Şerif Simavi

Şerif Simavi

Gönülden Gönüllere simavi48@gmail.com

BİLİNMEYEN O ADAM KİMDİ?

01 Temmuz 2020 - 12:42

Kitap okuyanlarımızın zaman zaman sayfalarda karşılaştıkları bir kelime vardır: “LA EDRİ.”

Bu Arapça kelimenin sözcük anlamı

“bilmem, bilinmez, bilinmiyor,”

Istılahtaki anlamı ise

“yazanı, söyleyeni belli değil” demekmiş.

Aslında bu kelime, ünlü bir

bilim adamımızın mahlasıdır.

Aslında, eserlerinin hiçbirine

asil duygularından dolayı

adını yazmayan mütevazı

bir bilim adamımızdır o.

İnsanlar fanidir ama eserleri bakidir düşüncesiyle kütüphanelerimize

onlarca belki yüzlerce eser bırakıp bu dünyadan göçüp giden bir merhumdur o..

Eserlerine adını yazmasa da

yazdıklarının asırlarca yaşayacağını

ve yevme la yenfau’da sadaka-i cariye mesabesinde kendisine gümüş tepsiler içerisinde mükafat olarak sunulacağını

bilen ve inananlardandır O.

Mütevaziliği kibrine galip gelen

bir ilim adamıdır O.

Sadece kitap telifiyle vakit geçirmeyen, minyatür, tezhip, hat, cilt gibi pek çok sanat dalında da eserler veren bilim adamımızdır o.

Velhasıl, “Ne kendi kimseye benzeyen,

ne de kimse kendisine benzeyendir O.”

Çocukluğunda babasından aldığı

öğütlerle birlikte yüzlerce güzel sözü

bize yadigâr eden adamdır o:

“Aman oğulcuğum, ilim sahiplerini

dikkatle dinleyip anlamalısın.

Zira, dinleyen söyleyenden arif olmalıdır”

“Mâsivâdan el yuyup mahlûktan ümmidi kes / virdin olsun her nefes “Allah bes bakî heves”

“Tahsil-i kemâlât kem âlât ile olmaz.”

(“padişah olsan da derler er kişi niyyetine”

“Kendisi fani olanın bekadan dem vurması hoş olmaz.”


Kaynak: İskender Pala, “Şairlerin Dilinden” adlı eserden faydalanılmıştır.