Ali Karaca

Ali Karaca

Hayata Dair Ne varsa Düşünelim
alikaraca@gmail.com

FATİH SULTAN MEHMED HAN (AYASOFYA VAKFİYESİ)

14 Haziran 2020 - 16:01

İstanbul'u fetih ederek sevgili efendimiz Hz Muhammed (S.A.V) övgüsüne mazhar bir komutanın vakfiyesini yerine getirmek her Türk evladının görevi olmalıdır.

Ayasofya kültür ve medeniyetlerin kesiştiği İstanbul gibi tarihi ve otantik yapısı olan doğal güzellikler diyarının müthiş ve görkemli sembolü ibadethane olarak yeniden açılmalıdır.

Hıristiyanlık ve Ortodoks aleminin başşehri İstanbul'un kutsal mabedi, Ayasofya bütün Müslümanların uzaktan imrenerek gıpta ile baktığı ve fetih etmek için sabırsızlandırdığı, bütün komutanların ve hükümdarların rüyası?

Sevgili Efendimiz Hz Muhammed (S.A.V)'in Hadis-i şeriflerinde; "Letüftehanne’l Kostantıniyyete, ve le ni’mel emrü zalike’l emr, ve le ni’mel ceyşü zalike’l ceyş.'' (Kostantiniye, bir gün feth olunacaktır. Onu fetih eden asker ne güzel asker, onu fetih eden komutan ne güzel komutandır.) Bu Hadis-i şerife mazhar olan çağ açmış, çağ kapatmış cihan padişahı Fatih Sultan Mehmed Han'nın Ayasofya vakfıyesi aşağıda ki gibidir.

''İşte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya’yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi’nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar.''

Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse, Allah’ın, Peygamber’in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen LANETİ ONUN VE ONLARIN ÜZERİNE OLSUN, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın. Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır.

Allah'ın azabı onlaradır.

Allah işitendir, bilendir.

Fatih Sultan Mehmed Han (1 Haziran 1453)

İstanbul’un fethinin sembolü Fatih Sultan Mehmed Han'nın bizlere emaneti Ayasofya Cami’sine yönelik provokasyonlar giderek gerçekten haddini aştı. Manevi değerlerimize yönelik saldırılar konusunda değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, Fatih Sultan Mehmet Han’nın bedduasını hatırlatarak, olayla ilgili yasal işlem yapılması çağrısında bulundu. Bizler Ayasofya camisine yapılan her türlü saldırıyı seyirci gibi izliyor sağda solda dindar pozları atarak hava basıyoruz? Dinayet İşleri başkanlığı başta olmak üzere siyasi kimlikli yöneticilerin ve ilgililerin bu konuda ki sessizliği de cidden canımızı sıkmaktadır. Ayasofya camisinin özellikle Türk milleti ve Müslüman alemi için değeri ve manevi önemi hiç bir şeyle mukayese edilemez.

"Allah'ın mescitlerini, içlerinde Allah'ın isminin anılmasından meneden ve onların harap olmalarına çalışan kimselerden daha zalim kim olabilir! İşte bunlar, oralara korka korka girmekten başka bir şey yapmazlar. Bunlara dünyada perişanlık, ahirette de büyük bir azap vardır." (Bakara suresi 114. Ayeti) Kuran-i Kerim de yüce Allah (C.C) verdiği bu mesajla bizleri ikaz ediyor peki biz ne yapıyoruz, İstanbul uğruna onu fetih etmek için gece gündüz düşlerini kuran bu kutlu müjdeye nail olmak için daha genç çocuk denecek yaşta İstanbul'u fetih ederek sevgili Habibimizin Hadis- şerifine nail olan Fatih Sultan Mehmed Han'nın bizlere emanet etmiş olduğu mabetlere İstanbul'un fethin nişanesi olarak camiye dönüştürülen Ayasofya Kilisesine bu büyük esere görkemli Ayasofya camisine ne kadar sahip çıkıyoruz? Bu ayıp hepimize yeter de artar bile!

Ayasofya Camii’nde geceleri yirmi kişilik gruplarca giriş ücretinin iki misline müze yetkililerinin izniyle özel bir gezi düzenlenebiliyor. Geçen yıllarda bu şekilde bir gezide Ayasofya Camii içerisinde bir caminin ortamına yakışmayacak "Ayasofya’da bir bale yapan kız" fotoğrafı çekilmesi ve bunun Musevi iş kadını Leyla Alaton'nun kendi sosyal medya hesabından paylaşılması toplumda çok büyük tepkiye neden oldu. Sırf para kazanmak uğruna böyle şeylere izin verenler, büyük cihan padişahı Fatih Sultan Mehmed Han'nın aziz hatırasına da saygısızlık etmektedirler. Zaten gelen tepkiler üzerine paylaşımlarını sosyal medya hesaplarından kaldıran "Leyla Alaton'nun ne niyetle bu paylaşımı yaptığını sorgulayan kanaat önderleri kendisine büyük tepki gösterdi. Böyle bir şeye nasıl cüret edilebilir ve bu olayın sorumluları ilgililer tarafından derhal soruşturulmadan üzeri kapatılmıştır. Böyle sansasyonel bir olay da gereği yapılmazsa, yöneticiletimiz, buna bütün siyasi sorumluluk sahibi insanlarda dahildir büyük vebal altındadır. Bu insanlar "Zihinlerde özel olarak kodlanan Ayasofya’yı kasıtlı olarak mı seçiyorlaracaba. Türkiye’de binlerce cami var, neden onları seçmiyorlar da Ayasofya’yı seçiyorlar? bunun bir sebebi olması gerekiyor."

İbadethanelerimize ve kutsal mekanlarımıza hangi dine mensup olursa olsun, insanların saygı duyulması gereken yerler olduğunun bilinci içerisinde olması lazımdır. "İnançlar, mabetler ve benzeri kutsallar mekan ve objeler üzerinden toplumu manipüle etmek veya insanları germek en basit ifadesiyle bir toplum mühendisliğidir ki bunların kabul edilebilir hiç bir yanı yoktur. Bu gibi provakatif girişimleri sanatla, bazı hak ve özgürlük kavramlarıyla açıklamak da mümkün değildir. Bu konuda hem önleyici tedbirler alınmalı hem de bu tür eylemlerde bulunanlar hakkında yasal işlemler yapılmalıdır.'' Ama böyle bir olayın burada gerçekleşmesi onların gözünü ne kadar kararttığının da bir delilidir. Elimiz kolumuz bağlı yapılanları hazmetmemizi bekleyenler en ağır cevabı alacaklardır. Türk - İslam tarihinde önemli bir yer tutan Ayasofya camisi bu şekilde çirkin eylemlere alet edilmesi ne kadar hazin bir durumdur ve toplumumuzun ne kadar duyarsız kaldığınında bir göstergesidir.

Günümüzde Ayasofya müze olarak kullanılsa da üzerinden çeşitli spekülasyonlar yapılarak camiye çevrilmesi ile alakalı gündem siyasi tartışmaların ortamında devam ediyor. Ayadofya tarih boyunca iki dinin Hıristiyanlara ve Müslümanlara ibadethane olarak hizmet vermiş bir mekandır. Dolayısıyla Ayasofya camisi ruhuna aykırı asla kullanılmamalıdır, zaten Müslümanlar yani bizler buna izin vermemeliyiz. Bu sadece Cami için değil; Kilise, Havra, Sinagog da dini mekanlar içinde geçerli olmalıdır. Müslüman Türkler kutsal mekanlara. ister cami, ister Kilise, isterse de Havra olsun; Onlara karşı her zaman edeple yaklaşmışlardır ve saygılı olmuşlardır. Bu mekanlar savaşta dahi saldırılmayan, insanların sığınağı haline gelen mekanlardır. Ayasofya konusundaki hassasiyet nedeniyle yetkilileri daha titiz davranmaya davet ediyoruz. Öyle her önüne gelen Ayasofya camisi üzerinden her dilediğini yapamamalıdır. Fatih Sultan Mehmet’in vakfiyesine aykırı bir şekilde devam eden müzeye dönüştürülme sürecinin sona erdirilmesi şarttır. Bu garabet durumu ortadan kaldıracak irade, milli refleks ve kudret milletimizde vardır?

Bu gün Ayasofya camisi ve külliyesi adına cihan padişahı İstanbul'u fetih eden büyük kartal lakaplı çağ açmış çağ kapatmış Fatih Sultan Mehmed Han'nın emanetine gerekli önemi ve ehemmiyeti göstermiyorsak bunun vebalini de sorumluluğunu da üzerimizde taşıyoruz demektir.

Ayasofya camisinin ibadete açılması siyasi malzeme konusu yapılmamalıdır. Kim bu hizmeti Ayasofya camisinin ibadete açılmasına vesile olursa yüce Türk milletinin ve bütün Müslümanların takdirine mazhar olunacaktır.

Ali KARACA

14.06.2020

İSTANBUL...

 


Bu yazı 867 defa okunmuştur.