Tahir Bulut

Tahir Bulut

Gönül Defterimden
tahirbulut@hotmail.com

Yine bir çocukluk anısı...

03 Mayıs 2021 - 18:59

Diğer(Tahir Bulut) sayfamda bir çocukluk anımı paylaştığım camimizin imamı ile başka bir anım.
Yine Kondulu(Dernekpazarı) hoca ve ben.
Bu hocamız camiye göreve başlamadan haberi gelmişti: Hocanın kalçasında bıçak yada kurşunla açılmış büyükçe bir yaranın izi vardı.
Çok meraklı olan ben, mutlaka bu yara izini görmem lazımdı.
Hocaya; "Hocam, aç bakalım kalçanı, orada bir yara izi var, görmem lazım" diyemeyeceğime göre başka bir yöntem bulmalıydım.
Hoca şalvar giyer, şalvarı don lastığı yerine bir uçkur ile bağlar sıkardı. Bu düğüm halkalı düğüm idi ve bir ucundan çekince halka kolayca çözülürdü.
Hemen arkadaşlarla bir plan yaptım; ben hocaya övgüler yağdırıp sevmek amacıyla yaklaşacaktım, uçkuru çözme eylemini gerçekleştirdikten sonra diğer arkadaş hocayı kızdıracak, hoca kalkıp onu kovalamaya başlayınca şalvar aşağı düşecek ve ben böylelikle yara izini görmüş olacaktım.
Bu arada başka bir şey de görme ihtimali vardı elbet.!
Derste hemen düşüncemizi eyleme döktük; önce ben hocaya yaklaşarak, "Hocam, sen ne mübarek bir insansın. Yüzünden nur akıyor mübarek. Sana yakın olmak ve feyzinden aydınlanmak istiyorum" gibi övücü ve hocanın vidalarını gevşetici sözlerle hocaya yaklaştım.
Bir yandan elimi hocanın omuzuna atmışken diğer elimle uçkurun halkasının bir ucuna asılıyordum.
Çabucak eylem gerçekleşti. Hemen iş ortağıma harekete geçmesini söyledim.
Arkadaşım ayağa kalktı. Yüksek sesle; "Attım da vuramadım
Ormanın çakalını
Tavuşanlar otlasın
Hocanın sakalını
Hocam, o sakallar nedir he? En az 10 senedir tıraş olmamış ve sadece abdest alırken üstten su görmüş. Zannedersem içlerinde bir parmak kir vardır". Deyince hoca öfkeyle, "seni eşşek sıpası" doyarak ayağa fırlamış ve partnerimi kovalamaya başlamıştı. Bu arada bir yandan aşağı düşen şalvarını çekiştiriyor, bir yandan elindeki değneği bilinçsizce havada döndürüp duruyordu.
Umduğuma nail olamadım elbet; hoca şalvarın altına amerikan bezinden yapılmış öyle uzun don giymişti ki.!
Arkadaşım kaçtı. Burnundan soluyan hoca yerine oturdu.
"Boş ver hocam" dedim "zamane çocukları, sen uyma bunlara. Lâkin sanki her zaman hazır kıta imişcesine uçkur bağını çok gevşek bağlıyorsun. Bak gördün mü; sinirlenip seri hareket edince çözülüverdi".!
-Sorma evladım, sık sık tuvalet ihtiyacı hissettiğim için bazen gevşek bağladığım oluyor, yaşlılıktandır.!
O zaman nereden bilecektim bizim de yaşlanacağımızı.!
Tahir Bulut
Arkadaşlar.
Ne oldu biliyor musunuz?
Rahmetli hocanın ahı şimdi de tuttu beni; istanbulda evde yalnızım, haliyle yemeğimi kendim yapıyorum.
Yemeği hazırlayıp koydum ocağa, bu arada vakit geçsin diye bu anımı yazmak istedim. Hemencecik çalakalem de yazdım yazıyı. Tam bitirmek üzere iken burnuma bir yanık kokusu geldi mutfaktan. Gidip bakarım ki dolu tencerenin suyu bitmiş, içindeki malzemeler ve tencerenin dibi kömür olmuş.!
Affet Allah'ım.!
Bir nebze yüzünüze tebessüm kondurabilmiş isem bahtiyarım.
İftarınız hayırlı, sofranız bereketli olsun, sevgi ve hürmetlerimle.

Bu yazı 261 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum