenliği ve insan hayatı olmalıdır. Ya uygulanabilir ve takvimi belli bir dönüşüm projesi ortaya konulmalı ya da vatandaşın kendi mülkünde dönüşüm yapmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Bir deprem olduktan sonra değil, olmadan önce harekete geçmeliyiz.
******************
Ali @alimert2021
Bölge yıllardır çözülemeyen mülkiyet, planlama ve uygulama sorunları nedeniyle kaderine terk edildi. Bugün karşı karşıya olduğumuz deprem gerçeği ise beklemeyi değil, çözüm üretmeyi zorunlu kılıyor.

Mevcut koşullarda hak sahiplerinin kendi imkânlarıyla münferit yapılaşma gerçekleştirmesi de fiilen mümkün değil. Bu nedenle mesele yalnızca koruma değil; güvenli, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir Süleymaniye oluşturabilmektir.

Önemli olan; tarihi dokuyu, silüeti ve mahalle kültürünü koruyarak bölgeyi geleceğe taşıyacak ortak bir çözüm üretebilmektir.
**********************

Ali@alimert2021.....7 Haz
Sayın Fatih Belediye Başkanı,

Ekim 2024’te meclis konuşmanızda, 5366 sayılı yasa kapsamındaki yenileme alanlarının zamanla vatandaşın önünde bir engel haline geldiğini ifade etmiş ve “Süleymaniye’yi başka meclislerde konuşuruz” demiştiniz. Ayrıca Süleymaniye’nin siyasete alet edilmesini istemediğinizi de belirtmiştiniz.

Biz de aynı görüşteyiz.

Süleymaniye siyasetin değil, can güvenliğinin konusudur.

Ancak aradan yaklaşık 2 yıl geçti. Süleymaniye’nin yenileme alanı ilan edilmesinin üzerinden ise yaklaşık 20 yıl geçti.

Bu 20 yılda binalar daha güvenli hale gelmedi, aksine daha da yaşlandı. Deprem riski azalmadı, arttı. Kendi imkânlarıyla binasını güçlendirmek ve yenilemek isteyen vatandaşlar ise hâlâ bekliyor.

Mecliste konuşulması için daha ne kadar süreye ihtiyaç var?

20 yıl ?

Süleymaniye için artık somut bir yol haritası açıklanmalı, deprem güvenliği öncelik haline getirilmeli ve dönüşüm yapmak isteyen vatandaşların önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Çünkü deprem ne siyaseti ne de meclis gündemini bekler.
*******************
 
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/06/suleymaniye-projesi-sahibi-kim.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/06/suleymaniye-projesi-sahibi-kim.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/06/suleymaniye-projesi-sahibi-kim_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/06/suleymaniye-projesi-sahibi-kim.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/suleymaniye-projesi-sahibi-kim/4097/</link>
		   <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 19:22:17 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>BARTHOLOMEOS YÖK YASASINI DELDİMİ?</title>
		   <description><![CDATA[1971'de YÖK yasasının Çıkması ile (TC. Eğitim sisteminden bağımsız müfredatı olan okulun YÖK'e bağlanması YÖK kurallarına uyması istendi.
Patrikhane yönetimi YÖK’e bağlanmayı kabul etmedi ve papaz- Ruhban Okulunu kendileri kapattı.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[ 1971’den beri kapalı olan Heybeliada Ruhban Okulu'nun Cumhurbaşkanı RT. Erdoğan’ın ABD ziyareti sonrasındaki gelişmeler ile yeniden açılmasına yönelik yoğun çalışmalar devam etmektedir. 
Fener Rum Patriği Bartholomeos, okulun eylül ayında faaliyete geçeceğini duyurmuştur. Ancak okulun hangi statüde ve ne zaman resmen eğitime başlayacağına dair nihai yasal süreç ve müzakereler sürmektedir

KONU HAKKINDA ZAFER PARTİSİNİN BASIN AÇIKLAMASINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Konu hakkındaki gelişmelerin satır başları şöyledir:
-TC. Yüksek eğitim kurumları Kanunen YÖK yasasına bağlıdır, Heybeliada Ruhban okulu Bütün dünyadan öğrenci alacak Ortodoks dünyasının evrensel merkezi olacak deniyor. Bu durum T. Anayasasına Eğitim kanunlarımıza aykırı.
Burası evrensel Yüksek okul olarak açılamaz sanıyorum Ülkemizdeki (Kuran kursu medreseleri formunda) Gayri resmi “Kiliseler gibi” STK din eğitimi formunda açılabilir.
- Fakat Patrik Bartholomeos bunu kabul etmiyor. Okulun Doğrudan Dünya Ortodoks Üniversitesi unvanı ile açılmasını istiyor.
Bu durum hem Rusya olan siyasi ilişkilerimizi oldukça ağır zedeleyecek, Ayrıca iç hukukumuza aykırı bir uygulamaya kapı açacaktır.  

Yarın başka din mensupları da böyle bir din üniversitesi talebi ile karşımıza çıkabilir.
Ayrıca Müslüman Türk vatandaşları aynı statüde TC ve YÖK yasalarından bağımsız Resmi diplomalı Bir İslam İlahiyat (Tarikat) üniversitesi talebi ile karşılaşacağımızdan eminim. Mesele Adıyaman cemaati bu konuda öne çıkabilir., Nur cemaatleri talepte bulunabilir. O zaman ne yapacağız?  

Her fırsatta Türkiye’den İstanbul merkezini Fatihi “New Roma” Ekümenik (Bağımsız) Patriklik talepleri dillendiren Bartholomeos Yarın Bağımsızlığını ilan ederse devlet olarak ne yapacağız?
Bu uyarıları yaptıktan sonra halkımızın konu hakkında daha detaylı bilgilendirmek konusunda gelişmeleri takip ediyoruz…

	Patrikhane'nin Açıklaması: Patrik Bartholomeos, Yunanistan'da yaptığı açıklamalarda okulun Eylül ayında görkemli bir açılışla eğitime başlayacağını ifade etmiştir. 
	 
	Statü ve Yasal Durum: Yarım asırdır kapalı olan kurumun Türkiye Cumhuriyeti kanunları çerçevesinde hangi statüde (örneğin; özel üniversiteye bağlı bir ilahiyat fakültesi olarak) açılacağı kilit konulardan biridir.]
	 
	Siyasi Gündem: Okulun statüsü, hem Türkiye-Yunanistan ilişkilerindeki mütekabiliyet (karşılıklılık) tartışmaları hem de uluslararası diplomasi gündeminde yer almaya devam etmektedir. 


Akp hükümetinin okulun hangi statüyle açılacağını açıklaması gerekir!!!
1)MEB denetimi mi olacak?
2)YÖK bağlantısı olacak mı?
3)Özel statü mü verilecek?
4)Müfredat ve vatandaşlık şartları ne olacak????

ABD Başkanı Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında Beyaz Saray'da gerçekleşen buluşmanın, kamuoyuna yansıyan gündem maddelerinden biri, her zaman olduğu gibi Heybeliada Ruhban Okulu idi. 
Görüşme öncesi bir basın sorusuna verdiği yanıtla Erdoğan, "Heybeliada Okulu ile ilgili üzerimize ne düşerse biz onu zaten yapmaya hazırız. Dönünce de Sayın Bartholomeos ile bu konuyu görüşme fırsatı bulacağım" dedi. Bu yanıt, bugüne kadar gerçekleşen görüşmeler dikkate alındığında bir sürpriz sayılmalıydı.

Peki bu noktaya nasıl gelinmişti?
Bululuşmadan bir hafta Beyaz Saray'ın bir başka ziyaretçisi daha vardı. O da Fener Rum Patriği Bartholomeos idi. Patrik ile Trump arasında geçen görüşme, iktidar yanlısı basın tarafından, Patrik Türkiye'yi şikayet etti biçiminde yansıtılmıştı. 

Akşam gazetesinde yer alan haber şöyleydi: "Fener Rum Patriği Bartholomeos, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da bir araya geldi. Görüşmede Heybeliada Ruhban Okulu, Ukrayna krizi ve Fener Rum Patrikhanesi'nin ‘ekümenik' iddiasının korunmasına yönelik çabaların konu edildiği dile getirildi. Türkiye'de 'zulüm gördükleri' iftirasını atan Bartholomeos; Başkan Erdoğan'ın girişimiyle Heybeliada Ruhban Okulu meselesi üzerine Patrikhane ile Türk hükümeti arasında bir diyalog başladı. Bu sürecin mümkün olduğunca hızlandırılmasını istiyoruz. Sadece biz Rum Ortodokslar değil, Türkiye'de yaşayan tüm Hıristiyanlar olarak çok az kaldık. Türkiye nüfusu yaklaşık 84 milyon ve Hristiyanlar bunun belki yüzde 1'ini oluşturuyor. Okyanusta bir damlayız' dedi."
**********************

BENZER HABERLERİMİZ :
https://www.fatihhaber.com/patrikhanenin-dayattigi-bagimsiz-okul/2569/
TARİHSEL OLARAK FENER RUM PATRİKHANESİ RUHBAN OKULU
https://www.fatihhaber.com/heybeliada-ruhban-okulunda-neler-oluyor/1192/ 

 ]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/06/yok-yasasi-deliniyormu.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/06/yok-yasasi-deliniyormu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/06/yok-yasasi-deliniyormu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/06/yok-yasasi-deliniyormu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/bartholomeos-yok-yasasini-deldimi/4096/</link>
		   <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 22:30:49 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Ord. Prof. Ali Fuat Başgil anmak</title>
		   <description><![CDATA[Cumhuriyet tarihimizin en önemli şahsiyetlerinden biri olan Ord. Prof. Ali Fuat Başgil Genç Türkiyenin demokratik tarihine Altın harflerle yazılacak bir mücadele içinde yaşamıştır.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[1940 sonrası kendisinin domokratik islamcılığını, İmparatorluktan kalan son vatan parçamızın elimizden kaymaması, Yurdun her tarafındaki etnik kimlikli vatandaşlarımızı bir pota içinde İslam sancağı altında birleştiği takdirde mümkün olacağını biliyordu. 
Bu nedenle Devletin Din işlerine karışmaması gerektiğini yazdığı eserlerinde Diyanetin Resmi değil sivil bir kurum olarak İbadet özgürlüğü ile mümkün olduğuna inanıyor Bu konuda fikri ve siyasi mücadelesini veriyordu.
Merhum siyasette hile ile gayri yasal Devlet gücü ile önü hep kesildi, Ölümle tehdit edildi, partisi kapatıldı, Seçimlere girmesi engellendi.
Merhum, eserlerine aktardığı fikirlerini devlet ricali olarak hayata uyguylama fırsatı  bulmuş olsaydı Türkiye bu günkü acziyetine asla düşmeyecek Belkide 2. Dünya savaşı vesilesi ile kaybedilen ivmesini yeniden telafi edebilecekti 

Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil, Din ve Laiklik adlı eserinde laikliği, din ve vicdan hürriyetinin teminatı olarak görür. 
Başgil'e göre laik devlet, ibadetlere karışmayan, ancak inanç özgürlüğünü koruyan, dini taassup ve siyasallaşmadan ayıran bir yapıdır. 
İbadet özgürlüğü, kamu düzeni ve genel ahlak çerçevesinde sınırsız bireysel haktır. 


Ali Fuat Başgil'in "Din ve Laiklik" Görüşleri:

Laiklik Tanımı: Başgil, laikliği dinsizlik değil, devletin inançlara müdahale etmediği, dinin de devlete karşı muhtar (özerk) olduğu bir sistem olarak tanımlar.

İbadet Özgürlüğü: Fertlerin diledikleri dine inanması ve ibadetlerini yerleşmiş usullerle serbestçe yapması temel bir haktır.

Devletin Rolü: Laik devlet, dini duyguları sömürüden ve siyasi baskıdan korumalıdır.
Sınırlar: İbadet özgürlüğü, genel emniyet, huzur ve genel adap kaidelerine aykırı olamaz.
Din ve Siyaset: Din, "Mâbed hariminden" çıkarak siyasallaştığında laiklik devreye girer; Başgil, dinin ahlâkî nizam olarak kalmasını savunur. 


Başgil'e göre gerçek laiklik, inançlı insanların ibadet özgürlüğünü tam teminat altına alan modern bir düzenlemedir





 ]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/04/org-prof-ali-fuat-basgil-anma-panelinden.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/04/org-prof-ali-fuat-basgil-anma-panelinden.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/04/org-prof-ali-fuat-basgil-anma-panelinden_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/04/org-prof-ali-fuat-basgil-anma-panelinden.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/ord-prof-ali-fuat-basgil-anmak/4095/</link>
		   <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 00:09:51 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>TBMM 1923 açılış ilkeleri</title>
		   <description><![CDATA[1. MECLİS KURAN AYETİ İLE AÇILMIŞTI “İşlerini istişare ile yürütürler” AYETİ EĞEMENLİK MİLLETİNDİR ŞEKLİND EDEĞİŞTİRİLDİ ]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[
1- TBMM ilk açıldığı gün Meclis’in kürsü arkasındaki duvarına Kur’an-ı Kerim’in 42. suresi olan Şûrâ suresinin 38. ayetinde geçen ve “İşlerini istişare ile yürütürler” anlamına gelen “Ve emruhum şûrâ beynehüm” kelâmı işli bir siyah tablo asılmıştır.


SONRADAN SÖZ KONUSU AYET SİLİNEREK DEVLETİ YÖNETMENİN ALLAHA DEĞİL MECLİS ÜYELERİNE VERİLMİŞTİR

2- 30 Kasım 1925 tarihinde ise TBMM kürsüsünün arkasındaki duvara siyah zemin üzerine Hattat Mehmed Hulusi Yazgan tarafından kaleme alınan “Hakimiyet Milletindir” sözünün yazılı olduğu levha asılmıştır


3- Mustafa Kemal Atatürk’ün ve İsmet İnönü’nün Üzerinde “Hakimiyet Milletindir” Yazılı Levha Yer Alan TBMM Kürsüsündeki 15 Ekim 1927 Tarihli Fotoğrafları


ve 2025 1. meclisin duvarının hali şimdi böyle 

]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/04/tbmm-1923-acilis-ilkeleri.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/04/tbmm-1923-acilis-ilkeleri.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/04/tbmm-1923-acilis-ilkeleri_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/04/tbmm-1923-acilis-ilkeleri.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/tbmm-1923-acilis-ilkeleri/4094/</link>
		   <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 14:28:12 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>FATİH SİTESİNDE DÖNÜŞÜM</title>
		   <description><![CDATA[Daha önce  29 Yıllık Atılgan sitesi yıkılarak yenileme dönüşüm faaliyetleri başlamıştı, Şimdi sıra Silivrikapı'daki  Fatih sitesinde 
Fatih sitesi mülk sahipleri koruma ve yaşatma derneği "Şikayetim var Fatih" gurubuna yolladıkları basın açıklaması ile Fatih belediye başkanlığı ile Çevre ve Şehircilik, İklim bakanlığı tarafından dönüşüm  Muvafakatname imza şartı ile dönüşüm girişimine başladı.
Sanırım kat maliklerinin yeterli çoğunluğu sağlayamayan bakanlık, Binalardan "ön bilgilendirme yapılmadan binalardan karot almaya başladı. Site sakinleri derneği bu dayatmaya karşı olduklarını açıkladı]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[1341 ADA 21 PARSEL (FATİH SİTESİ) KAT MALİKLERİNE  ÖNEMLİ UYARI: 
MÜLKİYET HAKLARIMIZ VE GELECEĞİMİZ RİSK ALTINDA MI? 

Değerli Komşularımız, 
Sitemizin kentsel dönüşüm süreciyle ilgili önümüze konulan Fatih Belediyesi Meclis Kararı ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Muvafakat namesi hukukçu ve teknik heyetimizce incelenmiş ve mülkiyet haklarımızı geri dönülemez şekilde tehlikeye atabilecek kritik belirsizlikler tespit edilmiştir. 
Lütfen imza atmadan önce aşağıdaki 5 ana maddeyi dikkatle okuyunuz: 

1. 1. DERECE ARKEOLOJİK SİT ALANI" VE OTOPARK GERÇEĞİ 

Taşınmazımız, UNESCO Dünya Miras Alanı ve 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı üzerindedir. 

• İmkansız Vaat: Muvafakatnamede vaat edilen 338 araçlık yeraltı otoparkı, bu statüdeki bir alanda hukuken ve teknik olarak imkansıza yakındır. Kurul, arkeolojik doku nedeniyle derin temel kazısına (otopark katlarına) asla izin vermemektedir. 

• Projenin Durdurulması: Kazı sırasında çıkacak tek bir tarihi kalıntı, inşaatın yıllarca durmasına ve evlerimize kavuşamamamıza neden olabilir. 

• Avan Proje Onay Zorunluluğu: Meclis kararında belirtilen $E=1.50$ ve $H=12.50$ m yapılanma koşulları, ancak Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanacak bir "Avan Proje" ile hayata geçebilir. Kurul, arkeolojik buluntular veya sit alanı dokusu nedeniyle belediyenin verdiği bu hakları kısıtlayabilir veya projeyi tamamen durdurabilir. 
(İmar planı kesinleşmediğine göre, avam proje, veya projenin nasıl yapılabiliyor?) 

• Müze Denetimi ve Kazı Riski: İnşaat aşamasında yapılacak kazılar müze denetiminde olmak zorundadır. 1. Derece Arkeolojik Sit Alanlarında yapılacak bir kazıda taşınmaz bir kültür varlığına rastlanması, projenin süresiz durmasına veya iptaline yol açabilir. 

• Arkeolojik Yasak: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve ilgili ilke kararlarına göre; 1. Derece Arkeolojik Sit Alanlarında kural olarak temel kazısı bile kısıtlıdır. 338 araçlık bir otopark için yapılacak derin kazı (en az 2-3 kat bodrum), Koruma Kurulu tarafından kesinlikle reddedilir. 
• Kazı Riski: Kurul "kontrollü kazı" izni verse dahi, kazma vurulduğu an arkeolojik buluntuya rastlanması (ki Yedikule bölgesinde bu ihtimal %99'dur) inşaatın süresiz durması demektir. 

2. KAT KAYBI VE YEŞİL ALANLARIN YOK OLMASI  

Belediye Meclis Kararı, yeni binalar için H=12.50 m (en fazla 4 kat) sınırı getirmiştir. 

• Çelişki: Mevcut 11 katlı binalarımızdaki 310 daireyi, 4 katlı binalara sığdırmak için binaların zemine yayılması şarttır. 

• Betonlaşma: Daire sayısının 338’e çıkarılması ve katın düşürülmesi, sitemizdeki tüm bahçelerin ve yeşil alanların binalar tarafından işgal edilmesi demektir. Nefes alacak alanımız kalmayacaktır. 

3. Fatih belediyesi meclis kararına göre: Parsel üzerine ilave inşaat alanı getirilmemesi gerekmektedir. 28 adet fazla daire yapılması bu maddeye göre imkânsız iken, 28 ilave daire fikri nereden çıktı ve kime ait? 

Şekil 2: FATİH BELEDİYESİ MEZLİS KARARI 

• Nihai Karar İhale Sonrası: Dairelerin nihai yüzölçümleri ve adetleri ancak uygulama projelerinin onaylanması ve yapım işi ihalesi yapıldıktan sonra kesinleşecektir. 

• Değişiklik Yetkisi: Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, mimari projelerde tek taraflı değişiklik yapma hakkını saklı tutar. 

• Fatih Belediyesi Meclis Kararı aslında size "Mevcut hakkınızı kullanın ama sit alanı kurallarına uyun" diyor. Ancak Bakanlık Muvafakat namesi bu kararın sınırlarını zorlayarak (338 daire, otopark vb.) sizi imza atmaya teşvik ediyor. 

• Sonuç: 1. derece sit alanında bu yoğunlukta bir proje, Koruma Kurulu'ndan "vize" alamaz. Vize alamadığı noktada ise muvafakat namenin 6(a) maddesi devreye girer ve tüm haklarınız idarenin projesine göre aşağı yönlü revize edilir. 

4. MUVAFAKATNAMEDEKİ HUKUKİ TUZAK: MADDE 6(a)  Şekil 3: MUVAFAKATNAME ALINTI 

İmzalamamız istenen muvafakatnamenin en tehlikeli maddesi şudur: 
“Dairelerin nihai adedi, büyüklüğü ve şerefiyesi uygulama projesi ve ihale sonrası kesinleşir.” 

•  Bu Ne Demek? Bugün size "110 m² daire vereceğiz" deseler de, yarın "Kurul izin vermedi" veya "Maliyet arttı" diyerek dairenizi 50 m²’ye düşürebilirler. Bu maddeye imza attığınız an, yapılacak her türlü küçültmeyi peşinen kabul etmiş sayılacaksınız. Ne diyor sözleşmenin her satırında “gayri kabili rücu” kabul ediyoruz. 

5. TAPU DEVRİ VE GERİ DÖNÜLEMEZ BORÇLANMA 
Muvafakatname ile tapularımızın doğrudan Maliye Hazinesi’ne devredilmesi istenmektedir. 

• Risk: Tapu devrinden sonra projenin Koruma Kurulu engeline takılması durumunda, tapunuzu geri almanız çok zor bir hukuki sürece dönüşecektir. 

• Mali Yük: İnşaat maliyetleri ve TÜFE üzerinden yapılacak borçlanma rakamları ucu açıktır. Teslim günündeki maliyetler üzerinden borçlanacağınız için cebinizden çıkacak rakam belirsizdir. 
Muvafakatnamenin en bağlayıcı maddelerinden biri, hak sahiplerinin tapularını Maliye Hazinesi'ne devretme yükümlülüğüdür. 

• Risk: Hak sahibi, tapusunu Hazineye devrettikten sonra projenin Koruma Kurulu engeline takılması veya ihalenin yapılamaması durumunda, mülkiyet hakkını kaybetmiş ve sadece bir "sözleşme alacaklısı" konumuna düşmüş olur. 

• Geri Dönüş Mekanizması Belirsizliği: Proje iptal edilirse tapuların eski sahiplerine nasıl ve hangi sürede iade edileceği muvafakatnamede net bir şekilde düzenlenmemiştir. Sadece "teslim alınmayan bağımsız bölümler" için bedel ödenmesi gibi maddeler mevcuttur. 

SONUÇ OLARAK TALEPLERİMİZ: 

Bizler güvenli evlerde yaşamak istiyoruz ancak mülksüzleşmek istemiyoruz. Bu nedenle; 
1. Koruma Kurulu onaylı "Avan Proje" kesinleşmeden, 
2. Hangi malikin hangi blokta, kaç metrekare daire alacağı sözleşme ile garanti edilmeden, 
3. H=12.50 m sınırı nedeniyle oluşacak hak kayıplarının nasıl telafi edileceği açıklanmadan, 
4. 28 İlave dairenin nasıl yapılacağı, nasıl satılacağı, gelirinin nasıl paylaşılacağı belli olmadan, 
5. Bu muvafakatnameye "Kurul onaylı proje netleşmeden tapu devri yapılamaz" şeklinde bir şerh eklenmesi veya Bakanlığın bu çelişkiyi nasıl çözeceğine dair resmi bir taahhüt istenmesi gerekiyor. 


BU MUVAFAKATNAMEYİ MEVCUT HALİYLE İMZALAMIYORUZ! 
"Mülkiyet hakkı, telafisi mümkün olmayan bir haktır. Bir kez devredildiğinde geri dönüşü çok zordur." 


• FATİH SİTESİNİ YAŞATMA DERNEĞİ 
MÜLKÜNÜ VE GELECEĞİNİ KORUMAK İÇİN BİZE KATIL! 

Değerli Komşularımız; bu süreçte tek başınıza hareket etmek, belirsiz bir projeye karşı savunmasız kalmak demektir. Haklarımızı ancak tek ses ve tek yürek olursak alabiliriz. 
“Bireysel olarak sadece itiraz edebiliriz, dernek olarak sonuç alırız!”
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/03/fatih-sitesinde-donusum.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/03/fatih-sitesinde-donusum.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/03/fatih-sitesinde-donusum_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/03/fatih-sitesinde-donusum.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/fatih-sitesinde-donusum/4093/</link>
		   <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 01:02:07 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Kokain bağımlılığı nedir, niçin kullanılır</title>
		   <description><![CDATA[YAŞADIĞIMIZ ÇAĞIN HIZINA AYAK UYDURMAYANLAR BUNALIMA SÜRÜKLENİYOR VE CİNSEL HAYATLARI ETKİLENİYOR.
Yasal veya Merdiven altı Seks Performansı sağlayan maddelerin ana maddesi kokain Kişileri sessiz sedasız ölüme götürüyor
Son yıllardaki çocuk cinayetlerinin 1. sebebi Kokain olma ihtimali yüksektir, Terör örgütleri çocukları kendilerine bağımlı yaparken Cinayet karşılığı uyuşturucu temini ciddi şekilde mümkündür. Çünkü Kokain düşünceyi körelttiği gibi cesareti arttırmaktadır]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Sağlıksız "katkılı" beslenme, İş sitresi, Psikolojik sorunlar gençlerin cinsel performansını engelliyor  Burada Kokain devreye giriyor, Geçici bir zaman cinsel heyecanı kuvvetlendiren bu uyuşturucu bağımlılık haline geldiğinde tam tersinde sorunlara sebep oluyor.
Çok pahalı olması İş ve Aile sitresi altında bunalan kişilerin cinsel arzu ve huzuru zaafa uğradığı malümdür. Uyuşturucu tacirleri buradan yola çıkarak kendini alkole vermiş kişiler hedef kitledir ve kendileri kokainle bir defa tanışması bağımlığına sebep oluyor ve sonuçta intihar veya kalp gibi çeşitli hastalıkları tetikler ve ölümlere sebep olur

Günümüzde Terör örgütlerinin ağına düşmüş çocukların şuursuzca cinayet işlemesinin arkasında Kokain kullanımı yatmaktadır.


Kokain (cocaine) günümüzde neredeyse tamamen yasadışı bir uyuşturucu maddedir ve eğlence/zevk amaçlı kullanımı çok yüksek bağımlılık riski taşır. Tıbbi alanda ise çok sınırlı kullanım alanları kalmıştır.Tıbbi (yasal) kullanım alanları nelerdir?Kokain, tarihsel olarak ilk keşfedilen lokal anestezik maddedir ve hâlâ bazı özel durumlarda kullanılır:Kulak-burun-boğaz (KBB) ameliyatları ve işlemlerinde (özellikle burun, boğaz, gırtlak mukozasında) lokal uyuşturucu + kanamayı azaltıcı (vazokonstriktör) olarak.
Burun içi cerrahi işlemler, endoskopik girişimler veya epistaksis (burun kanaması) kontrolünde nadiren tercih edilir.
Göz, burun ve boğaz bölgesinde mukoza anestezisi için %4'lük kokain hidroklorür solüsyonu hâlâ bazı ülkelerde (çok sıkı kontrol altında) kullanılabilmektedir.

Ancak modern tıpta lidokain + epinefrin gibi daha güvenli alternatifler yaygınlaştığı için kokain kullanımı artık çok nadir ve sadece belirli hastanelerde/uzmanlarda sınırlıdır. Psikiyatri veya başka hastalıklar için tıbbi kullanımı yoktur.Seks ve cinsellik üzerindeki etkisi nedir? (Aphrodisiac olarak kullanılır mı?)Evet, birçok kullanıcı kokaini cinsel performansı artıran, istek uyandıran bir madde olarak görür ve bu yüzden "seks ilacı" gibi kullanır. Bilimsel çalışmalar ve kullanıcı raporları şunu gösteriyor:Kısa vadede (tek seferlik / düşük-orta dozda):Cinsel istek (libido) belirgin şekilde artar.
Kendine güven, enerji ve eufori artışı nedeniyle cinselliğe daha istekli ve cesur hissettirir.
Birçok kişide arousal (uyarılma) ve cinsel düşünceler yoğunlaşır.
Bazı çalışmalarda dozla orantılı olarak cinsel istek artışı ölçülmüştür.

Bu yüzden parti ortamlarında, chemsex (uyuşturucuyla seks) kültüründe kokain (ve crack) oldukça yaygındır.Ancak gerçek tablo şöyle:Durum
Etki
Açıklama
Kısa vadeli (ilk dakikalar-saatler)
↑ Cinsel istek, ↑ enerji, ↑ güven, gecikmiş boşalma hissi
Birçok kişi için "daha iyi seks" gibi algılanır
Orta-uzun vadeli / sık kullanım
↓ Ereksiyon kalitesi, ↓ orgazm yeteneği, ↓ libido
Dopamin sistemi bozulur, sertleşme sorunu başlar
Kronik kullanım
Cinsel işlev bozukluğu (iktidarsızlık, duyarsızlık, boşalma gecikmesi / yokluğu)
Sperm kalitesi düşer, fertilite azalır
Genel riskler
Korunmasız seks artışı → cinsel yolla bulaşan hastalık riski çok yükselir
Kokain karar verme yetisini bozar, prezervatif kullanmama olasılığı artar

Yani başlangıçta afrodizyak gibi davranır ama kısa sürede ters teper. Birçok erkek kullanıcıda "kokain üstündeyken çok istiyorum ama ereksiyon olmuyor ya da geç boşalıyorum" döngüsü oluşur. Kadınlarda da vajinal kuruluk ve orgazm zorluğu sık görülür.Özetle  Tıbbi olarak → sadece çok özel KBB işlemlerinde, o da nadiren.  
Seks için → kısa vadede istek artırır ama performans genellikle bozar + bağımlılık + sağlık riskleri çok yüksektir.

Kokain eğlence amaçlı kullanıldığında güvenli bir seks artırıcı değildir; tam tersine ciddi bağımlılık, kalp-damar sorunları, paranoya, beyin kanaması, ani ölüm riski taşır. Eğer bu konuda bir sorun yaşıyorsan veya merak ettiğin başka bir yön varsa daha detaylı konuşabiliriz.

-------------

Kokain beyin üzerinde güçlü uyarıcı etkileri olan keyif verici bir uyuşturucudur. Bilimsel adı benzoylemetil ekgonin‘dir Bağımlılık yapıcı özelliklerinin yanı sıra psikotik davranışlara ve ölüme neden olabilir. Saf halde kokain Erythroxylon coca bitkisinden elde edilmektedir. Tarihte koka yaprakları dini törenlerin yanı sıra lokal anestezi için kullanılmıştır. İspanyol kaşifler Amerikayı keşfettikten sonra koka yapraklarını ve zihin üzerindeki etkilerini de farketmişler ve kullanımı kısa sürede yasaklanmıştır.

Kokainin tarihçesi
1850’li yıllardan sonra kokain batı tıbbında medikal etkileri nedeniyle yaygın şekilde kullanılmıştır. Kokainin lokal anestezik ve uyarıcı etkileri farmakolog ve psikolog olan Sigmund Freud ve göz hekimi olan Karl Koller tarafından keşfedilmiştir. İlk olarak Koller katarakt ameliyatlarında kokain kullanmış, ardından anestezi kullanılan tüm cerrahi işlemlerde kokainden yararlanılmıştır. Bir dönem Coca Cola’ya da ilave edilen kokain, suistimalin giderek artması nedeniyle 1960’lı yıllarda yasa dışı ilan edilmiştir

Kokain kafası nasıldır, içenler ne hisseder?
Kokain kullanıldığında beyinde dopamin miktarı hızlıca artar. Kişinin özgüveni yükselir, konuşkan ve sosyal bir ruh haline bürünür. Büyük bir mutluluk ve hareketlilik duygusu içinde olur. Kalp atımı hızlanır ve kan basıncı yükselir.]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/01/kokain-bagimliligi-nedir-nicin-kullanilir.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/01/kokain-bagimliligi-nedir-nicin-kullanilir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/01/kokain-bagimliligi-nedir-nicin-kullanilir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/01/kokain-bagimliligi-nedir-nicin-kullanilir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/kokain-bagimliligi-nedir-nicin-kullanilir/4092/</link>
		   <pubDate>Wed, 21 Jan 2026 15:42:09 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>EMEKLİYİ ÖLMEDEN ÖLDÜRDÜLER</title>
		   <description><![CDATA[En düşük SSK ve Bağ-Kur aylıklarının da 16 bin 881 TL'den 18 bin 938 TL'ye çıkması bekleniyordu. Fakat bunun düşük bulunması üzerine, hükümet en düşük emekli maaşının 20 bin TL'ye yükseltilmesi için hazırladığı yasa tasarısını 9 Ocak'ta Meclis'e sundu.

Bu miktarlar geçinmek için yetersiz olduğu gerekçesiyle YOĞUN eleştiriliyor.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[2025'in TÜİK enflasyon verilerini açıklanmasıyla birlikte 2026 için emekli aylıkları da belli oldu.

2026 Ocak memur zammı %18,6, emekli zammı ise %12,19 olarak açıklandı
En düşük memur emekli maaşı 22 bin 671 TL'den 27 bin 772'ye çıktı.

Devlet Memurları Konfederasyonu Başkanı Osman Kaya, "Kirasını ödeyemeyen emekli, barınmak için en ucuz pansiyon köşelerinde konaklıyor" ifadelerini kullandı.

Öte yandan memur emeklilerinin aylıkları, memurların toplu iş sözleşmelerinin getirdiği haklardan da faydalanabildikleri için diğer emeklilerden daha fazla.

BİR ŞAİR EMEKLİMİZİN FERYATLARI ARŞA YÜKSELDİ

Nasıl yasa, nasıl tüzük
Vurduğunuz demir kazık
Bunu mu reva gördünüz
Yazık emekliye yazık
Ahmet Arif'in "Adiloş Bebe" şiirinde dediği gibi:
"Bunlar,
Engerekler ve çıyanlardır,
Bunlar,
Aşımıza, ekmeğimize
Göz koyanlardır,
Tanı bunları,
Tanı da büyü…"

Biz emekliler büyüyemeyeceğiz belki lakin ölüme en yakın insanlar olduğumuz muhakkak.!
Ömrümüzün sonunda bu adaletsizliği bize layık görenlere helal olsun.!
"EYT Vatana ihannettir" dediğinde yandaşları alkışladı Reis'i, EYT'yi çıkardı yine alkışladılar. Be mübarekler.! Aklınızı kiraya mi verdiniz? Hangisi doğru?
Biz avrupadan daha mı akıllıydık? Onlarda 65 yaş, 67'ye çıktı. Bizde ise; ben yeni emekli olmam gerekirken, iki oğlum emekli oldu. İşte bu oy kaygısı ile yapılan eylem, sistemi çökertti.! Şimdi de; "seyyanen, ek maaş, kök maaş" işin içinden çıkmaya çalışıyorlar. Yakın gelecekte seçimler olmasa inanın bir kuruş vermezlerdi ki; ek maaş ve seyyaneni kaldırır, verdikleri zammı taban maaş üzerinden hesaplar, işi geçiştirirlerdi.!
Bir de Hz.Ömer'in adaletinden dem vururlar. Siz varya siz; Hz. Ömer'in abdest-taharret aldığı atık sudan bile kirlisiniz.!
Kendinize zam alma sırası geldiğinde bütün partiler sessizce birleşip anında görüntü yapıyorsunuz.! Açlık sınırının çok altında maaş alan emekliye sıra gelince; komisyonlar kuruluyor, bakanlardan görüş alınıyor, bir türlü netice çıkmıyor.
Bakalım bu insanların inançlarını kullanarak daha ne kadar zirvede kalacaksınız. Duvara çarpmak anı çok yakın...!
Yani, "bu ülkede muhalefet yok" sözü de bir gerçek. Muhalefet hiç bir zaman halkın değerleriyle koşut bir söylem geliştiremedi. Kitaplardan okuduğu teorik siyasi bilgilerle konuştu ki, bizim türkümüz öyle her saza uymaz. Avrupa veya başka kıtalarda bu teorileri uygulamaya dökebilirsiniz belki, lakin ülkemizde asla.!
Peki, sizler biliyor muydunuz; ana yasada; "emekli maaşı asgari ücretin altında olamaz" diye bir madde vardı. 2008 yılında bu madde kaldırıldı. Onu da muhalefet kaldırmadı ya, 2008 kimin iktidarı ise o kaldırdı. Kendileri deveyi hamuduyla götürürken garibin aldığı 3 kuruş bir yerlerini acıttı sanırım...
Gelir dağılımındaki adaletsizlik bakımından dünya lideriyiz. 85 milyonun çoğu geçim sıkıntısı çekerken %10 veya 20'lik kaymak tabaka zevk-ü sefa içinde yaşıyor. Bunlar bir türlü devletle arayı yapıp işi kotaranlar...
Bir de "faiz löbisi" var elbet; bütçenin yarısından fazlası onlara gidiyor..!
Şöyle geziyorum İstanbul'u; gökdelenler, lüks kafeler, eğlence yerleri tıklım tıklım.! Bir de Anadolu'ya, şehirlerin varoşlarına bak; 2 ayda 1 kilo dahi et alamayan insanlar.! Bunları sallamıyorum, gözlemliyorum.
Hani, komşusu açken tok yatanlar bizden değildi?
Yok-yok, şimdi anladım bunlar bizden değil; olamazlar da.!
Eskiden belki, lakin şimdi lavel atladılar. Olmasınlar zaten.!
Bakmayın bu iktidarın ilk zamanlarındaki asr-ı Saadet'e; O zaman elde avuçta devletin birkaç parça fabrikaları, malları vardı. Hepsini "batan geminin malları" diyerek kelepir fiyatına elden çıkardılar. Şimdi satacak bir şey kalmayınca araplara toprak ve daire satmaya çalışılıyor.
Bu durum karşısında
şairin şu dizelerini geliyor aklıma:
"Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.!
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa; yaşasın, kefenimin kefilim karaborsa.!"
Ey emekli kardeşim.!
Size, bize reva görülenin bir kısmını yukarıya yansıttım.
Bizim birçoğumuz başka seçim göremez.!
Köprüden önce son çıkış bu.!
Göreyim sizi; emekliye açlığı reva görenlere sizler de iktidarsızlığı reva görün ki, anlasınlar "iktidarsızlık" Ne demektir.!!!
Tahir Bulut

NOT: Bu yazıda kimseye iftira yok, tamamen Vicdanımın imbiğinde damıtıp öyle yazdım...
Biz asırlık zeytinleriz
Meyve de, yaprak da bizim
Ancak dalımız budanır
Kökümüz Toprakta bizim tb.


2026 Ocak SSK emekli zammı ne kadar?
Aralık ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından, 2026 Ocak döneminde uygulanacak zam oranı da netlik kazandı. Açıklanan verilere göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri, Ocak ayı itibarıyla maaşlarına %12,19 oranında zam almış olacak. Bu artış, altı aylık enflasyon farkının tamamını yansıtacak şekilde hesaplandı.]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/01/emekliyi-olmeden-oldurduler.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/01/emekliyi-olmeden-oldurduler.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/01/emekliyi-olmeden-oldurduler_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/01/emekliyi-olmeden-oldurduler.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/emekliyi-olmeden-oldurduler/4091/</link>
		   <pubDate>Sun, 11 Jan 2026 08:28:11 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Yılın Yıldızları Ödül Töreni</title>
		   <description><![CDATA[“Türkiye’nin En Prestijli Öğrenci Ödülleri" olarak anılan Yılın Yıldızları, bu yıl 24. kez görkemli bir tören ile sahiplerini bulacak!]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Yılın Yıldızları Ödül Töreni, Yıldız İşletme Kulübü tarafından düzenlenen “Türkiye'nin En Prestijli Öğrenci Ödül Töreni”dir. Yılın Yıldızları Ödülleri; 40.000 öğrencinin oy kullandığı anketler sonucunda 37 kategoride sahiplerini bulmaktadır.
Her yıl basın, medya, sanat, spor ve iş dünyasının ünlü isimlerini Yıldız Teknik Üniversitesi çatısı altında birleştiren Yılın Yıldızları, bu yıl 24. kez 8 Ocak 2026 Perşembe akşamı yılın en beğenilen isimlerine fiilen verilecek olup seyircilerimiz yildizik.org sitesi üzerinden izleyecektir.

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Yıldız İşletme Kulübü tarafından düzenlenen ve "Türkiye’nin En Prestijli Öğrenci Ödül Töreni" olarak kabul edilen Altınyıldız Classics Yılın Yıldızları Ödülleri, bu yıl 24. kez görkemli bir törenle sahiplerini bulmaya hazırlanıyor. 2025 yılının en beğenilen isimlerinin ödüllendirileceği gece, 8 Ocak Perşembe akşamı Davutpaşa Kampüsü’nde gerçekleştirilecek.

40 BİN ÖĞRENCİNİN OYUYLA BELİRLENDİ

Üniversite öğrencilerinin nabzını tutan ve tamamen demokratik bir oylama süreciyle şekillenen ödüllerde bu yıl rekor bir katılım sağlandı. Yıldız Teknik Üniversitesi bünyesindeki yaklaşık 40.000 öğrencinin kullandığı oylarla; basın, medya, sanat, spor ve iş dünyasının önde gelen isimleri belirlendi. Oylama sonuçlarına göre 37 farklı kategoride verilecek ödüller, genç neslin tercihlerini ve yılın en başarılı performanslarını yansıtıyor.]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/01/yilin-yildizlari-odul-toreni.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/01/yilin-yildizlari-odul-toreni.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/01/yilin-yildizlari-odul-toreni_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2026/01/yilin-yildizlari-odul-toreni.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/yilin-yildizlari-odul-toreni/4090/</link>
		   <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 23:39:04 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Timüs bezi ne İşe yarıyor?</title>
		   <description><![CDATA[TİMÜS BEZİ HAKKINDA BİLDİKLERİMİZ ÇOK SINIRLI, FAKAT BİLEMEDİKLERİMİZ TIPTA BİR DEVRİM YAPACAK GERÇEKLERDİR
Aklımız İrademiz, Ruhumuz vücudumuzun neresindedir diye sorsanız hemen Beyin cevabını alırsınız Aslında Betin Sinir sisteminin merkezidir, Beyin komutları aslında Timüs bezinden alır, Ruhu kabul etmeyen Tıp bilimi gerçeği ıskalıyor, Gerçek burada ]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[GÜNÜMÜZ MODERN TIBBINDA TİMÜS BEZİ

Timüs bezi, troid bezinin altında, göğüs boşluğunda ve soluk borusunun önünde durur.
Bu bez insanın bağışıklık sisteminin merkezidir. Ne kadar çok titreşirse insan o kadar genç, sağlıklı ve neşeli olur, ayrıca o kadar geç yaşlanır.

Zihin olumsuz ve karamsar düşüncelerle stres haline gectiğinde timüs bezi ya düzensiz çalışır ya da tamamen durur. Bu da tüm bedenin hem fiziksel hem de psikolojik hastalanma sürecini başlatır.

İnsanın üzüldüğünde elini göğsüne götürmesi ya da bir acı hissettiğinde göğsüne vurması sıradan bir hareket değildir. Bu, beynin bu tür durumlarda timus bezinin titreşmesi için bir refleksidir. Bu sayede üzüntü kaynaklı bağışıklıkta meydana gelen direnç azalmasının önüne geçer. Göğsünüzün ortasına parmaklarınızla yapacağınız ufak vuruslarla bu bezin hareketini sağlayabilirsiniz. Bu bezi harekete geçirmenin ikinci yolu, gülmek. Olumlu düşünceler bu titreşim sürecini hızlanır. Diğer bir yolu da dilin üst dişlerin arkasındaki damağa ve ağzın tavanına değdirilmesi.

Timüs’un sağlığımız üzerindeki önemli etkilerinden biri de T hücrelerini üretiyor olması. Bu hücreler bedendeki zararlı hücreleri etkisiz hale getirir. Timüs’un titreşme hızına göre insan tüm hastalıklardan iyileşebilir.


Merhum Prof. Dr. Beyin ve Sinir uzmanı Ayhan Songarın ömrünün son günlerinde keşfettiği gerçek ...

Aslında Timüs bezi Bedenin Ruh ile irtibat kuran organıdır
Düşünsel olarak sevinçlerimizde Mutluluklarda göğsümüzde bir titreşim Bir kıvılcım Bir heyecan hissederiz
Üzüntü, Sıkıntı, Kötü haberlerde gene göğsümüzde acı sızlanma hatta nefes almada zorlanma yaşarız.
Bu nedenle bu fiziksel, duygusal tepkilerin vucut kanını pompalayan Yüreğimizle karıştırırz, 
Ayrıca Kalbimizi yürekle karıştırıyoruz, Kalp Ruhumuzu ifade eder. Kalp- Yürek aynı organ değildir.
Bu karışıklık iksininde aynı yerde olmasından kaynaklanıyor
Anne karnında cenin 120 günlük olunca Berzah aleminden  Melekler bir ve birkaç tane Ruh getilip Annenin rahmindeki ceninlerin göğüslerine yerleştirirler, Bu nedenle bazı doğumlar ikiz, üçüz, dördüz gibi gerçekleşir.
Anne bu ruh yerleştirme olana kadar rahminden bir tepki almaz, Ne zaman Ruh Rahime yerleşince Ceninler düşünmeye hareket etmeye başlar ve Anne bunu tepkilerden fark eder.
Ölüm anında Ölüm Meleği Azrail, Bedendeki o ruhu alınıp tekrar berzah alemine götürür.
Göğüs boşluğunda bu Timüs bezinin önünde yumruk kadar bir boşluk vardır, Kalp ile Akciğer ile ilgisi yok, Aslı  latif bir anti madde olan ruh buradan Timüs bezine komutlar verir, Timüz bezi yoğun sinir ağları sayesinde Ruhun "Aklın" kararları bedene ulaştırılır, Beynimiz bu komutlar ile harekete geçer durumu idare etmeye başlar, Emirler ve Komut Ruhtan gelir Timüs üzerinden bedenin ilgili organına ulaştırılır

Bu iddia Prof. Dr. Beyin Sinir uzmanı Rahmetli Ayhan Songar'ın üzerinde çok yoğun çalıştığı bir konu idi, Ömrünün son yıllarında Timüs bezi sinir sistemi Ağını keşfetmiş fakat Timüze komut verenin Cismi latif Ryh olduğu aklına hiç gelmemiş.

Bir toplantıda Dostu olanbir İslam araştırmacısı hocaya bu durumu açınca Hoca ona Ruhun mekanı göğsümüzdür, O Boşlukta herhalde Ruh barınıyor olmalı dediğinde Ayhan Songar İnsanın düşünsel merkezinin beyin olmayıp Ruh olduğunu, Ruhun Timüs bezi üzerinde vucuda hükmettiğini keşfetti.

Bu buluşunu birçok alanda dillendirdi, fakat Materyalist bilim Dünyasına Madde olmayan ruhu nasıl formulüze edeceğini düşündüğü sırada emri hak geldi Aramızdan ayrılıp ebedi aleme göç etti.

Şimdi bu konu üstünkörü iddialarla geçiştiriliyor, Timüs bezinin Mutluluk hormanu yaydığı iddiaları son yıllarda dile getiriliyor.
İşin aslı Aklımız İrademiz Doğrudan Ruhumuz ve Aklımızla ilgilidir, Ruh ile bedenin irtibatı Göğsümüzdeki Timüs bezidir, Bu nedenle üzerinde binlerce Sınaps sinir alıcıları barındırmaktadır.
Materyalis TIP dileriz bu gerçeği yakın zamanda kabul eder. Vesselam.

KONU HAKKINDA GÜZEL BİR TARTIŞMA VİDEOSU 

BU VİDEONUN DEVAMI İÇİN BU LİNKE TIKLAYINIZ
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/timus-bezi-ne-ise-yariyor.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/timus-bezi-ne-ise-yariyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/timus-bezi-ne-ise-yariyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/timus-bezi-ne-ise-yariyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/timus-bezi-ne-ise-yariyor/4089/</link>
		   <pubDate>Sat, 27 Dec 2025 23:39:15 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Aksu Spor Dünya 1. si oldu</title>
		   <description><![CDATA[Fatih ilçemizin başarılı spor kulüplerinden olan Aksu Spor kulübü Dünya  şampiyonluğunda 1. oldu]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Bursa'da düzenlenen 5. Dünya Alpagut Şampiyonası sonuçlandı. Turnuvanın şampiyonu Türkiye oldu. 

Dünya Alpagut Federasyonu ve Türkiye Alpagut Temsilciliği öncülüğünde düzenlenen şampiyona Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde 19 ülkeden 450 sporcunun katılımıyla gerçekleşti.

Açılış törenine Prof. gibi önemli kişiler katıldı. 
Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Dr. Ramiz Arabacı, 
İYİ Parti Bursa Vekili Selçuk Türkoğlu, 
Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, 
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Metin Tuncel, 
Nilüfer Belediyesi Meclis Üyesi Hamit Şenocak, 
AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Yunus Sever ve İl Yöneticisi Cevat Koç ile birlikte ziyaret etti. 
CHP Bursa İl Başkan Yardımcıları İlhan Çetin ve Ali Fuat Acar, 
İYİ Parti Bursa İl Siyasi İşler Başkanı Eyüp Ceylan, 
İYİ Parti Bursa İl Gençlik Politikaları Başkanı İskender Kandemir, 
Balkan Göçmenleri Derneği Başkanı Prof. Azerbaycan Yenilik ve Dayanışma Derneği Başkanı Dr. Emin Balkan ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Latife Nağdalıyeva. 
Etkinliğe Dünya Alpagut Federasyonu Başkanı Emil Rahimov, 
Dünya Alpagut Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Alpagut Federasyonu (Turan Dövüş Sanatı) Kurucusu Yunus Arabacı, 
5. Dünya Şampiyonası Yönetim Kurulu Üyesi ve Teknik Direktörü ve Teknik Direktör Yunus Arabacı ve Dünya Alpagut Federasyonu Türkiye Resmi Temsilcisi Metin Karadeniz. 
Şampiyonaya katkı sağlayan sporculara başarılar dilediler.

19 ülkeden 450 sporcunun şiddetle mücadele ettiği şampiyonanın genel sonuçları şöyle:
Dünya Şampiyonası Kupası Sıralamaları:

1. 195 sporcu ile **Türkiye Milli Takımı**
2. 74 sporcu ile **Irak Milli Takımı**
3. 70 atlet ile **Azerbaycan Milli Takımı**
**Ayça Sistem:*
1. Türkiye Milli Takımı
2. Irak Milli Takımı
3. Fas Milli Takımı
**Batur sistemi:**
1. Kazakistan Milli Takımı
2. Türkiye Milli Takımı
3. Azerbaycan Milli Takımı
**Caymaz System:**
1. Azerbaycan Milli Takımı
2. İran Milli Takımı
3. Romanya Milli Takımı
**Gurşak Sistem:**
1. Irak Milli Takımı
2. Gürcistan Milli Takımı
3. Türkiye Milli Takımı
**Kaçhut sistemi:**
1. Türkiye Milli Takımı
2. Litvanya Milli Takımı
3. İran Milli Takımı

5th WORLD CHAMPIONSHIP /5.DÜNYA ALPAGUT ŞAMPİYONASI TÜRKİYE /Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Kapalı Spor Salonunda Yapıldı, 21 ülkeden 450 Sporcunun katılımı ile yapıldı şampiyonaya Türkiye Avrupa Grup milli takımı temsilen istanbul bölgesinden aksu Spor Kulübü olarak 9 sporcumuz ile katılım sağladık ve turnuvadan
 5 ALTIN ????
3 BRONZ ????
Madalya Alarak şampiyonanın genel klasman birincilik kupasını türkiye Temsilciliği alpagut müzemize kazandırdık turnuvada emeği geçen başta kurucu başkanımız sayın  kurtsan vasip namazov olmak üzere Türkiye Alpagut Resmi İl Temsilciliği Sayın  Başkanımız Sayın Metin KARADENİZ  ve bütün değerli Başkanlarımız hakem kurulumuz Antrenörlerimiz ve bütün Sporcularımıza sonsuz
 teşekkürlerimizi sunarız. 
Dünya Caymaz Sistem Koordinatörü ve İstanbul Alpagut İl Temsilcisi
Serdar AKSU. 

@worldalpagutfed @alpagut.org.tr 
@yunusarabaci  @tcmetinkaradeniz
@fatih.kucuk.61 @gencliksporbak
@bai.nurlan81 @ruslan_yagmurov
@djeepmedyagrup @kickbox.kaarst 
@fersatturkyilmaz @gurbuzsevim660 @turandövüş@boks@aksusporkulubu @güreş @


5.ALPAGUT DÜNYA ŞAMPİYONASINDA DERECEYE GİREN DÜNYA ŞAMPİYONLARIMIZA AKSU SPOR KULÜBÜ YÖNETİM KURULU OLARAK PLAKET ÖDÜLÜ VERDİK 
@fersatturkyilmaz @koktenerceliloglu 
@isakstkli_ @pasa_heryer 
@kaancelik853 @ibrahimsaridemir7 
@mert.guley@elifsemacakiltas 
@_soro1907 @myusufcelebi 
@AhmetCicek_mhp @nurperkrkmz.66 
@sezenbirge]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/aksu-spor-dunya-1-si-oldu.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/aksu-spor-dunya-1-si-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/aksu-spor-dunya-1-si-oldu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/aksu-spor-dunya-1-si-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/aksu-spor-dunya-1-si-oldu/4088/</link>
		   <pubDate>Mon, 15 Dec 2025 00:30:44 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>zeyrek sarnıcı ve çevre düzenlemesi</title>
		   <description><![CDATA[ZEYREK SARNICINDA RESTORASYON PROJESİ İPTAL EDİLDİ]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[     Fatih belediyesinin AB ve UNESCO gözleminde, il özel idaresinin finanse etmesiyle yürüttüğü Tarihi Zeyrek sarnıcı restorasyon projesi uygulanan yanlış mimari düzenlemeler nedeniyle Anıtlar kurulları tarafından iptal edildi.     Tarihi sarnıcın çatısındaki yapılaşmayı yok eden yeni betonarme düzenleme Anıtlar tarafından engellendi. Tarihi sarnıç çatısındaki binlerce yıllık taş yapı temelleri sökülerek imha edildi. yerine betonarme yatay beton kirişler döken belediye ve müteahhit anıtlar kurulunun olayı fark etmesiyle durdurularak, beton yatay kirişlerin sökülme işlemine başlandı.    Yandaki tarihi resimde açıkça görüldüğü üzere Geçmiş yıllarda sarnıcın üstünde Bir cami, bazı binalar ve içinde tokadi hazretlerinin bulunduğu mezarlar bulunduğu biliniyor. Aşağıdaki resimde görüldüğü gibi Mezarlığın bir bölümü hala mevcut olmasına rağmen Sarnıç üstündeki Cami ve mezarlığın bu kazılarda kısmen yok edilmek üzere olduğunu görüyoruz. 2010 Kültür başkenti İstanbul'da tarihi ve kültürel yapıların orijinal özellikleri ve ölçüleri yok edilerek yerlerine imitasyon sahte, kaplama malzeme ile betonarme binaların belediyemizin yönlendirmesiyle inşa edilmesi kabul edilemez bir uygulama olduğunu, Dünya kültür mirasını koruma kurulları ve UNESCO tarafından he fırsatta kınanmakta, Uluslararası kurumlarda Türkiye'mizin imajı birkaç yönetici tarafından  zor durumda bırakılmaktadır. Yeni uygulamaya konulmak istenen Fener-Balat-Ayvansaray yenileme projesi, Yenikapı Yalı mahallesi projesi, Ayvansaray Türk mahallesi projesi, Sulukule projesi, Mollaaşkı mah. projesi gibi 20 civarındaki proje Restorasyon olarak değil böyle betonarme şeklinde yenileme projeleridir. Bu projeler 8 bin yıllık İstanbul'u dünya kültür mirası listesinden çıkaracak mahiyettedir. Medeni dünyada 400-500 yıllık şehirlerde bile böyle uygulamalar asla görülmez. Toplumsal reflekslerimiz devreye giremeyecek olursa bu yönetimler işlerini yaparken güvenceleri olacak yerli  hukuki düzenlemeleri yaptıklarını görüyoruz. Bu yerli hukuki düzenlemeler UNESCO,AB ve Dünya kültür mirası konseyi, ikili anlaşmalar, nezdinde hukuki değildir. Devletimiz ve belediyemiz çıktığı bu yoldan vazgeçmelidir. Aksi takdirde çok büyük para ve manevi cezalarla karşı karşıya kalacağımızdan şüpheniz olmasın.]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/zeyrek-sarnici-ve-cevre-duzenlemesi.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/zeyrek-sarnici-ve-cevre-duzenlemesi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/zeyrek-sarnici-ve-cevre-duzenlemesi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/zeyrek-sarnici-ve-cevre-duzenlemesi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/zeyrek-sarnici-ve-cevre-duzenlemesi/4087/</link>
		   <pubDate>Fri, 03 Jan 2025 17:48:53 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Balat'ın Kadir Dedesi</title>
		   <description><![CDATA[Geçen hafta kıymetli bir kardeşimizin teklifi ile Fatih’in Balat semtinde bir spor kulübünü ziyaretteyiz… ]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Balat'ın Kadir Dedesi

Balat dezavantajlı grupların yoğunlaştığı bir semt… 

Ayrımcılığa uğrayanların, azınlıkların, bağımlıların öne çıktığı bir bölge… 
Yetersiz yaşam koşulları içerisinde ihmale uğramış ve suç örgütlerinin aktif olduğu bir mahalle… 

Başta uyuşturucu olmak üzere birçok kötülüğün işlendiği mekânlar olarak biliniyor Balat… 

Aynı zamanda Çukur dizisinin çekimlerinin de bu sokaklarda yapıldığını öğreniyorum… 

Ancak biz Rıza’nın kahvesine değil, Kadir Dede’nin kulübüne misafiriz…


Evet, Balat’ta Yavuz Sultan Selim Spor Kulübü kurucu başkanı Kadir Gözaydın’ı can kulağı ile dinliyoruz; spor kulübünün hikâyesini bizimle paylaşıyor: İlerlemiş yaşına rağmen oldukça dinamik ve heyecan dolu cümlelerle konuşmaya başlıyor:

-Ben bu semtin çocuğuyum. Hayatım hep bu semtte geçti. Yaşamın tüm çile ve cilvelerini bu sokaklarda yaşadım. Şu sokakların ıstırabını en iyi ben bilirim. Tükenen nesillerin serencamı hafızamda saklı… Çünkü aynı cendereden geçtim… 
Ergenlik yıllarımda bu semtte gemide kaynak işi yapan, kendisi Ortodoks, Taki isminde bir usta vardı. Öğlen bir saatlik yemek molasında, 15 dakikada yemeğini yer, kalan 45 dakikada biz çocukları toplar futbol maçı yapardı. Oynamak için top bulamayınca kumaş parçalarından yaptığı topla spora devam ederdik. Bu maçlar sayesinde kötü alışkanlıklara düşmekten kurtulurduk… 
Hıristiyan Taki ustanın bize gösterdiği ilgi ve yaptığımız sokak maçları bende ciddi bir etki bırakmıştı… 
Yıllar sonra bunlar ilham kaynağı oldu…

-Bir Hıristiyan, gençleri kendince korumak için bunu başarabiliyorsa, ben bu semtin çocukları için daha fazlasını yapabilirim ve de yapmalıyım diye karar verdim. Böylece atıl bir durumda olan Yavuz Sultan Selim Spor Kulübünü devraldım ve aktif hale getirdim. Elhamdülillah şimdi yüzlerce çocukla ilgileniyoruz. Futbol, yüzme, kano, tekne vs. spor dallarında gençleri tutmaya ve eğitmeye çalışıyoruz… 
Erkek ve kız çocukları hedef kitlemiz… 

Şu an bu semtte 700 ü aşkın çocukla birebir temas kurmuş durumdayız… 

Öncelikli hedefimiz bu çocukları suç ortamlarından ve bağımlılıklardan uzak tutabilmektir… 

Manevi terbiyelerine katkı sağlamaktadır. Ancak son yıllarda işimiz biraz daha zorlaştı çünkü semtin çocuklarına LGBT’ciler musallat olmaya başladı… 

O bataklığa düşenin bir daha kurtulması oldukça zor… 

Uyuşturucunun tedavisi bir şekilde mümkün fakat cinsel sapkınlıktan kurtulmak adeta imkânsız…

Balatlı gençlerin “Kadir Dede’’si o dünyanın insanları ile kader birliği kurmuş… 
Spor vesilesi ile bu çocukları birkaç saatliğine de olsa bu bataklıktan nasıl uzak tutabilirim derdinde…

Kötülüğe, kirliliğe, karanlığa, karşı direnen Kadir Dede Balat’ın kaldırımlarını, koca yüreği ile temizleme kararlılığında…

İslami davette kıtlık ve kısırlık yaşadığımız şu süreçte Balat’ta bir filizlenmeye tanıklık ediyoruz…

Yılların yıpratamadığı, yoramadığı yalnız ama yılmaz bir yürek var orada… 

Canını dişine takarak dokunduğu yüreklerle o semtte bir huzur iklimi oluşturmuş… 

Umut olmuş… 
Sokağın dilini çözmüş… 
Gençlerin duygularına dokunmuş… 
Düşünce dünyalarına uzanmış…

O bir mürşid… 
Bir üstad… 
Bir usta… 
Bir abi… 
Bir dert babası… 
Kelimenin tam anlamı ile Balat’ın dedesi…

Davet konusunun sempozyumu, paneli, çalıştayı, felsefesi, tartışması, doktorası, tezi vs. onun ilgi anlanında değil… 
Tek derdi bir çocuğa daha nasıl dokunabilirim?

İlgileneceği çocukların IQ seviyelerinin kaç olduğunu merak etmiyor… Zengin ve zeki çocukları öncelemiyor… 
Sınav yüzdelik dilimlerini sormuyor… 
İnsan olmasını yeterli buluyor… 
İyi bir damar yakalamış… 
Hasbi, harbi, kalbi ve fıtri bir yürek…

Gördüm ki, İslami davette kendini merkeze alan bizlerin Balat aynasında kendimizle yüzleşmemiz gerekiyor… 
İsimsiz kahramanlardan ilham almamız lazım…

Kadir Dede’nin İslami çevrelere bir çağrısı var; yıllardır buradayız ama bizi gören bilen yok…

Sadece Fatih’te İslami endişeleri olan yüzlerce vakıf ve dernekten ayağı bizi düşen olmayacak mı?

Ben verecek cevap bulamadım… 
Yutkundum… 
Yoksa biz sınıf mı atladık, dedim kendi kendime…

Ayrılırken Kadir Dede’nin şu cümlesi, her şeyin en çarpıcı ifadesiydi:

-Şayet sokakta yoksanız, yarınlarda da yoksunuz yani yok sayılırsınız…

Ramazan Kayan
06.11.2020 - 00:05
https://www.milatgazetesi.com/balatin-kadir-dedesi]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/balat-in-kadir-dedesi.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/balat-in-kadir-dedesi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/balat-in-kadir-dedesi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/12/balat-in-kadir-dedesi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/balat-in-kadir-dedesi/4086/</link>
		   <pubDate>Wed, 03 Dec 2025 19:42:00 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>İmar değişikliği rantına Bakanlık el koydu</title>
		   <description><![CDATA[7534 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikle, plan değişikliği sonucu değeri artan taşınmazdan %90 “değer artış payı” alınması zorunlu hale getirildi.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, imar planı değişikliği sonucu taşınmazların değer kazanmasından doğan kazancın bir bölümünün kamuya aktarılmasını öngören ‘İmar Planı Değişikliğine Dair Değer Artış Payı Uygulama Yönetmeliği’ni yayımladı. 

Yönetmelikle, şehirlerin plansız büyümesinin ve keyfi imar değişikliklerinin önüne geçilecek. Yeni düzenlemeyle, hem şehircilik ilkeleri güçlendirilecek hem de kamu yararı esas alınarak adil ve dengeli bir kaynak paylaşımı sağlanacak.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan; imar planı değişiklikleriyle taşınmazların değer kazanması durumunda ortaya çıkan kazancın yüzde 90’ının kamuya aktarılmasını öngören ‘İmar Planı Değişikliğine Dair Değer Artış Payı Uygulama Yönetmeliği’ Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 

Daha önce Resmi Gazete’de yayımlanan 7534 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikle, plan değişikliği sonucu değeri artan taşınmazdan “değer artış payı” alınması zorunlu hale getirildi.

KEYFİ İMAR DEĞİŞİKLİKLERİNİN ÖNÜNE GEÇİLECEK

Yeni düzenlemeyle, şehirlerin plansız büyümesinin ve keyfi imar değişikliklerinin önüne geçilmesi hedeflenirken, oluşan değerin yüzde 90’ının kamuya aktarılması sağlanacak.

DEĞER ARTIŞ PAYINI PEŞİN ÖDEYENE YÜZDE 10 İNDİRİM

Söz konusu değer artış payı sadece arsadaki değer artışına yönelik olacak. Öte yandan vatandaşlara ödeme kolaylığı da sunulacak. Değer artış payını peşin ödemek isteyenler için yüzde 10 indirim uygulanırken, isteyen mülk sahipleri taksitle ödeme yapabilecek.

KAMULAŞTIRILAMAYAN TAŞINMAZLAR İÇİN DE YENİ ÇÖZÜM

Yeni düzenleme kapsamında ayrıca, 2942 sayılı kamulaştırma kanunu ek-1 maddesi kapsamındaki; özel mülkiyette olup daha önce resmi kurum, idari tesis, okul, sağlık tesisi gibi kamu hizmet alanı olarak planlanan ancak kamulaştırılamayan taşınmazlar için de çözüm üretildi. Eğer kamu kurumları bu alanlara artık ihtiyaç duymuyorsa ve ilgili idare de onay verirse, bu alanlarda plan değişikliği yapılabilecek. Böylece mülkiyet üzerindeki kısıtlamalar kaldırılarak vatandaş mağduriyetinin önüne geçilecek. Kamu ile mülk sahipleri arasındaki hukuki anlaşmazlıkların dava sürecine taşınmadan çözülebilmesi sağlanacak.

ŞEHİRLERİN PLANLI GELİŞİMİ SAĞLANACAK

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, söz konusu düzenlemeyle şehirlerin planlı gelişiminin sağlanırken, kamunun hak ettiği payı alarak toplumsal faydanın arttırılması amaçlanıyor.

İLGİLİ KANUN RESMİ GAZETE
 ]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/11/imar-degisikligi-rantina-bakanlik-el-koydu.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/11/imar-degisikligi-rantina-bakanlik-el-koydu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/11/imar-degisikligi-rantina-bakanlik-el-koydu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/11/imar-degisikligi-rantina-bakanlik-el-koydu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/imar-degisikligi-rantina-bakanlik-el-koydu/4085/</link>
		   <pubDate>Mon, 24 Nov 2025 02:39:30 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>2026 Savaş, Kan, Yokluk, Ölüm yılı</title>
		   <description><![CDATA[Dünyayı cehenneme çevirmeye niyetli olan Küreselcilerin 2026 kehanetleri akıl alır gibi değil, Savaşlar, Hastalıklar, Gıda sıkıntısı, köleleştirme, Tutuklamalar, paranın tedavülden kaldırılıp Ekonomik köleliğin ilanı gibi akıl almaz senaryolar la insanlığı tehdit ediyorlar. ]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[TDonald Trump'ın dünyası tam da bu; hepimiz sadece içinde yaşıyoruz. 2025'te küresel meseleleri şekillendiren en büyük etken, baş yıkıcı Trump'tı ve Beyaz Saray'da kaldığı sürece de durum böyle olacak. Kuralları yıkan yaklaşımı bazı alanlarda (ticarette olduğu gibi) kargaşaya yol açarken, aynı zamanda diplomatik sonuçlar da (Gazze'de olduğu gibi) sağladı ve gerekli değişiklikleri (Avrupa savunma harcamalarında olduğu gibi) zorunlu kıldı. Trump fırtınası 2026'da dönmeye devam ederken, önümüzdeki yıl izlenecek on trend ve temayı sizler için derledik.

1. Amerika'nın 250.

Cumhuriyetçiler ve Demokratlar, kuruluşunun 250. yıldönümünü kutlamak için aynı ülkeyi uzlaşmaz derecede farklı terimlerle tanımlarken, Amerika'nın geçmişi, bugünü ve geleceği hakkında son derece farklı açıklamalar duymaya hazır olun. Seçmenler, Kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Amerika'nın geleceği hakkındaki görüşlerini açıklayacaklar. Ancak Demokratlar Temsilciler Meclisi'ni kazansa bile, Bay Trump'ın zorbalık, gümrük vergileri ve başkanlık kararnameleriyle yönetimi devam edecek.

