Şerif Simavi

Şerif Simavi

Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com

KENDİ MEZARINI KENDİLERİ KAZANLAR

09 Şubat 2022 - 15:30

Tarih, 13. Yüzyılın başlarını gösteriyordu.
Cengiz, 200 bin kişilik ordusuyla
Buhara ve Semerkant gibi
önemli ilim ve medeniyet merkezlerini
işgal etmeye koyulmuştu.
Buhara halkı ise ikiye bölünmüştü:
“Yiğitler gibi kanımızın son damlasına kadar
savaşalım” diyenler bir tarafta,
“anlaşalım, uyuşalım, eman dileyelim”
diyenler de bir taraftaydı.
Savaş taraftarı olan gençler,
iç kalede toplanıp silahlandılar.
Şehrin varlıklı eşrafı ise eman alarak
teslim olmaya karar verdi.
Ve sonunda Cengiz, şehre girdi.
Halkı “Ulu Cami”de topladı ve sordu:
- Sizin kitabınızda, “düşmana teslim olun,”
diye yazıyor mu?
Cevap verdiler:
- Haşa! Asla böyle bir yazı yoktur bizim kitabımızda.
- Kendi Kitabına uymayan, hiçbir kitaba uymaz.
Sizden her türlü kalleşlik beklenir.”
Ve bundan sonra adamlarına emir verdi Cengiz:
- “Bunların topunu birden katledin. Gebertin gitsin.”
Savaşa katılma taraftarı olmayan
bilim adamlarının cesetlerini ayrı bir yerde toplattı.
Ve genç kızlara da bir emir verdi:
- Haydi, göreyim sizleri, raks edin
bu âlim bozuntusu cesetlerin üzerinde!
Birileri Cengiz’e hatırlattılar:
“Hani kılıç kullanmayacaktın, eman vermiştin,” dediler.
O da cevaben dedi ki:
- “Evet, evet, size kılıç çekmeyeceğime dair söz verdim.
Ama diri diri gömmeyeceğime dair söz verdim mi?
Bu insanların ellerine, kazma kürek verildi,
kendi mezarları kendilerine kazdırıldı.
Ve diri diri toprağa gömüldü.
Kaledeki yiğitler ise yiğitçe çarpışarak şehit oldular.
Ve Buhara, Moğollar tarafından yağma
ve talan edildikten sonra, ateşe verildi.
İşte böyledir bu hayat;
Bazen, yamuk kullara
bir başka yamuk kullar tebelleş oluverir.
Dün böyleydi yasa.
Bu gün değişti mi acaba?
Ne dersiniz?

Bu yazı 253 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum