Sosyal medya

Sosyal medya

SOSYAL MEDYADAN
sicakyuva@gmail.com

İnsanlığın Fabrika ayarlarına dönmesi zamanı geldi.

28 Kasım 2023 - 14:11

DÜNYA ve İNSANLIK ÇOK BOZULDU
FABRİKA AYARLARIMIZA DÖNMELİYİZ

Kalû-Belâ günü, Bütün İnsanlar Allah'ı tanıdı ve sadakat yemini yaptı


''KALU BELA'' yı neden HATIRLAMIYORUZ?

Küçüklüğümüzden beri bize anlatıldı, Kalu beladan beri müslümanız, ama ''kalu bela - Evet Rabbimizsin'' DEDİĞİMİZİ hatırlamamamız mümkün değil,
Bize anlatılan, yaygın kabul görülen Kalu bela'yı ben de hatırlamıyorum.
Oysa Allah 5:7 ayetinde verdiğimiz sözü hatırlamamızı bildiriyor,
5:7 Ey iman edenler, Allah'ın, size olan nimetini ve "İşittik ve itaat ettik." dediğinizde, onunla sizi bağladığı sözünüzü HATIRLAYIN...

Rabbimiz, ''Allaha verdiğiniz sözü hatırlayın'' diyorsa, bizim bu sözü hatırlamamız gerekmezmi?
Neden hatırlamıyoruz?
Nedeni, o kadar karmakarışık ki nereden başlayacağımı bilemedim,

Çevremde islam diye yaşanan geleneksel din ile her an kuran rehberliğinde mücadele ediyorum,
Geleneksel din savunucularına kuran'dan bir ayet okuduğum zaman yeni din uydurduğumu iddia ediyorlar,
Çünkü, her ne kadar kuran'a iman ediyoruz deselerde, kuran'a çok uzak bir din anlayışları var, uzun yıllar ben de aynı inanca ve aynı düşünceye sahip idim, taa ki kuran'ı anlamak için okumaya başlayana kadar,
Kuran okumadan önceki cahiliye dönemim de, Büyüklerimizden duyduğum ATALARIMIZIN uydurduğu insan aklı ürünü olan dine iman etmiş, inancımda çelişki olsa bile sorgulamadan kabul etmiştim,,
Şimdi ise, duyduklarım ile iman etmiş değilim,
Kuran'ın emrini yerine getirip, Araştırıp sorgulayarak öğrenerek bilerek iman ettim,
Kuran, çelişki içermeyen tek kitaptır, kuran''da çelişki olsaydı,
Çelişki içermeyen kitab'ı ve dini arardım,
Tavrat veya İncil çelişkisiz olsaydı,
İnsan aklı ürünü olan atalarımın geleneksel dinini terkedip, gerçek islama geçtiğim gibi,
müslümanlığı terkeder,
Çelişki içermeyen olan kitaba iman eder o dine geçerdim,
Tıpkı ibrahim peygamberin atalarının dinini sorgulayıp terkettiği gibi,
Kuranı anlamak için okuyanlar, geleneksel inançlarında içiçe geçmiş çelişkilerden kutulduklarını göreceklerdir.

Müslümanlar, iman ettiğini söyledikleri kuran'ın içeriği hakkında, kuran bilgileri, nasihatleri, öğütleri, hükümleri hakkında habersizdirler,
Kuran'ı anlamak için okumayan müslümanlar,
İndirilen kuran'ın hedeflediği ALLAH MERKEZLİ islam'dan uzaklaşmış,
uydurulan eski alim ulema merkezli hadis, meshep görüşlerine iman etmiş, inançlarını eski imamların düşüncesiyle, uydurmalarıyla, palavralarıyla şekillendirmiş, kuran'a aykırı alternatif din oluşturulmuş, şirk unsuruyla beslenen müslümanlar olduklarını göremiyorlar.
Kuran'ı yeterli görmeyen, hadisleri ve meshep görüşlerini savunan bir arkadaşımla islam üzerine konuşurken,
--''Sen ne zamandan beri müslümansın? diye sordu
-- ''Kuran'ı anlamak için okumaya başladığım, kulluğumu, benliğimi, yaşamımı yanlızca yaradana adadığım bilincinde ve Rabbime verdiğim sözün bilincinde olduğum zaman müslüman oldum, daha önce geleneksel dine bağlı sünniydim'' dedim,
Gülerek alaycı bir şekilde
--''Sen daha ''kalu bela'' nedir bilmiyorsun, birde müslümanım diyorsun ve benimle islamı konuşuyorsun, Kalu bela dan beri müslümanım diyeceksin'' dedi ve başladı kalu bela'yı anlatmaya,
--Allah insanları yaratmadan önce bütün insanların ruhlarını yaratmış, Ruhları huzuruna toplamış '' Ben sizin rabbiniz değilmiyim demiş,
bizlerde ''evet rabbimizsin'' diye şahitlik etmişiz, dedi,
--Peki bu şahitliği hatırlıyormusun? diye sordum
--Hayır, sıradan bir insan bu dünyada hatırlayamaz, ancak ahirette, tekrar ruhlar alemine döndüğümüz zaman hatırlayacağız, dedi
Kuran'da onlarca ayette bulunan
''verdiğiniz sözü hatırlayın, yaptığınız sözleşmeyi hatırlayın''
''Ahitlerinizi bozmayın'' gibi birçok kuran ayetini okusam da, pek dikkate almadı,
--''O ayetler yahudiler için inmiş bizim için değil'' dedi,

7:172 Rabbin, Adem oğullarının zürriyetlerini zuhur ederken (çıkarırken) onları kendi kendilerine tanık tutar: 'Ben, Rabbiniz değil miyim?' (Kalu bela)' Evet, tanıklık ediyoruz,' derler. Böylece diriliş günü, 'Biz bundan habersizdik,' diyemezsiniz,

Kuran'da 7:172 ayette geçen ''kalu bela(evet dediler)'' sözü, bir sözleşme, ahid, mishak, antlaşma, sözleşmedir, ve devamında
''Böylece diriliş günü, 'Biz bundan habersizdik,' diyemezsiniz'' diye
sonraki ayet,174 İşte, doğruyu bulsunlar diye ayetlerimizi böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz,

Kuran'a göre, Diriliş günü biz bundan habersizdik, diyemeyeceğimize göre bu hayatta nasıl olur da ''biz bu ahid'den, sözden-şahitlikten habersiziz, hatırlamıyoruz diye biliyoruz.
Rabbimizin doğruyu bulmamız için ayetleri ayrıntılı açıkladığını söylemesine rağmen,
geleneksel inançlarımız ile, kuran'a aykırı söz söyleyerek, kuran'a aykırı iddiamızı savunabiliyoruz,
Mitoloji anlatımlar ile inancını şekillendirenler için, kuran anlatımı anlamsızlaşıyor, pek bir önemi kalmıyor,
Rabbimiz kuran'da onlarca ayette insanlarla yapılan ahit'ten, şahitlikten, sözleşmeden misaktan bahsediyor, ve yapılan sözleşmenin şartlarını, yerine getirilmesi için gereken konuları ayrıntılarıyla anlatıyor,

7:172 Rabbin, Adem oğullarının zürriyetlerini zuhur ederken, onları kendi kendilerine tanık tutar:

Kuran'ın ''insanoğlunun bellerinden soylarını zuhur ettiği zaman'' anlatımı ne demek:
Buluğ çağında kadında yumurta hücresinin oluşması,
erkekte sperm üretiminin gerçekleşmesi ile dini sorumluluğun başladığını vurgular,
Bu dönem itibarıyla kişide ERGENLİK diye tabir ettiğimiz durum ortaya çıkar, bu süreçte kendi iç dünyasında çatışmalar yaşar,
Bu dönem kişinin içten içe sorgulamalarla geçirdiği dönemdir,
Ergenlik sendromu dediğimiz bu dönem, uzun bir süreçtir, 12 yaş ve 22 yaş arası kişiye göre değişen bir durumdur,
Kişinin iç dünyasında nedensel sorulara, cevaplar ararken, yetişkinlik süreci ile kendi aklı ve özgür iradesiyle karakter yapılanması sürecinde, kendine kişilik aradığı ve sağa sola yalpaladığı, kimlik aradığı dönemdir,
Neden yaratıldığı, dünyaya neden geldiği, hayatın nedenlerini, bu hayatın imtihan olması nedenlerini, içten içe sorguladığı, cevap aradığı, içe yönelik sorgulamalar yaptığı, Allah'a şahitlik yaptığı bu dönemdir,

41:53 Biz, onlara, İÇ dünyalarında ve DIŞ dünyalarında ayetlerimizi göstereceğiz. Rabbinin her şeye tanık olması yetmez mi?

