Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

İslam'da afet tabiri yoktur, KURAN BUNLARA AYET DER.

17 Mart 2023 - 17:55

Afet dediğimiz Deprem, Yangın, Yağmur- Kar Yağışları, Volkan patlamaları, Fırtınalar, Kuraklık, Savaşlar...

Dünya hayatı Mükafatların Cezaların uygulandığı yer değil, Mükafat-Ceza yeri Cennet Cehennemdir.

Dünya hayatındaki Afetlerin nedeni İnsanlığın Doğanın kanunlarını hesaba katmadan uygulama yapmaları, Doğa ile inatlaşmaları, Doğayı talan eden saldırılara Doğanın kanunu gereği tepki vermesi hadiseleridir.

Doğal tabiat olaylarını değiştiremeyiz, Onların davranışını öğrenip doğanın yoluna çıkmak değil tedbir alıp uzaklaşmamız gerekiyor.
Mesela: Bina yaparken depremleri, fırtınaları, Zeminin kaldırma kuvvetini hesaba katarak yapı inşa edersek doğa kanunları insana zarar vermez.

"Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. Bununla beraber Allah yine de çoğunu affeder." Şura suresi, ayet 30:

"Andolsun sizi biraz korku, biraz açlık biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden yana eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenlere müjdele." (Bakara, 2/155)

"Eğer Allah insanları zulümleri yüzünden hesaba çekecek olsaydı, yer üstünde hiçbir canlı mahluk bırakmazdı." (Nahl, 16/61)

Hastalığın şiddeti, ateşin yüksekliği sebebiyle Peygamber Efendimiz yatağında bile rahat edemiyordu. Bir o tarafa, bir bu tarafa dönüyordu. Başucunda bulunanlar, bu durum sebebiyle dediler:

"Yâ Resûlallah! Eğer bizden birisi bu derece ıztırap çektiğini izhar etseydi, muhakkak bizi tekdir ederdin."
Resûl-i Ekrem (asm) cevabıyla durumunu şöylece izah etti:
"Benim hastalığım bildiğiniz gibi değil, oldukça zordur. Allah Taâlâ, salih ve mü'min kullarını belânın, hastalığın ve musibetin en şiddetlilerine mübtelâ eder. Fakat o belâ, o musîbet ve o hastalık vasıtasıyla o mü'min salih kulunun derecesini yükseltir, günahlarını yok eder." (bk. İbn Sa’d, Tabakat, 2/207-208)
**************
Hastalığı sırasında Resûl-i Ekrem (asm)'in ziyaretine giden Bişr bin Bera'nın annesi Ümmü Bişr de gördüklerini şöyle anlatır:
"Resûlullahı ziyarete gitmiştim. Vücudundaki şiddetli harareti görünce sormadan edemedim:
'Yâ Resûlallah! Ben böyle sıtma hiç görmedim.'
"Resûlullah (a.s.m.) bana cevaben şöyle buyurdu:
'Bizim hastalığımız herkesten daha şiddetli ve daha ziyâde olur. Fakat bunun mukabilinde kazandığımız sevap ve mükâfat da o nisbette fazla olur!' " (İbn Sa’d, Tabakat, 8/314)

YORUMLAR

  • 0 Yorum