FERDA AKGÜL

FERDA AKGÜL

Sabrın Hududu
akgulgida@hotmail.com

CÜBBELİ, TATİKAT VE VAHHABİ.!

20 Temmuz 2022 - 21:35

Son yaşanan tarikat, vahhabi kökenli selefi tartışmaları ve bu oluşumların Allah ile aldatan dinci yapılar olduğunu Cübbeli Ahmet Bey'in de doğrulaması gösterdi ki; Türkiye’de Diyanet görevini daha ciddi manada yapmalı , bu yapılara boşluk bırakmamalıdır.
Devletimizde laik yapısına daha fazla sahip çıkmalıdır.
Çıkmalıdır.!

Neden laikliğe sahip çıkmak zorunda?
Fikri ve irfanı hür, teslimiyeti Allah’a olan bireyler yetişinceye kadar laiklik bizim gibi ülkelerin çimentosudur.
Fikri bireye teslim, aklı Kur-an aklından kopuk cenneti şeyhin şeyinde arayan bireyler olduğu sürece, canımızı malımızı savaş ganimeti gören anlayış hâkim olur ki, -bu durumdan Allah’a sığınırım.
Cübbeli Ahmet Bey diyor ki:
Bizim kanımız, malımız, ırzımız ve evlatlarımız selefi anlayışa göre kendilerine helal.
Devlet dikkat etsin.
Cumhuriyeti kuran aklın da nasıl akıllı kadro olduğunu da söylemeden geçemiyor.
Okul bitti bizim çocuğun zihni açıldı.
Ama hala ne olur Kur-an’ı anladığınız dil ile okuyun diyemiyor ve kendi kitaplarının reklamını yapıyor.

Ne diyelim.!

Allah korusun bu yapılar egemen olursa, -ki devlet asla uyumaz ve gereğini yapar ancak bilemeden Atatürk’e hakaret edenler:
O büyük dehâyı mumla ararsınız.
Bilerek hakaret eden İngiliz beslemeleri zaten bellidir ve onlar her zaman kaçacak delik bulurlar.

Ya Ahmet Bey'in cemaatine ne demeli.!!!
*Daha adam şeyhlik ilan etmeden elimizde kasetin var hele bir şeyhliğini ilan ette gör.
*Falanca ülkeden falanca kadınlar falanca işlerin var. Fas, Tunus vs.
*Efendi Hazretleri hayatta iken başka bir dini lidere teslim oldun mu.?
….gibi sorular kaset tehditleri havada uçuyor.

Şimdi cemaatinin bir kısmının verdiği fotoğrafı okuyalım.!!!
*Ahmet Bey, yanmaz kefen sattı cemaatinden ses çıkmadı.
*Ahmet Bey, Nakşibendi Tarikatının Halid'i kolunu cennete doldurdu, tarikatından ses çıkmadı.
*Ahmet Bey, efendisi için “Ete kemiğe büründüm Mahmut diye göründüm” diye şirkin dibine vurdu tarikatından ses çıkmadı.
Ahmet Bey'in bu ve benzeri onlarca hezeyanlarına tarikatı laf etmedi.

Şimdi ne oluyor.?
Ne oluyor da tekke arkadaşları açtı ağzını yumdu gözünü.
1- Ya yaşananlar şan, şöhret, itibar, para kavgası.
2- Ya da yaşananlar bunların hiçbiri değil Vahhabilik mezhep savaşlarına dikkat çeken Ahmet Bey'in ipi çekiliyor.
Her iki durumda ülkemiz için faydalı olmadığı gibi, yazdığım ikinci sebep ziyadesiyle rahatsız ediyor.
Bir de vasıfsız mülteci gerçeğiyle parçaları bütünleştirince endişem daha da artıyor.

Ünlü tarihçi Murat Bardakçının da belgelerle doğruladığı Osmanlı döneminde bile devletin başına bela olan sahabelerin kabirlerine bile tahammül etmeyen "Allah adına yakıp yıktığını" iddia eden bu anlayışın ülkemiz için de bela olmadan bu sorunu millet olarak bizim görmemiz dini, vicdani ve en önemlisi vatani görevdir.
Düşünün peygamberin ehli beytinin mezarlarını tarumar eden anlayış.!!!

Ve yineliyorum.
Fikri ve irfanı hür, teslimiyeti Allah’a olan bireyler yetişinceye kadar laiklik bizim gibi ülkelerin çimentosudur.
Çimentoya sahip çıkalım.
Fikri bireye teslim, aklı Kur-an aklından kopuk cenneti şeyhin şeyinde arayan bireyler olduğu sürece, canımızı malımızı savaş ganimeti gören anlayış hâkim olur ki, -bu durumdan Allah’a sığınalım.
Ne Cübbelli Ahmet ne cübbesiz Mahmut.
Çözüm de rehberde dini adalet olan devlette Kur-an aklı ile yaşamak.


Doğru yolda olana selam olsun.!

Dipçe: Lütfen Kur-an’da zararlı mescit olayını araştırın.

Bu yazı 313 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum