M. Şevket Atalay

M. Şevket Atalay

İnsanca Yaşamak için
sevketatalay@gmail.com

KÜLTÜR VE ŞEHİRLİLEŞME

15 Eylül 2022 - 21:49

"Kültür nedir" diye sorsam ne yanıt verirsiniz?

 
Sözlük tanımına göre kültür; bir toplumun duyuş ve düşünüş birliğini oluşturan, gelenek durumundaki her türlü yaşayış, düşünce ve sanat varlıklarının tümüne verilen addır.

 
Başka ülkeler hakkında ahkâm kesemem ama ülkemizde yaşananlar beni umutlandırıyor.

 
Şimdi, "iktidar yanlısı mı oldun?" diye bana yüklenmeyin. Söyleyeceklerimin iktidarla muhalefetle ilgisi yok. Hoş onların yapılmakta olanların uzun zamanlı etkisi hakkında bir öngörüleri olduğunu sanmıyorum ama ben yapılanların olumlu etkileri olacağını düşünüyorum.
 

Kültür tarihimize bakarsak Osmanlı hanedanlığının yönetiminde saray ve çevresiyle sınırlı kalan kültür işleri, merkezden uzakta ancak halk ozanları, abdallar gibi kişiler aracılığıyla dilden dile, elden ele hiç bir sistematiğe dayanmadan aktarılarak geliyordu.

 
Cumhuriyetle birlikte devletin kültür ve sanata el atmasıyla bir yandan geçmişten gelen birikimler nitelikli eserlere evrilmeye ve toplumun çok daha fazla kesimine ulaşmaya başladı. Bunda cumhuriyeti yönetenlerin bilinçli tercihleri kadar iletişime radyonun girmesi ve basılı matbuatın gelişmesi de rol oynadı. Nüfusun büyük çoğunluğunun yaşadığı köylere yönelik eğitim hamlesine de Köy Enstitüleri aracılığıyla önem verilince toplumumuzun kültür birikimi nitelikli sanatçılar ve eserler ortaya çıkardı.

 
İkinci Dünya Savaşı sonrası köylere yönelik bu kültür ve eğitim gelişiminin rahatsızlık yarattığı sınıflar (ki bunlar da devlet eliyle palazlanmış ağalar ve tüccarlardı) iktidarı ele geçirip kültürel ve eğitim yönünden gelişmeye başlayan köylüyü bu bağından kopartıp şehre ucuz iş gücü olarak yığdılar. Boğaz tokluğuna ekmek derdine düşenlerin çocukları ancak yarı-şehirli yarı-köylü oldular. Geçen sürede ne yazık ki kentlerin varoşlarında büyük çoğunluğu, kültürel yönden özellikle sağlanmayan eğitim kültür olanakları çıkmazı içinde tarikatların sosyalleşmelerine kapıldılar.
 

Şimdilerde ise ikinci hatta üçüncü nesil varoşların şehirlileşmesini yaşıyor. Şehirlileşme ayrı ve önemli bir kavram.  Varoşlar artık varoş değil. Her birinde kent merkezleri oluşuyor. Dünyada gelişen belediyecilik birikimi haliyle buralara da yansıyor. Belediyecilik sadece altyapı kurumlarıyla değil üstyapı kurumlarıyla da hizmet sunuyor. İl olsun, ilçe olsun bütün belediyeler altyapı hizmetleriyle yörelerini şehirleştirirken, kültür hizmetleri ve bu hizmetleri sundukları kültür merkezleriyle eski varoşları şehirlileştiriyor.

 
Kuşkusuz kültür hizmetlerinin yaygınlaşmasında oralarda yaşayan bireylerin kendilerini ortaya çıkarma, bir eserle ifade etme isteklerinin de payı var.

İrili ufaklı belediyelerin kültür merkezlerinde ağırlıklı olarak ev hanımları başta olmak üzere çok sayıda kişi geleneksel el sanatları, resim ve birçok konuda kültürel eğitim görüyor sosyalleşiyor. Ve çocuklar ebru yapan, süs eşyası üreten bir anneyle büyüyor. İki yaşındayken annesinin boya şişeleriyle oynuyor. İşte, şimdilerde "Z Kuşağı" denilen çocukların hiç değilse bir bölümü sanatın ucundan kenarından da olsa değdiği evlerde büyüdü, büyüyor. Kuşkusuz yeterli değil.

 
Kültür ve sanat çocuklara ulaşıyorsa, değebiliyorsa gelişim kaçınılmazdır. Bazen iş başındakiler farkında olmadan olumlu işler de yapabilirler.

 
Kültür ve sanatla büyüyen sporla gelişen sağlıklı nesiller çoğaldıkça, umutsuz olunacak konular azalır.


31.08.2022 - M. Şevket Atalay

Bu yazı 134 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum