Behlül Dane

Behlül Dane

Bu Hayatı Neyleyim, Bana Seni Gerek Seni...
balatfener@gmail.com

İstanbulluyum demek!

12 Aralık 2020 - 05:58


İstanbul Dünyanın başkenti

Her yol Roma'ya çıkar sözünün anıtı Milenyum taşı

Boğaziçi ve Haliç'i ile İçinden deniz geçen şehir

Şairlere sayısız şiir yazdıran muhteşem belde

SENİ SEVMEYEN, SEVDİĞİ HALDE KORUMAYAN ÖLSÜN...

Her görenin, Keşfedenin aşık olduğu Medeniyetin beşiği

Bazılarının kıskançlıktan çok kaba, vahşi davrandığı şehir

Sana kalkan eller kırılsın İstanbul.

İstanbul'da yaşayan, İstanbul'u damarlarında dolaşan kan gibi

İçine sindirenler başka yerde yaşayamaz, Geldiği yeri aramaz

Anasından danasından uzakta gurbette yaşayan İstanbullular

Sılasına gittiğinde en fazla özlediği gene İstanbul

Bir zamanlar özel izinle zaptiyeli kapılarından girilen İstanbul

Şimdilerde üvey evlat, namussuz kaltak, Hırsız, Uğursuzların

Sokaklarını Kaldırımlarını işgal eden saldırganlar, berduşlar, rantçılar

Ne kadar yaşanmaz hale getirdi seni Asitane, Dersaadet İstanbul

Seni yaşayan gene ayrılamaz sokaklarından geçmişe ağlayarak

Ne kadar uzaklaşmış olsa da aşık, hasretine dayanamaz gelir gider

Bir umut işgalden kurtulmuş mu sevgili hayaliyle dolanır ağlayarak

Şimdilerde eşkıyanın işgalinde parsellerin bahçelerin birer ikişer beton

Otel Motel rantsal dönüşümde sekiz bin yıllık medeniyet, kültür, sanat

Her şeyin Allah inancının dahi menfaate devşirildiği günümüzde

Boğaziçi, Haliç yamaçların katledildi. Hiç merhamet etmeden

Nasıl bir düşmanlık ki geçmişi bilmeyen değer vermeyen vandallar

İstanbul aşıklarından çok daha özgür çok daha muteber yönetimlerde

Bir avuç Asitane aşığı Köroğlu gibi, Dadaloğlu gibi çırpınmakta mücadelede

İşgal altında İstanbul Kimliksiz, kişiliksiz, hayvansal dürtülerin esiri

İnsan olma vasıflarını hiç kazanmamış, İnsanlıktan da nasibi olmamış

Medeniyet katillerinin tapusuna geçirilmiş, köşe bucak devşiriliyor

Roma, Konstantiniyye, Stanpolis, ''Dersaadet, ''Asitane, ''Darülhilafe

İstanbul kadim şehir Bir daha o muhteşem pırıltına kavuşurmusun bilmem

Dilerim Allahtan sana kalkan eller kırılsın, İhanet edenlerin soyu sopu kurusun

Bir zamanlar İstanbul'da yaşamak için sultandan özel izin gerekirdi

Sokaklarına Araba, at, eşek giremezdi Halkın ve evliyanın rahatı için

Kimse bir taşı yerinden oynatamazdı izinsiz, taş üstüne taş koyamazdı

İstanbullu olmak İstanbul'a aşık olanların bir tanımıydı

Vandallık yapana Taşralı der dışlanırdı toplumdan

Ahhhh İstanbul, Bütün medeni Dünya seni Muhteşem isimlerle tanımladı



Latince: Bizantium, Antoninya, Alma Roma, Nova Roma, Grekçe: Vizantion, Eis Tin Polin İsveçliler: Herakliyon Finlandiyalılar: Estefanya Lehler: Kanaturye Rumlar: Gûlgûle-i Rum Ermeniler: Gosdantnubolis, İstanpul Rumca: Konstantinopolis, Istinpolin, Megali Polis, Kalipolis, Slavca’da Çargrad, Konstantingrad, Ermenice: Vizant, Stimbol, Esdambol, Eskomboli, Vikingce: Miklagord Flemenkler: İstefaniye Farslar/İranlılar: Konstantiniyye, Kayser-i Zemin, Arapça: Bizantiya, el-Mahsura, Kustantina el-uzma, Beldetü’l Tıbbiyye, Bilad-i selase, Darü’l-Mülk, Darü’l-İslam, Mahrusatü’l Mahmiyye, Selçuklular: Konstantiniyye, Mahrusa-i Konstantiniyye, Stambul Osmanlı Türkçesi’nde Dersaadet, Deraliyye, Mahrusa-i Saltanat, Istanbul, Islambol, Darü’s-saltanat-ı Aliyye, Asitane-i Aliyye, Darü’l-Hilafetü’l Aliye, Payitaht-ı Saltanat, Dergâh-ı Mualla, Südde-i Saadet, Atakent, Hakanü’l-Bahreyn...

Bu yazı 227 defa okunmuştur.