Kişi bu iç sorgulama dönemi sonrasında bulunduğu aile ve toplumun etkisiyle ve sorgulamalarla, ya içsel şahitliğini unutur döner, ya da şahitliğini korur, hatırlar,
İnsan yaratılış fıtratı gereği, akıl, bilinç, nefs, vicdan, özgür irade ve sağduyu donanımlarıyla sorgulayarak Allah’ı bulabilecek güçtedir, aynı zamanda hakkı batıldan, doğruyu yanlıştan, iyiliği kötülükten ayırabilecek güçtedir,
ANCAK insan, içinde yaşadığı toplumun geleneksel inancı etkisinde kalarak
Aklına ihanet etmiş,
Bilincini yitirmiş,
Vicdanı körelmiş,
Özgür iradesi tutsak olmuş,
Sağduyusu yok olmuş ise,
Her an, ''eşhedüenlailaheillallah'' dese de,
Şehadet ettiğimi hatırlamıyorum, der.
Hergün beş vakit namazda fatiha suresini okusa da,
ALLAH'a verdiği sözü, hatırlamıyorum der.

İndirilen ilahi kitaplara iman eden ''işittik ve itaat ettik'' ve ''kalu bela - evet Rabbimizsin'' diyen insanlar, Allah ile ahitleşmesidir, sözleşmesidir, şahitliğidir,
Bu ahidleşme her gün, her an Allah'ı anmamızdır,
Allah'ın emir ve hükümlerini yaşamımıza yansıtmamızdır,
Bu ahidleşme bizzat içimizde, doğrudan doğruya hayatın içendeki somut insanın her gün her saat yaşadığı bir gerçekliktir,
Oysa, kalu bela ayetini ruhlar ve periler alemine taşıyarak masal tadında bir mitolojiye dönüştürüldüğünü görüyoruz.
Kalu bela, öyle ruhlar aleminde verilen ahit, sözleşme, şahitlik değildir,
Kalu bela, bu dünyada Allah'a verdiğimiz sözdür, şahitliktir,ahittir,

3:81 Allah, peygamber (aracılığıyla kitap ehlin)den; "Eğer vahiyden ve hikmetten size bir pay verdikten sonra size hakikatten yanınızda kalanı tasdik eden bir elçi gelirse, kesinlikle ona inanmalı ve yardım etmelisiniz" taahhüdünü aldığı zaman sordu: "İşte bu şarta dayalı ahdimi alıp kabul ettiniz mi?" "Kabul ve tasdik ettik!" diye cevap verdiler. Allah buyurdu: "O halde şahid olun! Ben de sizinle birlikte şahitler arasında olacağım!"

Rabbimizin bildirdiği bu açık ayete baktığımız zaman,
Allah'tan gönderilen kitaba ve peygambere İman ettim,
müslümanım, la ilehe illaallah demek, ahid'tir, verilen sözdür,
iman ettiği kitapta Allah'ın emir ve hükümleri eksiksiz uygulayacağına dair antlaşmadır, KALU BELA dır,
İlahi kitaplar, inananlara gönderilen antlaşmadır, ahit'tir
Eski ahit - Tevrat,
Yeni ahit - İncil,
Son ahit - Kurandır,

Rabbimiz gönderdiği üç kitap'ta, her kitaba iman eden topluma hatırlatmada bulunuyor,
Allah, eski ahit'te israilliler ile yapılan ahdi, misakı, sözleşme koşullarını sıralayarak bildiriyor,
5:12 ALLAH, İsrail oğulları ile sözleşmişti, ve içlerinden on iki lider göndermişti. ALLAH demişti ki: 'Namazı gözetirseniz, zekatı verirseniz, elçilerime inanıp onlara saygılı olursanız ve erdemli bir yaşam surerseniz, ALLAH'a güzel bir borç verirseniz sizinle beraberim. Günahlarınızı örter, içlerinden ırmaklar akan bahçelerde ağırlarım. Artık sizden kim bundan sonra inkar ederse doğru yolu sapıtmış olur.'

Allah yeni ahit'te hıristiyanların verdiği ahdi, sözü, şahitliği ve sözlerinden döndüğünü bildiriyor,
5:14 'Biz Hristiyanız,' diyenlerden de söz almıştık. Ancak onlar da uyarıldıkları şeylerin bir kısmını unuttu. Bu yüzden diriliş gününe kadar aralarına düşmanlık ve kin saldık. Yaptıkları her şeyi ALLAH onlara bildirecek

sonraki ayette Allah kitap ehli olan yahudi ve hıristiyanlara son peygamber ve son ahit kitabına uymaları, sadık kalmalarını bildiriyor,
5:15 Ey kitap Ehli! Doğrusu, Kitap'tan gizlediğiniz birçok şeyi size açıklayan ve bir kısmından da söz etmeyen rasulümüz geldi. Doğrusu size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap geldi.

son ahit kitabı kuran'da MÜSLÜMANLARA hatırlatmada bulunuyor,
5:7 Ey iman edenler, Allah'ın, size olan nimetini ve "İşittik ve itaat ettik." (semia'na ve etaa'na) dediğinizde, onunla sizi bağladığı sözünüzü hatırlayın. Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz, Allah göğüslerde olanı gerçeğiyle bilendir.

Rabbimiz bu ayette müslümanlara, ''işittik ve itaat ettik'' sözünüzü hatırlayın, diye uyarıyor,
Müslümanların, hergün yatsı namazında okudukları ''amener resulü'' duasında ''semia'na ve etaa'na - işittik ve itaat ettik'' sen rabbimizsin şahidim diyor, gönderdiğin peygamberlere ve kitaplar'a iman ettim - kalu bela'' diyor,
Sabah kalktığında ben ''kalu belayı'' evet dediğimi hatırlamıyorum diyor.

Allah, 5:12 ve 14 ayetinde israiloğulları ve biz hıristiyanlarız diyenler ile sözleşme yapmıştık, ahidleşmiştik, fakat onlar,
Gönderdiğim kitapların hükümlülüklerini yerine getirmediler ve sözlerini bozdular, diye bidiriyor ve
5:7 ayetinde, ey iman edenler sizinle de sözleştik, ''işittik ve ittat ettik'' demiştiniz, diğer kitap ehli gibi yapmayın sözlerinizi hatırlayın diyor,
ancak müslümanlar, kuran'ı anlamak için okumadıklarından dolayı, kuran içeriğinden bilgilerinden emir ve hükümlerinden çok uzak atalarının geleneksel uydurmalarla şekillendirmiş, sözleşmeyi, ahidleşmeyi, mitolojiye bağladıkları için bu şahitliği hatırlamıyorum diyor.

Allah'ın gönderdiği ahid kitabı kuran'ı yetersiz görmek sözünden dönmektir,
Allah'tan başkalarını hüküm koyucu kabul etmek, sözünden dönmektir,
Allah'tan başka veli-dost edinmek, sözünden dönmektir,
Allah'tan başkasından şefaat dilemek, sözünden dönmektir,
Kuran'a beşeri kitapları ortak etmek, sözünden dönmektir,
Kuran'a rağmen atalarının dinini takip etmek sözünden dönmektir,
Kuran'ı anlamadan okumak, sözünden dönmektir,
Geçmiş alim ulema imamların sözlerine Allah'ın sözleri gibi inanmak, sözünden dönmektir,

Allah, tevrat, incil, ve kuran'da verilen ahdi yerine getirenler sevinsin, diyor.
9:111 ALLAH inananların canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır. ALLAH yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler. Bu, O'nun Tevrat'ta, İncil'de ve Kuran'da verdiği bir sözdür. Verdiği sözü, ALLAH'tan daha iyi kim yerine getirebilir? Öyleyse bu alışverişinizden dolayı sevinin. En büyük başarı budur.

Allah, ahdini, antlaşmayı bozanlar kaybedenlerdir diyor,
2:27 Onlar ki ALLAH ile yaptıkları anlaşmaya bağlılık sözü verdikten sonra onu bozarlar, ALLAH'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar kaybedenlerdir.

Allah, ahdini, antlaşmayı bozanlar iman etmeyenlerdir, diye bildiriyor,
2:100 Onlar, ne zaman bir söz verdilerse, içlerinden bir zümre onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmiyorlar.

5:1 Ey iman edenler! Ahid'lerinize sadık kalınız

Müslümanlar ''eşhedüenlailaheillallah'' der, hemen arkasından ''ben kalu bela'yı hatırlamıyorum der,
Kalu bela - EVET RABBİMİZ'SİN dediğimi, hatırlamıyorum demek,
Allah'ın, Rabbim olduğuna evet dediğimi hatırlamıyorum demektir,
Hatırlamıyorum demek gaflettir,
Bu gaflet bilinçsizliktir,
Bu bilinçsizlik Allah'ı inkar etmektir,
Bu inkar, Allah'a iman etmemektir,
Bu imanın sonu ateştir.

Kurtuluş akıl, bilinç, nefs, özgür irade, vicdan ve sağduyu donanımlarıyla sorgulayarak doğru yolu bulabilmek için Rabbin kitabı Kuran'ı anlamak için okumaktır,
İçindeki bilgileri, nasihatleri, öğütleri, hükümleri hayatına yansıtmaktır,
Oysa, kuran'ın hayatımızda ki yerine baktığımız zaman gördüğümüz,
Kuran, en çok satılan tek kitaptır, ancak
Kuran en çok okunan
Anlamadan okunan
Hiç anlaşılmayan tek kitaptır,
Kuran, içeriğine ihanet edilen
Duvara asılan tek kitaptır,
Kuran, insanı çarpacağına inanılan
Okumayanların da inandığı
İnananların okumadığı tek kitaptır,
Kuran, okuma yarışması yapılan,
Müzikal tarzda okunan tek kitaptır,
Kuran, yabancı dilde okunan,
Makam usülü okunan
Tuza, suya, şekere okunan tek kitaptır,
Kuran, ölülere okunan
Ağır hastalara okunan, ancak
İçeriği eksik görülen tek kitaptır,
Kuran, anlamadan papağan gibi sözleri tekrarlanan,
Türkçe çevirisinde,anlamı bozulacağına inanılan
Anlaşılması için başka kitaplara muhtaç bırakılan tek kitaptır,

Kuran güzel sesle anlamsız okunsun diye inmemiştir,
Kuran, hatim etmek için inmemiştir,
Kuran, müzikal makamlarla okumak için inmemiştir,
Kuran, sesini güzelleştirerek okunmak için inmemiştir,
Kuran, akustik tınılarıyla okunmak için inmemiştir,
Kuran, tecvit, kalkale, idgam-ı gunnelerle okunmak için inmemiştir,
Kuran, anlamadan papağan gibi aynı sözleri tekrarlamak için inmemiştir,
Kuran, ölüye, tuza,suya,şekere, okunmak için inmemiştir,
Kuran, yarışmalar yapılsın, ezbere okunsun diye inmemiştir,

Kuran, Aklını kullanan insanların için yol gösterici, öğüt, nasihat, hayat rehberi olarak inmiştir,
Kuran, Aklını kullanan insanların anlayarak okuyup, ayetler üzerine düşünüp, öğüt ve nasihatlerini yaşamına yansıtarak, hayatını ve ahiretini güzelleştirmesi için inmiştir.
Allah uyarıyor, Hiç mi aklınızı kullanmazsınız?
Nasıl da çevriliyorsunuz?
Hiç mi düşünmüyorsunuz?
Öğüt almazmısınız?

Netice itibarıyla,
5:7 Ey iman edenler, Allah'ın, size olan nimetini ve "İşittik ve itaat ettik." dediğinizde, onunla sizi bağladığı sözünüzü HATIRLAYIN...

--Kalu bela'yı, Atalarınızın uydurduğu ruhlar aleminde ararsanız, HATIRLAMAZSINIZ....
--Kalu bela, hayatımızın her anında, yaşamınızın her safhasında yaşıyoruz, HATIRLAYIN...

Allah'a inanmasına rağmen, mesajını dinlemeyen biri,
Allah'ın ayetlerini hatırlatan kişileri de dinlemez.
Allah'ın uyarısını dikkate almayan bir müslüman,
Başkasının uyarısını hiç dikkate almaz.
Allah'ın saptırdığı birini de, hiç kimse doğru yolu gösteremez.

Kuran'a inandıklarını söyleyen hemen hemen bütün MÜSLÜMANLAR,
Kuran'ı hiç anlamadılar, gereken değeri vermediler şuursuzca Kuran’a hep zarar verdiler, ihanet ettiler,
Ona iftiralar attılar. Kendi nefislerinİ, cehaletlerini ve yanlış anlamalarını Kur’an’ın bir hükmü gibi göstermeye çalıştılar,
Kuran'a binlerce külliyatı ortak ettiler,
Kuran'ı anlamak için okuyan,
Kuran'dan öğüt alan,
Kuran nasihatlerine itaat eden,
“Ben sadece Kur’an’a tabi olurum” diyen insanları aşağıladılar, hakaret ettiler, sapıklıkla suçladılar.
Kendi şeyhlerine, hocalarına, efendilerine tabi olmayanları, sadece kuran yolunda olanları sapık, mürted, kafir, hain olmakla suçladılar.
Oysa peygamberimiz de sadece kuran ile hidayet buldu, kuran'a ihanet eden sözde müslümanlar, iman ettiklerini söyledikleri kuran'da peygamberin ''ben sadece kuran'a uyarım'' diyen onlarca ayet var.

46:9 Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum