Şerif Simavi

Şerif Simavi

Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com

OĞLUM! NAMAZI BİZE DE ÖĞRET.

11 Şubat 2022 - 00:20

DOSTLAR !
Prof. Dr. Mim Kemal Öke, bizzat yaşadığı bir namaz hikâyesi anlatıyor.
Okuyalım mı??
“İmanımı ibâdetle tamamlamak gençlik yıllarımda nasip oldu.
Bu eşiği geçişim, gurbetteki eğitimim sırasında, kendimle yüzleşme ile başladı.
Ailem daha küçükken bazı sûre ve ayetleri ezberletmişti.
(İngiltere’de) Her biri bir Hıristiyan azizin ismini taşıyan
kolejlerden birinde kalıyordum. Üniversite açıldıktan sonra,
bir arkadaşım, kolej bahçesinde beni görünce;
“Hey, papaz seni çağırıyor.” dedi.
Okulun papazı, beni güler yüzle karşıladı.
“Siz Müslümansınız. Bu ülkede sizin de ibâdet etmeye hakkınız var.
O nedenle ben üniversite yetkilileriyle görüştüm.
Müslüman öğrencilerin de, ibâdetlerini aksatmamaları için,
bir oda tahsis etmeye karar verdik. Gelin, o odayı gezelim.
Uygun olup olmadığını söyleyin bize.
Uygunsa o zaman tefrişi için ne gerekiyorsa temin ederiz.
Tabii, üniversite bütçesinden.”
Şaşırmıştım...!
O günden itibaren bir oda mescide çevrildi.
Bu küçük üniversitede, namaz bile kılmak alışkanlığı olmayan benim
üzerime kalmıştı imamlık...
İlmihale dalıp, neredeyse bütün derslerimi bıraktım.
Toparladığım bilgiler ile hem kendi namazlarımı kılıyor,
hem de Müslüman asıllı öğrencileri,
duvarlara yapıştırdığım ilânlarla mescide çağırabiliyordum.
Noel tatilinde. Türkiye’deydim. Aileme kavuşmak çok güzeldi.
İlk gün namazımı aksatmamak için odama çekildim.
Namazım sırasında annem bir şey söylemek için odama girdi.
Durakladı ve çıktı.
Sonra babamla fısır fısır konuştuklarını duydum.
Birkaç namaz daha geçti. Annem, devamlı kılıp, kılmayacağımı sordu.
Başımı salladım.
Ertesi gün sanki benimle ciddi bir şey konuşmak ister gibi
karşıma dikildiler. Bu defa babam sordu:
“Evlâdım, sakın ola ki, İngiltere’de bir aşırı
İslâmcı gruplara falan takılmış olmayasın?
Bu değişiklik niye?”
Güldüm.
Anlatmaya çalıştım onlara. Dinlediler.
Bir gün sabah namazına kalkmıştım.
Gürültülerden anladım ki, onlar da ayaklanmış,
odama girmişler, arkamda duruyorlar. Seyrediyorlar beni...
Selâmlarımı verdim. Seccadeyi katlıyordum ki, babam:
“Dur” dedi.
Meraklı gözlerimi onlara çevirince, annemin,
başındaki başörtüsünü fark ettim.
Bir anlık sessizlik;
“Bize de namaz kılmayı öğretsene!..”
Annem de; “Hem de hemen.” dercesine başını sallıyordu.
İşte o günden sonra namazlarını hep kıldılar.”

Bu yazı 260 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum