Behlül Dane

Behlül Dane

Bu Hayatı Neyleyim, Bana Seni Gerek Seni...
balatfener@gmail.com

İslam ve batıda sosyal hayat dinamikleri

07 Ocak 2021 - 10:52

1908’de İttihatçılar darbeyle Abdülhamit’i tahtan indirir, İktidarı ele geçirirler.

Çok hızlı bir şekilde batılı hayat tarzını yürürlüğe koymak için kanunlar uygulamalar yaparlar.

Mehmet Akif Ersoy Bu Dejenerasyona tepki koyduğunda yoğun tepki alır, Can güvenliği olmadığı için tedirgindir.

Bu sıra Müttefikimiz Almanya, Fransız Müslüman esirlerine İslami bilgi vermeleri için Devleti Aliye’den hoca ister.

Böyle bir fırsat yakalayan Mehmet Akif Sirkeci’den Almanyaya giden heyete katılarak Berlin’e gelir, Burada bir yıl kaldıktan sonra İstanbul’a döner

Eş dost sorar –Üstat Almanya nasıl bir yer? Almanlar nasıl kişiler?



Akif: Öyle bir dinleri var ki Aynı bizim işlerimiz gibi

Öyle bir işleri var ki Aynı bizim dinimiz gibi..


İki satırlık bu ifade çok derin izahlar içeriyor.

Az gittik uz gittik 21.yy. geldik.

Batılılardaki yaşam tarzına baktığımızda, nerede yanlış yaptığımızı anlıyoruz

Türkiye’de ve İslam dünyasındaki en önemli fitne İsraf tır…

Ve Allah cc. İsra 31: Ey Âdemoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.

***********

FİNLANDİYA'DA YAŞAM...

Finlandiya da yaşayan bir doktor, hiçbir şeyin israf edilmediği, fakirliğin olmadığı bu ülkedeki yaşamı bakın nasıl anlatıyor... Ders alınacak uygulamalara dikkatinizi çekerim

☆☆☆

“Merhaba. Finlandiya’da yaşıyorum. Burada insanların yaşam standartları genel olarak oldukça iyi. Yoksul insanlara rastlamak çok zor. Alkol veya narkotik madde ya da kumar gibi bağımlılığı olmayan biri kimseye muhtaç olmaz. Gerekirse devletten barınma ve geçinme desteği alır.

Buna rağmen ne gıdalar ne de eşyalar mümkün olduğunca israf edilmez. Çok gerekli olmadıkça bir şey satın alınmaz. Bir şeye ihtiyaç kalmamışsa ya ihtiyaç duyabilecek birine verilir ya da ikinci el mağazalarında ya da internetten satılır.

Mesela çocukları olan bir aile ne kadar varlıklı da olsa ikinci elden kıyafet alır. Bir yıl sonra küçülenleri satar ve yeniden ikinci el kıyafet alır. Bazen bir şey almayacak olsa bile bitpazarında dolaşmaktan hoşlanır. Bu arada Fincede kirppu bit, tori ise pazar demek. Aynı bizdeki gibi bitpazarı dedikleri kirpputori’den giyinmek hiç gocunulacak bir şey değildir. Aksine sizin sınırsızca tüketim çılgınlığından imtina edecek entelektüel seviyede olduğunuzu ve alçakgönüllülüğünüzü ortaya koyar.

Burada gösterişli arabalar ve gösteriş düşkünlüğü yadırganır. Belki de soğuk iklim yüzünden gösterişli giyinen birine pek rastlamazsınız. İnsanlar iklime uygun ve rahat şeyler giyerler. Mesela yazın naylon terlikle gezen insanlar görürsünüz. Çünkü naylon terlikle plaja da gidersiniz, alışverişe de, tiyatroya da. Kolayca yıkanır, kolayca kurur. Kimse sizi yadırgamaz, ayıplamaz. Bir öğretmen de derse terlikle gelebilir hatta terlikleri de çıkarıp hoşlanıyorsa yalınayak ders anlatabilir.

Ve artık terliklerini kullanmak istemiyorsa çöpe atmaz. 1 euroya satabilir. O bir euroya ihtiyacı olduğundan değil, terliğin ona ihtiyacı olan birini bulması için. Eğer bu terlik kullanılamayacak kadar eskimişse de geri dönüşüme atar ki doğayı kirletmek yerine yeniden bir ihtiyacı karşılayabilecek bir şeye dönüşebilsin.

Matematik dünyası dergisinde okuduğum bir şeyi de paylaşıp bitireceğim. Bir okur soru köşesine neden matematikçiler hep eskimiş gömlekler giyerler diye bir soru göndermişti. Dergi editörü de henüz bitmemiş bir gömleği neden atsınlar ki diye cevap vermişti.

Kimin ne diyeceğine takılmayıp üzerinde yaşadığımız gezegene saygı duyarak yaşayalım.

Ne kadar az satın alıyorsak o kadar olgunuz. Ne kadar az çöp atıyorsak o kadar olgunuz. Emek verilerek üretilmiş her şey değerlidir. 1 lira değer biçilse bile o bir lira değerlidir.

Saygılar ve sevgiler..."

 

Bu yazı 499 defa okunmuştur.