BUDA BİZDEN BİR KEHANET

2. Jeopolitik sürüklenme.

Dış politika analistleri ikiye bölünmüş durumda: Dünya, Amerika ve Çin liderliğindeki bloklar arasında yeni bir soğuk savaşa mı giriyor, yoksa Trump'ın bir anlaşması gezegeni, her birinin istediğini yapabileceği Amerikan, Rus ve Çin "etki alanlarına" mı bölecek? İkisine de güvenmeyin. Bay Trump, büyük jeopolitik paradigmalara değil, içgüdülere dayalı işlemsel bir yaklaşımı tercih ediyor. Eski küresel kurallara dayalı düzen daha da sapacak ve çürüyecek. Ancak "istekli koalisyonlar" savunma, ticaret ve iklim gibi alanlarda yeni anlaşmalar yapacak.

3. Savaş mı, barış mı? Evet.

Şans eseri, Gazze'deki kırılgan barış kalıcı olacaktır. Ancak Ukrayna, Sudan ve Myanmar'da çatışmalar devam edecek. Rusya ve Çin, Kuzey Avrupa ve Güney Çin Denizi'nde "gri bölge" provokasyonlarıyla Amerika'nın müttefiklerine olan bağlılığını sınayacak. Savaş ve barış arasındaki çizgi giderek belirsizleştikçe, Arktik'te, yörüngede, deniz tabanında ve siber uzayda gerilimler artacak.

4. Avrupa'nın sorunları.

Tüm bunlar Avrupa için özel bir sınav teşkil ediyor. Savunma harcamalarını artırmalı, Amerika'yı yanında tutmalı, ekonomik büyümeyi desteklemeli ve büyük açıklarla başa çıkmalı; ancak kemer sıkma politikaları aşırı sağ partilere destek sağlama riski taşıyor. Ayrıca serbest ticaret ve yeşilliğin önde gelen savunucularından biri olmaya devam etmek istiyor. Bunların hepsini aynı anda yapamaz. Savunma harcamalarındaki savurganlık büyümeyi artırabilir, ancak bu ancak çok az bir miktar olabilir.

5. Çin'in fırsatı.

Çin'in deflasyon, yavaşlayan büyüme ve sanayi fazlası gibi kendine özgü sorunları var, ancak Trump'ın "Önce Amerika" politikası, Çin'in küresel nüfuzunu artırması için yeni fırsatlar sunuyor. Özellikle bir dizi ticaret anlaşması imzaladığı küresel güneyde, kendisini daha güvenilir bir ortak olarak sunacak. Soya fasulyesi veya cips konusunda Trump ile taktiksel anlaşmalar yapmaktan mutluluk duyuyor. Buradaki püf noktası, Amerika ile ilişkileri çatışmacı değil, işlemsel tutmak olacak.

Zengin ülkeler imkânlarının ötesinde yaşarken, tahvil piyasası krizi riski artıyor

6. Ekonomik kaygılar.

Amerika ekonomisi şimdiye kadar Trump'ın gümrük vergilerine karşı pek çok kişinin beklediğinden daha dirençli görünüyor, ancak bu vergiler küresel büyümeyi olumsuz etkileyecek. Zengin ülkeler gelirlerinin çok ötesinde yaşarken, tahvil piyasası krizi riski de artıyor. Büyük ölçüde Mayıs ayında Jerome Powell'ın Federal Rezerv başkanlığından değiştirilmesine bağlı olacak; Fed'in siyasallaştırılması piyasada bir hesaplaşmaya yol açabilir.

7. Yapay zekaya ilişkin endişeler .

Yapay zeka altyapısına yapılan aşırı harcamalar, Amerika'daki ekonomik zayıflığı da gizliyor olabilir. Peki bu balon patlayacak mı? Demiryolları, elektrik ve internette olduğu gibi, bir çöküş, teknolojinin gerçek bir değere sahip olmadığı anlamına gelmez. Ancak geniş bir ekonomik etkiye sahip olabilir. Her iki durumda da, yapay zekanın işler, özellikle de mezunların işleri üzerindeki etkisine dair endişeler derinleşecektir.


8. Karışık bir iklim tablosu.

Isınmayı 1,5°C ile sınırlamak söz konusu bile değil ve Bay Trump yenilenebilir enerji kaynaklarından nefret ediyor. Ancak küresel emisyonlar muhtemelen zirveye ulaştı, temiz teknoloji küresel güneyde hızla gelişiyor ve firmalar iklim hedeflerine ulaşacak veya aşacak, ancak Bay Trump'ın gazabından kaçınmak için bunu gizli tutacaklar. Jeotermal enerjiyi izlemeye değer.

9. Sportif değerler.

Sporun siyasetten bir mola vermek için her zaman güvenilir bir yol olduğunu söyleyebilirsiniz, değil mi? Belki de 2026'da değil. Futbol Dünya Kupası, ilişkileri gergin olan Amerika, Kanada ve Meksika tarafından ortaklaşa düzenleniyor. Taraftarlar uzak durabilir. Ancak Las Vegas'taki Geliştirilmiş Oyunlar daha da tartışmalı olabilir: sporcular performans artırıcı ilaçlar kullanabilir. Bu hile mi, yoksa sadece farklı mı?

10. Ozempic, ama daha iyi.

Daha iyi ve daha ucuz GLP -1 zayıflama ilaçları geliyor, üstelik hap formunda da. Bu, erişimi genişletecek. Peki bunları kullanmak hile mi? GLP -1'ler, performans artırıcı ilaçların etiği konusundaki tartışmayı sporcular veya vücut geliştiricilerden çok daha geniş bir gruba yayıyor. Olimpiyatlarda çok az kişi yarışıyor. Ancak Ozempic oyunlarına herkes katılabilir.

Performans arttırıcı ilaçlar konusunda hangi noktada olursanız olun, The World Ahead 2026'nın medya diyetinize değerli ve etkili bir katkı sağlayacağını, netlik ve öngörü sağlayacağını umuyorum . 
 ]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/11/2026-savas-kan-yokluk-olum-yili.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/11/2026-savas-kan-yokluk-olum-yili.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/11/2026-savas-kan-yokluk-olum-yili_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/11/2026-savas-kan-yokluk-olum-yili.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/2026-savas-kan-yokluk-olum-yili/4084/</link>
		   <pubDate>Wed, 19 Nov 2025 17:00:42 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>CEZALAR İKİ KATINA ÇIKIYOR</title>
		   <description><![CDATA[Son yıllarda bilhassa gençlerin trafikte can ve mal güvenliğini tehlikeye soktuğunu görüyoruz. Ölümlü kazalar arttı, Bilhassa motosiklet sürücüleri yaya kaldırımlarında ve meskûn mahallerde sokak aralarında çok süratli ve gürültülü bir şekilde can ve mal güvenliğini tehdit ediyor. Öncelikle Motosiklet kullanımına yoğun denetim rica ediyoruz]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[2026 yılı ocak ayında uygulamaya girecek cezalar

 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek trafik cezalarının artırılmasına ilişkin 36 maddelik kanun teklifinin 1 Ocak 2026’dan itibaren yürürlüğe gireceğini açıkladı.
36 maddelik teklifin öne çıkan bazı düzenlemeleri şöyle:
-Saldırı amacıyla araçtan inmeye: 180 bin TL para, 60 gün ehliyete el koyma ve trafikten men
-Düğün konvoyuyla yol kapatmaya: 90 bin TL para, 60 gün ehliyete el koyma ve trafikten men (köprü, tünel ve otoyolda 2 katı ceza)
-Makas atmaya: 90 bin TL para, 60 gün ehliyete el koyma ve trafikten men
-Drift atmaya: 140 bin TL para, 60 gün ehliyete el koyma ve trafikten men
-‘Dur’ ihtarına uymamaya: 200 bin TL para, 60 gün ehliyete el koyma ve trafikten men
-Araçta yüksek sesle müzik: 3 bin TL
-Mevzuata aykırı ses sistemi taktırma: 21 bin TL + 30 gün trafikten men
-Cep telefonu kullanma: 1. ihlalde 5 bin TL, 2. ihlalde 10 bin TL, 3. ihlalde 20 bin TL + 30 gün ehliyete el koyma
-Alkollü araç kullanma: 1. ihlalde 25 bin TL ve 6 ay ehliyete el koyma; 2. ihlalde 50 bin TL ve 2 yıl; 3. ihlalde 150 bin TL ve 5 yıl ehliyete el koyma
-Emniyet kemeri takmama: 2 bin 500 TL
-Ambulans ve itfaiyeye yol vermeme: 46 bin TL + 30 gün ehliyete el koyma
-Diğer geçiş üstünlüğü olan araçlara yol vermeme: 15 bin TL
-Kırmızı ışık ihlali: İlkinde 5 bin, ikincisinde 10 bin, üçüncüsünde 15 bin TL
-Sosyal medyada kural ihlalini övme: 25 bin TL]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/10/cezalar-iki-katina-cikiyor.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/10/cezalar-iki-katina-cikiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/10/cezalar-iki-katina-cikiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/10/cezalar-iki-katina-cikiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/cezalar-iki-katina-cikiyor/4083/</link>
		   <pubDate>Thu, 23 Oct 2025 13:45:43 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Meçhul deniz aracı SİDA çıktı</title>
		   <description><![CDATA[TRABZONDA BALIKÇI AĞLARINA TAKILAN CASUS DENİZALTISI UKRAYNALI ÇIKTI
internette yaptığım arama ve Araştırmada Trabzonluları ve Askeri yetkilileri alarm durumuna geçiren ne olduğu bilinmeyen deniz aracı Ukrayna'ya ait Casus Sidası "Silahlı İnsansız Deniz Aracı" olduğu ortaya çıktı.

Sahil güvenlik yaptığı araştırmada söz konusu deniz aracını incelemenin mümkün olmadığı gerekçesi ile  açık denizde SİDAyı imha etmeyi seçti]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[İstanbuldan gelen uzmanlar  söz konusu aracı SİDA "Silahlı İnsansız Deniz Aracı"  patlama tehlikesi olması nedeniyle imha edilmesi gerekiyor dediler, Sahil ve güvenlik  SİDAyı açık denize çekip imha ederek tehliketi bertaraf ettiler.

Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadenizde bu tür silah çöpleri (Patlamayarak sürüklenen) bombaların sık sık sahillerimize vuracağı biliniyor. Bu konuda Karaniz sahili vilayetleri alarm durumuna geçirilmeli. Aynı tehlike İstanbul boğazı içinde gerekli 

Düşünsenize böyle bir bomba kumandası bozulmuş Kontrolden çıkmış akıntıya kapılarak İstanbul boğazına girmiş Bir tankere çarparak patlamasının nasıl bir afete sebep olacağını düşünmek istemiyorum.

Bu olay gösteriyor ki İstanbul Boğaz girişine hassas radarlar kurularak boğaza girecek bu tür cisimleri önceden tespit ederek olası faciaların engellenmesini dileriz buradan yetkilileri uyarıyoruz

YURT İÇİ YURT DIŞINDAN OLAYIN MEDYADA AÇIKLAMALARI
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/10/mechul-deniz-araci-siha-cikti.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/10/mechul-deniz-araci-siha-cikti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/10/mechul-deniz-araci-siha-cikti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/10/mechul-deniz-araci-siha-cikti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/mechul-deniz-araci-sida-cikti/4082/</link>
		   <pubDate>Mon, 06 Oct 2025 17:18:36 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>ABD'den Ekümenik Ortodoks devleti</title>
		   <description><![CDATA[KÜRT AÇILIMI İLE UĞRAŞIRKEN ŞİMDİ BAĞIMSIZ RUM DEVLETİ DAYATMASI İLE KARŞI KARŞIYA KALDIK 
20 yıldır açıktan açığa sık sık Ekümenik devlet olduklarını ilan eden Fener patrikhanesine gerekli cevap verilmediğini görerek şaşırıyorduk. Artık dolaylı konuşmuyorlar doğrudan İstanbul'un merkezini devlet olarak istiyorlar]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Tom Barrack’tan yeni skandal… 
Fener Patriği Bartholomeos’u ‘ekümenik’ ilan etti!
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Fener Rum Patriği Bartholomeos’u ziyaret etti. Barrack, görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda ve Lozan Antlaşması’nda yer almayan “Ekümenik” ifadesini kullandı.

ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın, Fatih Kaymakamlığı’na bağlı Fener Rum Kilisesi’nin papazı Bartholomeos ile görüştü.
Ziyaretinin ardından açıklama yapan Barrack, Bartholomeos’u “Ekümenik” ilan etti. Barrack’ın, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Lozan Antlaşması’nda yer almayan “Ekümenik” unvanını kullanması tartışma konusu oldu.

Barrack, mesajında şunları kaydetti:

“Bugün Ekümenik Patrik I. Bartholomeos ile bir araya gelmekten onur duydum. Trump ile görüşmek üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne yapacağı seyahati ve Türkiye, Suriye ve bölge genelinde geniş kapsamlı bir ekümenik diyaloğu destekleme konusundaki kararlılığını konuştuk; ne kadar büyük ve bilge bir lider.”
Tom Barrack, İsrail’in Suriye’ye saldırılarının zamanlamasının kötü olduğunu ve güçlü bir merkezi devlet tarafından kontrol edilmesindense Suriye’yi “parçalanmış ve bölünmüş” görmeyi tercih edeceğini söylemişti. Barrack, “Güçlü ulus devletler bir tehdittir. Özellikle Arap devletleri, İsrail için bir tehdit olarak görülür” ifadesini kullanmıştı.

Barrack, Anadolu Ajansı’na (AA) 30 Haziran’da verdiği röportajda da “Dedem 1900’lerde Osmanlı pasaportuyla ve cebinde 13 lira ile Amerika’ya gitti. DNA’mın geldiği yere dönmek ayrıcalık ve onur. Osmanlı İmparatorluğundaki ‘millet sistemi’ yüzlerce yıl farklı grupların merkezi sistemde varlıklarını sürdürmelerine imkân verdi. Türkiye, tüm bunların merkez noktası olabilir, Suriye’de gördüğünüz üzere” diyerek Osmanlı millet sistemini övmüştü.

Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol, Fener Rum Patrikhanesi’nin ‘ekümeniklik’ inadına karşı sürdürdükleri mücadeleyi Veryansın Tv’ye anlatmıştı: 

DİPNOT: Ekümenik patrik ifadesinin anlamı, Kimseye bağlı olmayan Evrensel Ortodoks devletin başkanı ve Ruhani lideri anlamına gelmektedir.

Alıntı: https://www.veryansintv.com/tom-barracktan-yeni-skandal-fener-patrigi-bartholomeosu-ekumenik-ilan-etti]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/08/abd-den-ekumenik-ortodoks-develeti.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/08/abd-den-ekumenik-ortodoks-develeti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/08/abd-den-ekumenik-ortodoks-develeti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/08/abd-den-ekumenik-ortodoks-develeti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/abd-den-ekumenik-ortodoks-devleti/4081/</link>
		   <pubDate>Tue, 12 Aug 2025 13:06:06 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Toplumdaki yozlaşmanın sebepleri</title>
		   <description><![CDATA[Toplumsal çöküş hızlanarak devam ediyor, Son 300- 400 yıldır Yönetimlerimizde, Çarşı-Pazarda, Komşuluklarda Aile içinde İslami ölçüler birer birer terk edildi Ve kaos bir düzensizlik hayatımızı elimizden aldı. kavga saygısızlık Haksızlık her yerde]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Herkesin Yanılgısına, Seviyesizliğine, Kalleşliğine, Nankörlüğüne bir yere kadar tahammül edebilirim Ama!

İslam Dininden geçim sağlayan DİB personeline, Tarikatler üzerinden geçim sağlayanların  kötü hallerine asla tahammül edemem. 

Çünkü Dinden geçinenler bir kabahat suç işlediğinde Falanca suç işledi denmiyor, Müslümana bak neler yapıyor diyorlar.

Diyanette-tarikatlerde İslamın Temizlik ve Güzel ahlak prensiplerini yaşamak yaşatmak zorundasınız. 
Kim İslama kötü örnek oluyorsa Allah cc. onu kahretmiştir zaten...

" Allahım! Kötü ahlaklı olmaktan, fena işler yapmaktan ve yanlış inançlara sapmaktan Sana sığınırım... " | Tirmizi, Davaat 126 - Hadis-i Şerif

Peygamber Efendimizin ifadesiyle, “Temizlik, imanın yarısıdır.” (Müslim, Tahâret, 1) Temizlenme imkânına sahip olduğu hâlde kirli, bakımsız ve düzensiz olan kişi, insanların yanında olduğu gibi Allah indinde de makbul değildir. Çünkü Allah'a hakkıyla ibadet ederek O'nun rızasını kazanmak ancak temizlikle mümkündür.


 ]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/08/toplumdaki-yozlasmanin-sebepleri.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/08/toplumdaki-yozlasmanin-sebepleri.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/08/toplumdaki-yozlasmanin-sebepleri_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/08/toplumdaki-yozlasmanin-sebepleri.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/toplumdaki-yozlasmanin-sebepleri/4080/</link>
		   <pubDate>Fri, 08 Aug 2025 18:12:19 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Mollabey sokağında Toplu yıkım</title>
		   <description><![CDATA[Fatih ilçesi Yavuz Sultan Selim Mahallesi, Çırakçı çeşmesi Sokak/Caddesi (2457 Ada 8 Parsel) üzerindeki yüz yıllık gecekondulara yıkım kararı çıkarıldı. ]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Fatih belediye başkanı M. Ergün Turan konut sakinlerini 05.08.2025 günü ziyaret etti, sokaktaki bir konutun bahçesinde toplanan 24 ev sahibi vatandaşlar isteklerini başkana ilettiler, Yıkımın kendilerini mağdur edeceğini Belediyenin kendilerine imkânlar sağlaması gerektiğini beyan ettiler,

Başkan M. Ergül Turan, Koruma kurulunun kararı olduğunu Hukukun gereğini yapmak zorunda olduğunu beyan ettiği konuşmasında mahalle sakinlerinin zorluk çıkarmamasını isterken Hiçbir hukuki hakkınız yok diyerek uyardı

Sayın M. Ergün Turan, 4-5 nesil burada yaşamış sokak sakinleri Fatih belediyesinin “Enkaz bedeli” karşılığında konut sakinlerinin evlerinin yıkımına direnmemesini, kanuni hiçbir haklarının olmadığını, Fuzuli işgalden geçmişe dönük konut sahiplerine para cezası çıkarılmasının söz konusu olduğunu, Fakat kendisinin bu yolu uygulamayacağını, 2-3 ay içinde konutların yıkılmasına müsaade eden sakinlere bir ödeme yapılacağını beyan etti.

Sayın başkan kendince doğru konuşuyor olabilir Fakat Şunu hatırlatmak isteriz ki, Ülkemizde bilhassa 1950-1990 arası İstanbul’daki yapılaşma %80 gecekondular üzerinde yapıldı. 
Nurettin Sözen zamanında Muhtarların verdiği bir belge ile yüzbinlerce gecekondu yapıldı, Vakıf arazileri, Milli emlak parselleri yağmalandı. T. Özal hükümetinin “Tapu-Tahsis belgesi uygulaması ile gecekondu sahipleri Müteahhitlerle ortaklık yaparak gecekondular apartmanlara dönüştü.

Dün böyle uygulanıyordu, Bu gün Beşiktaş Karanfilköy gecekonduları modern apartmanlara dönüştürülürken eski gecekondu sahiplerine karşılıksız Daire-Dükkân verildiğini biliyoruz.
Devletimizde zilliye hakkı diye bir kazanılmış hak vardı, Kanunlar geriye doğru işletilemez, Geçmişte kazanılan haklar yok sayılmamalı diye düşünüyoruz.

Enkaz bedeli ancak sağlıklı bir taşınma masrafıdır, Çoğunluğu emekli olan mahalle sakinleri 25-50 bin ₺ yi bulan kiraya nasıl çıkacaklar.

TC sosyal hukuk devletidir, Her vatandaşın barınma hakkı olduğu Anayasamız tarafından beyan edilmektedir.
Devletimiz bu hakkı sağlayamadığından dolayı gecekondulaşmaya göz yumdu, Mahalle doluluk oranına ulaşınca su, elektrik, doğalgaz, kanalizasyon hizmeti götürülüyordu.
Akparti iktidara geldiğinden beri emekli maaşları nasıl eriyip onda bire düşürüldü ise Bu sosyal haklar uygulamadan kaldırıldı, Kazanılmış haklar görmezlikten gelindi.


Sayın Başkan M. Ergün Turanın gerekçe gösterdiği koruma kurulu kararı  

]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/08/mollabey-sokaginda-toplu-yikim.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/08/mollabey-sokaginda-toplu-yikim.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/08/mollabey-sokaginda-toplu-yikim_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/08/mollabey-sokaginda-toplu-yikim.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/mollabey-sokaginda-toplu-yikim/4079/</link>
		   <pubDate>Wed, 06 Aug 2025 15:07:40 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>İsrail Gazzede kilise bombaladı</title>
		   <description><![CDATA[İsrail savaş uçağının Gazze'deki Katolik kilisesine düzenlediği saldırıda 3 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Gazze'nin Gazze kentinde, İsrail'in Kutsal Aile Katolik Kilisesi'ni hedef alan ve üç sivilin ölümüne, çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açan saldırısında hayatını kaybedenler için ayin düzenlendi.

Kudüs'teki Katolik ve Rum Ortodoks kiliselerinin din adamları, İsrail'in kiliseyi bombalamasının ardından Gazze'yi ziyaret etti
Kudüs Rum Ortodoks Patriği III. Theophilos ve Kudüs Latin Patriği Kardinal Pierbattista Pizzaballa, 18 Temmuz 2025'te İsrail ordusunun bombalamasıyla hedef alınan Kutsal Aile Kilisesi'ni ziyaret etti. Dini liderler daha sonra saldırının ardından El-Ahli Baptist Hastanesi'nde tedavi gören yaralı Filistinlileri ziyaret etti.
Haberin kaynağı için tıklayınız       

BENZER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ
İsrail'in soykırım savaşında Gazze'de ölenlerin sayısı 55 bin 900'ü geçti
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/07/israil-gazzede-kilise-bombaladi.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/07/israil-gazzede-kilise-bombaladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/07/israil-gazzede-kilise-bombaladi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.fatihhaber.com/images/haberler/2025/07/israil-gazzede-kilise-bombaladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.fatihhaber.com/israil-gazzede-kilise-bombaladi/4078/</link>
		   <pubDate>Sat, 19 Jul 2025 16:23:27 +0300</pubDate>
		   </item></channel>
</rss>