Ali Karaca

Ali Karaca

Hayata Dair Ne varsa Düşünelim
alikaraca@gmail.com

MASON LOCALARINI KAPATILMASI.. (MUSTAFA KEMAL ATATÜRK)

01 Kasım 2023 - 21:45

Masonluğun, kardeşlik duygusuna dayalı, federal bir yapıya sahip, inisiyatif, hayırsever, sembolik, felsefi, seçici, hiyerarşik, uluslararası, hümanist ve kurucu bir kurum olduğu idda ediliyor.

Masonluk üyesi, farmason, anlamına gelmektedir. Mason kelimesinin diğer bütün anlamları ile özdeşleşen diğer anlamı ise, ''Masonluğun ilke ve kurallarını benimsemiş, masonluğa üye olmuş kimse.'' demektir. Geleneksel ''G'' amblemi ile bulunan derneğin hem meşru hem de gayri meşru tanımları da birçok kaynakta yer almaktadır.

Oysa gerçekte Masonluğun iç yüzü ve faaliyet alanları nelerdir, diye sorulduğunda yüce Türk milli kimliğine ve İslam dinine karşı illegal teşkilatlanması tarafından yürütülen bölücü ve yıkıcı faaliyetler olduğunu bilmeyeniniz de yoktur. Yahudiliğe hizmet eden kriptoculuk onların maske olarak kullandığı yüzleridir.

Masonlar gizli bir örgüt, ne amaçlı olduğu açıklanmayan toplantılar yapıyorlar, din, dil, ırk ayrımı yapmadıklarını iddia ediyorlar, ama kadınlar mason olamıyor. Fakirler de mason olamıyor. Masonluğun bir Sembolleri olan "Yedi Mumlu" şamdan, aynı zamanda İsrail'in de devlet sembolü oluyor. Mason locaları "10 Ekim 1935" yılında büyük önderimiz ve kurucu bilge liderimiz"Gazi Mustafa Kemal Atatürk" tarafından ülkemize zararlı bulunan mason locaları bir gecede kapatılıyor. Nedense Atatürk'ün ölümünden sonra, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan İsmet İnönü döneminde mason locaları yeniden açılıyor. Bu durum mutlaka masaya yatırılmalı ve Milli şef İsmet İnönü dönemi, mutlaka yeniden tektik edilerek Masonlara verilen imtiyazlar değerlendirilmelidir.

Mason locaları hep Atatürk'ün kafasında soru işaretleri oluşturuyor ve uzun, uzun bu teşkilatları düşünüyordu? Dönemin Adalet Bakanı "Mahmut Esat Bozkurt'u" çağırtarak, ona Bozkurt soyadını Atatürk kendisi bizzat vermişti, Mahmut Esat Bozkurt tam anlamıyla bir kuvvayyi milliyeci ve komitacı, tavizsiz Türk'çü gözü kara yiğit birisi idi. Atatürk kendisine masonların durumu ile birlikte ilişkilerini ve teşkilat yapısını bildirir bir kitap verir. Bunu güzelce mütalaa et, ve değerlendir sonra da bir takrirle Cumhuriyet Halk Partisi Gurup Başkanlığına ver, parti gurubunda bunlara şiddetli bir hucüm yap ve kapanmalarına delalet et ki senin de bu işte büyük şeref payın olsun dedi.

Mahmut Esat Bozkurt önce basın aracılığı ile saldırılarına baslar. Uzun dönem bu sert saldırılar devam eder. Kamuoyu hazirlanır çünkü bu işin halk ayağı da Daha sonra meclise tasinir konu. Mahmut Esat Bozkurt, riyaset makamına bir takrir verdi ve takririn okunmasını reisten rica etti. Katip takriri okudu. Grup dinledi. Hulasası şöyle idi: Bizim eba an ced (dedemizden babamıza) gelen atalarımızın mensubu bulunduğu tarikatları kapattık,

Masonluk da kökü dışarıda bir Yahudi tarikatından başka bir şey değildir. Kökü dışarıda olan bir örgüt o ülkenin yada bağlı olduğu, tarikata, oluşuma veya o guruba hizmet eder.
Memleketimizde bu Mason localarının ne işi vardır bunları bir gurup kararı ile kapatalım? Ve kendisi söz istedi; kürsüye gelerek takririni gayet veciz olarak izah etti? Meclisteki Masonların paçası tutuştu ve kendilerini bir telaştır aldı. Meşhur hatip ve büyük Türk'çü Mahmut Esat Bozkurt'a laf yetiştirebilir mi idi? Şükrü Kaya, masonluğun bir hayır müessesesi olduğunu kürsüden söylediği zaman; Gurubun hemen bütün azası yüzüne haykırdılar: Hayır eserleri nedir, birisini gösterebilir misin? Yalan söylüyorsun, in aşağı dediler.

Mahmut Esat ise Masonluk kökü dışarıda, gizli, memleket ve millet için muzır bir tarikat olduğunu ve her yerde umumi reisleri yani meşrık-ı azamları Yahudi bulunduğunu, birçok vesaikle (belgelerle) ispat etti. Şükrü Kaya, Kazım Özalp, Mazhar Germen son çareyi Katib-i Umumi Recep Peker'e iltica etmekle buldular. Ve salonda oturan Recep Peker'in etrafını alarak yalvarmaya başladılar. Gurupta ki hava çok elektrikli idi? Heyecan son haddini bulmuş her taraftan kapatalım sesleri yükseliyordu. O esnada Recep Peker söz istedi ve kürsüye gelerek; Arkadaşlar çok mühim bir işin üstündeyiz, müsaade buyurun, bu işi bir defa da devlet reisine (Atatürk'e) götürelim, onun da reyini alalım, gelecek hafta bugün tekrar huzurunuza getireceğim, dedi. Bu söz gurubun tasvibine mazhar oldu ve mesele gelecek haftaya kaldı.

Bir hafta sonra olsun, biz herhalde bütün locaları kapatırız dediler. Ertesi hafta Recep Peker geldi ve kürsüye çıkarak şu müjdeyi verdi: Arkadaşlar, bugünden itibaren Türkiye'de masonluk kalmamıştır ve bütün locaları kapanmıştır, dedi. Salonda bir kıyamettir koptu; alkışlar, bağırmalar ve kahrolsun Yahudi uşakları sesleri tavanları çınlatıyordu.
Şükrü Kaya ile arkadaşları ortadan sırra kadem basmışlardı? Bir ülkenin tam bağımsız olduğunu gösteren en büyük delil böyle bir kararı milletin hür iradesinin temsil edildiği mecliste alınmış olmasından kaynaklanmıştır.

Gurup dağıldıktan sonra Dr. Mim Kemal'i de önlerine katarak Meclis'teki masonlar toplu halde Reis-i Cumhur'a yani Mustafa Kemal Atatürk'e gitmişlerdi. Dr Mim Kemal Öke Reis-i Cumhur'a hitaben, efendim biz zaten maiyet-i devletinizdeyiz, fakat siz meşrık-ı azamımız olursanız biz pervane gibi etrafınızda dönüp dolaşırız, demiş. Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal Atatürk peki size bir şey soracağım bana cevap veriniz? Siz Avrupa'da hangi locaya bağlısınız ve metbu'unuzun ismi nedir? Biz Cenova'ya tabiyiz ve reisimiz de "Barca Mişon" cenaplarıdır, diye cevap vermişlerdi?

Bunun üzerine küplere binen Mustafa Kemal Paşa onlara hitaben: "Haydi defolun, buradan cehennem olun gidin, sizi "Yahudi uşakları"

Benim milletim bana kahraman sıfatını verdi, ben sizin gibi bir Çıfıt Yahudi'ye uşak mı olacağım? Bu gece sabaha kadar Türkiye'deki bütün localarınızı kapatmadığımız takdirde; yarın teşkil edeceğim Divan-ı Harbi Örfi'ye (Sıkıyönetim Mahkemesi) hepinizi verir ve astırırım, haydi şimdi defolun karşımdan diyerek onları huzurundan kovmuştur. Bu beklenmedik olay bir anda tüm hesapları alt üst etmiştir.

Masonların Türkiye de ki temsilcileri, yıldırım telgraf ve telefonlarla vaziyeti İstanbul, İzmir ve Adana'ya bildirdiler ve sabah olmadan hepsinin kapanma kararlarını getirip henüz sofrasından kalkmayan Mustafa Kemal Atatürk'e verdiler ve derin bir nefes aldılar. Reis-i Cumhur Mustafa Kemal Paşa, bu suretle bütün Mason localarını kapattı. Tabi ki Yahudi masonlar o gün yeminler ederek Atatürk'ten intikam alacaklarını belirttiler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünde ki sır perdesi hala aralanmadı ve mason localarının kapatılmasından çok kısa süre sonra siroz hastalığından hayata gözlerini yumarak bütün memleketi ve Türk dünyasını yasa boğdu?

Bu gün böyle büyük bir kararı alabilecek irade maalesef yok? Masonlar, başta olmak üzere ülkemizde ki bütün zararlı cemiyetler her türlü bölücü ve yıkıcı faaliyetlerde bulunuyorlar fakat bunlara kimsenin dur dediği yok? Adnan Oktar denilen meczup yıllar yılı gençliğimizi zehirledi, onlarca yıl sonra ancak zararlı faaliyetlerine müdahale edilebildi? Peki arkasında ki güç kimdi ki yıllar yılı Harun Yahya takma adıyla zehir kusan bu fitneye dokunulamadı. Bir de Fetullah Gülen diye dini cemaati diye göklere çıkartılan ve devlet içerisinde paralel yapı kuran Fetö terör örgütü ancak büyük tahribatlar yaşattıktan sonra lavğ edilebildi? Kökü kurutulabildimi diye sorarsanız siyasi ayağına hiç dokunulmayan bu yapı yarınlar için yine tehlike olabilir.

Herkes asrın büyük lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ne kadar büyük bir devlet adamı ve vatansever olduğunu tüm dünya, mason localarını bir gecede kapatmasında ki kararında görmüştü? Onun mirasçıları ve gençliği bu gün maalesef bu muktediriyetlikten yoksun ve vurdumduymaz bir şekilde günü kurtarmanın derdine düşerek böyle önemli bir meselede bile inisiyatifi kullanamamaktadır. Bu durum hepimizi gerçekten üzmektedir.
Masonlar ve zararlı cemiyetler milli kimliğimizi ve temiz pak inancımızı yok etmek için örgütsel faaliyetlerini devam etmeye çalışmaktadırlar. Hatta artık aşikar misyonerlik faaliyetlerini güpegündüz korkusuzca sürdürüyorlsr. Hani biz yüce Türk milletinin temsilcileri neredeyiz? Milli değerlerimizi erozyona uğratan bu Masonik yapılar ile ilgili bir yaptırımı görecekmiyiz acaba?

Bir ülkede "iktidar olmak önemli değildir, önemli olan muktedir olabilmektir." Zira bugün İslam aleminin durumu ortada Müslümanlar bir avuç İsrail Devleti ile uğraşacak kudretten yoksun, bu durum bütün İslam dininin temsilcileri için ızdırap verici değil mi? Yüce Allah elbette zalimler topluluğunu hidayete eriştirmez fakat yaşanılanlar da ortada.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün genç yaşta siroz gibi şüpheli ölümünün arkasındaki sır perdesi hala aydınlatılabilmiş değildir.

Ali KARACA
Araştırmacı Tarihçi
Yazar ve Şair
İSTANBUL

YORUMLAR

  • 0 Yorum