Ali Karaca

Ali Karaca

Hayata Dair Ne varsa Düşünelim
alikaraca@gmail.com

ÜLKÜCÜLÜK VE MİLLİ DURUŞ....!!!

07 Haziran 2023 - 01:26

Ülkücünün ülküsü çile dolu bir yoldur
Hak mukaddes dava da Türk muzaffer olur.
Ali KARACA
Türk - İslam ülkücülerinin duruşu ve kutlu yolu İlah-i Kelimetullah davası olan yüce Allah (C.C) emir ve yasaklarına riayettir?
Türkler yeryüzünde İlah-i Kelimetullah davasının en iyi uygulayıcısı ve kuramcısı olan, büyük devlet adamı, Selçuklu Veziriazamı, Nizammülmük'ün (Mülklerin nizamının kurucusu) rehberliğinde ki bu misyonun temsilcileridirler.
Bozkır'ın töreli ve tüzüklü kavmi olan Türkler, İslam dairesine girdikten sonra ki yaşayışları incelendiği zaman mazlumları koruyan düşküne yardım eden kendisine sığınanlara kucak açan ve beşeriyetini ortaya koyan, yani insani felsefesi ile hep ön planda olan bir millettir.
Ülkücü mefkuresi uğruna hedefe varmak için gayret ve çaba gösterir? Bu uğurda mücadele ederken gözünü budaktan sakınmaz, hiç bir kınayıcının kınamasından da çekinmez! Ülkücü, Türk töresi dediğimiz Oğuz kanunlarını benimser inancının kendisine emrettiği şeyleri yapar. Orhun abidelerinde ki Bilge Kağanın, Kül- Tegin'in ve Tonyukuk'un doğunun yüzünün ilk cümlesinde ki ve kitabelerde ki sözleri Türklerin rehberidir. Bu durum doğudan batıya uzanan yolculuğunda var olan ahlaki temellerin erozyona uğramamasının en büyük etkisidir.
Türk - İslam ülkücülüğünün felsefesi Müslüman Türklerin Hanefi fıkhı ve Maturidilik inancı ile birlikte Türk töresinin ahlaki değerlerini ve prensiplerini de taşır. Hallacı Mansur'la başlayan tasavvufi düşünce Pir-i Türkistani Hoca Ahmet Yesvi'nin yaktığı kandilin ışığının temsilcileri olan Anadolu'nun Türkleşmesini ve İslamlaşmasını sağlayan Hz Mevlana, Hz Hac-ı Bektaşi Veli, Hz Yunus Emre, ve Hz Tapduk Emre gibi bu misyonun temsilcileri velileri ve erenlerinin karış karış Anadolu'yu nakış gibi işlediğini hep birlikte görmekteyiz.
Ülkücüler günümüze kadar Alperenlerin kuşaktan kuşağa taşıdığı Oğuzların, Kayı boyunun Bozokların temsilcileri olan Osmanoğulları beyliğinin Şeyh Edebali ile atılan temelleri ile birlikte, Emir Sultan Hazretleri, Hac-ı Bayram-ı Veli, Ebul Vefa Hazretleri ve Zenbilli Ali Efendi'den, Mustafa İsmet Garibullah'a kadar olan altın silsilenin temsilcileridir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş felsefesi de Oğuz töresinin prensip ve kurallarıdır. Bu kutlu yol uzun ve çileli bir yolculuğunun da serüvenidir. Hiç bir zafer ve başarı kolay elde edilmemiştir. Yapılan mücadeleler ve gayretler hep Türk toplumunun refah ve mutluluğu içindir.
Slogan Ülkücülüğünden çok eylemleri ile bir ahlaki duruş ortaya koyan töreci pernsiplerin içerisini kuşatan bir kimliği olan Ülkücülüğü savunanların ve yaşayanların idolojik kriter değerlerine ülkücülük denilir. Cumhuriyet döneminin Türk milliyetçiliğinin fikir babası ve öncüsü Ziya Gökalp ile başlayan milli akım; Ord Prof Dr Mehmed Fuat Köprülü, büyük düşünür, şair ve tarihçi Hüseyin Nihal Atsız, Prof Dr Zeki Veli Togan, Prof Dr Mümtaz Turhan, Ord Prof Dr Reha, Oğuz Türkkan, Prof Dr İbrahim Kafesoğlu, Prof Dr Osman Turan, şair Orhan Işık Gökyay, şair ve siyaset adamı Osman Yüksel Serdengeçti, Prof Dr Turan Yazgan, büyük mütekkefir Seyyid Ahmet Arvasi, büyük fikir ve dava adamı üstad Arif Nihat Asya, yine değerli bir üstad Necip Fazıl Kısakürek fikir adamı, Galip Erdem ve yine büyük mütekkefir ve dava adamı Prof Dr Erol Güngör gibi büyük değerler, cennet mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeşin öncülüğünde milli ve yerel olarak Ülkücülük hareketi ve Türk milliyetçiliği olgunlaştı ve bir felsefe haline dönüştü.
Milli kimliğimizi ortaya koyan irade inancımızla örtüştüğünde ortaya Ülkücülük gibi bir değerler manzumesi dediğimiz idolojik kimlik çıkarmaktadır. Ülkücülük Hoca Ahmet Yesevi'den başlayarak bütün, alimlerimizin, Alperenlerin ve Velilerin tasavvufi uğraşının ve Türk - İslam sentezinin oluşmasında ki en büyük paya sahip büyük gayretlerin sonucunda oluşmuş dini ve milli bir idolojidir. Türkler inançlarıyla ve adaletleriyle cihana hakim olmaları hep bu durumun tezahüründendir. Bu milletin ve bu değerler manzumesinin bir parçası olmak, bu kutlu davanın savunucusu olabilmek ne güzel bir şeydir. Arkaik (Geçmiş) dönemden beri var olan bu necip millet Türkler ancak başarıya kendi öz benliği olan kimliği ile kavuşabilirler.
Türk - İslam ülkücülüğünün mimarı cennet mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş bizlere iktidar olmayı değil muktedir olmayı öğretti, bu durumu da bir hayat felsefesine dönüştürdü. Şimdi ki Ülkücülerin ve Ülkücü hareketin manifestosu Başbuğumuzun işaret ettiği gibi milli refleksli birer birey olamamızı emreden nahisetlerdir. Bu durumu Göktürk Hakan'ı Bilge Kağan, Kül - Tegin ve Tonyukuk'un Orhun abidelerinde ki yazıtlara da ki nasihatlerle olan benzerliği de çok önemlidir. Bu kutlu dava, ülkücülük Türk dünyasının bilge Başbuğu merhum Alparslan Türkeş beyefendi tarafından çok emek verilerek, çileler çekilerek adeta tırnaklarıyla kazınarak vücuda getirilmiş bir inanç harekettir. Şimdi biz ülkücüler bu kutlu davanın kıymetini bilelim ve merhum Başbuğumuzun Alparslan Türkeş beyefedinin aziz hatırasına vefa gösterelim..
Başbuğun bıraktığı bu davadır bizlere
Tarihe not düşülsün söylediği sözlere.
Ali KARACA
"Yüce Türk milletinin istiklali ve istikbali bu kutlu davanın temsilcileri olan ülkücülerin omuzlarında yükselecektir."
Ali KARACA
Araştırmacı Tarihçi
Yazar ve Şair
İSTANBUL

YORUMLAR

  • 0 Yorum