Şerif Simavi

Şerif Simavi

Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com

HEZEYANCILARIN SONU VE MÜRİTLERİ

09 Şubat 2022 - 00:14

Hezeyan, kişinin iç dünyasında oluşturduğu
ve dış dünya ile ilgisi olmayan
davranış ve düşüncelere denirmiş.
Ve öyle kolayca değiştirilemezlermiş.
Dün ve bu gün, “ben mehdiyim, ben peygamberim,
ben mesihim” diyen nice paranoik tipler çıkmıştır.
Ne yazık ki bunlar, toplumdan müritler de bulmuşlardır.
Bu bağlamda geçmişteki sahtekârlardan
birini paylaşmak istedim.
Onun adı ESVED-İ ANSİ idi.
Hicretin onbirinci yılında
İslâm dünyasının bazı yerlerinde
“Ben de Peygamberim,” diyen
şarlatanlardan biriydi.
Yemen’in Sana şehrinde ikamet ediyordu.
Esved, kelimenin tam anlamıyla bir hokkabaz,
şarlatan, zorba ve zalim bir adamdı.
“Bana da melekler gelip, vahiy getiriyorlar..” diyerek
çevredeki insanlara gösteriler yapıyordu.
Ne gariptir ki, o da kendine tabi olan oldukça
kalabalık bir taraftar bulmuştu.
Esved, o denli azıtmıştı ki, bazı yerleşim yerlerinde
Müslümanlar duramaz hale gelmişler, inanç hürriyetleri,
can ve mal güvenlikleri tehlike altına girmişti.
Yemende idari otorite tamamen sarsılmıştı.
Bu haber Medine’ye gelince
Hz. Peygamber (s.a.s), gerekli tedbirleri aldı;
bu zorbanın zulmüne, toplumda kaos yaratmasına
son vermek için sahabeden Firuz b. Deylemi’yi görevlendirdi.
Şarlatanın derdest edilip sorgulanması veya
mahallinde etkisiz hale getirilmesi gerekliydi.
İsterseniz bu konuda Firuz’u dinleyelim:
“Bu yalancıyı etkisiz hele getirme konusunda kararlıydık.
Üç arkadaş Sana’ya vardık.
Ben önce Esved’in hanımı
Azâde ile irtibat kurdum.
Bu adamın fesadına mutlaka
son verilmesi gerektiğini anlattım ona.
Sonra da, bize yardımcı olmasını istedim.
Azâde, amcamın kızıydı.
İnsaflı ve akıllı bir hanımdı.
Yol haritama ve söylediklerime o da inanmıştı.
Onun ikna oluşuyla artık işimiz biraz daha kolaylaşmıştı.
Esved ile tenha bir yerde; yatak odasında hesaplaşacaktık;
adamlarının, muhafızlarının olmadığı bir anda baş başa.
Akşam olmuştu. Peygamberlik iddiasında bulunan şarlatan,
zil zurna sarhoş bir vaziyette odasına geldi.
Leş gibi uzandı yatağına. Biraz sonra da,
horul horul uyumaya başladı….”
Firuz (r.a.), bu olayı kaynaklarda uzun uzun anlatıyor
ve sonunda günümüz deyimi ile söylersek
“paranoyak bir tip etkisiz hale getiriliyor.”
Her daim şöyle dua edelim mi?

RABBİM! BİZLERİ BÖYLESİ SANRILARDAN
VE HEZEYANCILARDAN MUHAFAZA EYLE!
İLMİMİZİ, BASİRET VE FERASETİMİZİ ZİYADELEŞTİR!

Bu yazı 251 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum