FERDA AKGÜL

FERDA AKGÜL

Sabrın Hududu
akgulgida@hotmail.com

DÜŞÜNCE ÜZERİNE?

21 Aralık 2021 - 12:50

Kurtuluş savaşında ve öncesinde yüzlerce türkülerimiz ve destanlarımız İngiliz ve Fransız zulmünü anlatır. Bunlardan kimiside doğu illerimizde acı ile gönüllerden süzülüp, göz yaşının kekremsi tadı ile dillerimizde yer bulmuştur. Öyle ki, bu türkülerden birini o topraklardan çıkan Ahmet Kaya’da seslendirmiştir. Şu sözlere dikkat buyurun. Kollumu salladım toplar oynadı Karataş içinden çete kaynadı Yaşasın Urfalılar teslim olmadı De yürüyü yürü kumandalarım yürü Kumandanlar gidiyor dönmüyor geri De yürüyü yürü kahramanlarım yürü Kahramanlar gidiyor dönmüyor geri. Tıfıldır hastahane karşı karşı Gavur Fransız’ ın bomba atışı Urfa çetelerinin şaha kalkışı De yürüyü yürü kumandalarım yürü Kumandanlar gidiyor dönmüyor geri De yürüyü yürü kahramanlarım yürü Kahramanlar gidiyor dönmüyor geri. Peki ne oldu da Yılmaz Güney’in, Gavur Fransız’ın Urfalıya yaptığı zulmü anlatan Ahmet Kaya’nın mezarı Fransa topraklarında kaldı? Türküye bakın! Duyguya bakın! Destana bakın! Tarihe bakın! Övgüye bakın! Sövgüye bakın! Bakmak yetmez görmek gerekir. Görmek için ne gerekir? Hiç şüphesiz akıl gerekir… Sevgili dostlarım: Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca Fransızca öğrettik mi? Öğrettik! Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca İngilizce öğrettik mi? Öğrettik! Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca Almanca öğrettik mi? Öğrettik! Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca Arapça öğrettik mi? Öğrettik! Hemde Arapçayı kutsayarak öğrettik. Çünkü cehaletin mimarı olan sözde eğitimle, İngiliz, Fransız, Alman, dil bilgisine harcadığımız zamanın milyonda birini Kur-an aklının tefekkür kavramına yormadık! Şimdi Arab’ın bizi boykot etmesine, Fransız’ın bize aba altından sopa göstermesine, İngiliz’in pusuda beklemesine, Amerikalının fırsat beklemesine neden şaşırıyoruz.? Kürtçeye gösterdiğimiz tepkili tutumun milyonda birini asla ve asla bizi sömüren şeytani aklın diline göstermedik. Öyle ya, İngilizce bilim dili, Fransızca kibarlık dili, Almanca sanayi dili, Kürtçe bölücülük dili, Türkçe ise felsefede etkisiz dil değil mi.? El kendi dili ile anlaştı ve bizi yumuşak yumuşak öptüler. Sen Türkçeyi öğrenememiş Türk çocuğuna ecnebi dilleri öğretirsen, ne Türk Türk’le anlaşır ne Kürt Kürt’le. Sonuçta böyle olur. Şaşırmıyorum! Şimdi: “Ne yani Kürtçe de dil mi, bunu da mı öğrenelim” diyecekler olacak biliyorum ama diyorum ki: Ben ne Kürtçe, ne Almanca, ne İngilizce demiyorum. Bedri Rahmi gibi diyorum ki: ÜÇ DİL En azından üç dil bileceksin En azından üç dilde Ana avrat dümdüz gideceksin En azından üç dil bileceksin En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin En azından üç dil Birisi ana dilin Elin ayağın kadar senin Ana sütü gibi tatlı Ana sütü gibi bedava Nenniler, masallar, küfürler de caba Ötekiler yedi kat yabancı Her kelime arslan ağzında Her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla Kök sökercesine söküp çıkartacaksın Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek Her kelimede bir kat daha artacaksın En azından üç dil bileceksin En azından üç dilde Canımın içi demesini Canım ağzıma geldi demesini Kırmızı gülün alı var demesini Nerden ince ise ordan kopsun demesini Atın ölümü arpadan olsun demesini Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini İnsanın insanı sömürmesi Rezilliğin dik âlâsı demesini Ne demesi be Gümbür gümbür gümbürdemesini becereceksin En azından üç dil bileceksin En azından üç dilde Ana avrat dümdüz gideceksin En azından üç dil Çünkü sen ne tarih ne coğrafya Ne şu ne busun Oğlum Mernuş Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun ... Korkma.! İstiklal şairi Âkif’in dediği gibi, korkma! Türkçeden başka hiçbir dilde: Canımın içi demesini Canım ağzıma geldi demesini Kırmızı gülün alı var demesini Nerden ince ise ordan kopsun demesini Atın ölümü arpadan olsun demesini Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini İnsanın insanı sömürmesi Rezilliğin dik âlâsı demesini, zaten beceremezsin.! O büyük şair, ressam, düşünür Bedri Rahmi’nin dediği gibi üç dil bir Türkçe etmez! Zira dil, milletin, aklını, ahlakını, ufkunu ve vicdanını yansıtır. Yani Türkçeden başka dilde Türk olamazsın.! Biz AB uyum yasaları ile harcadığımız zamanın milyonda biri kadar zamanı birbirimize uyum için harcamadık ama AB uyum yasaları ile bizimle sevişirken poposuyla bizim köyün muhtarını tahrik etti... Anladın.! Sevgili “batı ve doğu” illerinde yaşayan kardeşlerim, lütfen bu oyunu görün! Doğru yolda olana selam olsun!

Bu yazı 475 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum