Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

Ban masumun hakim bey, Hayır. Neden? Biz öyle karar verdik ondan..

23 Temmuz 2021 - 12:49

Yıl 1980 Nisan 14
Gözaltı süresi en fazla 4 gün ama!
34 gün süren gözaltında İzmir, Ankara, İstanbul, Bursa emniyet şubelerinde Falaka- sahra telefonuyla elektrik- Filistin askısı işkencenin daniskası..
istedikleri cinayet! benim gibi birinden onlarca cinayet istiyorlar.
Gerekçeleri suç ortaklarımın iddiaları
İfadelerinde; her şeyi Abdullah yaptı, Biz ondan korkardık, zevk için adam öldürür, daha neler neler...
Ayak tırnaklarım söküldü, kaburgalarım dan kaçı kırıldı bilemiyorum. Ankara trafik hastanesine götürdüler, Tırnaklarımda sadece et kısmı tutuyor, ameliyatla aldıracaklar. doktorlar kabul etmedi, İşkence bu diyerek savcıya haber verdiler, Polisler beni alel acele buradan kaçırdılar.
İntiharın dinsizlikle sonuçlanacağını bildiğim halde
Ankara emniyet müdürlüğünün yemekhane olan 12. teras katından döner merdiven boşluğuna atlamaya bile kalkıştım. O zamanın üşütük polis şefi Avni Turgut durumun ciddiyetini anlayarak işkenceden vazgeçti, cinayet iddiaları da başka faillere kaldı.
Bu 34 günün en güzel tarafı Ankara emniyeti nezaretinde akşamları (gündüzleri şube nezaretinde işkence mesaisinde olduğum için) merhum sanatçı Neşet Ertaş'la aynı hücrede 3 gün arkadaşlık yaptım.
Trafik cezasından 7 gün hapis cezası almıştı.
sıkıyönetim var ama bazı savcılar görevini istismar etmiyor, İzmir savcılığı acele şekilde İzmire getirilmem için baskı yapıyordu, Yoksa beni isteyen daha 7-8 vilayet vardı.
Bu gezdirilmemin bir nedeni istanbul ve ankarada gördüğüm işkence izlerinin iyileşmesi için zaman kazanmak istiyorlardı.
Neyse 17 Mayısta İzmir'de hakim karşısına çıkarılıyorum
işkence izlerini gösteriyorum, 34 gün sonrasında 7 gün rapor veriyor. Aradan on gün geçiyor hala yürüyemiyorum tekrar doktora ve adli tabibe çıkıyorum gene 7 gün rapor veriyor
aslında toplamda 51 günlük raporlu sayılmam lazım
Türkiye'deki bütün benzer suçları ben işlemişim gibi tutulan zabıtlara hakimler savcılar inanıyor, itirazıma DAYAĞI YEMİŞSİN DOĞRUYU SÖYLEMİŞSİN diyorlar.
işkence raporları için hiç bir işlem yapılmıyor..
O sıralar sağ-sol uğruna her gün 20 gencimiz ölüyor, Polisler karakoldan çıkamıyor, Asker olaylara müdahil olmuyor
-- Evren demişti ya ; darbenin olgunlaşmasını bekliyorlarmış ya...!
Cürümlerim nüfuslu-zengin kişiler. Aralarında kimler yok kimler
Ankaranın, İstanbulun kalburüstü isimleri...
ama bir tane kurban lazım 124 itiraf zaptın altına imza dahi atmamış olsam bile karar verilmiş, kurban bulunmuş.
55 kişinin günahını yüklenerek tevkif olmak nasıl birşey düşünebiliyormusunuz?
aslında sanık sandalyesinde savcı, iş adamı, politikacılar olması gerekirken tek başına ...
Bu ülkenin tarihini okuyorum 700 yıllık mazimizde en az 400 yıldır adalet yok, evet yok..
1990 sonrası özgürlük, ve biraz bocaladıktan sonra 98'den sonra habercilik İnadına adalet inadına hukuk mücadelesi, bir tarafta en ağır tehditler bir tarafta ne dilersen vereceğiz vaadleri.
Biz Allah'ın rızasını diliyoruz beyanlarımız alay konusu oluyor, namazlı niyazlı hacı hoca kisveli kişilerce...
şunu samimi söyleyeyim; Namussuz, hukuksuz yaşamak vatansever , Hukuka saygılı yaşamaktan çok çok daha kolaymış...
DEDİM YA BU GÜN ÇOK ROMANTİK BİR HALİM VAR
Ve biz aslında çok masum çocuklardık, Yanlış olanlar bizi yanlış anladı..!

Bu yazı 442 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum