Kevser Çakır

Kevser Çakır

Hayata Dair Gözlemlerim
kevsercakir@gmail.com

Sivas Meydan'a bir merkez camii yapılıyor.

23 Kasım 2022 - 20:13

Sivas Meydan'a bir merkez camii yapılıyor. Osmanlı mimarisine öykünen hatlara sahip; bu dönemin modası bu. Kullandıkları malzeme beton, çimento, alçı, fayans...

Osmanlı'nın kesme taşla yaptığı duvarlar, kalıp çimento olmuş. Makineler yapıyor. Halbuki kesme taş pahalı bir malzemedir. Dikkat ederseniz Osmanlı öncesi birçok yapının cephesi kesme taş, diğer duvarları moloz taştır. Tüm duvarları kesme taşla örmek ekonomi, para, saltanat demektir. Osmanlı'nın izlediği emperyal mimari anlayışını en iyi yansıtan şeylerden biridir bu.

Taş süslemelerin yerine de genelde alçı alıyor. Taş oymak demek, bir atölyenin kendi içinde tekniğin gelişiminin yüzyıllarca süren serüveni demektir. Hele de bu taş mermer gibi zorlayıcı bir malzeme ise. Üstelik bunlar imzaları olmayan ustaların bilgilerini yansıtmak için hep farklı kompozisyonlarla tasarlanır. Ayrıca bu sanatçılar kafalarına göre de takılmazlar. Her padişahın, sultanın sanatçısı kendi beğenisini bir dönem üslubu olarak yansıtır. Bizim gibi gidip biri önceden yapılmış bir eserin aynısını oturup yapmaz.

Süsleme, statik, örtü, cephe, avlu, platform hepsi ayrı uzun konular. Kafa ütülemek istemiyorum, sadede geleyim. Mimar Sinan'ın ve diğer mimarların rekorlar kırdığı, ağızları açık bırakan eserlerini basit güncel tekniklerle beş dakkada vinçlerle yapmak Osmanlıcılık değildir. Osmanlı'nın mimari repertuarıyla dalga geçmektir. Afrika'da avını pençeleriyle yakalayan parçalayan bir aslanın peluşunu yapıp milletin önüne koymaktır.

Fayans demişken onu da açıklayayım. Şimdi fabrikalarda yapılan fayansların içindeki kırmızıyı bulmak için yüzyıllarca birsürü teknik denendi. Minailer, kuardesekalar... En sonunda Osmanlı muhteşem bir kırmızı buldu ve çini repertuarına soktu bunu. Öncüllerinin geleneklerinin üstüne hep bir şey koydular. Biz de onların lalelerini alıp fayansa işliyoruz. Onlar elleriyle yaptılar. O ellerin hatırı hakkı yok mu?

Bu yazı 249 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar