Ali Karaca

Ali Karaca

Hayata Dair Ne varsa Düşünelim alikaraca@gmail.com

AZERBAYCAN VE ERMENİ MESELESİ... (DAĞLIK KARABAĞ)

15 Ekim 2020 - 04:12

Sovyetler Birliğinin 25 Aralık 1991 tarihinde o dönemde ki Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov'un istifa etmesinin ardından Sovyetler Birliği'ni teşkil eden Cumhuriyetlerin bağımsızlığını kazanmalarıyla birlikte Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin resmen dağıldığı olaydır.

Böylelikle bu tarihten itibaren Avrupa ve Asya'nın siyasi haritası değişmiştir. 1917'de temelleri atılan ve 1922'de kurulan Sovyetler Birliği'nin dağılması ve yerini Bağımsız Devletler Topluluğu'na bırakması dönemin en önemli olaylarındandır. Böylece 1917 Bolşevik İhtilaliyle yıkılan Çarlık Rusya'sının yerine kurulan Sovyetler Birliği Devleti tarih sahnesinden silinerek yerini yeni Devletler alacaktır.

Asıl sorunlar da Sovyet Birliği Devletinin dağılmasıyla birlikte başlayacaktır. Bu olaydan hemen sonra Ermenistan Azerbaycan'nın 1991'de bağımsızlığını ilan etmesinin ardından "Dağlık Karabağ Cumhuriyetini" ilan etti. Bölgede çatışmalar artarken, Ermeniler günler süren saldırılar sonucunda Dağlık Karabağ'ın merkezi Hankendi'ni 28 Aralık 1991'de işgal ettiler. Yapılan taciz Ermenilerin her zaman ki hukuk dışı uygulamalarının bir tezahürü olarak görülebilir.

Uluslararası hukuka göre Dağlık Karabağ, Azerbaycan'ın bir parçası ancak nüfusun çoğunluğunu oluşturan Ermeniler, Azerbaycan yönetimine karşı çıkıyor. Özerklik statüsündeki paylaşılamayan bölgenin idaresi Ermenistan'ın da desteğiyle, 1990'lardaki savaştan bu yana Ermenilerin elinde. Böyle bir durum demografik yapı yani nüfus itibarıyla Ermenilerin oluşturduğu çoğunluğa göre işgal gerçekleştirilmiş oldu? Her zaman mağdur edilen Türkler olmuştur.

Bölgedeki etnik yapının hem Çarlık hem de Sovyet Rusya tarafından 160 yıl içerisinde tamamen değiştirildiğini belirttebiliriz. Azerbaycan da ki Ermeni vatandaşların huzur içinde yaşamaya devam ettiklerini görmekteyiz. Oysa ''1948-1953'' arasında 100 binden fazla Türk, Ermenistan dan Azerbaycan’a sürüldü. En son Türk köyü 1988’de boşaltıldı ve sakinleri de Azerbaycan’a gönderildi. Bunlar Sovyet belgelerinde mevcuttur. 300 binden fazla Azerbaycan Türkü sürüldü. Uluslararası hukuk açısından bu durum mutlaka ciddiyetle ele alınmalıdır. Özellikle Stalin döneminde Kızıl Rus'ya tarafından Türklere karşı ciddi bir, sindirme ve asimilasyon yapılarak baskı altında tutulmuşlardır.

Bugün Ermenistan’da tek bir Türk yoktur. Buna mukabil Bakü’de, Gence’de eskiden beri huzur içinde yaşayan Ermeniler var. Hatta Gence’ye son yapılan saldırıda vurulan ev Azerbaycan’ın Ermeni vatandaşlarına ait bir ev olduğu belirtilmektedir. Sovyetler Birliği'nin yıkılmasından bir kaç gün önce Dağlık Karabağ'da referandum düzenlendi. Halkın yüzde 99.89'u tam bağımsızlıktan yana oy kullandı. Yasal olmadığı gerekçesiyle referandumu tanımayan Bakü, Dağlık Karabağ'ın özerklik statüsünü sonlandırdı.

Azerbaycan'ın yönetimi ele alma girişimlerinde çıkan şiddet olaylarında, Ermenistan hükümeti Dağlık Karabağ'daki bağımsızlık hareketine destek verdi. Bu olaylarda 25 binin üzerinde insan hayatını kaybetti.. Bir o kadar da insandan daha fazlası evlerini terk ettiler. Ermenilerin zalimliği tüm dünyaca bilinmektediler. 1915 yılında Osmanlı Devletince Tehcir uygulanan Ermeniler ancak bu şekilde kontrol altına alınabilmişlerdi. Tabi ki her zaman önümüze ısıtılıp konulan Ermeni katliamı meselesi yüzünden Türkiye Cumhuriyeti olarak başımız hep ağırmaktadır.

1994 yılında ateşkes ilan edilse de her hangi bir barış antlaşması imzalanmamıştır. Türkiye: Cumhuriyeti Devletine göre; Rusya'nın büyük oranda desteklediği Ermenistan'a karşı Azerbaycan'ın tarihsel, siyasi ve askeri anlamda en büyük destekçisi konumunda. Çatışmaların başlamasının ardından Ankara'dan yapılan Azerbaycan ne şekilde isterse, o şekilde destek verilecek açıklaması Türkiye'nin yaşanan gerilimde ki pozisyonunu ortaya koyarken, Dışişleri Bakanı sayın Mevlüt Çavuşoğlu'nun Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile yaptığı görüşme tansiyonun düşürülmesi için atılacak adımların Moskova kanalıyla atılabileceğini işaret ediyor. Türkiye'nin çatışmanın diğer tarafı olan Ermenistan ile hiç bir diplomatik ilişkileri bulunmuyor.

Dağlık Karabağ Güney Kafkasya da Azerbaycan'a bağlı ancak Ermenistan'nın işgalinde olan bir bölgedir. Bütün dünyanın Dağlık Karabağ meselesine kör sağır olması kabul edilebilir bir durum değildir. Mevzubahis olan Türk milleti olunca Müslüman dindaşlarımız bile bizleri sırtımızdan hançerlemekten çekinmediklerini görmekteyiz. Türk milletinin kendisinden başka dostunun olmadığı da bir kez daha böylece tescillenmiş oldu?

Ne Mutlu Türk'üm Diyene..

Ali KARACA

14.10.2020

İSTANBUL