MUHTEŞEM MABET, DİVRİĞİ ULU CAMİ
Evliya Çelebi’nin bu derecede hayranlığını çeken Divriği Ulu camii’nin dış süslemesinin bu yorulmak bilmez gezici ve anlatıcıya o çağın Türk dünyasının başka köşelerindeki değerli bazı eserleri hatırlattığı dikkati çeker. Bunlardan Ayasluk yani bugünkü Selçuk daki İsa Bey camii ile Bursa’da Ulu camiin büyük kapısı gerçekten mermer işçiliği bakımından Anadolu’daki Türk Sanatının değerli varlıklarıdır. Sinop’da Ulu camiin minberi ise Türk ağaç oyma işçiliğinin şaheserlerinden biri sayılır. Evliya Çelebinin Divriği Ulu camiinin oyma ve kabartma cephe süslemesinin ustaların zenginliğini ortaya koyarken dayanak yaptığı diğer iki eser imparatorluğun Batı topraklarından seçilmiş, yabancı asıllı fakat o sıralarda cami olarak kullanılan iki önemli anıttır. Bunlardan Atina’daki Fatih camii, Venedik hizmetindeki bir Alman topçu subayının gülle isabeti ile henüz yarı yarıya yıkılmayan meşhur Parthenon mabedi, öteki ise, Macaristan’ın Estergon (Gran) şehrindeki büyük kilisedir. Bunlardan ilki o sırada ilkçağ Yunan Sanatının en güzel örneklerinden sayılan plâstik süslemesine sahip bulunuyor, ötekisi ise aslında Gotik bir kilise olduğundan dışı işlemeler ve heykellerle bezenmiş bulunuyordu. İşte Evliya Çelebi Divriği Ulu camiini imparatorluğun değişik köşelerinden seçilmiş, herbiri çağının ve bağlı olduğu uslubun en güzel eserleri ile karşılaştırmağı uygun bulmuştu.