Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

Korona hakkında sosyal medyada güzel bir tartışma

25 Temmuz 2021 - 18:44 - Güncelleme: 25 Temmuz 2021 - 20:00

Murat Atbinici

aşı gerçekten koruyucu ise, aşı olmamış birisi aşı olmuş birisi için risk oluşturmaz.
nüfusun ezici çoğunluğu için risk oluşturmayan, artık endemik olmuş, ortadan kaldırılmayacak bir virüs için herkesin aşılanmasını talep etmek psikopatlıktır.
aşılanma bireysel bir karardır. sen aşını olduysan zaten korunuyorsun demektir, aşı olmayan birinden korkmanın lüzumu yok. çok saçma. diğer bulaşıcı hastalıklar için nüfusun tamamının zorla aşılanmasını talep etmeyen insanlar, nüfusun %90'ına etki etmeyen bir virüs için nüfusun %100'ünün aşılanmasını istiyor ve insanları buna zorluyor. sen kendi aşını olup korunduysan aşı olmamış birisi sana nasıl zarar verebilir?

Şahhanım Sır
Aşı alıp da tekrar virüs kapanlar var ama bunu anlamıyorum, ben iki doz aşı oldum

Murat Atbinici
Şahhanım Sır bunu ben de anlamıyorum işte aşı olup da hala virüs kapılıyor ve aşı olan kişiler de zaten bunun farkında ki diğer insanların da aşı olmaları için baskı yapıyor. ama bu diğer aşı olanların da zaten virüs kapabileceğine işaret. eee? aşı olduktan sonra hala virüs kapılabiliyorsa o zaman nüfusun %99'unu aşılasan yine tam fayda sağlamayacak ki, kalan %1 aşılanmamış kesim diğer tüm aşılananlara virüs bulaştırmaya devam edecek. ben aşı karşıtı değilim, zorla aşılamaya karşıyım. aşı olanlar bile aşının koruyuculuğuna inanmıyorken herkesi zorla aşılamaya çalışmak yüzyılın saçmalığı.

Hicran Oge
Adi bağışıklık virus bulasma karışık konular...Gerçekten bol.bol. okumak titiz olmak gerektiriyor.. .sorularin yanitlari mantiksal degil bilimsel aranmali .. yine bu durumun hastalikla degil virusle savas oldugu gercegini de kabullenmeliyiz.. Amac onu zayiflatmak yenmek..

Murat Atbinici
Hicran Oge virüsü yenmenin tek yolu %100 etkili bir aşı geliştirmektir ve o aşı geliştirilene kadar da 2-3 doz arka arkaya vurulan, vücudu ilaç manyağı yapan ama yine de tam anlamıyla koruma sağlamayan bu ilk versiyon aşıyı ben vurmam.

Murat Çetin
Toplumsal bağışıklık kazanılmadığı sürece virüs sürekli güçlenip mutasyon geçirecek. Dolayısıyla okullar açılmayacak, esnaf bitecek, insanlar perişan olacak

Murat Atbinici
Murat Çetin peki toplumsal bağışıklık nasıl kazanılır?

Ebru Nur
Aşının koruyuculuğu %100 değil ama %90’ın üstü olarak çok ciddi bir koruyuculuğu var. Bildiğim kadarıyla zaten hiçbir ilaç ya da hiçbir aşı %100 koruyuculuk sağlamaz.
Bilimsel veri olarak 100 kişiden kaç kişiye covid bulaşabilir gibi bir bilgiye sahip değilim. Ancak bu sayı az bile olsa seni beni bulmayacağı ne malum? Bu yüzdendir ki toplumun çoğunluğu aşılanarak toplumsal bağışıklık kazanılmalıdır. Ayrıca aşılar evet bulaşma riskini %100 ortadan kaldırmasa da virüsü kaptığında vücudunun verdiği tepki çooook değişiyor. Bunu 1 doz biontech aşılı şu an delta virüsünü kapmış evinde 20 günlük karantinada olan birisi olarak söylüyorum ???? Sadece ilk 3-4 gün beni biraz zorladı, halsizlik ve öksürük vardı. 6. gün ağır spor yapabildim, o kadar enerjim vardı yani. Şu an 11. günümdeyim ve eskisi gibi dincim, artık negatife döndüğümü düşünüyorum. Bu arada covid olduğumu bilmeden 3 doz aşılı annem ve 2 doz aşılı babamla bayaaa sarılıp öpüştüm aynı sofrada yemek yedim, çok şükür ikisi de negatif.
Yani diyeceğim o ki lütfen ama lütfen aşı olun. Bilime güvenin. Toplumsal bağışıklık ancak ve ancak aşıyla sağlanabilir.

Murat Atbinici
Ebru Nur aşı olmam demiyorum zaten aşı karşıtı olsam tetanos, tüberküloz, suçiçeği, hepatit b, kızamık, kabakulak ve adını daha hatırlayamadığım birkaç aşıyı daha olmazdım. ben aşı olmam demiyorum, bu çıkan ilk versiyon covid aşısını olmam diyorum. bide senin bünyen biraz zayıf galiba aşıya rağmen bu hastalık seni 3-4 gün zorladığına göre..
Hiç aşıyla alakası olmayıp covidi hiçbir şey hissetmeden atlatanlar var hem de çok sayıda insan. Yani dediğim gibi izlenen verilere bakılırsa koruyuculuğu ilaç firmasının verdiği oran olan %90'dan bile daha az. Bu kadar aceleye gelmiş, hastalıktan bir yıl sonra apar topar bulunmuş bir aşıya güvenmiyorum. Doğru düzgün bir aşı bulunursa tıpkı diğer olduğum aşılar gibi onu da olurum tatbiki neden olmayayım.


Murat Atbinici
Ebru Nur bu arada geçmiş olsun

Murat Atbinici
Ebru Nur ona bakarsan kendimizden örnek verecek olursak. İstanbul fatih Çapa’da yaşıyorum covid-19 haritasını aç İstanbul’un en kırmızı noktası burası. pandeminin başından beridir hiçbir sosyal mesafe, maske ve pandemi kuralına uymadım. Daha doğrusu uyamadım. Herkesin eve kapandığı dönemler ben toplu taşıma araçlarında işe gidip geliyordum. Herkesle temas halindeyim. Hiç aşı olmadım, hiçbir şeyim de yok. Bu biraz da aşıyla değil bağışıklık sistemi ile alakalı bir durum.

Ebru Nur
Murat Atbinici Teşekkür ederim, bu arada ben sana yönelik söylemedim eğer merak edip yorumlara bakacak olan varsa herkese hitaben aşı olun demek istedim ??? 
Aklındaki soru işaretleri bende de vardı. Çok araştırdım ve hızlı çıkması konusunda da gayet bilimsel araştırmalar var.

Bir bak istersen, Google’a “covid-19 aşısı nasıl bu kadar hızlı bulundu” tarzında bir şey yazmıştım ve bununla ilgili makaleler vardı. Eğer bulamayacak olursan söyle ben bir bakayım sana atayım.
Böyle uğraştırıp kendim anlatmayıp sana bak dememin sebebi eksik ya da fazla bir şey söylemek istemiyorum, bilimsel yazılar olduğu için terimler vs aklımda kalmayabiliyor

Ebru Nur
Murat Atbinici ben de pandemi süresince dikkat ederek dışarı çıktım. Hiç kapmadım. Bağışıklığıma güveniyorum. Virüsün sende nasıl bir etki yaratacağını viral yük belirliyor aslında.

Murat Atbinici
Ebru Nur sen hele bi iyileş de ben gerekirse 4 doz bile aşı olurum

Tülay Taştan  · 
Takip Et
Birde saldırıyorlar bize vay efendim sen niye aşı olmuyorsun bizi tehlikeye atıyorsun. Ulan Yavşak madem aşı seni koruyor sana ne benim aşı olup olmamamdan?

Azat Yalcin
Aşı faşizmi yanlış ok.
Ama bu aşı Mrna aşısı. Yani virüsün tutunma proteinlerini tanıyıp bağışıklık sistemini harekete geçirecek bilgi enjekte edildi. Aşılılar artık bu virüsü tanıyor. Aşısızlar tanımıyor. Aşısızlarda virüs başarısız çünkü konakladığı bedeni öldürüyor. Mutualist ilişkiye geçemeden öldürdüğü bu canlıyı tanımak için proteinlerini geliştirecektir.

Ona zarar vermeyecek bir yol arayacaktır ama bu onu daha da tehlikeli yapabilir. Aşılılarda ise virüs ölü bir bedenle beraber kalmadan kılıflanarak siliniyor. Bu onun mutantlaşma refleksini engelliyor. Yani aşısız insanlar dünya için şuan büyük tehlike.
Öte taraftan tatbiki kapitalizm içinde sağlık da ticaret leşmiş, samimiyetsizlik kol geziyor. Bu hastalıktan prim yapmaya çalışmak insanları asi olmamaya itiyor.
Aşı olmamak da onlar için ayrı bir kazanç çünkü piyasa kanunu, arz çoksa talep (ve fiyatı) düşer. Talebi canlı tutmak için arzı değerli tutmak gerek ve bu asi karşıtlığı da değeri arttıran bir şey çünkü eninde sonunda asi olduğunuzda buna sağlam rakamlar vereceksiniz...

Murat Atbinici
Azat Yalcin "aşısız insanlar dünya için büyük tehlike" diyene kadar gayet ciddiyetle okuyordum ondan sonra tüm ciddiyetini ve anlamını yitirdi. Soruya hala cevap verilmemiş. Sen aşı olduysan aşısızlar dünya için neden büyük tehlike? Normalde en haddini aşmış insan bile "aşısız insanlar kendileri için büyük bir tehlike" demesi lazım. Neden dünya için. Aşısız olan aşılanmış biri için neden büyük tehlike oluşturuyor?

Azat Yalcin
Murat Atbinici o zaman okuduğunu anlamamışsın. Bir daha oku derim

Murat Atbinici
Azat Yalcin Tekrar okudum yine cevap bulamadım. "aşılılarda virüs ölü bir bedenle beraber kalmadan kılıflanarak siliniyor" gibi aşıyı üreten firmanın dahi söylemeye cesaret edemediği kadar iddialı bir terim kullanmışsınız.
Eee? Yine benim dediğime geliyor. Aşılılara da bu virüs bulaşıyor ve aşılı kişinin vücudu da buna karşı dirençli (virüs kapan aşılanmış kişi virüsü başkalarına da bulaştırmaya devam ediyor bu arada, aşı sadece kişinin kendi direncini sağlıyor. Yani aşılanmış kişinin virüsü vücuduna alıp yok etmesi falan filan ilaç firmasının kesinlikle böyle bir iddiası yok) peki ben hala anlamadım ve tekrar soruyorum, aşılı kişi aşılanmamış kişiden nasıl zarar görüyor?

Murat Atbinici
Azat Yalcin bide bir soru daha sormak istiyorum. covid dışında diğer hangi bulaşıcı hastalıkların aşısını oldun?

Azat Yalcin
Murat Atbinici söylemeye cesaret edememek? söylüyorlar, bizde çevirisi az veya anlayıp ceviren de az.
Örnek vereyim. En başarılı virüs kedi virüsüdür. Kediyle bir kere temas etmek bile kapmanıza neden olabilir. Öldürmez ve tek etkisi seks isteğini azaltmak.
Bedeni öldürmediği için başarılıdır, yüzyıllardır mutantlaşmamiştir.
Beden öldükten sonra ise virüs yok olacağı bedenin içinden kaçabilecek varyasyonları inanılmaz bir hızda denemeye başlar. Çoğu da diğer canlılar veya insanla dolaylı temasta hayatta kalır ama artık farklı bir virüstür o. Yani siz ölürseniz dünya için büyük tehlikesiniz.
Virüsü mutantlaştırıcı tetiklemeye neden olursunuz.
Aşılı biri de bu arada ölebilir ama bedeni virüsü çok önceden tanıyıp savaşı başlattığı için hayatta kalacaktır. Ölmemiş bir bedende bildiği yöntemle var olmaya çalışmış ama kılıflanmış bir aşının mutant geçirme olasılığı düşer

Thomas O Malley
İşler bu şekilde DEĞİLDİR.
Toplumumuzdaki pek çok insan aşı olamıyor, bu nedenle, aşılanamayan diğerleri aşılanmadığında (her zamanki gibi, hiçbir koruma olmadan) savunmasız kalıyorlar.
Sürü bağışıklığı oluşturmak için aşılanabilecek insanlara güveniyorlar. Buna çocuklar/bebekler, kanser hastaları, çeşitli engelliler, bağışıklığı baskılanmış kişiler vb. dâhildir.
Nüfusun çoğunluğunu oluşturmadıkları için hayatlarının ve güvenliklerinin önemli olmadığını söylüyorsunuz.
Aşılar yayılmayı ve birçok riski azaltır ancak bu sihirli bir şekilde covid kapmayacağınız veya hatta onu yaymaya yardım etmeyeceğiniz anlamına gelmez. Özellikle nüfusumuzun bu kadar büyük bir yüzdesi başkalarını korumak için aşı olmayı reddettiğinde.
“Nüfusun %90'ını etkilemeyen” bu virüs yarım milyondan fazla insanı öldürdü (resmi olarak belgelendi). İnsanlar hala her gün bundan ölüyor ve bunun nedeni sizin gibi insanların bilimi dinlemeyi ve öğrenmeyi reddetmesidir.


Murat Atbinici

Kanka. Thomas O Malley yazdıklarımı tamamen yanlış anladın. 
Kesinlikle asla aşı olmayacağım demiyorum. 
Sadece ilk versiyon aşının 2-3 dozunu almayacağımı söylüyorum.
 Toplumla ilgili hassasiyetlerinizi gerçekten anlayabiliyorum ama 
kontrolden çıkan bulaşıcı bir hastalık yüzünden yanlış kişiye kızıyorsunuz.

Murteza Aksoylu

Aşının belli koruyuculuk yüzdeleri var. Hastalanmaktan düşük yüzdeyle koruyor hafif geçirmede yüksek koruyor hastaneye yarışta çok yüksek koruyor ölüm oranlarını düşürmede yüzde 90 dan fazla koruyor. Tabi buda her aşı olan ölmeyecek demek değil
                                          
Abdullah Gözaydın
Sayın katılımcılar sanıyorum burada hiç birimiz doktor değiliz. Zaten yetkili doktorlar DSÖ dayatmasına aykırı bir şey söyleyemiyorlar (Aforoz olmamak için) herhalde.
Öncelikle bu bilinen solunum enfeksiyonu bir virüs, 70 yaşımdayım Hayatımda hiç “Nezle, Grip” için tıbbi tedavi olmadım.
Her yıl 1-2 defa grip olurum, Genizim yandığı zaman anlarım ki virüsü kaptım. Tedavim; vücudu gevşetici baharatlar alır terlemeye çalışırım ve bir-iki günde atlatırım.
Zaten Tıp camiasında söylenen “Nezle, Grip” için doktora gidersen 7 günde, gitmez isen bir haftada iyileşirsin” derler.

Mart 2020 tarihinde basın sektöründe çalışan bir kardeşim evime ziyarete geldi, Salya-Sümük-Hapşırma durumunda, Doktora gittin mi diye sorduğumda –Kurumun doktoru Bu Grip dedi ilaç yazdı, git üç gün dinlen dedi, İnanamadım Şişli Etfal hastahanesine gittim orası da aynısını söyledi. Dedi.
Bir saat oturduk evine gitti, 1-2 saat sonra bende geniz yanması başladı, Mikrobu kaptık dedim, her zamanki tedavime başladım.
Ertesi gün, uyandığımda hiç yaşamadığım şekilde burnum akmaya başladı, Üç gün devam etti, Şartları zorlayarak yoğun terlemeye çalıştım, tedavime hiç ara vermedim, sokağa çıkmadım.
Dördüncü gün burun akıntısı kesildi hafif öksürmeye başladım.
5. gün sokağa çıktığımda Mikrobu kaptığım arkadaşımın özel bir hastanede Covit teşhisi ile yatmakta olduğunu öğrendim.
9 Gün sonra arkadaşımı taburcu ettiler, Halen hiçbir şeyi yok.

Bunu neden anlattım anlamış olmalısınız, Bu bana has bir tedavi değil Çevremde çok uygulandığını biliyorum.

Ayrıca 10-15 yıldır geçmişte olan sars, mers, Domuz, Kuş griplerine aşı üretemeyenler bir yıl dolmadan peş peşe aşı üretmeye başladılar.
Tamam, itiraz etmiyoruz ama bunu nasıl başardınız? İzahı yok,
Mutlaka dört faz neticesi alınmadan bir solunum enfeksiyonu aşısı sağlık otoritelerinden onay alamaz, zaten alamamış, DSÖ’nün garip bir uygulaması ile “Ön Onay” adı altında piyasaya sürülmeye başlandı.
Ve buna bizim inanmamızı istiyorsunuz.

Not: Viranşehir Cum. Savcısı “maske-mesafe-karantina” uygulamalarına itiraz etti, Neden; Pandemi yasakları burada uygulanmıyor ve Vaka sayısı en az yer Güneydoğu, Bu konuda bir tuhaflık var araştırılmasını istiyorum diyerek ilgili kurlar hakkında soruşturma evrakı hazırladı.
Gerekçesi haklıydı, Hukuksal ve bilimsel cevap verilmesi gerekirken apar topar görevden alındı, hakkında soruşturma başlatıldı Ve soruşturma hakkında hiçbir bilgimiz yok, maalesef.

Kaldı ki söz konusu Wuhan virüsünün geçirdiği mutasyonlar nedeniyle artık mevcut olmadığını, Bulaştığı her insanda zaafa Mutasyona uğradığı, etkisini kaybettiği beyan ediliyor.

Ben 70 yaşıma rağmen sadece kapalı alanlarda N95 maske kullanıyorum, açık alanlarda kullanmıyorum.
Kaldıki bir solunum enfeksiyonu salgınında TC. devleti halkın N95 solunum maskesi kullanımı yasakladı!, Halk'a hiçbir koruyucu özelliği  olmayan cerrahi maske takması dayatılıyor.
Dünyada durum pek farklı değil, demekki halkı virüsten korumak istemiyorlar herhalde!


Kaldıki açıklanan vaka ve Ölüm sayıları doğru değil Bunun canlı şahitlerinden biri de Buraya katkı sağlayan Azat Yalçın kardeşimin merhum annesinin “korona” iddiası ile ölüm raporu yazılmasıdır, Sayın A. Yalçının annesinin ölüm sebebinin araştırılması için adli tıbba havalesini istediğinde raporun hemen değiştirilmesidir.
Bunlar şehir efsanesi değil, benzerini iki yıla yakındır sık sık yaşıyoruz, duymadığımız bilmediğimiz ne kadar böyle istismar var belli değil.

Lütfen gerçekçi olalım, Yeni Dünya düzencilerinin hayallerini biliyoruz, 8 milyara ulaşan Dünya Nüfusunun 2 milyara düşürmek isteyen “Öjenik” sapıkların Eflatundan bu yana (hastalıklı, engelli, yaşlı, deli vs) üretime katılamayan insanların öldürülmesini “Dünyanın sağlıklı geleceği” iddiası ile istediklerini, Bu amaçla büyük imkânlar feda ettiklerini biliyoruz.
Küresel güçlerin Tek devlet, Tek Dijital para, Tek din gibi hayalleri hızla hayata geçirdiğini hep beraber izliyoruz.

Dünya bankası İMF üzerinden Covit yardımı adı altında Türkiye’ye 6.7 milyar dolar veriyor! Toplam dağıtacağı para üç trilyon dolar diye açıklandı.
Onayı ve Şifa verdiği belli olmayan bir plasebo sıvıyı bunca hararetle savunmak nasıl oluyor anlayamıyorum.

Ben gerçek onaylı bir aşıya ikna olana kadar Aşı olmayacağım, Sosyal hak kısıntılarına uğradığımda dayatanlara karşı dava açmaya çalışacağım, Gücüm nereye kadar yeterse.
Burada kendinizin dahi cevabını veremeyeceği iddialar paylaşmayalım, Lütfen.
Yarın Allah’ın huzuruna çıkacağız “neden aklını kullanamadın” Öjenik katillere teslim oldun, ithamını düşünerek yaşıyorum

Her koyunu kendi bacaklarından asıyorlar.

Ben gerekçelerimi, Sorularımı yazdım, Kimsenin benim beyanımla hareket etmesini istemem, Herkes benim gibi aklını kullansın ikna olsun inandığını savunsun, Vesselam

 

Bu yazı 498 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Azat Yalçın
    2 ay önce
    Abdullah abi bu yaşında anlatsam da anlamazsın, bir de coğrafya kaderdir inat da var ama deneyeceğim. Öncelikle Dünyanın sistemi kapitalizm ve sağlık da bir sektör olduğundan samimiyetsizlikler yaşanabilir. Örneğin ülkelerin para koparmak için bunu bahane görüp ölen her hastasına covid yazmaya girişmesi veya aşıyı ilk ben buldum demek için tehlikeli oyunlara başvurması. Bu samimiyetsizlik aşıya güveni azaltabilir ama aşının bir ÇARE olduğu gerçeğini değiştirmez. Ülkemizde doktorlar da, bilim insanları da araştırma yapmaksızın, yaptığında da çeviriyi hatalı yansıtarak veya yarım yamalak bir kısmını okuyup tamamını tahminle anlatmaya çalıştığından aşı konusunda en cahil, en saldırgan toplumlardan birine dönüşüyoruz. Bunda birincil suçlu siz değil, bu bilim insanıyım kılığında gezenler. İzin verirsen, anlayarak okumaya teşebbüs edersen de sana ve takipçilerine bu aşıyı neden olmak zorunda olduklarını anlatmak isterim. 1-Tüm virüsler konakçıdır. Konakladığı canlıyı öldürmek amaçları değildir. 2-Bir virüs konakladığı canlıyı öldürürse, ölüm anından itibaren bedensel çöküşün içinden kaçmaya çalışacaktır. Bu süre zarfında virüs hayata tutunmak, yayılmak, bedenden kaçmak için taç proteinlerini geliştirmeye başlar. 3-Virüslerin en hızlı değiştiği zaman zarfı budur. 4-Ölü bir beden en tehlikeli mutantlara ev sahipliği yapar. Ancak, hücre ölümlerinin tamamı gerçekleştiğinde virüs de bedenle beraber zarflanır. 5-Hiçbir virüs zarflanmak istemez çünkü zarflanmak da onları dondurur, yaşam amaçlarının dışıdır. 6-mRNA aşısı vurulmuş bir beden virüsü tanır ve zarflar. Beden ölmediği için virüs girdiği ve çoğaldığı bedende kapalı kalır. 7-Bu tip aşılar virüsü yok etmek için değil, tanımak için yapılır. Antikorlar virüslü hücreleri temizleyip bedeni arındırabilir. Ama arındırmaya da bilir ve biz o hücreyle yaşamış oluruz. 8-Virüsün temel amacı konakçısıyla beraber yaşamaktır. Örneğin kedi virüsleri. Her kedi severin beyin hücrelerinde bulunabilir bu konakçı. Tespit edilen tek etkisi seks isteğini azaltmak. Hiç mutantlaşmadan yüzyıllardır bedenimizde bizimle yaşıyor. Özetle, aşı olmamış bireyler dünya için en büyük tehlikeler. Ölürlerse tabi. Aşı olanlar ise yine hastalanır, kapar ama hücrelerin virüse karşı hemen uyanma şansı yüksek. Uyanır ve tanırlarsa bu virüsler hemen kılıflayabilirler. Savaş çok etken başlayabileceğinden kurtulma şansları yüksektir. Aşıların başarı yüzdesi de buna bağlıdır. J&J daha geç ama uzun süreli tanıma aktivasyonuna sahip bir aşı. Biontech hızlıca tanıyabilen ama hücreleri uyanık tutma süresi kısa bir aşı. Aşı olmamak ve hücrelerine güvenmek senin bileceğin iş. Ancak ölürsen, ölü bedenin bir insanlık suçudur hatırlatırım. Kireçlenmen bile bir başka canlıya geçişi önlemeyebilir. İnsanlık ölü bedenler için değil, canlılık için çabalaması gerekir ki en önemli varlık siz değilsiniz, kimse tek başına en önemli varlık değil