FERDA AKGÜL

FERDA AKGÜL

Sabrın Hududu
akgulgida@hotmail.com

DÜŞÜNCE ÜZERİNE?

14 Kasım 2020 - 20:58

Kurtuluş savaşında ve öncesinde yüzlerce türkülerimiz ve destanlarımız İngiliz ve Fransız zulmünü anlatır.

Bunlardan kimiside doğu illerimizde acı ile gönüllerden süzülüp, göz yaşının kekremsi tadı ile dillerimizde yer bulmuştur.

Öyle ki, bu türkülerden birinide o topraklardan çıkan Ahmet Kaya’da seslendirmiştir.

 

Şu sözlere dikkat buyurun.

 

Kollumu salladım toplar oynadı 

Karataş içinden çete kaynadı 

Yaşasın Urfalılar teslim olmadı 

De yürüyü yürü kumandalarım yürü 

Kumandanlar gidiyor dönmüyor geri 

De yürüyü yürü kahramanlarım yürü 

Kahramanlar gidiyor dönmüyor geri. 

 

Tıfıldır hastahane karşı karşı 

Gavur Fransız’ ın bomba atışı 

Urfa çetelerinin şaha kalkışı 

De yürüyü yürü kumandalarım yürü 

Kumandanlar gidiyor dönmüyor geri 

De yürüyü yürü kahramanlarım yürü 

Kahramanlar gidiyor dönmüyor geri.

 

Peki ne oldu da Yılmaz Güney’in, Gavur Fransız’ın Urfalıya yaptığı zulmü anlatan Ahmet Kaya’nın mezarı Fransa topraklarında kaldı?

 

Türküye bakın!

Duyguya bakın!

Destana bakın!

Tarihe bakın!

Övgüye bakın!

Sövgüye bakın!

Bakmak yetmez görmek gerekir.

Görmek için ne gerekir?

Hiç şüphesiz akıl gerekir.

 

Sevgili dostlarım:

Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca Fransızca öğrettik mi?

Öğrettik!

Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca İngilizce öğrettik mi?

Öğrettik!

 

Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca Almanca öğrettik mi?

Öğrettik!

 

Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca Arapça öğrettik mi?

Öğrettik!

Hemde Arapçayı kutsayarak öğrettik.

Çünkü cehaletin mimarı eğitimle, İngiliz, Fransız, Alman, dil bilgisine harcadığımız zamanın milyonda birini Kur-an aklının tefekkür kavramına yormadık!

 

Şimdi Arab’ın bizi boykot etmesine, Fransız’ın bize aba altından sopa göstermesine, İngiliz’in pusuda beklemesine, Amerikalının fırsat beklemesine neden şaşırıyoruz.?

Kürtçeye gösterdiğimiz tepkili tutumun milyonda birini asla ve asla bizi sömüren şeytani aklın diline göstermedik.

Öyle ya, İngilizce bilim dili, Fransızca kibarlık dili, Almanca sanayi dili, Kürtçe bölücülük dili, Türkçe ise felsefede etkisiz dil değil mi.?

El kendi dili ile anlaştı ve bizi yumuşak yumuşak öptüler.

Sen Türkçeyi öğrenememiş Türk çocuğuna ecnebi dilleri öğretirsen, ne Türk Türk’le anlaşır ne Kürt Kürt’le.

Sonuçta böyle olur.

Şaşırmıyorum!

 

Şimdi:

“Ne yani Kürtçe de dil mi, bunu da mı öğrenelim” diyecekler olacak biliyorum ama diyorum ki:

Ben ne Kürtçe, ne Almanca, ne İngilizce demiyorum.

Bedri Rahmi gibi diyorum ki:

 

ÜÇ DİL

 

En azından üç dil bileceksin

En azından üç dilde 

Ana avrat dümdüz gideceksin

En azından üç dil bileceksin

En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin 

En azından üç dil 

Birisi ana dilin 

Elin ayağın kadar senin

Ana sütü gibi tatlı 

Ana sütü gibi bedava

Nenniler, masallar, küfürler de caba

Ötekiler yedi kat yabancı 

Her kelime arslan ağzında

Her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla

Kök sökercesine söküp çıkartacaksın 

Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek 

Her kelimede bir kat daha artacaksın

 

En azından üç dil bileceksin

En azından üç dilde 

Canımın içi demesini 

Canım ağzıma geldi demesini

Kırmızı gülün alı var demesini

Nerden ince ise ordan kopsun demesini

Atın ölümü arpadan olsun demesini

Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini 

İnsanın insanı sömürmesi 

Rezilliğin dik âlâsı demesini 

Ne demesi be 

Gümbür gümbür gümbürdemesini becereceksin 

 

En azından üç dil bileceksin 

En azından üç dilde 

Ana avrat dümdüz gideceksin

En azından üç dil

Çünkü sen ne tarih ne coğrafya 

Ne şu ne busun

Oğlum Mernuş 

Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun ...

 

Korkma.!

 

İstiklal şairi Âkif’in dediği gibi, korkma!

 

Türkçeden başka hiçbir dilde:

Canımın içi demesini 

Canım ağzıma geldi demesini

Kırmızı gülün alı var demesini

Nerden ince ise ordan kopsun demesini

Atın ölümü arpadan olsun demesini

Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini 

İnsanın insanı sömürmesi 

Rezilliğin dik âlâsı demesini, zaten beceremezsin.!

O büyük şair, ressam, düşünür Bedri Rahmi’nin dediği gibi üç dil bir Türkçe etmez!

Zira dil, milletin, aklını, ahlakını, ufkunu ve vicdanını yansıtır.

Yani Türkçeden başka dilde Türk olamazsın.!

 

Biz AB uyum yasaları ile harcadığımız zamanın milyonda biri kadar zamanı birbirimize uyum için harcamadık ama AB uyum yasaları ile bizimle sevişirken poposuyla bizim köyün muhtarını tahrik etti...

 

Anladın!

Sevgili “batı ve doğu” illerinde yaşayan kardeşlerim, lütfen bu oyunu görün!

 

Doğru yolda olana selam olsun!

Bu yazı 242 defa okunmuştur.